• BIST
    1060.59
  • Dolar
    7,3324
  • Euro
    8,6134
  • Altın
    477,9030
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA

YAZARLAR

İstanbul ölüyor!

Dünyanın neresinde ecdadımızın tırnağının bir parçası , elinin kiri varsa onu alıp getirmek her bir Türk evladı ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşının vazifesidir!

Kaldı ki, çağ açıp çağ kapayan, Konstantinopolis’i İstanbul yapan, Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa ‘nın (sav)müjdesine mazhar olmuş Fatih Sultan Mehmed Han’ın cemalinin çizildiği tablo açık arttırmaya çıkarılmışsa, onu almak bizim boynumuzun borcudur!

Sadece Türk-İslam Medeniyeti’nin tarihi simaları, tarihi ve kültürel zenginlikleri değil, 1071’den bugüne olduğu gibi ilelebet de Türk vatanı kalacak olan Anadolu’nun en ufak tarihi, kültürel değerini getirmek de devletimizle, milletimizle vatan borcumuzdur!

Dolayısıyla da hele hele İstanbullu ve İstanbul Belediyesi, Fatih Sultan Mehmet Han’ın İtalyan ressam Bellini’nin çizdiği tablosunu almalıydı, aldı!

Asıl olan şu ki, ecdadımıza ait bu tablonun açık arttırmaya çıktığını duyup da almamak, abesle iştigaldir!

İBB’de kimse şahsi parasını kullanmamış, Belediye milletin parasıyla tabloyu satın almıştır!

Kısacası İtalyan Gentile Bellini’nin çizdiği Fatih Sultan Mehmet Han’ın cemalinin bulunduğu tabloyu asil Türk Milleti satın almıştır!

Gelelim asıl mevzuya...

Efendim, malum dünyayı titreten, insanlığın her türlü işini alt üst eden Corona süreci başladığı günlerden itibaren memleketim Ordu’dayım.

Hem seyahat izninin çıkması, hem de işlerimden dolayı tuttum İstanbul’un yolunu ve dört gün boyunca İstanbul’da kaldım, İstanbul’un haline de şaşakaldım!

Hele hele, 1996 yılından bugüne Istanbul’da yaşayan, İstanbul’un gerdanlığı Haliç’in eski kokusunu bilip, bir de Haliç’in nasıl temizlenerek etrafının nasıl bir cazibe merkezi haline getirildiğine şahit olmuş biri olarak Haliç’in halini görünce midem bulandı!

İnanınız Haliç’in kokusu değildi midemi bulandıran, yirmi küsur yıldır emek verilerek cazibe merkezi haline getirilmiş Haliç’in, bu kadar kısa zamanda rengini değiştiren, kenarından geçenleri burunlarını kapatarak geçecek hale getiren zihniyettir, benim midemi bulandıran!

Şahsi aracımı kullanmadan sokak sokak İstanbul’u gezmek için Hacıosman’dan metroya binmek için yürüyen merdivendeyken duyduğum metalik sesler, ancak seyrettiğim filimlerden tanıdığım ölü şehirleri aklıma getirdi!

Sadece Hacıosman’daki merdivenler değil, Fatih Emniyet çıkışında da aynı sesleri duyduğumda, seçim öncesi vaatler bir de son günlerde, seçim öncesi vaat edilen diyetleri ödemek için son günlerin 5 bin taksi tahsisi gayreti geldi aklıma ve içim acıdı!

Her ne olursa olsun şiirlere, şarkılara konu olan, cıvıl cıvıl , atılan her adım umuda atılan adım olan İstanbul sokaklarında bir mahzunluk kol geziyordu adeta!

Sadece Anadolu insanının değil, dini, dili ne olursa olsun, bütün umudunu yitirenlerin umudu olan İstanbul!

Şimdilerde, nefes borusu Haliç’inden nefes alamayan, kanı canı olan İstanbulluyu vücudunda dolaştıran metrosundan öksürük sesleri gelen İstanbul!

Sanki İstanbul’a Corona bulaşmış nefes darlığı çekiyor ateşi yükselmiş öksürüyor!

Buradan, başta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, özellikle de, “İstanbul benim kara sevdamdır “ diyen Zat-ı Devletlerine seslenmek istiyorum!

Cennet mekan Fatih Sultan Mehmed Han’ın emaneti olan İstanbul’a, bir an önce test yapılmalı ve İstanbul karantinaya alınmalı!

Benden demesi, İstanbul ölüyor!

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları