• BIST
    1910.41
  • Dolar
    13,7194
  • Euro
    15,5684
  • Altın
    786,5300
0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

Geç de olsa devletimiz gelecek mi?

Elimde olsaydı, bugün bu köşeye simsiyah bir mürekkep dökerdim!

Tüm beyazlara, hatta tüm bembeyaz yağan kara inat, her yanı simsiyaha boyardım!

Hani, karanlık saklar ya her şeyi!

Gece gibi!

Gökyüzü karanlık, dağlar karanlık!

Gökyüzünde bırakın ayı, bir tek yıldız bile kalmasın!

Neden biliyor musunuz?

Hiç kimseyle göz göze gelmemek için..!

Maazallah, bugün birileriyle bir şekilde göz göze gelirsem..!

Yok yok, ben bugün hiç kimseyle göz göze gelmemeliyim!

Kimse de kimseyle göz göze gelmemeli!

Hadi, göz göze geldik diyelim, birbirimizin gözlerine kaç saniye, kaç dakika bakabilecek? Kaçımız, karşımızdakinin gözünden gözlerini kaçırmadan bakabilecek?

En acımasız soruları gözler sormayacak mı?

Önce kendime sonra da önüme gelene soracak, o kadar çok sorularım var ki!

Mesela, o gün kim ya da kimler, "Alperenler , ülküdaşlar dağlardan aşağıya inin" dedi?

Kim, dedi de biz kandık?

Kime, kimlere güvendik de kandık?

Ne vardı ki ucunda?

Ölüm..?

Kimin dediğine bakmadan indik de peki, şimdi yaşıyor muyuz?

İnsanlarla göz göze gelmemeye çalışarak yaşamak, yaşamak mı?

Sahi, biz o gün, o dağlardan neden indik aşağıya?

Mesela, O, bizim yerimizde, biz O'nun yerinde olsaydık, O, bizi bulmadan iner miydi dağlardan?

Hayır!

Hayır!

Hayır!

İnmedi de!

Hangimiz darda olsak ilk duyan, ilk gelen, -kimimizin Muhsin Abisi, kimimizin Muhsin Başkanı- o oldu!

Peki, biz o gün, neden indik Keş Dağı'ndan aşağıya?

Yok mu bir ağabeyimiz, yok mu bir başkanımız cevap verecek?

Şimdi hatırladım, "Devlet görevlilerine zorluk çıkarmayın! Devlet görev başında, devletimize güvenin" demişlerdi onlar!

O devlet için, candan yardan geçip, uğruna vazgeçtikleri devleti C 5'lerde tanıyan ağabeylerimiz, başkanlarımız..!

Hadi, biz Mamak C5 yıllarında çocuktuk, oysa sizler koca koca adamlardınız!

Neden?

Neden?

Neden, "Dağlara... Her Ülkücü Keş Dağı'na" demediler!

Pardon !

Devlet vardı değil mi?

Devletimiz..!

Doğru, O da hep, "Devletim, devletim, devletim" dedi, bir kez devletine ihtiyaç duydu, o devlet yoktu!

Biz de devletimiz dedik, hala kaç mahkeme kapısında umutla devletimizi bekliyoruz! Kimselerin, hatta birbirimizin bile gözlerine bakamadan..!

Ne dersiniz, geç de olsa devletimiz gelecek mi?