• BIST
    1392.91
  • Dolar
    8,4191
  • Euro
    9,9946
  • Altın
    491,8740
0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

Orhan Pamuk, Fazıl Say ve kötü niyetli bir yazı.

Geçtiğimiz çarşamba bu köşede yayınlanan yazımı şöyle bitirmiştim...

*

" Oğuz Atay gibi büyük bir sanatçının kıymetinin anlaşıldığı 80'lerin ve 90'ların Türk edebiyat ortamı her türlü eksiğine rağmen 60'lar ve 70'lerden daha sahici ve içten bir dönemdir bence.

*

Ki Türk edebiyat tarihinin gelmiş geçmiş en büyük romancısı olan Orhan Pamuk da 80'ler ve 90'lar edebiyat ortamında büyüyüp yeşerebilmiştir. "

*

Gerçekten de dışarıdan genel bir bakışla bile çağdaş Türk edebiyat tarihini değerlendiren birçok araştırmacı bu tespiti yapıyor zaten.

*

Orhan Pamuk gibi kıymetli ve derinlikli edebiyat adamı da 60'lar veya 70'lerde eserlerini verseydi, sonu muhtemelen Oğuz Atay gibi olacaktı.

*

Aslında Atay da bu ortamın içinde çok zor bir iş yaptığının farkındadır Tutunamayanlar'ı yazarken.

*

Oğuz Atay, Tutunamayanlar'ın içinde bir romandan söz edilirken "Ne realist bir roman değil mi," sözünü araya sıkıştırararak bu boğucu ve dandik edebiyat ortamına alaycı bir gönderme yapar.

*

Yine romanın başka bir yerinde Atay, yazdığı bu sıradışı romanın Türk edebiyatındaki konumuna ilişkin roman kişisinin ağzından göndermede bulunur: "Napolyon gibi gururla söyleyebiliriz. Bizim asaletimiz bizimle başlar."

*

Elbette Tanpınar ve Yusuf Atılgan gibi bazı kıymetli öncüllerden söz edilebilir ama gerçekten Atay'ın asaleti kendiyle başlamıştır.

*

Usta edebiyat eleştirmeni Yıldız Ecevit'in çok doğru tespitiyle bireyi ve bireylerin iç dünyasını odak alan ve bunu o güne değin Türk edebiyatının hiç tanımadığı biçim ve kurgu teknikleriyle sergileyen Atay, Tutunamayanlar'la yeni bir dönemi başlatmıştır.

*

Yapay ve sahte sol edebiyat ortamını ortasından infilak ettirecek güçte bir romandı Tutunamayanlar ve uzun vadede de bunun önünü açtı.

*

Fakat maalesef kısa vadede gördüğü ilgisizlik kendi yazarını yani büyük romancı Oğuz Atay'ı hasta etti.

*

Bugün, Atay'ı hasta eden edebiyat teröristleri tarihin çöplüğüne gitti ama Atay eserleriyle sapasağlam yaşamaya devam ediyor.

*

Atay'ı hasta eden bu zihniyet şimdi de kafayı Atay'ın mirasçısı Orhan Pamuk'a takmış durumda.

*

70'lerde Oğuz Atay'ın okurları ahmaklaştırdığını ve "sınıf mücadelesinden uzaklaştırdığını" iddia ediyorlardı bu kültür gangsterleri.

*

Şimdi de "Orhan Pamuk ile ahmaklaştırma" diye kötü niyetli yazılar yayınlatıp 70'lerde Oğuz Atay'a yaptıklarının aynısını 2020'lerde yine Pamuk'a yapmak istiyorlar.

*

Bu bağlamda 20 Mart 2021'de bu köşede yayınlanan "Orhan Pamuk'un Veba Geceleri ve Oğuz Atay, Murat Belge, 70'ler..." başlıklı yazımı da Soner Yalçın'ın dikkatle okumasını tavsiye ederim.

*

Bu kötü niyetli ve komplocu yazıyı Sözcü gazetesinde kaleme alan Soner Yalçın kulaklarını gerçek bir Kemalist ve aynı zamanda gerçek bir sanatçı olan Fazıl Say'a da açsın. Biraz da Fazıl'a kulak kabart Soner. Bak ne yazmış büyük müzik adamı Pamuk'a dair...

*

2004. Orhan Pamuk ile.

Bana tüm kitaplarını imzalamıştı o gün, zaten hepsini okumuştum. Orhan'ın yeni kitabı çıkacakmış, sevindim. Okuyacağım. "Veba Geceleri". Dostlar; İsteyen istediğini desin; ama değeri bilinmesi gereken büyük yazardır. Türk edebiyatının çok önemli temsilcisidir.

*

Bravo Fazıl Say... İşte bir büyük sanatçı diğer büyük sanatçının önemini ve kıymetini nasıl da biliyor...

*

Fazıl Say ve Orhan Pamuk bambaşka siyasal düşünceye sahipler ama ikisi de büyük sanat adamı. Mühim olan da bu...

*

Geçenlerde kaybettiğimiz Klasik Batı Müziği Profesörü ve Cumhuriyet gazetesi müzik yazarı olan amcam Önder Kütahyalı'nın çocukluğundan itibaren her zaman desteklediği, defalarca hakkında Cumhuriyet'te yazdığı Fazıl Say'a dair de bu köşede yazacağım.

*

Fazıl Say da rahmetli Önder Amcamı çok sever ve sayardı. Hatta bizim Say ile tanışmamız 2009'da Mersin Müzik Festivali'nde merhum amcam vesilesiyle olmuştur. O tanışmayı ve 2009'da sonrasında yaşananları da ayrıca yazacağım.