0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

Tarih, hafıza ve gelecek!

Hafızasını kaybeden bir insan geleceğini planlayamadığı gibi, hafızasını kaybeden milletler de geleceklerini planlayamazlar. 

Milletlerin hafızaları, tarihleridir. 

Tarihlerini artıları ve eksileriyle, objektif kriterlerle nesillerine aktaramayan, onlara analiz güç ve becerisini kazandıramayan toplumlar, gündelik politik gelişmelerin girdaplarında çırpınmaya mahkumdurlar. 

Tarih bilimi, nakliyecilik değildir, bir neslin döneminin hikayesini, gelecek nesle aktarma işi değildir yani!.. 

Mezar taşlarıyla övünme ve hamaset edebiyatı üretme de değildir. 

Tarih bilimi, bir tarife sığacak bir ilim dalı da değildir. 

Tüm insanlıkla beraber, tüm ilim dallarını da içine alan, kainatı ve canlı-cansız her nesneyi de içinde barındıran bir ilim dalıdır. 

Bu nedenle insanlığın binlerce yıllık her alandaki tecrübelerini inceleyen ve nesilden nesile aktararak, geçmişten ders, geleceğe ise projektör görevi gören ilim dalıdır. 

Tarih eğitimini doğru vermeyen, nakliyeci tarihçiliği, ambar defterlerini okumayı tarih sanan bir akademik anlayışı eğitim sistemi içinde barındıran bir toplum ve onun eğitim sisteminin gelecek için söyleyeceği hiçbir şeyi yoktur!.. 

Böyle bir tarih anlayışı geçmişten ders çıkaramaz!.. 

Böyle bir tarih eğitimi, geleceğe projektör olacak kafalar ve gözler üretemez!.. 

Menkıbe hafızları ile ambar defteri muhasebecileri geçimlerini bu meslekten sağlar, ünvanlarıyla da geçinip, giderler!.. 

Acaba diyorum, şu Fırat Üniversitesi Ortadoğu Araştırmalar Merkezi’nin Suriye ve Irak üzerindeki bilimsel çalışmaları ve uluslararası Ortadoğu sempozyumları olmasaydı, bugün bu coğrafyada ne söyleyebilecektik!.. 

Bu coğrafyada bin yıldır etle tırnak olmuş insanlar, kırk yıldır bir terör belasını defedemiyorlarsa ve çözümü kavgada arıyorlarsa, bu konuda hiçbir çözümleri yok demektir!.. 

Hafızasını kaybetmiş bir toplumdan problemleri çözecek bir proje beklemek beyhudedir!.. 

40 yıl, bunu göstermektedir! 

Prof. Dr. Mehmet Çelik Diğer Yazıları