• BIST
    1776.41
  • Dolar
    12,4902
  • Euro
    14,1202
  • Altın
    713,0510
0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

Yetim öksüz babası Kazım Karabekir Paşa

Bundan tam 101 yıl önce bugün, 28 Eylül 1920'de, Türk tarihinin büyük kumandanlarından merhum Kazım Karabekir Paşa, Doğu Harekatına başlar!

Neden mi önemliydi Doğu Harekatı?

Doğu Anadolu'nun, Ermeni Taşnakları'nın eline geçmesinin önüne geçmişti de ondan...

Doğu Harekatı sonucunda, Musa Kazım Karabekir Paşa, Ermeni Taşnakları Gümrü'ye kadar kovalamış ve Gümrü Anlaşması yapılmıştır!

Gümrü Anlaşması'nın önemi nedir, derseniz, Gümrü Anlaşması, bir nevi, Misakı Milli sınırlarının kısmen de olsa gerçekleşmesidir!

Peki, kimdir bu Musa Kazım Karabekir Paşa?

Buyurun...

Cihan harbi bitmiş, 600 yıllık imparatorluk bir bir paylaşılmakta. Halkın maddi ve manevi birikimi savaş boyunca harcanmış, ağır savaş ortamında bulaşıcı hastalıklar da baş göstermiştir. Kayıpların ağır yaşandığı savaş ortamlarından biri de Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgesidir.

Elden giden vatan, toparlanmaya çalışılır. Yurdun ileri gelen vatanseverleri, bütün gayretlerini Anadolu'nun kurtuluşu için sarfeder.

Savaş, sadece yetişkin eli silah tutan erkeklerin can verdiği sahadan ibaret değil, bundan daha fazlasıdır. Savaştan herkes payına düşen acıyı fazlasıyla alarak, analar evlatsız, evlatlar kimsesiz kalır. Darmadağın ortamdan kurtulabilen birçok yavru da anne ve babalarını kaybetmiş bir durumda orada burada sefalet içinde perişandır.

Uzun yıllar devam eden savaşta, yıkımlarını en ağır şekilde yaşayan bu mazlum çocuklar sahipsizlikten ağaç yapraklarını yiyerek, kuytu, yıkık dökük sokaklarda yaşamak zorundadır.

Tam da bu günlerde bir yiğit, kendini, gayretini, zamanını ikiye ayırır. Kahramanca çarpışarak müdafaa ettiği topraklarda şahit olduğu vahşetlere dayanamaz. Yetim ve öksüz kalan çocuklara sahip çıkmayı görev edinir.

O yiğit, Milli Mücadelenin emsalsiz kahramanlarından Kazım Karabekir Paşadır.

Sokaklarda ormanlarda aç sefil halde hayata tutunmaya çalışan çocukları gördükçe yüreği parçalanır. Askeri faaliyetleri sürerken kol kanat gerer onlara. Doğu'nun bütün vilayetlerinde kimsesiz ve bakıma muhtaç çocukların toplanması emrini verir. Doğu'nun her bir yanından kimsesiz çocuklar Erzurum'a getirilir.

Zavallılar sevinçten bağrışırlar, dualar ederler, Kazım Paşanın etrafından ayrılmak istemezler.

Çocukları himayesi altına alan Paşa, onlara bir yandan okuma yazma öğretip diğer yandan da ayrıldığı sanayi koluna göre, kunduracı, saraç, terzi çıraklığına başlatır.

Paşa, bütün Doğu'da ve özellikle alay gazinolarında, çocuk toplama merkezleri açar. Bakımsız ve kimsesiz çocuklar bu yuvalarda temizlenir, giydirilir, beslenir.

Paşa, bu merkezlerdeki çocuk sayılarını devamlı olarak takip eder ve bu çocukları toplu bir şekilde Erzurum'a aldırır.

Himaye edilen çocukların kimlikleri bulundukları yerlerde tespit edilir. Bazen bu yavruların aileleri bulunur, eğer ailelerinin maddi durumları yerinde ise çocuklar kendilerini toparlamış, okuma yazma ve biraz da sanat öğrenmişlerse, çocuklar ailelerine verilir.

Cepheden ve cephe gerisinden toplanan çocuklar arasında, subayların ve memurların, kimsesiz çocuklarının da bulunduğu mevcut sayı bine ulaşır.

Karabekir Paşa, bir araya getirilen çocukların bazılarına yatılı askeri okul açma fikriyle Harbiye Nezareti'ne teklifte bulunur. Yaşları küçük çocuklara ise vatanın dört bir yanından gelen kadın bakıcılar yardımcı olur.

Karabekir Paşa'nın önemli bir kaidesi vardır, çocuk ne yapabiliyorsa onu kendi yapmalıdır. Harika bir beden terbiyesi verildiği gibi sıhhatleri de iyileştirilir. Kimsesiz çocuklar için açılan okulların yüksek vasfı etrafta yayıldıkça, bu okullara karşı büyük ilgi duyulur. Paşa, minik yavruları yakınında ister ve bu amaçla oturduğu yere yakın bir bina hazırlatır.

Doğu'nun küçük sağlıkçı, baytar, ebe, dişçi ve memurlara ihtiyacı vardır. Paşa, bu çocuklara bol eğitimci ve malzemeli kurslar açarak eğitim verir ve iş sahibi olmalarını sağlar. Ayrıca Paşa, mıntıka dahilindeki okulları birer alay haline getirerek çocuklar ordusu teşkilatını oluşturur. Erkek çocuklara verilen dersler, kılıç ve meçle vuruşma, tahta bomba atmak, gerçek silahlarla atış, makineli tüfek kullanma talimleri, ata binmek bisiklet kullanmaktır. Kız çocuklara, yara sarmak, hasta ve yaralılara bakmak, ilk müdahaleyi yapma ve taşıma dersleri verilir. Alayda mevcut 1650 çocuk vardır.

Uzun yıllar savaş boyunca nitelikli ve eğitimli insan nüfusunu bir hayli azalttığını çok iyi bilen Paşa'nın tüm çabası, savaşın ağır tesirlerinden etkilenmiş toplumda nitelikli kimsesiz genç nüfusu kaderine terk etmek yerine onları yetiştirmeyi vatanına ve milletine faydalı bireyler olarak kazandırmak olur. Paşa, kimsesiz çocuklarından vatana mutlu, güçlü ve çalışkan binlerce vatandaş kazandırır.

Tarih onu, yetimler ve öksüzler babası olarak yazar.

Allah ondan binlerce kez razı olsun!

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları