Ahmet Yenilmez


Yayın Tarihi:

03 Kasım 2022 Perşembe 07:20:00

DİKKAT TEKNOLOJİ ÇARPABİLİR!

Yüz yıldır, önce kitaplarla daha sonra filmlerle, sanatçılar, geleceğe yönelik bir çok çıkarımda bulundu. Kimisi ütopik bir gelecek çizdi, kimisi ise distopik bir gelecek... Seneler geçtikçe teknolojinin de ilerlemesi ile bazı çıkarımlar, neredeyse birebir denecek seviyede gerçekleşti. Robotların insan hayatına dahil olması, hologram teknolojisi ile görüntü oluşturma, canlıların genetiği ile oynayarak hibrit canlılar geliştirme gibi bir çok konu yavaş yavaş hayatımızın içine sokuldu. Gelişen teknolojinin öyle bir yanı vardı ki, kimin elinde olduğuna göre ya bir ütopya yaratacaktı yada bir distopya... Nereden çıktı bu konu derseniz; 1 Kasım 2022 tarihli Polis Akademisi Polis Amirleri Eğitimi Merkezi 6. Dönem Mezuniyet Töreni'ni izledikten sonra bu yazıyı kaleme alma ihtiyacı hissettim.

Gelişmiş ülkeler, vatandaşlarının konforunu daha kaliteli hale getirmek için teknolojinin nimetlerinden oldukça faydalandı. Fakat, bunun tersi yönde hareket eden ülkeler yok mu? Tabii ki var. Mesela Çin, dijital teknolojinin tüm olanaklarını insanları üzerinde uygulamakta. Meşhur sosyal kredi sistemi, hem yüz tanıma sistemi hem de yapay zeka ile tam entegre olmuş bir sosyal kontrol sistemidir.

Yaşadığınız hayatın her yerine yerleştirilmiş kameralar ile attığınız her adım dikkatli bir şekilde izleniyor. Sizi yüzünüzden, yürüyüşünüzden, hareketlerinizden tanıyacak ve algılayacak olan sistem, yapay zeka ile oluşturulmuş bir dataya sizinle ilgili tüm bilgileri aktarıyor. Devlete karşı yapmış olduğunuz tüm hareketler değerlendiriliyor ve puanlanıyor. İnsanların birbirini puanlaması, sistem içinde var mı bilmiyorum. Lakin, Çin Devletine göre, olumsuz olan davranışlarınız belli bir puanın üzerine çıkarsa, hayatınıza bir takım müdahalelerde bulunuluyor. Ve böylesine bir sistemde bu müdahalelerden kaçılamıyor. En fazla ne olabilir diyenleri, duyar gibiyim. Eğer negatif puanınız yeterince yüksekse, devlet size artık şirinleri görme vakti geldi diyor. Bakalım neymiş bu cezalar;

Seyahat yasakları: Çin Ulusal Kamu Kredi Bilgi Merkezi tarafından yayınlanan 2019 yılına ait raporlarda, düşük sosyal kredi puanı nedeniyle 23 milyon kişinin uçak ve tren seyahati engellenerek, kara listeye alındıkları anlaşılıyor.

Okul Yasakları: Sosyal kredi puanı düşük olan ailelerin çocukları için, belirli okullara girişler zorlaşıyor. 2018 yılında babasının borçlu olarak kara listede gözükmesinden dolayı bir öğrencinin üniversiteye girmesine izin verilmedi.

Daha Fazla Denetime Tabii Tutulma: Düşük puanlı işletmeler ve insanlar daha fazla denetime ya da devlet kontrolüne tabii tutulabiliyor.

Puanların Halka Açıklanması: Hükümet, düşük puanlı kişilerin listesini halka açık bir şekilde paylaşıyor. Bu da düşük puanlı işletmelerin yeni iş birliklerini ve ortaklıklarını olumsuz yönde etkileyebileceği anlamına geliyor.

Buradaki en önemli husus, devletin politikaları ile çelişmemek oluyor. Mesela, Doğu Türkistan hakkında fikir beyan ederek durumu eleştiren bir kişi, sizce bu cezalardan kaçına tabi tutuluyordur? Etik olarak, Doğu Türkistan meselesini dile getirip zulmü eleştirmek suç mudur? Vicdan sahibi herkes, haktır diyecek, lakin söz konusu devletin gözünde bu ciddi bir suç.

Kullanılan ve kullanılacak teknolojilerin, nelere sebebiyet vereceğini iyi değerlendirmek lazım. Düşünsenize, Fetö' nün ( Fetullahçı Terör Örgütü) devlette kadrolaşabildiği dönemlerde, elinde böyle bir güç olsaydı, neler yaşanırdı?

Sözü daha fazla uzatmadan, konuyu daha iyi anlayabilmeniz için, sizlere Black Mirror dizisinin 3. Sezonunun 1. Bölümü olan "Nosedive" bölümünü izlemenizi öneririm. Ki, orada bile mevzu hafif anlatılmış. Emin olun, izlerseniz, ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız.