• Bist 100
    98415.3
  • Dolar
    5,7847
  • Euro
    6,4563
  • Altın
    277,4200
İstanbul
16 / 22
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA

YAZARLAR

PKK CHP’den diyet mi istedi?

Ortalık yangın yeri!
Ortalık yangın yeri de kimse yangının olduğu tarafa bakmıyor, yangına su taşımıyor!
İnsanın aklına da şu soru geliyor, ‘’Birileri ortalık yansın mı istiyor?’’!
26 Ağustos 2019 tarihli yazımın başlığı, “Sayın Kılıçdaroğlu HDP sizden ne istedi?” idi, çünkü hem 1071 hem de Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Büyük Taarruz emrini verdiği 1922’nin yıldönümüydü ve Sayın Kılıçdaroğlu, 26 Ağustos törenlerinde yoktu!
Üstüne bir de oturduğu makamın ilk sahibi Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın kurucusu olduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bekasına kasteden PKK’nın siyasi temsilcisi HDP Genel Başkanı ve avenesini ağırlamaktaydı!
Şöyle bir baktım da, benim dışımda hiçbir köşe yazarına da dert olmamış bu durum!
Bırakın bir köşe yazarını hiçbir Atatürkçü, hiç bir siyasi bunu kendisine dert edip de, ‘’Ey Kılıçdaroğlu,0 sen 26 Ağustos’a katılmayacaksın da hangi törene katılacaksın?” demedi!
Bendeniz, daha sonraki 29 Ağustos 2019 tarihli yazımda bu köşeden sordum, “Sayın Kılıçdaroğlu, HDP sizden ne istedi?”, hatta yazımı, ‘’Yoksa HDP’yi 30 Ağustos törenlerine mi davet ettiniz?’’ diyerek de bitirdim!
Sonra bir baktım, Sayın Kılıçdaroğlu, Nazım şiiri okuyarak 30 Ağustos kutluyor, HDP’lilerdense bırakın 30 Ağustos törenlerine katılım, bir tek mesaj bile yok!
HDP’nin aday listesinden tutun da yapacağı konuşmaya kadar tayin edici olan PKK, ABD ile kol kola içte ve dışta Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin askerini , vatandaşını şehit ediyor, bizim CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu da HDP ‘lileri makamında ağırlıyor!
Bunun izahı nedir?
Yani, Allah korusun ABD’nin binlerce tırla taşıyıp PKK’ya verdiği bombalar başımıza yağdığında mı yangının içinde olduğumuzu anlayacağız?
Bitmedi!
CHP’nin atanmış İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun Truva Atı olan İmamoğlu güya Batman’da bir düğüne gidiyor(!) gitmişken de teröre yardım ve yataklık yaptığı iddiasıyla görevden uzaklaştırılan Diyarbakır ve Mardin HDP’li zanlı başkanlarla görüşüyor!
3 Eylül’de Habertürk Televizyonunda Sayın Fatih Altaylı’nın Teke Tek programında da Sayın Kılıçdaroğlu,‘’Ne yani! İmamoğlu Batman’a düğüne giderken Diyarbakır ve Mardin’den geçiyor, uğramasa olmazdı’’ demekle de yetinmiyor ‘’Uğramaması insanlığa sığmazdı’’ diyor!
Bırakınız bir köşe yazarı olmayı bu ülkede yaşayan herkes Batman’daki düğünün bir sebep, aslolanın da Diyarbakır ve Mardin ziyaretleri olduğunu bilir, bilmiyorsa da kusura bakmasın, ama ne köşe yazarlığı ne de siyaset yapmasın!
Evet beyler, 26 Ağustos’ta, 26 Ağustos kutlamamalarına katılmayan Sayın Kılıçdaroğlu ’nu ziyaret eden HDP heyeti, görevden uzaklaştırılan belediye başkanları için CHP’nin bir şeyler yapmasını istedi, daha doğrusu PKK, siyasi temsilcisi HDP kanalıyla CHP’den diyet istedi!
Sayın Kılıçdaroğlu da İmamoğlu’nu tıpış tıpış Diyarbakır ve Mardin’e yolladı!
Bitti mi sanıyorsunuz?
Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Sivas Kongresini toplamasının 100. yılında Sayın Kılıçdaroğlu Habertürk kanalında Teke Tek programında, ‘’Kürt açılımı’’ diye bir çalışmadan bahsetti!
Tam da Türkiye Cumhuriyeti Devleti İdlib’de sıkıştırılmaya çalışılırken...
Tam da Türkiye Cumhuriyeti Devleti terörle kararlı mücadelesi sonucu terörist sayısı 500’lerin altına inmişken...
Peki, siz hala yangını hissetmiyor musunuz?
Bendeniz, Sayın Kılıçdaroğlu’na 100 yıl önce oturduğu makamın ilk sahibi Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde toplanan Sivas Kongresi’nin ilk iki maddesini hatırlatmak istiyorum:
“1. Mondros Mütarekesi’nin imzalandığı 30 Ekim 1918 tarihindeki sınır içinde kalan ve ezici çoğunluğu Müslüman olan Osmanlı ülkesi toprakları birbirinden ayrılmaz ve hiçbir bahane ile bölünmez bir bütündür. Osmanlı ülkesinde yaşayan bütün Müslümanlar birbirlerine karşı saygı ve fedakârlık duygularıyla dolu, ırkî ve içtimaî haklarına ve mahallî şartlarına riayetkâr öz kardeştirler.
2. Osmanlı toplumunun bütünlüğü ve millî bağımsızlığımızın sağlanması, yüce hilâfet ve saltanat makamının korunması için millî kuvvetleri etkin ve millî iradeyi hâkim kılmak esastır.”.