• BIST
    1540.21
  • Dolar
    7,4229
  • Euro
    9,0075
  • Altın
    442,5860
0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

2015 yılı para piyasalarında neler oldu?

DOLAR; 2015 yılının da en çok değer kazanan para birimi Dolar oldu. Yükselme bandına 1.84 seviyesinden başlayan Dolar kuru 3.07 seviyesine kadar yükselerek zirveyi test etti. Euro ve emtia fiyatları küresel piyasalarda her ne kadar değer kaybetse de bu düşüşleri iç piyasalarda dolar kurunun yüksek seviyelerde olmasından dolayı çok hissetmedik. 

FED faiz süreciyle başlayan yükseliş trendi, 7 Haziran seçim sonuçlarıyla beraber Türkiye ekonomisi belirsiz bir sürece girmiş, ekonomi üzerinde oynanan kriz senaryoları da had safhaya ulaşmıştı. Jeopolitik riskler ve artan terör olayları hız kesmeden devam ediyordu. Çin ekonomisinde kriz haberleri geliyor, küresel piyasalara korku salıyordu. Yıl boyunca Türkiye 2023 hedefine ulaşmasın diye tüm senaryolar uygulanıyor, “ Çok büyük kriz geliyor, dolar 3.50-4.00 seviyelerine kadar çıkacak” diye manipülasyon yapıyorlardı. Koalisyon hükümeti kurulmaması için ellerinden geleni yapanlar Türkiye'yi yeni bir seçime götürme kararı aldılar. 

5 aylık siyasi belirsizlik tüm yatırımları durdurdu birçok sektör batma eşiğine geldi. Bu 5 aylık seçim yolunda Türkiye her gün yeni terör saldırılarına şahitlik yapıyordu, Türkiye'de bu kargaşadan korkan yabancı yatırımcılar sıcak para akışını kesti ve 1 Kasım seçim sonuçlarını bekledi. Türk halkı tüm oyunların farkına varmış ezici bir çoğunlukla tek partili bir hükümet tekrar göreve gelmişti. Ve rüzgâr tersine dönerek piyasalar anında normalleşme sürecine girdi. Dolar 2.75 seviyelerine kadar sert bir düşüş göstererek manipülasyon yapanların maskesini düşürdü. 

Amerika Merkez Bankası ( FED ) faizleri ne zaman yükseltecek diye yıl boyunca bekledik. Nihayet 17 Aralık 2015 tarihinde 0,5 puan artırdı. Bu faiz artırımı piyasalarda bir sürpriz yaşatmadı. 2016 yılında 4 kez kademeli olarak yükseltmeye devam edeceğinin sinyallerini veren FED bu kararında samimi olmadığını düşünüyorum. 2016 yılını da Dolar kuru üzerinde tekrar al-sat yaparak parayla para kazanma devrinin devam edeceğinin işaretini vermiş oldu. 

EURO; 

2015 yılında Avrupa ekonomisi tekrar normalleşme sürecine giremedi. Avrupa Merkez Bankası ( ECB ) Eylül 2016 tarihine kadar 60 Milyar Euro’luk tahvil alımı yapacağını duyurdu. Son toplantıda Ekim ayını telaffuz etse de krizden kurtulamadıklarını itiraf etmiş oldu, Euro-Dolar paritesi 1.05 bandına kadar düşmüş, Avrupa’da yaşayan vatandaşlar sokakları savaş alanlarına çevirmiş, ekonomik krizler protesto ediliyordu. Yunanistan ekonomisi batmış halk AB den çıkmak için gösteriler yapıyorlardı, Banka ATM'lerinde günlük 30 Euro çekmek için geceden sıraya giren halk tükenmişliğin çaresini yeni bir seçime girmekle bulmuştu. Değişen hiçbir şey olmadı mevcut hükümet tekrar seçilmiş AB'nin acı reçetesini kabul etmek zorunda kalmışlardı. Türkiye siyasetine zaman zaman ayar vermeye çalışan Avrupa; kendi ülkelerindeki protesto çatışmalarını görmezden gelip Türkiye'de yapımı hızla devam eden 3. Havalimanı projelerini durdurmak için ellerinden geleni yapıyorlardı. Lufthansa hava yolları THY ile rekabet edemeyeceğini anlamış çareyi Alman hükümetine şikayet etmekte bulmuştu. Ama ne çare 2016 yılında Euro tekrar 1,00 seviyelerine düşecek 3. Havalimanı dünyanın gözdesi olacak. Avrupa Merkez Bankası ekonomik krizin üstesinden gelemeyerek durum Siyasi krize kadar gidecek. 

ALTIN; 

Global piyasalarda Dolar değer kazandıkça emtia fiyatlarındaki düşüşlerde hız kazandı, Dolar karşılığında Altın'ın Ons fiyatı 1.049 Dolar'a kadar düşmüş bundan en çok da piyasa oyuncuları yararlanmıştı. İç piyasalarda Gram Altın TL kuru 2015 Ocak ayında 89.50 den yıla başlamış 113.50 TL kadar yükselmişti, dünya basını” Altın artık yatırım aracı değildir, almayın” diye manşetler atarken kendi kasalarını çoktan doldurmuşlardı. 2016 yılında da aynı senaryolara dikkat etmenizi öneririm, Dolar global piyasalarda değer kazandıkça Altın'ın düşüşünden bahsetmemiz söz konusu olamaz. 

Dünya ekonomileri 2015 yılında daralmış, savaş taktikleri artık yerini teknoloji savaşlarına bırakmıştır. Siber saldırılar daha başlangıç teknolojik olarak da Türkiye artık kendi silahlarını, savunma sistemlerini ve araçlarını üretmeye başladığı bu dönemlerde bu tip saldırıların devam edeceğine dikkat çekmek isterim. 

Dünya kendi teknolojilerini korumaya yönelik, siber saldırılar için uğraş göstermeye devam etsede bizim üzerimize düşen görev; sanal ortamda yaptıklarımıza daha dikkat etmek. Ticaret ortamında para ile yapacağımız her adımda geçici olarak kendimizi korumak için işlemlerimizi manuel'e almamız gerek. Para transferlerini cepten değil eskisi gibi talimat ile yapmak daha akıllıca geliyor.