0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA

YAZARLAR

AİLE

Merve Tıraş; "Cumhurbaşkanımız ve tüm yetkililere seslenmek istiyorum. Ben genç evlilik mağduru Merve Tıraş. Eşimle 2011 yılında kendi isteğim ve arzumla yuva kurdum. Şimdi 5 yaşında bir kız evladım var. Dokuz yıl sonra kamu davasından eşime 12 yıl ceza geldi. Ben kızımla dışarıda çok zor hayat şartları ile mücadele ediyorum. Geçindirmem gereken bir evim, bakmak zorunda olduğum bir çocuğum, cezaevinde bakmakta olduğum bir eşim var. Aslında bu cezalar eşlerimize değil, biz kadınlar ve çocuklara verildi. Lütfen Allah rızası için resmi nikahlı eşimi, çocuğumun babasını evine gönderin..."

Necla Demir; "Eşim Ersin Demir'le 15 yaşında severek ve isteyerek evlendim. 3 tane evladımız oldu. Mutlu bir yuvamız vardı. Ta ki kamu davası cezası gelip yuvamızı yıkana kadar. Benim resmi nikahlı eşim şu anda benim tecavüzcüm olarak sayılıp cezaevinde yatıyor. 3 yıldır ceza evinde. Buradan sayın Cumhurbaşkanıma, Adalet Bakanıma sesleniyorum; biz kötü bir şey yapmadık. Sadece genç yaşta evlendik. Allah rızası için 8 bin ailenin 16 bin evladın feryadını duyun. Seslerimizi duyun..."

Şükriye Orhan; "Beni korumak için bu yasayı çıkaran ve eşime hüküm verenlere buradan seslenmek istiyorum; Beni dışarıdaki kötülüklerden, bu zor şartlardan beni kim kurtaracak? Bu vebalin altından nasıl kalkacaklar? Eşim içeri girdiğinde 4,5 aylık olan kızım şu anda 5,5 yaşında. Babasının yanına gittiğimiz zaman, ben babasından onu zor koparıyorum. Boynuna atlıyor. Çocuk öğrendi artık, gardiyan gelince babasının yanına, babasını bırakmak istemiyor. Gardiyan ne yapsın mecburiyetten kolundan tutup götürüyor. Biz gerçekten zor şartlar altında bir yandan geçim sıkıntısı, bir yandan 3 çocuk, bir yanda eşimize yetme çabası. Geçinemiyoruz. Benim kimsem yok çocuklarımı emanet edip gidip çalışabileceğim. Ben yetemiyorum. Biz maddi manevi çöküntüdeyiz. Biz tükendik artık, bizim psikolojimiz mahvolmuş durumda..."

Hepsini yazmak istesek ne gazete sayfaları ne de takatimiz yeter. Birileri bunları bırakın yazmayı okumayı, en acı şekilde yaşıyor. Genç yaşta evliliğin doğrusuna yanlışına girilirse, işin işinden çıkılamıyor. Ne iktidar ne de muhalefet bu tartışmaların içerisinde bile bulunmak istemiyor. Bir kanun çıkmış olabilir. Daha önce gerçekleşmiş evliliklerde, hele ki birbirlerini seviyorlarsa ve düzgün bir evlilik, aile hayatı yaşıyorlarsa, neden bu bozulur? Birisi şikayetçi olursa, ona göre hareket edilir. Mutlu olan anne baba ve çocuklar neden cezalandırılır?

Birileri sürekli birey dese de biz ısrarla aile demeye devam etmek zorundayız. Başka çaremiz yok. Anne ve baba eksikliği aile olmayı görmemiş, öğrenememiş ve bilmeyen bir nesle götürüyor. Ailenin olmaması demek, millet kavramını dahi tehlikeye sokuyor. Öte yandan maneviyatı ailesinden bilecek olan nesiller yok oluyor. Evin direğini alırsanız, kaç sarsıntıya dayanabilir. Sayı da az değil. Bunca kültürel, ahlaki, manevi dezenformasyonun ortasında gün geçtikçe evlenmeye korkan insan sayısı artarken, bir de kurulmuş ve tutunabilmiş ailelere müdahale, durumu nereye götürür? Bu gün bu ülkede, bu ailelere bakıp, doğru olan budur diyecek, bir hukukçu var mıdır? Yok mu bunun bir yöntemi, son takatıyla yardım çığlığı atan kadınların, çocukların sesini duyacak hukukçularımız, bu gündemi en yukarılara taşıyacak kadın sivil toplum kuruluşlarımız, bu sesleri duyuralım!

Toplumun en büyük kurumunun, en küçük kurumuna sahip çıkması şart. Aile önemli...

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca hazırlanan aydınlatma metnimizi okumak için buraya, mevzuata uygun çerez politikamızla ilgili detaylı bilgi almak için buraya, gizlilik politikamızla ilgili detaylı bilgi almak için buraya tıklayabilirsiniz.
closeX
<<<<<<< Updated upstream >>>>>>> Stashed changes