Deprem döneminde "Ahbap" dezenformasyonu... Bakan Kurum: Milletimizin emanetinin hesabı sorulacak

Yayın Tarihi: 01 Ağustos 2026 Cumartesi 12:31:00

Güncelleme Tarihi: 01 Ağustos 2026 Cumartesi 12:31:00

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kahramanmaraş'ta TürkMedya Dirençli Şehirler Zirvesi'nde Şehircilikte Yeni Model: Kahramanmaraş oturumunda soruları cevapladı. Deprem döneminde Ahbap üzerinden yapılan dezenformasyona ilişkin konuşan Bakan Kurum, “Polisimizin, jandarmamızın, güvenlik güçlerimizin, AFAD ve Kızılay ekiplerimizin emeklerini yok saymaya çalıştılar. Milletimizin emanetleriyle ilgili adli ve hukuki süreçler muhakkak işleyecek. Milletimizin emanetinin hesabını devletimiz soracaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın” dedi.

HABER MERKEZİ

ABONE OL

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un katılımıyla gerçekleştirilen TürkMedya Dirençli Şehirler Zirvesi; kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, şehircilik alanının önde gelen isimlerini, akademisyenleri ve sektor temsilcilerini aynı platformda buluşturdu.

Zirvede; deprem bölgesindeki yeniden inşa süreci, şehircilikte yeni yaklaşımlar ve Kahramanmaraş'ın geleceğine ilişkin önemli başlıklar masaya yatırıldı.

Zirvenin özel oturumunda "Şehircilikte Yeni Model: Kahramanmaraş" başlığı altında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum; Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kartoğlu, TürkMedya Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel ve 24 TV Ekonomi Müdürü Elif Akkaya Kuter'in sorularını cevapladı.

Bu özel oturumda; geleceğin dirençli Kahramanmaraş'ının inşa süreci, deprem sonrası şehirleşme vizyonu, "Şehircilikte Yeni Model" yaklaşımı, deprem bölgesindeki konut teslimlerinde gelinen son durum, altyapı yatırımları, sosyal donatı alanları ve sürdürülebilir şehircilik politikaları değerlendiriliyor.

"MARAŞ SENİNLE GURUR DUYUYOR"

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sahneye çıkışında "Maraş seninle gurur duyuyor" tezahüratlarıyla karşılandı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kahramanmaraş'ta düzenlenen TürkMedya Dirençli Şehirler Zirvesi'nde "Şehircilikte Yeni Model: Kahramanmaraş" başlıklı oturumda açıklamalarda bulundu.

Kahramanmaraş'ın yeniden inşa sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurum, 6 Şubat depremlerinin Türkiye tarihinin en büyük felaketlerinden biri olduğunu söyledi.

"KAHRAMANMARAŞ ADI GİBİ KAHRAMAN"

Kahramanmaraş'ta bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kurum, "Kahramanlar yurdunun bir parçası olmaktan, bu güzel insanların hemşehrisi olmaktan büyük bir onur ve gurur duyuyorum. Kahramanmaraş gerçekten adı gibi kahraman" ifadelerini kullandı.

6 Şubat'ta Kahramanmaraş'ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri merkezli iki büyük depremin meydana geldiğini hatırlatan Kurum, binlerce vatandaşın hayatını kaybettiğini ve büyük acılar yaşandığını belirtti.

"SOKAKLARDA HÜZÜN VE GÖZYAŞI VARDI"

Depremin ardından kentte oluşan tabloyu anlatan Kurum, "6 Şubat'ta burada sokaklarda hüzün ve gözyaşı vardı. Evini, işini, aşını ve en önemlisi ailesini kaybetmiş kardeşlerimiz vardı. Çok zor bir gündü" dedi.

Depremlerin yalnızca Kahramanmaraş'ı değil, 11 ili ve 14 milyon vatandaşı etkilediğine dikkati çeken Kurum, felaketin büyüklüğü nedeniyle "asrın felaketi" olarak nitelendirildiğini söyledi.

KAHRAMANMARAŞLILARIN METANETİNE VURGU

Kahramanmaraşlıların afetin ardından gösterdiği vakur duruş ve metanetle Türkiye'ye örnek olduğunu belirten Kurum, enkaz alanlarında vatandaşların devlete olan güvenine şahit olduğunu ifade etti.

Kurum, "Her enkazın başına gittiğimde vatandaşlarımızdan 'Devletimiz var olsun' sözünü duydum" diye konuştu.

"DEVLETİNE VE CUMHURBAŞKANIMIZA GÜVENDİ"

Türkiye'de "Devlet-i ebed müddet" anlayışının bulunduğunu vurgulayan Kurum, enkazların kaldırılmaya başlandığı ilk saatlerden itibaren vatandaşların devlete ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a güvendiğini söyledi.

Kurum, "Vatandaşımız devletine ve Sayın Cumhurbaşkanımıza güvendi. Biz de bu güveni hiçbir zaman boşa çıkarmadık" ifadelerini kullandı.

Depremin ardından büyük bir sorumluluk üstlendiklerini belirten Bakan Kurum, yeniden inşa sürecini emanet bilinciyle yürüttüklerini söyledi.

Valilik, bakanlıklar, milletvekilleri ve belediyelerle birlikte çalıştıklarını anlatan Kurum, süreç boyunca çeşitli eleştirilerle karşılaştıklarını ifade etti.

Kurum, "Tezviratlar oldu, 'Devlet nerede?' diyenler oldu. 'Bu işler yapılacak mı, bu enkazın altından kalkamazlar' diyenler oldu. Aslında buradaki başarısızlığı bekleyenler vardı. Biz kulaklarımızı bunlara kapattık. Kahramanmaraşlı hemşehrilerimizle el ele verdik ve 'asrın inşası' dediğimiz süreci yürüttük" dedi.

"ALIŞILAGELMİŞ DÜZENDE HAREKET EDECEK VAKTİMİZ YOKTU"

Yeniden inşa çalışmalarının kolay olmadığını vurgulayan Kurum, normal şartlarda önce enkazın kaldırıldığını, ardından planlama ve inşaat sürecine geçildiğini hatırlattı.

Depremin büyüklüğü nedeniyle bu aşamaların aynı anda yürütülmek zorunda kaldığını belirten Kurum, şöyle konuştu:

"Bizim böyle bir vaktimiz yoktu. O emaneti aldığımız andan itibaren hızlı hareket etmek zorundaydık. Kahramanmaraş'ın ihtiyaçlarını gidermek, şehrimizi eskisinden daha güzel, daha sağlam ve daha güvenli hâle getirmek mecburiyetindeydik."

ENKAZ KALDIRILIRKEN YENİ ŞEHRİN TEMELLERİ ATILDI

Çalışmaları bu anlayışla yürüttüklerini ifade eden Kurum, bir yandan enkaz kaldırma faaliyetlerinin sürdürüldüğünü, diğer yandan yeni şehrin inşası için gerekli adımların atıldığını belirtti.

Kurum, yeniden yapılanma sürecinin bekletilmeden başlatıldığını ve Kahramanmaraş'ın geleceğinin eş zamanlı çalışmalarla planlandığını kaydetti.

"15'İNCİ GÜNDE TEMEL ATTIK, 45'İNCİ GÜNDE İLK KONUTLARI TESLİM ETTİK"

Yeniden inşa sürecinde alışılmışın dışında bir çalışma yürüttüklerini belirten Bakan Kurum, depremin 15'inci gününde ilk konutların temellerini attıklarını söyledi.

Bir taraftan enkaz kaldırma çalışmalarının sürdüğünü, diğer taraftan mimar, mühendis ve şehir plancılarının yeni yerleşim alanları için çalıştığını anlatan Kurum, "En sağlam zeminlerde, fay hatlarından uzak yeni konutların inşası için büyük bir seferberlik yürütülüyordu. Hiç unutmuyorum, 45'inci günde ilk konutlarımızı teslim etmeye başladık" dedi.

"YAPILAMAZ DİYENLERİN MORALİNİ BOZDUK, MİLLETİMİZE UMUT OLDUK"

Depremin ardından çalışmaların başarıya ulaşamayacağını öne sürenlere cevap verdiklerini ifade eden Kurum, "O günlerde 'Yapılamaz' diyenlerin açıkçası moralini bozduk, milletimize ise umut olduk" diye konuştu.

Genel ve yerel seçim sonuçlarının bölge halkının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ve devlete duyduğu güveni gösterdiğini belirten Kurum, depremden etkilenen 11 ilin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a güçlü destek verdiğini söyledi.

Kurum, "Biz de bu desteği asla boşa çıkarmamak için çalıştık, çabaladık. Başımızı öne eğdik; dedikodulara aldırmadık, söylenenlere kulak asmadık" ifadelerini kullandı.

"SAATTE 23, GÜNDE 550 KONUT ÜRETTİK"

Yeniden inşa çalışmalarının büyük bir motivasyonla sürdürüldüğünü vurgulayan Kurum, "Saatte 23, günde 550 konut üreterek dünyada eşi benzeri olmayan bir başarıya hep birlikte imza attık" dedi.

"BİNA YAPMAK KOLAY, MEDENİYET İNŞA ETMEK KOLAY DEĞİL"

Yeniden inşa sürecinde yalnızca konut üretmediklerini vurgulayan Bakan Kurum, "Bina inşa etmek kolay. Sonuçta dört duvar ve bir çatıyla bina yapabilirsiniz. Ancak medeniyet inşa etmek kolay değil" dedi.

Kahramanmaraş'ın birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını belirten Kurum, şehrin vatanı ve ay yıldızlı bayrağı için mücadele eden insanların yurdu olduğunu söyledi.

Kurum, "Burası özel bir yer. Bu özelliği korumak, medeniyetin izlerini geleceğe taşımak ve gelecek nesillere aktarmak zorundayız" ifadelerini kullandı.

"ŞEHRİ BÜTÜNCÜL BİR ANLAYIŞLA TASARLADIK"

Kahramanmaraş için bütüncül bir tasarım hazırladıklarını anlatan Kurum, yeniden yapılanmayı yalnızca binalardan ibaret görmediklerini dile getirdi.

Şehrin yeşil alanları, parkları ve ticari birimleriyle birlikte planlandığını belirten Kurum, "Bir taraftan konut yapabilirsiniz ancak evine ekmek götüremeyen, kepengini açamayan esnafı unutamazsınız. Tarihi de göz ardı edemezsiniz" diye konuştu.

Kapalı Çarşı, Demirciler Çarşısı, Kasaplar Çarşısı ve İsa Divanlı Mahallesi gibi kentin tarihi bölgelerinde çalışmalar yürütüldüğünü aktaran Kurum, eski Kahramanmaraş'ın kimliğinin korunmasına önem verdiklerini söyledi.

İLÇELER VE KÖYLER DE YENİDEN AYAĞA KALDIRILDI

Çalışmaların yalnızca şehir merkeziyle sınırlı tutulmadığını belirten Kurum, ilçelerde, beldelerde ve köylerde de kapsamlı projeler gerçekleştirildiğini ifade etti.

Afşin'de termik santral çevresindeki sorunların ve bölgenin ihtiyaçlarının ele alındığını söyleyen Kurum, Elbistan'ın büyüklüğüne ve şehir niteliği taşıyan yapısına dikkati çekti.

Kurum, "Elbistan'ın ruhuna, kimliğine ve iklimine uygun bir tasarım hazırladık. Yalnızca merkezde değil; ilçelerde, köylerde ve beldelerde de çalıştık" dedi.

"PAZARCIK TARİHİNDE GÖRMEDİĞİ MEYDANA KAVUŞTU"

Pazarcık'ta yapılan dönüşüm çalışmalarına değinen Kurum, ilçenin yeni meydanı ve çarşısıyla farklı bir görünüme kavuştuğunu söyledi.

Eski ve yeni Kahramanmaraş'ın görüntüleri karşılaştırıldığında büyük bir değişimin görüldüğünü ifade eden Kurum, "İkisini kıyasladığımızda siyahla beyaz kadar fark olduğunu net biçimde görüyoruz" diye konuştu.

"MİLLETİMİZ BİZE GÜVENDİ"

Yeniden inşa çalışmalarındaki başarının inanç ve güven sayesinde elde edildiğini belirten Kurum, milletin kendilerine duyduğu güveni boşa çıkarmamak için ilk andan itibaren seferberlik anlayışıyla hareket ettiklerini söyledi.

Ortaya çıkan tablonun Türkiye'nin gurur duyacağı ve dünyaya anlatacağı bir başarı olduğunu dile getiren Kurum, çalışmalarda eksik veya hata bulunabileceğini ancak bunların hiçbirinin bilerek yapılmadığını vurguladı.

Kurum, "Muhakkak eksikler ve hatalar vardır ancak bilerek ve isteyerek yapılmış bir hata asla söz konusu olamaz. Eksikleri de gidereceğiz" dedi.

"SON DEPREMZEDE KARDEŞİMİZİN YÜZÜ GÜLENE KADAR AYRILMAYACAĞIZ"

Deprem bölgesindeki çalışmaların devam edeceğini belirten Kurum, "Son depremzede kardeşimizin yüzü gülene kadar bu ekip buradan ayrılmayacak. Elimizi, eteğimizi asla bu bölgeden çekmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde eser ve hizmet üretmeyi sürdüreceklerini vurgulayan Kurum, devletin milletin zor zamanlarında yanında olmaya devam edeceğini söyledi.

"BİZE VERİLEN EMANETİ GÖZÜMÜZ GİBİ KORUYACAĞIZ"

Yürütülen çalışmaların milletin verdiği yetki ve sorumlulukla gerçekleştirildiğini belirten Bakan Kurum, kendilerine emanet edilen kaynakları büyük bir hassasiyetle kullandıklarını söyledi.

Kurum, "Biz milletimizin oylarıyla seçiliyor, bu hizmetleri milletimizin verdiği yetkiyle yapıyoruz. Bize verilen emaneti de gözümüz gibi koruyacağız" dedi.

Depremin ardından vatandaşların harçlıklarından ve birikimlerinden bölgeye yardım gönderdiğini hatırlatan Kurum, bu emanetlerin milletin malı olduğu bilinciyle hareket ettiklerini vurguladı.

Kurum, şöyle konuştu:

"Milletimizin zor zamanda harçlığından, birikiminden buraya gönderdiği yardımları kendi malımız gibi koruduk. Milletin malının hesabını bu dünyada veremezsek ahirette vereceğimizin bilinciyle çalışmalarımızı yürüttük."

Yeniden inşa sürecinde bu hassasiyetle hareket ettiklerini ifade eden Kurum, "Şükürler olsun ki milletimize mahcup olmadık" dedi.

"ASIL OLAN MİLLETE HİZMET ETMEKTİR"

Yürüttükleri çalışmaların tanıtımından çok hizmet üretmeye odaklandıklarını belirten Bakan Kurum, temel atma ve açılış törenlerine dahi zaman bulamadıklarını söyledi.

Kurum, "Açıkçası biz iş yapmaktan temel atmaya, açılış yapmaya fırsat bulamıyoruz. Bunları hiçbir zaman önemsemedik. Belki bizim de eksikliğimiz budur" dedi.

Gerçekleştirilen çalışmaların dünyanın başka bir yerinde yapılması hâlinde çok daha fazla anlatılacağı yönünde eleştiriler aldıklarını ifade eden Kurum, mütevazı olmaya devam edeceklerini belirtti.

Kurum, "Asıl olan millete hizmet etmektir. Buradaki herkes neyin ne olduğunu, kimin ne yaptığını, kimin elini taşın altına koyduğunu çok net biliyor" diye konuştu.

"SADECE KONUT İNŞA ETMEDİK"

Deprem bölgesinde yürütülen çalışmaların konutlarla sınırlı olmadığını vurgulayan Kurum; parkların, yolların, altyapı sistemlerinin, arıtma tesislerinin ve düzenli depolama sahalarının da yeniden yapıldığını söyledi.

Bölgedeki altyapı çalışmalarının büyüklüğüne dikkati çeken Kurum, çok geniş bir hat üzerinde içme suyu, kanalizasyon ve diğer altyapı yatırımlarının gerçekleştirildiğini ifade etti.

DEPREM ENKAZLARI EKONOMİYE KAZANDIRILDI

Depremin ardından enkazların çevreye zarar vereceği ve uzun yıllar kaldırılamayacağı yönünde iddialar ortaya atıldığını hatırlatan Kurum, enkaz atıklarının geri dönüşüm tesislerinde işlendiğini söyledi.

Kurum, "O enkazları geri dönüştürüyoruz. Buradan çıkan malzemeleri ekonomiye kazandırıyoruz. Belediyelerimiz ve Büyükşehir Belediyemiz, tesislerden çıkan malzemelerle altyapı ve yol çalışmaları yapıyor" dedi.

BİNALARDA ENERJİ TÜKETİMİ YÜZDE 39 AZALDI

Yeni yapıların çevre dostu ve enerji verimli şekilde tasarlandığını belirten Kurum, binaların sıfır atık uyumlu ve ısı yalıtımlı olarak inşa edildiğini anlattı.

Kurum, yeni konutlarda geçmişe göre yüzde 39 daha az enerji tüketildiğini belirterek, "Bütün binaları sıfır atık uyumlu, ısı yalıtımlı, kendi enerjisini üretebilen ve geçmişe nazaran daha az enerji tüketen bir anlayışla yaptık" ifadelerini kullandı.

KAHRAMANMARAŞ'A YENİ STADYUM

Kahramanmaraşspor için yeni bir stadyum inşa edilmesi talebinin milletvekilleri tarafından kendilerine iletildiğini anlatan Kurum, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile yapılan görüşmelerin ardından projeye hızla başlandığını söyledi.

Stadyum inşaatının yıl sonuna doğru tamamlanmasının planlandığını belirten Kurum, temel atma töreni yapmaya dahi fırsat bulamadan çalışmaları büyük ölçüde tamamladıklarını ifade etti.

Kurum, "Gençlik ve Spor Bakanımızla gelip temelini atmaya dahi fırsat bulamadık. İnşallah açılışını Sayın Cumhurbaşkanımız büyük bir coşkuyla yapacaktır" dedi.

YENİ MEYDANDA 500 ARAÇLIK OTOPARK

Kahramanmaraş'a yeni meydanlar kazandırıldığını belirten Kurum, açılışı yapılacak meydanın altında yaklaşık 500 araçlık kapalı otopark bulunduğunu söyledi.

Vatandaşların araçlarını otoparka bırakarak meydanda çocukları ve aileleriyle vakit geçirebileceğini ifade eden Kurum, şehrin ticari ve sosyal hayatının belirli noktalarda yoğunlaşması yerine farklı bölgelere yayıldığını belirtti.

Trabzon Caddesi, Kapalı Çarşı, Kasaplar Çarşısı ve Demirciler Çarşısı çevresindeki ticari hareketliliğin yeni yerleşim bölgelerine de taşındığını söyleyen Kurum, Azerbaycan Mahallesi'nin yeni bir yaşam ve çekim merkezi hâline geldiğini kaydetti.

YENİ CAZİBE MERKEZLERİ OLUŞTURULDU

Azerbaycan Mahallesi'nde yeni bir cazibe merkezinin oluştuğunu belirten Bakan Kurum, Valilik Meydanı'ndaki çalışmaların da tamamlanma aşamasına geldiğini söyledi.

Belediye binasının çevresinde de yeni bir yaşam alanı oluşturulduğunu aktaran Kurum, bütün projelerde şehir sakinlerinin sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarının birlikte değerlendirildiğini ifade etti.

Kurum, "Esnaf mutlu olacak ki aile de mutlu olsun. Her projemizde bu detayları düşündük" dedi.

SANAYİ VE TİCARET ALANLARI YENİDEN İNŞA EDİLDİ

Kahramanmaraş'ın aynı zamanda önemli bir sanayi şehri olduğuna dikkati çeken Kurum, üretimin ve ticari hayatın kesintisiz devam edebilmesi amacıyla dükkânlar, sanayi siteleri ve ticaret alanlarının inşa edildiğini söyledi.

Kurum, "Bugün 118 iş yerinin açılışını yapıyoruz. Toptancılar Sitesi'nde de yaklaşık 120 iş yerini hizmete açıyoruz" ifadelerini kullandı.

Sanayi siteleri ve Toptancılar Sitesi gibi projelerin istihdamın ve üretimin devamlılığı açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Kurum, yapılan yatırımlarla şehrin ekonomik hayatının yeniden canlandığını belirtti.

"YENİ KONUTLARLA KİRA FİYATLARI DÜŞÜYOR"

Deprem bölgesinde inşa edilen konutların kira fiyatlarına da olumlu yansıdığını belirten Kurum, yeni konutların teslim edilmesiyle birlikte vatandaşların şehirlerine dönmeye başladığını söyledi.

6 Şubat depremlerinin ardından Türkiye'nin dört bir yanındaki vatandaşların evlerini ve imkânlarını afetzedelerle paylaştığını hatırlatan Kurum, "O kadar büyük bir milletiz ki 6 Şubat sabahı herkes evini, işini ve aşını depremzede kardeşleriyle paylaştı" dedi.

Ankara, İstanbul, Mardin ve Diyarbakır başta olmak üzere birçok şehirde vatandaşların boş evlerini veya evlerindeki bir odayı afetzedelere açtığını anlatan Kurum, depremzedelerin de kendilerine sahip çıkan millete ve devlete teşekkür ettiğini söyledi.

DEPREMZEDELER ŞEHİRLERİNE DÖNÜYOR

Yaklaşık 800 bin konutun kullanılamaz hâle geldiği büyük bir afetten söz edildiğini belirten Kurum, bu nedenle depremden etkilenmeyen şehirlerde konut ve kira hareketliliği yaşandığını ifade etti.

Yeni konutların tamamlanmasıyla vatandaşların yeniden memleketlerine dönmeye başladığını söyleyen Kurum, şöyle konuştu:

"Vatandaşlarımız artık şehirlerine, evlerine ve ata topraklarına dönüyor. Burada üretim yapacak, huzurlu ve güvenli yapılarda yaşayacaklar. Böylece depremzedelerimizi büyük bir misafirperverlikle ağırlayan diğer 70 ilimizin üzerindeki yükü de hafifletmiş olacağız."

"HER SOKAKTA, HER MAHALLEDE İHTİYAÇLAR DÜŞÜNÜLDÜ"

Kahramanmaraş'ın her sokağında ve mahallesinde yaşanabilir bir şehir oluşturmak için ihtiyaçların ayrıntılı biçimde değerlendirildiğini belirten Kurum, çalışmaların belediyeler ve ilgili bakanlıklarla koordinasyon içinde yürütüldüğünü söyledi.

Millî Eğitim Bakanlığının yaptığı yatırımlarla şehirdeki derslik sayısının deprem öncesinin üzerine çıktığını belirten Kurum, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının yolları, Sağlık Bakanlığının sağlık tesislerini inşa ettiğini kaydetti.

AFAD'ın da vatandaşların ihtiyaçlarının giderilmesi için gerekli çalışmaları yürüttüğünü aktaran Kurum, Kahramanmaraş'ın bütüncül bir şehircilik anlayışıyla yeniden ayağa kaldırıldığını vurguladı.

"11 İLDE MÜCADELE EDERKEN HAYAT DURMUYOR"

Devletin deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmalarını sürdürürken Türkiye'nin farklı noktalarında meydana gelen afetlere de müdahale ettiğini belirten Bakan Kurum, "Bir taraftan 11 ilimizde bu mücadeleyi verirken diğer taraftan hayat durmuyor. Afetler, yangınlar ve depremler devam ediyor" dedi.

Balıkesir, İzmir, Karabük ve Bilecik'te meydana gelen afetleri hatırlatan Kurum, devletin söz konusu bölgelerde de hızlı şekilde harekete geçtiğini söyledi.

"SINDIRGI VE ÖDEMİŞ'TE HIZLICA ÇALIŞMALARA BAŞLADIK"

Balıkesir'in Sındırgı ve İzmir'in Ödemiş ilçelerinde yapılması gereken çalışmaların vakit kaybedilmeden başlatıldığını ifade eden Kurum, ekiplerin afetlerin hemen ardından sahada koordinasyonu sağladığını belirtti.

Kurum, "Burada olduğu gibi hızlıca aksiyon aldık. Balıkesir'in Sındırgı, İzmir'in Ödemiş ilçelerinde yapılması gereken işlere süratle başladık" ifadelerini kullandı.

KÜÇÜK MUZAFFER'E VERDİĞİ SÖZÜ ANLATTI

Afetzede vatandaşların umudunu yeniden yeşertmenin önemine dikkati çeken Kurum, yangında evi zarar gören Muzaffer isimli bir çocukla yaşadığı diyaloğu anlattı.

Afetten yaklaşık bir ay sonra düzenlenen temel atma töreninde Muzaffer'in yanına geldiğini belirten Kurum, şöyle konuştu:

"Beni görünce, 'Bizim evimiz yandı, biliyor musun? Bizim evimizi yapacak mısınız?' diye sordu. Ben de ona, 'Hiç merak etme, hiç üzülme. O evi inşallah devletimiz yapacak' diye söz verdim."

"AFET BÖLGELERİNDE HIZLICA SAHAYA GİRİYORUZ"

Balıkesir ve Antalya'da meydana gelen yangınlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Kurum, ekiplerin hızlı şekilde bölgeye sevk edildiğini söyledi.

Yangınların kontrol altına alınmasının ardından hasar tespit çalışmalarının gerçekleştirileceğini belirten Kurum, zarar gören yapıların yeniden inşası için vakit kaybedilmeden harekete geçileceğini ifade etti.

Kurum, şöyle konuştu:

"Balıkesir ve Antalya'da yangınlar var. Ekiplerimiz hızlıca sahaya girdi. Yangınların sona ermesinin ardından hasar tespit çalışmalarımızı yapacağız. Daha önce Antalya, Muğla ve İzmir'deki yangınlarda; Elazığ, Malatya ve İzmir depremlerinde ne yaptıysak aynı anlayışla milletimizin yanında olmaya devam edeceğiz."

İzmir depreminden sonra verilen sözlerin yerine getirildiğini vurgulayan Kurum, kent tarihinin en büyük dönüşüm çalışmalarından birinin gerçekleştirildiğini söyledi.

"DEPREMİN İLK GÜNÜNDEN BERİ SAHADAYIM"

Depremin meydana geldiği günden bu yana bölgedeki çalışmaları yakından takip ettiğini belirten Bakan Kurum, hemen her hafta depremden etkilenen illerden birini ziyaret ettiğini söyledi.

Bakanlar, milletvekilleri ve belediye başkanlarıyla sürekli sahada olduklarını ifade eden Kurum, alınan kararların vatandaşlarla görüşülerek hızlı şekilde uygulandığını kaydetti.

Kurum, "Ben olmadığım zamanlarda da milletvekillerimiz ve belediye başkanlarımız vatandaşlarımızla sahada görüşüyor, aldığımız kararları hızla hayata geçiriyor. Çalışmaları havadan aldığımız görüntülerle de takip ediyoruz" dedi.

"EN ZOR GÜNDE BİLE İSYAN DUYMADIM"

Sahada vatandaşların tepkilerini, sevgisini ve dualarını doğrudan gördüklerini belirten Kurum, deprem bölgesindeki insanların vatanlarına ve devletlerine güçlü bir bağlılık gösterdiğini söyledi.

Kurum, "En zor günde bile hiçbir isyan, hiçbir şikâyet duymadım. Vatandaşlarımız, 'Devletimiz var olsun, Allah devletimize zeval vermesin' dedi. Ben hep bu sözleri duydum. Allah hepsinden razı olsun" ifadelerini kullandı.

Devletin de vatandaşlarla birlikte yapılabilecek her şeyi hayata geçirmek için gayret gösterdiğini vurguladı.

"VATANDAŞIMIZIN İSTEMEDİĞİ HİÇBİR İŞİ ZORLA YAPMADIK"

Rezerv alan uygulamalarına ilişkin eleştirilere cevap veren Kurum, hiçbir bölgede vatandaşların iradesine rağmen dönüşüm yapılmadığını belirtti.

Her mahallede çoğunluğun talebine göre hareket ettiklerini anlatan Kurum, vatandaşların kapısını tek tek çaldıklarını söyledi.

Kurum, süreci şöyle anlattı:

"Vatandaşlarımıza, 'Biz burayı yerinde yapmak istiyoruz. Yine komşularınızla birlikte yaşayın, sizin dışınızda burada başka kimse yaşamasın istiyoruz' dedik. Görüşlerini sorduk. Bazıları yerinde dönüşümü kabul etti, bazıları ise hak sahipliğinin başka bir alanda verilmesini istedi. Biz de vatandaşımızın talebine göre hareket ettik."

"HER SOKAĞI NAKIŞ GİBİ İŞLEDİK"

Şehirlerin yeniden inşa sürecinde her sokak ve mahallenin ayrı ayrı ele alındığını belirten Kurum, "Her sokağı, her mahalleyi nakış işler gibi işlemeye gayret gösterdik. Vatandaşımızın istemediği hiçbir işi zorla yapmadık, yaptırmadık" dedi.

"VATANDAŞLARIMIZIN YÜZDE 70'TEN FAZLASI MEMNUN"

Deprem bölgesinde düzenli olarak memnuniyet araştırmaları yaptıklarını açıklayan Kurum, 11 ilde vatandaşların yüzde 70'ten fazlasının yürütülen çalışmalardan memnun olduğunu söyledi.

Kurum, "Vatandaşlarımızın yüzde 70'ten fazlası yapılan işlerden, devletimizin hızından ve Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu iradeden memnundur. Devletine tam anlamıyla güvenmektedir" ifadelerini kullandı.

DEPREM DÖNEMİNDE AHBAP DEZENFORMASYONU

Depremin ardından bütün bakanlıkların sahaya indiğini belirten Bakan Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın afetten etkilenen illeri tek tek ziyaret ederek yapılması gereken çalışmalara ilişkin talimatlar verdiğini söyledi.

Bir taraftan enkaz kaldırılırken diğer taraftan yeni projelerin yapımına başlandığını anlatan Kurum, süreç boyunca devletin çalışmalarını hedef alan eleştirilerle karşılaştıklarını ifade etti.

Kurum, "'Devlet nerede, devlet enkazın altında kaldı' dediler. 'Bu işi yapamayacaklar, bitiremeyecekler ve enkazın altında kalacaklar' dediler. Bugün geldiğimiz noktada, Allah'a hamdolsun, geçen yıl sonu itibarıyla bu devlet 455 bin konutu tamamladı" dedi.

"570 BİNE YAKIN KONUT İNŞA EDİLDİ"

Deprem bölgesinde konutların yanı sıra park, bahçe, stadyum ve sosyal donatı alanlarının da tamamlandığını belirten Kurum, yerinde dönüşüm kapsamında yaklaşık 120 bin konutun yapımının sürdüğünü söyledi.

Toplamda 570 bine yakın konutun inşa edildiğini ifade eden Kurum, ortaya konulan üretimin birçok Avrupa ülkesinin konut stokuyla kıyaslanabilecek büyüklükte olduğunu vurguladı.

"DÜNYADA BİR TANE ÖRNEĞİNİ GÖSTERİN"

Yeniden inşa çalışmalarının 11 ilde ve yaklaşık 3 bin 500 şantiyede eş zamanlı olarak yürütüldüğünü belirten Kurum, her şehrin kendi kimliğine uygun şekilde planlandığını söyledi.

Kurum, şöyle konuştu:

"Dünyada bunun bir tane örneğini gösterin. Böyle kısa bir sürede 11 ilde, 3 bin 500 şantiyede çalışacaksınız. Üstelik alelade değil; her şehri kendi kimliğine uygun şekilde planlayacak, inşa edecek ve tamamlayacaksınız. Aynı anda da büyük bir deprem felaketini yöneteceksiniz. Bunun örneğini gösteremezsiniz."

"SAATTE 23 KONUTU KİM YAPTI?"

Devletin deprem bölgesindeki varlığını sorgulayanlara cevap veren Kurum, saatte 23, günde 550 konut üretildiğini hatırlattı.

Kurum, "Madem devlet yoktu, saatte 23 konutu kim yaptı? Madem devlet yoktu, 200 bin mimar, mühendis ve işçi kardeşimizin gece gündüz çalışmasıyla bu yüz binlerce konutu kim inşa etti?" ifadelerini kullandı.

"MİLLETİMİZİN EMANETİNE SAHİP ÇIKTIK"

Depremin ardından Türkiye'nin büyük bir dayanışma örneği gösterdiğini belirten Kurum, kumbarasındaki parasını ve harçlığını depremzedelere gönderen çocukları hatırlattı.

Kurum, "O çocuk, buradaki depremzede kardeşi için harçlığını gönderdi. Biz o emaneti aldık ve emanetin ruhuna uygun şekilde çalıştık. Milletimizin bize inandığını, güvendiğini ve bir emanet teslim ettiğini biliyorduk" dedi.

"GÜVENLİK GÜÇLERİMİZİN EMEKLERİNİ YOK SAYDILAR"

Depremin ardından polis, jandarma, AFAD ve Kızılay ekiplerinin büyük bir fedakârlıkla görev yaptığını belirten Bakan Kurum, bazı görevlilerin kendi yakınlarını kaybetmelerine rağmen vatandaşları kurtarmak için sahaya koştuğunu söyledi.

Kurum, "Polisimizin, jandarmamızın, güvenlik güçlerimizin, AFAD ve Kızılay ekiplerimizin emeklerini yok saymaya çalıştılar. Polislerimiz arasında kendi ailesini kaybettiği hâlde vatandaşımızı enkazdan çıkarmak için uğraşanlar vardı. Hepsi aynı zamanda depremzedeydi" dedi.

Afet bölgesine ilk ulaşan ekipler arasında emniyet, jandarma, AFAD ve Kızılay'ın bulunduğunu vurgulayan Kurum, personelin eleştirilere aldırmadan vatandaşların yardımına koştuğunu ifade etti.

"BUGÜN HER ŞEY GÜN GİBİ ORTADA"

Deprem bölgesinde yürütülen çalışmaların ulaştığı noktaya dikkati çeken Kurum, "Bugün her şey gün gibi ortada. Devletimiz yüz binlerce konutu yaptı ve teslim etti. Milletimiz de bu konutlarda huzur ve güven içinde yaşıyor" diye konuştu.

Yeniden inşa sürecinin devletin kurumsal gücü, tecrübesi ve kabiliyetiyle yürütüldüğünü belirten Kurum, Türkiye'nin ortaya koyduğu çalışmanın bütün dünya tarafından görüldüğünü söyledi.

"MİLLETİMİZİN EMANETİNİN HESABI SORULACAK"

Depremzedeler için toplanan yardımlara ilişkin hukuki süreçlere de değinen Kurum, vatandaşların kıt kanaat imkânlarıyla yaptığı bağışların büyük bir emanet olduğunu vurguladı.

Kurum, "Milletimizin emanetleriyle ilgili adli ve hukuki süreçler muhakkak işleyecek. Milletimizin emanetinin hesabını devletimiz soracaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın" dedi.

Yardımların kullanımında herhangi bir yanlışlık tespit edilmesi hâlinde gereğinin yapılacağını belirten Kurum, "Milletimizin gelirinden ve birikiminden ayırarak yaptığı yardımlarla ilgili bir yanlış varsa hesabını soracağız. Devletimiz gereğini yapacaktır" ifadelerini kullandı.

"COP31'DE SÖYLEM DEĞİL, UYGULAMA ZAMANI DİYECEĞİZ"

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kahramanmaraş'ta düzenlenen TürkMedya Dirençli Şehirler Zirvesi'nin "Şehircilikte Yeni Model: Kahramanmaraş" başlıklı oturumunda Türkiye'nin COP31 Başkanlığı sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Türkiye'nin kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31 kapsamında 196 ülkeyi ağırlayacağını belirten Kurum, 100'ün üzerinde liderin katılımıyla kapsamlı bir zirve gerçekleştirileceğini söyledi.

"TÜM DÜNYAYA ÖNEMLİ MESAJLAR VERECEĞİZ"

COP31'e hazırlık kapsamında farklı ülkelerde temaslarda bulunduklarını anlatan Kurum, mevkidaşlarıyla görüşmelerin sürdüğünü ifade etti.

İklim değişikliğinin etkilerinin yangınlar, seller ve heyelanlarla hem Türkiye'de hem de dünyada hissedildiğini belirten Kurum, "Sorumluluk sahibi insanlar olarak bu etkileri azaltacak kararlılığı tüm dünyayla birlikte göstermek durumundayız" dedi.

Kurum, enerji krizlerinin dünyayı etkilediğini ve yeni bir küresel düzenin oluştuğunu belirterek önümüzdeki 10 yılda enerji sistemlerinin önemli ölçüde değişeceğine dikkati çekti.

"DÜNYAYI KİRLETENLER ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMALI"

İklim krizine yol açan tarihsel emisyonlarda payı çok düşük olan ülkelerin ağır sonuçlarla karşı karşıya kaldığını vurgulayan Kurum, iklim adaletinin sağlanması gerektiğini söyledi.

Kurum, "Dünyanın kirlenmesinde tarihsel sorumluluğu yüzde 1 bile olmayan ülkeler bugün bu sorunlarla yüzleşmek zorunda kalıyor. Dünyayı kirletenlerin elini taşın altına koyması, ekonomik ve finansal taahhütlerini yerine getirmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.

100'ÜN ÜZERİNDE LİDER ANTALYA'DA BULUŞACAK

Türkiye'nin COP31 Başkanlığı sürecini kimsenin geride bırakılmadığı, unutulmadığı ve göz ardı edilmediği bir anlayışla yürüteceğini belirten Kurum, Antalya'da 196 ülkeden temsilcilerin ve 100'ün üzerinde liderin ağırlanacağını açıkladı.

Kurum, "Buradan netice almak istiyoruz. Uygulama ve sonuç odaklı bir COP istiyoruz" dedi.

Gelişmekte olan ülkelerin iklim finansmanına erişiminin artırılacağını belirten Kurum, Afrika'da temiz enerjiye ulaşamayan toplumlara destek olunması ve finansman kaynaklarının adil biçimde dağıtılması için çalışacaklarını söyledi.

"ARTIK UYGULAMA ZAMANI"

Uluslararası iklim toplantılarında alınan kararların uygulamaya geçirilmesinde sorunlar yaşandığını ifade eden Kurum, Türkiye'nin alışılmışın dışında bir COP Başkanlığı yürüteceğini vurguladı.

Kurum, şöyle konuştu:

"Artık söyleme ve yeni taahhütlere ihtiyaç yok. Uygulama zamanı. Temiz enerjiye hep birlikte erişmemiz, döngüsel ekonomi dönüşümünü sağlamamız ve gençlerimize daha güzel bir gelecek bırakmamız gerekiyor."

Türkiye'nin eylem gündeminde nihai enerji talebinde elektriğin payının 2035'e kadar yüzde 35'e çıkarılması, enerji yoğunluğunun azaltılması, atık artışının yarıya indirilmesi, Sıfır Atık yaklaşımının yaygınlaştırılması ve iklim finansmanına erişimin kolaylaştırılması gibi hedeflerin bulunduğunu aktardı.

DEPREM ŞEHİRLERİ DÜNYAYA ÖRNEK GÖSTERİLECEK

Türkiye'nin dirençli şehirler konusundaki tecrübesini COP31'e taşıyacağını belirten Kurum, Kahramanmaraş, Hatay ve Adıyaman'da yürütülen yeniden inşa çalışmalarını uluslararası platformlarda anlattıklarını söyledi.

Kurum, "Biz COP'ta Hatay'ı, Kahramanmaraş'ı ve Adıyaman'ı anlatıyoruz. Buradaki başarıyı tüm dünyaya gösteriyoruz. Bu uygulamaların dünyanın diğer ülkelerinde de gerçekleştirilmesini istiyoruz" dedi.

GÜNDE YAKLAŞIK 2 MİLYON AMBALAJ TOPLANIYOR

Depozito uygulama sistemine ilişkin verileri de paylaşan Kurum, sisteme 2 milyon 800 bin kullanıcının dâhil olduğunu ve günde yaklaşık 2 milyon ambalajın toplandığını açıkladı.

Temmuz ayının başından bu yana toplanan ambalaj sayısının 70 milyona yaklaştığını belirten Kurum, vatandaşların uygulamaya büyük ilgi gösterdiğini ifade etti.

"SIFIR ATIK SADECE GERİ DÖNÜŞÜM DEĞİL"

Emine Erdoğan'ın himayelerinde yürütülen Sıfır Atık Projesi'nin yalnızca ambalajların ve atıkların geri dönüştürülmesinden ibaret olmadığını vurgulayan Kurum, projenin enerjiden tarıma, gıdadan ulaşıma ve sanayiye kadar birçok alanı kapsadığını söyledi.

Kurum, Türkiye'nin sürdürülebilir ekonomi dönüşümüne liderlik edeceğini belirterek, "Sanayimizi, şehirlerimizi ve insanımızı bu dönüşüme hazırlamak mecburiyetindeyiz. Ülkemizin bağımsızlığı açısından da bu fırsatı değerlendirmek zorundayız" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE GÜVENLİ BİR LİMANDIR"

Enerji, sanayi ve savunma sanayisinde bağımsızlığın önemine dikkati çeken Kurum, pandemi sonrası yaşanan sıkıntıların ve enerji krizlerinin bu gerekliliği ortaya koyduğunu söyledi.

Türkiye'nin küresel krizler karşısında istikrarını koruduğunu belirten Kurum, Rusya-Ukrayna savaşında tahıl koridorunun açılmasında üstlendiği rolü ve Filistin konusunda sergilediği tutumu hatırlattı.

Kurum, "Türkiye bugün savaşların yaşandığı bir dünyada dimdik ayakta durabiliyorsa, barış ve huzur için bir istikrar adası olabiliyorsa bu, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği sayesindedir. COP31'de de bu tecrübemizi bütün dünyaya aktaracağız" dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kahramanmaraş'ta düzenlenen TürkMedya Dirençli Şehirler Zirvesi'nin "Şehircilikte Yeni Model: Kahramanmaraş" oturumunda Türkiye'nin gelecek hedefleri ve İstanbul'daki kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Türkiye'nin savunma sanayisinden enerjiye, şehircilikten sanayiye kadar birçok alanda önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Kurum, önümüzdeki yıllarda atılacak adımlarla Türkiye'nin dünyadaki etkisinin daha da artacağını söyledi.

"100 MİLYAR DOLARLIK KAYNAĞI ŞEHİRLERİMİZE KAZANDIRDIK"

6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen yeniden inşa çalışmalarına değinen Kurum, böylesine büyük bir afetin üstesinden gelmenin kolay olmadığını ifade etti.

Deprem bölgesine yaklaşık 100 milyar dolarlık kaynak aktarıldığını açıklayan Kurum, "Bu kaynakları harcarken aynı zamanda yatırım yaptık ve şehirlerimize kazandırdık" dedi.

Dirençli şehircilik anlayışıyla depremden etkilenen kentlerin yeniden ayağa kaldırıldığını belirten Kurum, altyapısı tamamlanmış, kendi enerjisini üreten, sanayide ve ekonomide dönüşümünü gerçekleştiren bir Türkiye hedeflediklerini söyledi.

"ÖNÜMÜZDEKİ 10 YIL TÜRKİYE'NİN DÖNEMİ OLACAK"

Türkiye Yüzyılı hedeflerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde kararlılıkla yürüdüklerini vurgulayan Kurum, önümüzdeki 10 yıllık süreçte Türkiye'nin her alanda daha fazla söz sahibi olacağını ifade etti.

Kurum, şöyle konuştu:

"Göreceksiniz, önümüzdeki 10 yıllık süreç Türkiye'nin büyüdüğü ve her alanda söz sahibi olduğu bir dönem olacak. Bugün Avrupa Birliği de dünya da Türkiye'nin sözünü takip ediyor. 'Sayın Cumhurbaşkanımız ne söyleyecek?' diye bakıyorlar."

Projelerin temellerinin atıldığını ve kararlılıkla sürdürüldüğünü belirten Kurum, vatandaşların yaşadığı sıkıntıları bildiklerini ve çözümleri önümüzdeki dönemde daha güçlü şekilde sahaya yansıtacaklarını söyledi.

"KENTSEL DÖNÜŞÜM MİLLÎ GÜVENLİK MESELESİDİR"

İstanbul'un depreme hazırlanmasına yönelik çalışmalara da değinen Kurum, kentsel dönüşümün yalnızca şehircilik projesi olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı.

Kurum, "İstanbul'u ve İstanbul'daki dönüşümü önemsiyoruz. Türkiye'de kentsel dönüşümün millî güvenlik meselesi olduğunu her zaman söylüyoruz" ifadelerini kullandı.

Kentsel dönüşüm mücadelesini 2012 yılından bu yana sürdürdüklerini belirten Kurum, 81 ilde 2 milyon 800 bin konutun dönüşüm sürecinin yürütüldüğünü açıkladı.

2 MİLYON 300 BİN KONUTUN DÖNÜŞÜMÜ TAMAMLANDI

Türkiye genelinde yürütülen dönüşüm çalışmalarına ilişkin rakamları paylaşan Kurum, yaklaşık 2 milyon 300 bin konutun dönüşümünün tamamlandığını, 360 bin konutun dönüşümünün ise devam ettiğini söyledi.

İstanbul'un çalışmalardaki ağırlığına dikkati çeken Kurum, "Türkiye'de yaptığımız her iki kentsel dönüşüm çalışmasından birini İstanbul'da gerçekleştiriyoruz" dedi.

"YARISI BİZDEN" İLE 370 BİN BAĞIMSIZ BÖLÜM DÖNÜŞÜYOR

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 2023 yılında açıklanan "Yarısı Bizden" projesinin İstanbul'daki dönüşüme hız kazandırdığını ifade eden Kurum, proje kapsamında yaklaşık 370 bin bağımsız bölümün dönüşüm sürecinin yürütüldüğünü bildirdi.

Devletin vatandaşlara hibe, kredi ve taşınma desteği sağladığını belirten Kurum, İstanbul'un bütün ilçelerinde dönüşüm projelerinin sürdüğünü söyledi.

Kurum, "İstanbul'un 39 ilçesinin hangi mahallesine, hangi sokağına giderseniz gidin bir dönüşüm projesi görürsünüz" ifadelerini kullandı.

Kentsel dönüşüm konusunda yerel yönetimlerle iş birliğine hazır olduklarını vurgulayan Kurum, siyasi parti ayrımı yapmadan bütün belediyelerle çalıştıklarını ifade etti.

Deprem bölgesinde de iktidar ve muhalefet belediyeleri arasında ayrım gözetmediklerini belirten Kurum, şöyle konuştu:

"Yerel yönetimlerde bu işi yapmak isteyenlere kapımız da gönlümüz de açık. Deprem bölgesinde hiçbir partiyi, hiçbir belediyeyi ayırt etmedik. Kim ne istediyse birlikte çalıştık. Vatandaşımız bizden ne istiyorsa onu yapmaya gayret gösterdik."

"KENTSEL DÖNÜŞÜMÜ EL BİRLİĞİYLE YAPALIM"

Kentsel dönüşümde bütün kurumların sorumluluk üstlenmesi gerektiğini dile getiren Kurum, dönüşüm için çaba gösteren belediye başkanlarıyla iyi niyetli şekilde çalışmayı sürdüreceklerini söyledi.

Kurum, "İstiyoruz ki şehirlerimizi el birliğiyle dönüştürelim. Bu meseleyle dertlenen, çalışma yapmak ve sorumluluk almak isteyen herkese kapımızı açıyoruz. Bizi ziyaret eden belediye başkanları eleştirilse bile biz iyi niyetle çalışmaya ve bu mücadeleyi birlikte yürütmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

"BUGÜN YAPILMAYAN DÖNÜŞÜMÜN BEDELİ AĞIR OLUYOR"

Kentsel dönüşümün ertelenmesinin afetlerden sonra çok daha büyük kayıplara yol açtığına dikkati çeken Kurum, "Bugün yapmadığımız dönüşüm, deprem sonrasında katbekat daha fazla maddi kayba ve en önemlisi can kayıplarına sebep oluyor" dedi.

Kurum, merkezi yönetim, yerel yönetimler ve vatandaşların kentsel dönüşüm konusunda ortak hareket etmesi gerektiğini belirterek, "Bu meseleyi hep birlikte sahiplenmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.