Yılmaz Vural, Lig Radyo'da Musa Mutlu ile Serbest Oyun'a konuk oldu: Dünyada başarısız antrenörler görevi bırakıyor

Yayın Tarihi: 13 Ağustos 2026 Perşembe 15:20:00

Güncelleme Tarihi: 13 Ağustos 2026 Perşembe 15:20:00

Yılmaz Vural, Lig Radyo'da Musa Mutlu ile Serbest Oyun programına konuk oldu. Türk futbolunun tecrübeli ve renkli isimlerinden Yılmaz Vural; antrenörlük kariyerinde karşılaştığı vefasızlıklardan Türk futbolunun yapısal krizlerine kadar pek çok konuda sert açıklamalarda bulundu.

HABER MERKEZİ

ABONE OL

Türk futbolunun tecrübeli ve renkli isimlerinden Yılmaz Vural, Lig Radyo'da Musa Mutlu ile Serbest Oyun programına konuk oldu. Deneyimli teknik adam; antrenörlük kariyerinde karşılaştığı vefasızlıklardan Türk futbolunun yapısal krizlerine kadar pek çok konuda sert açıklamalarda bulundu.

"SARIYER'DE FATURA BANA KESİLDİ"

Sarıyer Kulübündeki ayrılık sürecine ve Kulüp Başkanı Ahmet Emre Yaldız'ın tutumuna değinen deneyimli teknik adam, haklı olduğu hâlde taraftarın ve kamuoyunun önüne hedef olarak atıldığını belirtti. Yanlış yönetim kararlarının faturasının kendisine kesilmesini eleştiren Vural, "Sözleşme yapmışsın, beni istemişsin; ayrıldıktan sonra paramı ödemeyip beni Sarıyer halkına kötülüyorsun. Kendi yaptığın hatayı kulübe ve bana mal edemezsin. Benim gibi bir ismin şu an boşta olması, çalışmıyor olması bu sistem için bir ayıptır." ifadeleriyle tepkisini dile getirdi.

"OYUNCUNUN İSMİNİ SÖYLEYEMİYOR DİYE HOCA GÖNDERİLİR Mİ?"

"Çok sert çalıştığı için eleştirildiğini belirten Yılmaz Vural: "Bir insan çalışıyor diye bir yerden yollanır mı? 40 yıldır hocalık yapıyorum, ilk kez bu durumla karşı karşıya kaldım. Oyuncunun ismini söyleyemiyor diye hoca gönderilir mi? Papy Djilobodji'yi telaffuz etmekte zorlandım. Djilobodji'yi annesi bile söyleyemez. En zor isimleri bile telaffuz ediyorum ama bazen ben de zorlanıyorum ki bu da normal. Bu yüzden hoca gönderilir mi? Saçma bir şey bu." dedi.

"SARIYER HALKINA KÖTÜLÜYORLAR"

73 yaşındaki çalıştırıcı, Kulüp Başkanı Ahmet Emre Yaldız hakkında şu ifadeleri kullandı: "Ben kendisini seviyorum, güzel insan ama çok heyecanlı. Benden eşofmanları istiyor. Sözleşme yapmışsın, beni istemişsin; sonra ben ayrıldıktan sonra o parayı bana ödememişsin. Beni haklı buldular. Şimdi burada beni neye şikâyet ediyorsun? Kim kime para hediye eder? Sen bu sözleşme şartları yerine getirmeyeceksen o zaman niye yapıyorsun? Kimseden ekstra bir talebim olmadı. Hatanın karşılığında beni Sarıyer halkına kötülüyorsun. Yapma Ahmet'im, güzel adamsın. Ben Sarıyer Kulübünün üyesiyim. Sen kendi yaptığın hatayı Sarıyer'e mal ediyorsun, bana değil." dedi.

"YABANCI TEKNİK ADAM AİDİYETİ YANSITAMAZ"

Açıklamalarında Türkiye Futbol Federasyonunu ve A Millî Takım'daki yabancı antrenör tercihini de sert bir dille eleştiren Vural, yerli teknik adama verilen değerin yetersizliğine dikkat çekti. Vincenzo Montella üzerinden millî takım tercihlerini sorgulayan tecrübeli çalıştırıcı, İstiklal Marşı okunurken yabancı bir teknik adamın o millî aidiyeti ve duyguyu sahaya yansıtmasının mümkün olmadığını savundu. Dünyada başarısız olan antrenörlerin görevi bıraktığına işaret eden Vural; Türkiye'de ise başarısızlığa rağmen teknik adamların koltuğunun korunduğunu vurgulayarak Türkiye Futbol Antrenörleri Derneğinin (TÜFAD) teknik adamların haklarını savunmak yerine süreci sadece izlemekle yetindiğini belirtti.

"EN BÜYÜK SORUN YÖNETİCİLER"

Türk futbolundaki çöküşün ve tribünlerdeki gerilimin temel sebebinin liyakatsiz yöneticiler olduğunu vurgulayan Yılmaz Vural, spor kültürünün gerilediğine dikkat çekti. Federasyon ve kulüp yönetim kurullarında futbolu bilen insanların yer almadığını, kararların analizlerle değil tavsiyelerle alındığını belirten deneyimli teknik adam, yöneticilerin kullandığı dilin taraftarları kutuplaştırdığını söyledi. Eskiden rakip taraftarların dostça yan yana maç izlediği ve bilet kuyruklarında paylaşımlarda bulunduğu günlerin geride kaldığını hatırlatan Vural, "Dünyanın en güzel sosyal olayını ne yazık ki çok kötü yönetiyoruz." diyerek futbol camiasını özeleştiri yapmaya davet etti.