• BIST
    1112.68
  • Dolar
    7,5745
  • Euro
    8,9882
  • Altın
    475,8750
0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

Teşekkürler Recep Tayyip Erdoğan Devlet Bahçeli

Bıkmadan, usanmadan, ısrarla yazmaya devam edeceğim şey şu ki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ekonomi, bayındırlık, sağlık, maarif alanlarında yatırımları bir yana, kültür alanındaki yatırımları acil sayıp en ön sıraya almak zorundadır!

Ayasofya Camii’nin ibadete açılması hadisesinde son yaşananlara bakınız, Allah aşkına!

Tüm Hristiyan dünyası ve dahi tüm dünya ayağa kalktı bir kişi bile, ‘’Ayasofya Camii Türklerin tasarrufu altındadır ve istedikleri gibi kullanabilirler’’ diyen olmadığı gibi, bizim İslam Medeniyeti tarifi içerisindeki sözde devlet ve devlet başkanlarını da yanlarına alarak kin kusmaya başladılar, gidişat gösteriyor ki, artan oranda da kin kusmaya devam edecekler!

İşin acı tarafı şu ki, birileri bizim medeniyet tarifi içerisinde olduğumuz devletleri ve devlet başkanlarını yanlarına alıp saf tutarken, biz Ayasofya Camii’nin ibadete açılmasında ortak kadere sahip partiler ve parti genel başkanlarımızla aynı safta buluşamıyoruz!

Kaldı ki Ayasofya Camii’nin ibadete açılmasının ne anlam taşıdığını, bu ülkeyi yönetmeye talip olan bir siyasi parti ve kadrosu da bilmiyorsa vay halimize..!

Hele hele, bu parti bir de devletimizin kurucu Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın kurduğu CHP ise, vay ki vay..!

Bakınız, Cuma günü köyümün camisine Cuma namazımı eda etmek için gittiğimde nice CHP’lilerin yanıma bizzat gelip, ‘’Ahmet Bey, sık sık televizyonda izliyoruz sizi, ben CHP’liyim ama Ayasofya’yı ibadete açan Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum’’ diyenler oldu!

Kaldı ki, CHP’nin Cumhurbaşkanı ve genel başkan adayı olmuş Sayın Muharrem İnce’nin, hem de cemaatin arasında saf tutmuş olması, CHP içerisinde nasıl bir mücadelenin yaşandığının da göstergesidir!

Peki, tabanında bu hassasiyet olmasına rağmen, nedir, CHP’yi bu duruşa sevk eden?

Tek kelimeyle Marksist, Leninist, Stalinist silahlı ayrılıkçı terör örgütleri tarafından işgal edilmiş olması ve bu işgalin tek gayesinin de bu milletin kültürel bağışıklık sistemini zayıflatmak olmasıdır!

Kullandığı en önemli silah da kültürün dili sanat olmuştur ve bugün ülkemizdeki ayrışmayı, işte bu silahla yapmışlardır, yapmaktadırlar, yapmaya da devam edecekler!

Dün, televizyon ekranından Ayasofya Camii’nin ibadete açılışını seyrederken, kimler geldi kimler geçti gözümün önünden..!

Merhum Osman Yüksel Serdengeçti, merhum Necip Fazıl Kısakürek, merhum Necmettin Erbakan, merhum Alparslan Türkeş mi desem..?

Alperenleri Ayasofya Camii’nin ibadete açılması için nümayiş yaptığında, bugün CHP’yi işgal eden malum terör örgütünün himayesindeki medyanın kopardığı yaygara karşısında dimdik duran ve Alperenlerini alınlarından öpen merhum Muhsin Yazıcıoğlu mu desem..?

İzmir’de gerek Bizim Ocak gerekse Nizam-ı Alem Ocakları döneminde, İzmir Hisar Camii önünde yan yana, ‘’Ayasofya kır zincirlerini’’ sloganı attığımız, 12 Eylül Cuntası tarafından idam cezası verildiğinde idamdan yaşı küçük olduğu için kurtulan, ebediyete intikal etmiş olan Ali Aksakal mı desem..?

Evet, bu neslin babalarından aldığı emaneti, mecburiyet bellemiş olan bu neslin, hepimizin bir şekilde bir başarı hikayesine bir taltife ihtiyacı vardı ve bu nesil bugünleri, ölmeden görmeliydi!

Bize, bizim neslimize bugünleri hediye eden Zat-ı Devletleri Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve baba yarımız ağabeyimiz MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli Bey’e şahsım, neslim adına teşekkürlerimi arz ediyorum!

Aslolan bundan sonrasıdır!

Yani, nesillerimizin saflarını sıkı tutmalarını sağlayıp, onların arasına fitnenin, şeytanın girmesine engel olmak!

Bu da kültürel bağışıklık sistemlerini güçlendirmek, aidiyet duygularını geliştirmekle olur!

İlacı da sanat...sanat... sanattır..!

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları