YAZARLAR

Allah’ın Aslanı Mustafa Akkad! 

Bana, ‘’Dünyanın en iyi yönetmeni kimdir?’’ diye sorsanız, tereddütsüz bir şekilde bundan 13 yıl önce bugün, bir terör saldırısı sonucunda kızıyla birlikte kaybettiğimiz merhum Mustafa Akkad derim! 

Bu cevabım varsayın ki, merhum Akkad’ın Müslüman oluşundan varsayın ki, hemen hemen Müslüman camianın çoğunun da seyrettiği ‘’Çağrı’’ ve ‘’Ömer Muhtar’’ filmlerinin yönetmeni oluşundandır! 

Bakınız, bir sinema filmi, bir tiyatro oyunu, bir resim tablosu, bir beste, bir heykel hemen hemen sanatın her dalında üretilen eserlerin hepsi bir hikâye anlatır! 

Bilindiği üzere her öykünün kahramanı, zamanı ve mekânı vardır. 

Gelelim merhum Akkad’ı benim nezdimde dünyanın gelmiş geçmiş en iyi yönetmeni yapan özelliğine! 

Öyle bir hikâye çekiyorsunuz ki, bu hikâyenin kahramanlarını çektiğiniz filmde aktör ya da aktriste oynatmıyor, suretini göstermiyorsunuz! 

Neden mi bahsediyorum? 

Hepimizin hemen hemen birkaç kez seyrettiğimiz, merhum Akkad’ın çektiği “Çağrı” sinema filminden! 

Hatırlayın filmde Hazreti Muhammed’i (sav), Hazreti Ebu Bekir’i (ra), Hazreti Ömer’i(ra), Hazreti Osman’ı (ra), Hazreti Ali’yi (ra) bir aktör canlandırmıyor, lakin biz filmin bir sahnesinde merhum Akkad’ın kamerayı bir yönetmen dehasıyla koyduğu yerlerden aktörlerin muhteşem oyunlarıyla gönül gözümüzle hissediyor, yere çökmekte olan devenin üzerinde Hazreti Muhammed’i  asasıyla adeta görüyoruz! 

Hazreti Bilal’i oynayan aktörün yüzünde masumiyeti, Hazreti Hamza’yı oynayan Anthony Quinn’in yüzünde teslimiyeti görüyoruz! 

İşte tüm bunları hissettiren de merhum Akkad’ın yazdığı öyküde hem kamerayı koyduğu yerin seçimindeki hem de aktör ve aktrisleri yönetmedeki ustalığıdır! 

Arap kökenli bir babanın ve Türk kökenli bir ananın oğludur merhum Akkad, bugün Arapların ve Türklerin adeta Hollywood filmlerindeki vahşet sahnelerinde olduğu gibi katledildikleri Suriye’nin Halep şehrinde doğmuştur, merhum Akkad! 

Daha çocukluğunda kurduğu uçuk hayallerinden dolayı da boyundan büyük işlere kalkışan biri olarak tanınmıştır! 

Baba Akkad maddi imkansızlıklardan dolayı cebine cüzi miktar parayı, eline de her daim rehber edinmesi için Kur’an tutuşturup, ABD’ye sinema eğitimi alması için yolcular oğlu Akkad’ı! 

Lisans ve yüksek lisans derecesinde sinema eğitimi alan Akkad’ın istikametini cebine konulan az miktarda para değil, eline tutuşturulan Kur’an belirlemiş! Bu istikamette İslam ümmetinin medarı iftiharı olan, ‘’Çağrı- İslamiyet’in Doğuşu’’ ve Libya’nın kurtuluşunu konu alan, ‘’Ömer Muhtar – Çöl Aslanı” filmlerini ortaya çıkarmıştır! 

Çoğu kimse merhumun, ‘’Çağrı’’ ve ‘’Ömer Muhtar’’ filmlerinin finansını sağlayan kişinin, merhum Kaddafi olduğunu da bilmez! 

Yine çoğu kimse de merhum Akkad’ın hayallerinin arasında bir İstanbul’un Fethi, bir Selahaddin Eyyubi filmi çekmek olduğunu bilmez! Hatta dönemin TGRT’si ve merhum Enver Ören tarafından Türkiye’ye davet edildiği, geldiği ve de sükutu hayale uğrayıp gittiği bilinmez! 

Merhum Mustafa Akkad, bundan tam 13 yıl önce 11 Kasım 2005’te, kızıyla birlikte kaldığı otele düzenlenen bombalı bir saldırı sonucu şehit olur! 

Neden gitmişti Ürdün’e, sözde bir düğün merasimine katılmak için miydi acaba? 

Bu soruya cevap verirken, memleketinden ayrıldığı günden beri eline tutuşturulan Kur’an-ı unutmayın! 

Bugün şunu düşünelim lütfen, ‘’Çağrı- İslamiyet’in Doğuşu filmi 1977 yılında, yani bundan tam 41 yıl önce çekildi, dünyanın en büyük havaalanını yapan biz ise hala neden bir İstanbul’un Fethi filmi çekemedik?”! 

Ruhun şad olsun Allah’ın Aslanı Mustafa Akkad… 

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları