• BIST
    1409.85
  • Dolar
    8,6587
  • Euro
    10,3456
  • Altın
    494,2110
0530 708 54 54
0530 708 54 54
21 Mayıs 2021 Cuma 09:00:00 - Güncelleme:21 Mayıs 2021 Cuma 09:00:00

Beyin tümörünün 7 belirtisi

Şiddetli baş ağrısı, bulantı, kusma, konuşma bozukluğu, kol ya da bacakta güç kaybı ve görme bozukluğu beyin tümörünün en belirgin semptomları arasında. Hastalık en çok 10 yaşından küçük çocuklarda ve 70 yaş üzerindeki kişilerde görülüyor.

Genetik geçiş, radyasyona maruz kalmak, beyaz ırk gibi bazı etkenlerin yanı sıra farklı risk faktörleri de beyin tümörü oluşumunu tetikleyebilir. Bazı sınırlı çalışmalarda ise aşırı cep telefonu kullanımının da beyin tümörüne neden olduğu görülmüştür. Toplumda her 100 bin kişi arasında 3 ila 5 kişide bir görülen bu hastalığa, kadınlara oranla erkeklerde daha sık rastlanıyor. Beyin kanseri belirtilerini bilmek, varsa şikayetlerinizi dikkate almak ve vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmak çok önemli. Mayıs Beyin Tümörleri Farkındalık Ayı vesilesiyle beyin tümörleriyle ilgili bilgi veren Anadolu Sağlık Merkezi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, "Beyin tümörü, beynin kendi dokusunda yer alan hücrelerin farklılaşarak kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla ya da vücudun farklı bir yerinde var olan kanser hücrelerinin kan dolaşımı yoluyla beyne ulaşarak bu bölgeye yayılmasıyla oluşan bir hastalıktır" dedi.

KAN DOLAŞIMINA KARIŞIYOR

Beyin tümörünün beyne ait hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla oluştuğunu anlatan Anadolu Sağlık Merkezi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, "Kanser hücreleri, sağlıklı hücrelerden çok daha uzun yaşar. Bu hücrelerin çoğalmasıyla oluşan hücre yığını, tümör olarak adlandırılır. Bunun yanı sıra vücutta var olan pek çok kanser türü de beyne metastaz yapabilir. Farklı bir deyişle vücudun farklı bir bölgesinde olan kanser türü de zaman içinde kan dolaşımına karışarak beyne ulaşabilir. Bu da beyin tümörü oluşumuna yol açabilir" diye konuştu. Prof. Dr. Selçuk Göçmen, beyin tümörü vakalarında sık görülen 7 belirtiyi şöyle sıraladı:

KİŞİLİK DEĞİŞİMİ DE BİR İŞARET

Baş ağrısı: Tümörün büyüyerek kafa içi basıncını artırması ile birlikte ilk oluşan belirti baş ağrısıdır. Beyin tümörüne bağlı olarak oluşan baş ağrısı şikâyeti son derece şiddetlidir ve kişi ağrı kesici ilaç kullanmasına rağmen baş ağrısı azalmaz. Beyin tümörü büyüdükçe ağrının sıklığı ve şiddeti artar. Baş ağrısı şikâyeti gece saatlerinde şiddetlenir ve kişi sabah uyandığında da baş ağrısı şikâyeti olur. Eğilmek, öksürmek gibi kafa içi basıncın artmasına yol açan eylemler, baş ağrısının şiddetlenmesine yol açar.

Bulantı ve kusma: Beyin tümörü varlığında baş ağrısına eşlik eden mide bulantısı ve kusma şikâyeti görülür. Çoğunlukla sabah saatlerinde gerçekleşen kusmaya hıçkırık da eşlik edebilir.

Uyuşukluk: Tümörün boyutuna bağlı olarak uyuşukluk gelişir. Beyin dokusu üzerinde artan baskıya bağlı olarak gelişen bu durumda kişinin uyku ihtiyacı artar. Özellikle çocuklarda kusma ile baş ağrısında azalma gözlemlenebilir.

Görme ve konuşma bozuklukları: Çift görme, şekillerin kayması, görüşün dalgalanması, bulanık görme, görüş kaybı gibi pek çok görme bozukluğunun yanı sıra tümöre bağlı olarak kişide dilin dönmemesi, kelimeleri hatırlayamama, telaffuz problemleri, peltek konuşma, konuşulanları anlamama gibi konuşma bozuklukları gelişebilir.

Nöbet: Beyin dokusunun baskı altında kalmasına bağlı olarak beyin fonksiyonlarında bozulmalar yaşanır. Kol ve bacaklarda seğirme ya da tüm vücudun titremesi gibi belirtilerin yanı sıra kısa süreli bilinç kaybı da oluşabilir.

Denge problemleri: Beyinde tümör varlığında kişi dengesini kurmakta zorlanabilir. Ayağa kalkmak ve yürümek gibi temel becerileri yapmak güçleşebilir.

Kişilik değişimi: Tümörün yerleştiği bölgeye göre hastada kişilik değişimleri görülebilir. Normalde çok sakin olan biri hırçın ve öfkeli birine dönüşebilir. Bilinç değişimi ve unutkanlık yaygın olarak görülebilir.

TÜMÖRÜN TAMAMEN ÇIKARILMASI ÇOK ÖNEMLİ

Beyin tümörü tanısında kişinin öyküsünün son derece önemli olduğunun altını çizen Prof. Dr. Selçuk Göçmen, "Hekim, kişinin anamnezini aldıktan sonra nörolojik muayene ile hastayı değerlendirir. Ardından BT, MR gibi radyolojik görüntüleme yöntemleri ile tanı netleştirilir. Radyolojik görüntülemeler ile tümör varlığı gözlenir, boyutu ve yerleşimi hakkında bilgi sahibi olunur. Bazı vakalarda tanını netleştirilmesi için beyin biyopsisi yapılması gerekebilir. Tanını netleştirilmesinin ardından tedavi süreci belirlenir. İyi huylu tümörlerin cerrahi yöntemlerle çıkarılması esastır. Kötü huylu tümörlerde ise cerrahi girişim sonrasında tedavi süreci, radyoterapi ve kemoterapi ile desteklenir. Özellikle iyi huylu ve kötü huylu tümörlerde tümörün cerrahi olarak tamamen çıkarılması tedavide önemli. Günümüzde hibrit ameliyathanelerde, en az riskle başarılı cerrahiler yapılabiliyor" açıklamasında bulundu.