• BIST
    1441.33
  • Dolar
    8,2364
  • Euro
    10,0327
  • Altın
    484,7880
0530 708 54 54
0530 708 54 54
20 Nisan 2021 Salı 09:00:00 - Güncelleme:20 Nisan 2021 Salı 09:00:00

REÇETESİZ ANTİBİYOTİK: SARIMSAK

Doğal antibiyotik olarak anılan sarımsak, bağırsakları temizliyor, bağışıklığı güçlendiriyor ve diyabetten kansere kadar pek çok hastalıkla mücadelede beslenme planlarında yer alıyor. Fakat tüketirken dikkat edilmesi gereken noktalar var!

Dünya mutfaklarının vazgeçilmezi olan sarımsak, yemeklere lezzet verdiği kadar binlerce yıldır ilaç olarak da kullanılıyor. Doğal antibiyotik olarak anılan sarımsak, bağırsakları temizliyor, bağışıklığı güçlendiriyor ve diyabetten kansere kadar pek çok hastalıkla mücadelede beslenme planlarında yer alıyor. Memorial Kayseri Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü'nden Dyt. Merve Sır, sarımsağın faydaları hakkında bilgi verdi ve tüketimi hakkında önemli uyarılarda bulundu: Hem besin değerleri hem de içeriği açısında günlük sarımsak tüketimi belli bir miktarda olmalıdır. Kişinin ek bir hastalığı varsa kesinlikle bir uzman hekimden görüş alınmalıdır. Sağlıklı bir birey günde 2 diş çiğ sarımsak yiyebilir.

YEMEK PİŞTİKTEN SONRA EKLENMELİ

Sarımsak çok fazla tüketildiğinde mide ve bağırsak rahatsızlığına neden olabilmektedir. Hali hazırda kanın pıhtılaşmasını önleyen antikoagülan ilaç kullanan kişiler ile tansiyonu düşük olan kişiler düzenli olarak fazla olmamak şartıyla sarımsak tüketebilir. Ancak, sarımsak kan inceltici ilaçların etkisini artırabilir. Bunun için sarımsak suyu, draje ve tabletleri alınmadan önce uzman hekimle kesinlikle konuşulmalıdır. Taze sarımsak kullanmak söz konusu olduğunda, etkilerinden tam olarak yararlanmak isteniyorsa çiğ olarak yenmesi gerekir. Günlük bir diş sarımsak yeterlidir. Sarımsak yemekler piştikten sonra eklenmelidir. Özellikle yağ, sarımsağın etkinliğini artırabilir.

EZİP BİR KAÇ DAKİKA BEKLETİN

Sarımsak en çok çiğ olarak tüketildiğinde besin değerlerinden maksimum seviyede yararlanılmaktadır. Ezilip bir kaç dakika bekledikten sonra tüketilmeli, uzun süreli pişirilmemelidir. Yemekler piştikten sonra eklenirse besin değerleri yok olmaz.

Taze sarımsağın aktif bileşenleri her zaman diyet takviyelerinde tercih edilmektedir. Sarımsaktaki ana aktif bileşen olan allicin, hızla az ya da kompleks kükürt bileşiklerine dönüşen kararsız bir bileşiktir. Isıtma, dondurarak kurutma, buharla damıtma veya benzeri yollarla sarımsağın daha sonraki herhangi bir şekilde işlenmesi, içerdiği allicinin etki seviyesini değiştirmektedir.

YUMRU AÇILDIKTAN SONRA 10 GÜN İÇİNDE TÜKETİLMELİ

Pek çok insan kokusu hoş olmayan sarımsağı tükettikten sonra ağız kokusundan rahatsız olmaktadır. Çoğu zaman süt, zencefil, limon suyu ve nane şekeri en azından bir süreliğine sarımsak kokusunu bastırmaktadır. Sarımsak kış aylarında kilerde ya da kapalı balkonlarda, yazın ise buzdolabının sebze bölmesinde serin ve kuru bir ortamda tutulmalıdır. Bir yumru açıldıktan sonra kurumaması için 10 gün içinde tüketilmelidir. Çünkü temel olarak, ne kadar taze ve sulu olursa o kadar iyidir. Bir başka iyi saklama seçeneği de sarımsağı kavanoz içerisinde yağda bekletmektir.

SİSTİTE ÇARE OLABİLİR

Yapılan bir araştırmada, sulu sarımsak özlerinin hali hazırda antibiyotiklere direnç geliştirmiş olan bakterileri öldürebileceği belirlenmiştir. Bazı bakteriler, her yıl milyonlarca insanı etkileyen mesane enfeksiyonlarına (sistit) neden olabilmektedir. Sarımsak, idrar yolu enfeksiyonlarından dertli olan kişiler tarafından kullanılabilir ve bu sayede iyileşmeyi hızlandırabilir.

PROSTAT KANSERİNDEN KORUYOR

Akciğer kanseri konusunda Çin'de yapılan iki araştırma dikkat çekmektedir. Hem sarımsak hem de yeşil çay bu nedenle bu kanser türünde koruyucu faktörler olarak ön plana çıkmaktadır. Bilim adamları sarımsak ve yeşil çayın, tipik akciğer kanseri risk faktörlerinin (sigara içmek, kızarmış yiyecekler yemek vb.) etkisini azalttığını öne sürmektedir. Kullanıma hazır hale getirilen sarımsak preparatları, prostat kanseri ve iyi huylu prostat büyümesinin tedavisinde uzun süredir kullanılmaktadır. Prostat kanserine olumlu etkileri, anti-enflamatuar, antioksidan ve genel kanseri inhibe edici etkileri ön plana çıkmaktadır.