Saatleri kurmalı mı pillemeli mi?

Yayın Tarihi: 30 Mayıs 2024 Perşembe 21:20:00

Güncelleme Tarihi: 30 Mayıs 2024 Perşembe 21:20:00

Saatini dinle sana söyleyecekleri var...

günes.com.tr/ Esma Nur Ülker

ABONE OL

Tik tak tik tak...

Her şey yolunda

Tak .... tak .... tik

Bir şeyler yolunda değil

ESKİDEN SAATLERİN DE KALBİ VARDI

Kalp atışına benzer bir sesi bile vardı hatta zembereğinin. Ara sıra kurulma ihtiyacı olurdu, tepesi atardı. İlgi, alaka, emek isterdi zaman. Saatin kurulma vakti gelince hızla geçen onca zaman gelirdi insanın aklına. Zaman üzerine düşünmek için bir fırsattı zemberekli saatler.

SAATİN ENERJİSİ BİTTİĞİNDE DURUR, AÇILDIĞINDA BIRAKTIĞIN YERDE BULURDUN

''Zamanın akışında toparlar'' sandıklarımızın, emek vermediğin sürece bıraktığın yerde kaldıklarını hatırlatırdı insana. Daha kötüye gitmez gibi görünür bu duruş ama zaman ilerledikçe geride kalır telafi etmediğin her aksaklık. Geçen zaman emek vermediğin, kıymetini bilmediğin her şeyin senden uzaklaştırıldığını hatırlatırdı.

ASLINDA ZAMAN NE ACIMASIZDI NE DE İYİLEŞTİREN

Zaman sadece aynaydı. Sana senin gibi davranan dürüst bir ayna... Zemberekli saatler de bu aynayı işaret eden güzel bir uyarıcı...

Akıp giden zaman nerede yanlış yaptığımızı görebilmemiz için biraz fazla hızlı. Aksaklık olmadan durup düşünme fırsatı olmaz. İnsanoğlu iyiye alışır, aksaklık durup düşünme fırsatı verir. Zaten bu yüzden tik tak sesine çok alışığız. O kadar alışığız ki duvardaki o gürültülü tik tak sesini bile unuturuz.

Ritim bozulmalı bazen. Aynaya bakma zamanımızın geldiğini fark etmek için...

PİLLİ SAATLER ÇIKTIKTAN SONRA ARTIK NE ZAMANI FARKEDER OLDUK NE AKSAKLIĞI

Emek vermeyi de unuttuk. Saatin işini günün belirli vakitlerini numaralandırmak ve bunu bildirmesinden ibaret sandık sadece. ''Ne güzel pillisi çıkmış, ayar istemiyor saat saatliğini biliyor'' dedik kapıldık bir hataya.

SAATLE OLAN BAĞIN KOPMASI İNSANIN İNSANLA VE HAYATLA OLAN BAĞININ KOPMASININ BİR TEZAHÜRÜYDÜ

Saatine emek vermemek nasıl kolay geldiyse, insana emek vermemek de o denli kolay geldi. Tahammülsüzleştik, müsamaha ve sabır veda etti bize. Veda etti diyorum çünkü biz onlara sahip değildik, beraberdik. Çağımız hızlı tüketmeye ve alternatife alıştı. Vefa da artık müsaade istedi haliyle.

Dedelerimizden bize hatıra, emanet bir saat kalmayacak artık.