• BIST
    115748
  • Dolar
    6,8612
  • Euro
    7,7521
  • Altın
    392,1350
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA

YAZARLAR

Galatasaray'ı bitirdiler

Aslında bu çöküş Polat döneminde başladı. Canaydın, dönemini 60 milyon borçla kapatmıştı. Benden yardım istemişti dört yıl koordinatörlük yapmıştım. Hastalığı onun görevden çekilmesine neden olunca, Polat’ın iktidara gelmesini istemiştik. Adaşının parasal politikasına hayır diyemeyen Polat, borcu 320 milyona çıkarmıştı. Kulübün 8. sıraya da inmesine neden olmuştu. İhtilal oldu, Aysal paraşütle iktidara getirildi. Kulübün sokağını bile bilmiyordu. Ona iyi bir yönetim oluşturmasını sağlamıştık. İşler de düzelmeye başlamıştı. Çok sürmeden başarılı kadrosunu emredebileceği bir ekiple değiştirdi. Elindeki 8’nci olan takımı Terim’le yeniden oluşturdu ve şampiyonluklar arka arkaya kazanıldı ve Aysal bu işleri kendi yaratmış zannederek Terim’le yolları ayırdı. Nedeni başkan olarak her yere hükmedebilmekti. İnanılmaz harcamaları istifa ederek ayrılmasına neden oldu. Önce altı aylığına Yarsuvat getirildi. Sonra da Dursun Özbek başkanlığında bir maceraya başlanıldı. Özbek kulüpçülüğün çok ötesindeydi. Acemilerden hükmedebileceği bir yönetim kadrosu oluşturması da felaketin geleceğinin habercisi olmuştu. Kulüpte para yoktu, kendisinde de yoktu. İnşaat sektöründen geldiği için aklı fikri Galatasaray’ın gayrimenkullerini değerlendirmekteydi, genel kurul izin verdi. Oradan gelen 500 milyonun 140 milyon zararla kırdırarak nefes almak istedi ama nefes alamadı. Güncel harcamalar için futbolcuların satışlarını ve diğer branşlarda bütçe indirimlerini planlayarak yürümeye çalıştı, o da olmadı. Basketboldaki mağlubiyetlere ilave futbolda da çöküş başlayınca olan oldu, şapka düştü kel göründü. Galatasaray’ın toparlanması çok zor bir döneme girildi. Bu dönemin altından Başkan Dursun’un kalkabileceğini zannetmiyorum. Kadrosundaki yöneticiler henüz bu işlerin düzeltilmesinde yardımcı olabilecek düzeyde olmamaları en büyük  eksiklik olarak sırıtıyor.. Emrinde olacaklardan oluşturulan yönetimler asla kulübün yükünü taşıyamazlar. Galatasaray’ın 14 yıl şampiyonluk göremediği dönemden kurtuluş kadrosunda ben de vardım, diğerleri Alp, Süren, Canaydın, Gürsoy, Kaptanoğlu, Selçuk, Özkan, Ali Kurt, oluşturuyordu. Başarılardan başarıya koşan, Avrupa’dan kupa getiren takım oluşmuştu, kasalar da parayla dolmuştu. Bugünkü konum zor toparlanacak durumdadır. Yapılacak hiçbir şey bu gidişi toparlayamaz. Yeni bir yönetim kadrosu oluşturularak seçime gidilse bile zor günler yaşayacağız. Galatasaray’da kasadan paraların kişilerin cebine akışı önlenmedikçe.

 

FLORYA’DA NELER OLUYOR

 

Sporcuların paralarını vaktinde ödemek çok önemlidir, Galatasaray’da uzun zamandır yapılamayan ödentiler her zaman olduğu gibi anarşi başlamasına neden olur. Disiplin biter, laubalilik hat safhaya çıkar. Ödenememenin sonunda sporcular isyan ederler, isyanlarını belirtmek için de Başakşehir maçında olduğu gibi oynarlar, onların böyle oynamalarının nedeni yöneticilerin tepkilerden korkarak parasal sorunu hallettiklerini bilmelerindendir. Futbolcuların isyanları en çok teknik direktörleri üzer sonra da taraftarları. Başakşehir maçından sonra Tudor’la futbolcular arasında bu nedenden tatsız olaylar yaşanmıştır. Sneider’la Tudor arasında başlayan savaş bence yönetimin Sneider’ın aldığı fazla paradan kurtulmak istemesinden kaynaklanmış olduğunu zannediyorum. Oynatma gitsin diyebilirler, yarın da aynı şeyi Selçuk için de yapabilirler yüksek ücret almak gönderilme isteği yaratabilir. Bunlar gidince bu takımın neler yapacağı bilinemez. Son maçta kulübede oturanların çoğunluğu ulusal takımlarda oynayanlar olması dikkat çekici olmuştur. Sabri ile Hakan o defansta olsaydı dört gol yemezlerdi. Hakan tek başına Adabayor’u bloke edebilirdi. Florya da ki en önemli yıkıcı olay orada teknik direktörlerin üç beş ayda bir değişmesidir. Takımın başarısızlığının nedenini teknik direktörmüş gibi göstermek yönetici ve başkanların kendilerini taraftarlardan korumanın tek yoludur. Galatasaray bu yöntemi uyguluyorlar, ama taraftarlar bu defa nereye saldıracaklarını biliyorlar, Tudor istifa diye değil yönetim istifa diye bağırdılar. Durum vahim teknik direktör futbolcu kavgasını daha çok çeşitli türde kavgalara neden olacağını düşünüp önlemler alınmalıdır. Basketbolda da isyan eden taraftarlarla kargaşa başlayabilir, ya da seyirci sayısı azalması yaşanabilir, Fenerbahçe kulübü ile yapılacak maçta mağlubiyet veya galibiyet alinde neler olacağını bu gerçeği yaşayarak göreceğiz Florya’da neler olacağının kulübün nerelere gideceğinin göstergesi olacaktır.

 

HAKEMLER

 

Hakemlerimiz bu hafta spor yazarlarını zora soktular. Yazacak bir eylemleri olmadı, hatalı düdük çalmadıkları gibi sahada hakem var mı yok mu anlayamadık. İşte bu beklediğimiz değişimdi. Avrupa’da düdükleri doğru çalanlar Türkiye’de gereğine köre çalışıyorlardı. Ofsayt ve penaltılarda verilen kararlarda bu hatalar yapılıyordu, bir de kart gösterimlerde görülüyordu. Gereksiz yere iki kart gösterilince futbolcular da tedirginlik başlıyordu. Oyun kalitesi de düşüyordu. Kolladığın takım varsa iki üç yanlış sarı kartla amacına ulaşıyorlardı. Son yıllarda sayıları artan bu tarz yaklaşımlardan yavaş yavaş hakemlerimizin uzaklaşıldığını görmekteyiz. Halk bilinçlendi, ufak bir kaç hareketten HAKEM in amacını anlar olduğundan artık bu hafta olduğu gibi ağız tadıyla maç izlemeye başladık. Temennimiz bu değişimin devamlı olması.

Doğan Sarıbeyoğlu Diğer Yazıları

Terim’le uğraşmayın

15 Eylül 2019

Galatasaray zorda

07 Eylül 2019

Galatasaray başarısız

27 Ağustos 2019

Futbolumuz güç kaybediyor

20 Ağustos 2019

Galatasaray’da karmaşa var

14 Ağustos 2019

Fatih Terim ve Galatasaray

07 Temmuz 2019