• BIST
    1325.47
  • Dolar
    7,9272
  • Euro
    9,4516
  • Altın
    460,4770
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA

YAZARLAR

Tunç Soyer, Kemalizm ve sosyalizm

Memleketim İzmir’in belediye başkanı Tunç Soyer’in söylediği İzmir parası ve İzmir bayrağı söylemi çok geniş kesimlerde büyük tepki uyandırdı.

*

Sadece AK Parti ve MHP çevreleri değil CHP ve İYİ Parti camiasından da Soyer’e tepki var.

*

Örnek mi istiyorsunuz? Tunç Soyer’in İzmir parası ve bayrağıyla ilgili açıklamalarına İzmir eski CHP İl Başkanı Kemal Karataş da sosyal medya hesabından tepki gösterdi.

*

Atatürkçü ve ulusalcı kimliğiyle bilinen CHP’li Karataş, “Sen değil misin, İzmir’de Kadifekalenin ismini değiştirip Yunanca “Pagos“ koyan, orada Pagos pazarı kuran, sen değil misin Kıbrıs için; ‘Herkes adanın bir tarafından çekiştiriyor... Kıbrısı Kıbrıslılara bırakmalıyız “ diyen…” dedi Soyer’e karşı.

*

Aslında CHP’li Karataş’ın bu Atatürkçü tepkisi CHP içinde de Tunç Soyer noktasındaki gerilimi ortaya koyuyor. İşin en temelinde ideolojik bir ayrışma var.

*

Nagehan Alçı da Habertürk TV’de Tunç Soyer’in sosyalist olduğunu ifade ederek olayın temeline indi ve objektif bir tespit yaptı. Berhan Şimşek’in tepkisi ise komiktir.

*

Gerçekten de İzmir tarihinde bir ilk olarak bu şehrin sosyalist bir belediye başkanı var.

*

Tunç Soyer İzmir şehrinin tüm tarihi boyunca kendini sosyalist

olarak tanımlayan ilk belediye başkanı.

*

Tunç Bey'in sosyalist belediyecilik doktrinini övdüğü çok uzun da bir

makalesi vardır.

*

Wallerstein’a bol atıf yapan bu makaleyi okuyunca görüyorsunuz ki Marksist bir siyaset felsefesine inanıyor Soyer.

*

Öte yandan şunu belirtmeliyiz ki Tunç Soyer'in her gittiği yerde çaldığı ‘Çav Bella' marşı Grup Yorum'un devrimci şiddeti öven Türkçe sözlü şarkısı değil. İtalyan halk şarkısı versiyonuydu.

*

2 ay önce yaşadığımız vahim provokasyondan sonra bir daha da 'Çav Bella' şarkısını mitinglerinde kullanacağını sanmam Soyer’in. Çok yanlış yapar böyle davranırsa.

*

Diğer yandan CHP teşkilatlarının DHKP-C ile aralarına mesafe koyma noktasında çok ciddi zaafları olduğu da ortada.

*

Bu tuhaf durum özellikle CHP’de son 1 yılda çok arttı. CHP içinde bir marjinalleşme dalgası olduğu açık.

*

Somut isim isim örnekler vermek istemiyorum ama özellikle Tunç Bey’in ne demek istediğimi iyi anlayacağını düşünüyorum.

*

Elbette CHP içinde de sosyalizme inananlar olabilir. Ortanın solu döneminden beri de vardır bu gelenek CHP içinde ama şiddet ve terör ile kesin mesafe koymak bir mecburiyettir.

*

Tunç Soyer klasik CHP kafasında bir adam değil. Kemalist hiç değil.

*

Babası 12 Eylül askeri Savcısı Albay Nurettin Soyer ise sıkı bir Sol-Kemalist idi.

*

Tunç Bey ve kardeşi

ise Marksist düşünceye inanıyorlar. Eşi Neptün Soyer de sıkı bir sosyalisttir.

*

İstanbul medyasının daha anlayacağı şekilde söylersek Tunç Soyer'in dünya görüşü CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile nerdeyse bire

bir aynıdır dersek yanlış olmaz.

*

Zaten biraz da bu yüzden İzmir'in Kemalist burjuvazisi ile İzmir'in

sosyalist başkanı Tunç Soyer arasında ciddi bir gerilim var.

*

Bu gerçek şu an

medyaya pek yansımıyor ama İzmir'i bilenler iyi biliyor bu gerilimli ilişkiyi.

*

İzmir'in üst ve üst-orta sınıf gelir sahibi sosyal tabanı çoğunlukla

Kemalist bir ideolojik yapıya sahiptir.

*

Aziz Kocaoğlu tam bu Kemalist burjuvazinin istediği tipte bir Başkan'dı. İzmir burjuvazisi ne istediyse yaptı Aziz Bey.

*

Tunç Soyer ise Aziz Kocaoğlu'nun Kemalist burjuva zihniyetine karşı

“Ben arka sıradakiler için geliyorum” diyen bir siyaset adamıydı.

*

Yani şehrin zengin sahil kesiminde Göztepe-Kordon-Karşıyaka yalılarında oturan ön sıradaki İzmirliler için değil bilakis onlara karşı iktidara geliyordu Soyer.

*

Gerçekten de son 1 yıl 3 aydır Kemalizmden ziyade solculuğun kuvvetli olduğu İzmir varoşlarına özel olarak hizmet etti Soyer.

*

İzmir varoşlarını coşturdukça coşturdu yeni Soyer idaresi. Tam bir İtalyan Komünist Partisi Bologna yönetim modeli gibiydi.

*

İzmir Kemalist burjuvazisi Soyer’den ciddi biçimde rahatsız ve “kimi zinde güçler ortamları”nda da bunu dillendiriyorlar.

*

Ben bu yazıda objektif bir fotoğraf aktarmaya çalışıyorum. CHP içindeki Kemalistlerle Marksistler arası gerilim ve kavgada benim taraf tutmam söz konusu olamaz.

*

Fakat İzmir 10 sene öncenin İzmir'i değil. Konjonktür çok değişti. Bunu iyi görmek lazım.

*

Mesela benim 10-11 sene önce medyada çok konuşulan İzmir analizlerim de bugün çöptür.

*

O analizlerin şu an hiçbir anlamı yoktur. Ulusalcılık ve faşizm İzmir'de zerre miskal kuvvetli değil şu an.

*

2020 yılında İzmir içinde bambaşka sosyal-siyasal dengeler sözkonusu.

*

Bu durumun özellikle İstanbul medyasında hiç tahlil edilmediğini hatta mevcut İzmir fotoğrafının hiç bilinmediği kanaatindeyim.

*

Benim hemşehrilerim olan İzmir'in iki meşhur gazetecisi Ertuğrul Özkök ve Yılmaz Özdil'in de İzmir'deki yeni vaziyetin ne kadar farkında olduklarına emin değilim.

*

Mesela Yılmaz Özdil zihniyeti şu an İzmir'de iktidar mıdır? Asla

değildir bilakis muhalefettedir.

*

Aziz Kocaoğlu ile beraber Yılmaz Özdil de İzmir'de siyasal olarak iktidardan düşmüştür.

*

İzmir açısından 2020’li yıllar çok değişik ve ilginç geçecek diye düşünüyorum. Yeni olaylara gebe İzmir.