Merak ve hayret beyni genç tutuyor
Yayın Tarihi: 08 Ekim 2022 Cumartesi 08:00:00
Güncelleme Tarihi: 08 Ekim 2022 Cumartesi 08:00:00
Yaşlılık ve yaşlanmanın beyinden başladığını söyleyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan: "Kişinin yeni şeyleri öğrenme motivasyonu, şaşırması, merak etmesi, hayret etmesi ve risk alması beyni genç tutar."
Yaşlılık ve yaşlanmanın beyinden başladığını söyleyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan: "Kişinin yeni şeyleri öğrenme motivasyonu, şaşırması, merak etmesi, hayret etmesi ve risk alması beyni genç tutar."
Bir kişi konfor alanının dışına çıkamıyorsa, yeni şeyler öğrenemiyorsa, şaşırmıyorsa ve çoğu şeyi bildiğini düşünüyorsa, gençlik anılarını yaşayıp sürekli geçmişi düşünüyorsa o kişinin yaşlı olarak tanımlanabileceğini belirten Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, yaşlılık ve yaşlanmanın beyinden başladığını söyledi. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, yeni şeyler öğrenme motivasyonu ve risk almanın beyni genç tuttuğunu kaydederek "Bir insan 'Ben yaşlandım' dediği zaman beyin kendini yaşlanma tanımlamasına sokuyor" dedi. Yaşlıların en büyük sorunlarının yalnızlık ve sosyal izolasyon olduğunu söyleyen Tarhan, aile içindeki olumlu etkileşimin önemini vurguladı.
'BEN YAŞLANDIM' DEMEMELİ
Kişinin yeni şeyleri öğrenme motivasyonu, şaşırması, merak etmesi, hayret etmesi, risk almasının beyni genç tutan şeyler olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, "Vücudumuzu bir devlete benzetirsek beyin hükümettir. Beyin sağlıklı çalışırsa bütün organlar sağlıklı çalışır. Bu nedenle yaşlılık da beyinden başlıyor aslında. Bir insan 'Ben yaşlandım' dediği zaman beyin kendini yaşlanma tanımlamasına sokuyor. Onunla ilgili pozisyon alıyor, onunla ilgili kaçınmalara başlıyor. Onunla ilgili bağlantılar kuruyor ve algılamalar yapıyor." dedi.
Dört grup yaşlanma bulunuyor
Dört grup yaşlanma olduğunu kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bunları kronolojik, biyolojik, psikolojik ve sosyolojik yaşlanma olarak sıraladı. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, "Kronolojik yaş nüfus kâğıdımızdaki yaştır. Biyolojik yaş bedenimizle ilgilidir. Eğer kendimize iyi bakıyorsak, yememize, içmemize, yaşam tarzımıza dikkat ediyorsak kronolojik yaş 70-80 olur ama kişi 50-60 yaşında gösterir. Psikolojik olarak da aynı kişi 70-80 yaşındadır ama bakarsın psikolojik olarak enerjiktir. Yeni şeyler öğreniyor, bilgisayar öğreniyor, yeni programlar öğreniyor. Dinamikse, işine gidip geliyor, üretkenliği devam ediyorsa kronolojik yaşına göre psikolojik yaşı gençtir ya da tam tersidir." dedi.
Zihinsel esneklik durumu yavaşlatıyor
Zihinsel esnekliği olmayan kişilerin daha çabuk yaşlandığını belirten Tarhan, "Bu durum genellikle tutucu yaşlarda oluyor. Yani zihinsel esneklikleri yok. Her şeyin kendi şartlarına uyması gerektiğini istiyor. Oturması, kalkması, yemek yemesi, bir şeyler yapması ona uymuyorsa sinirlenir. 'Böyle olmasın daha iyi' der. Bu kişiler inatçı oluyorlar ve zihinsel esneklik gösteremiyorlar. Uyum sağlayamıyorlar ve hep gergindir bu kişiler. Çevresindeki kişilere çatıp kavga ederler, tartışırlar. Zihinsel esnekliği olan kişiler ise hep güler yüzlüdür. Ortama uyum sağlayabilirler. Böyle kişiler bakım evlerine de uyum sağlarlar." dedi.
Yeniliklere açık olunmalı
Yaşlı bireylerde ortaya çıkan bir başka durumun yenilik korkusu olduğunu kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, "Bazı ileri yaştaki kişiler yeni şeyleri tehdit gibi görüyorlar. Böyle durumlarda yeni deneyime kapalı oluyorlar. Onun için yeni deneyimlere açık olan kişi, hangi yaşta olursa olsun yaşlanmamıştır. Yaşlılık psikolojisi demiyoruz yaşlanma psikolojisi. Yaşlanma yavaşlatılabilir, durdurulabilir, geciktirilebilir ama yaşlılık dediğin zaman sanki muhakkak kader gibi görülüyor" dedi.


















