Çini sanatının destanlaştığı şehir: Semerkant

Yayın Tarihi: 16 Ağustos 2023 Çarşamba 17:30:00

Güncelleme Tarihi: 16 Ağustos 2023 Çarşamba 17:30:00

Özbekistan'ın ikinci büyük şehri Semerkant, çini sanatının ilmek ilmek işlendiği mavi kubbeli camileri, medreseleri ve türbeleriyle ziyaretçilerini ağırlıyor.

Orta Asya'nın kalbi konumunda bulunan ve Tarihi Büyük İpek Yolu güzergahında yerleşen Semerkant, milattan önce 8'inci yüzyıla dayanan köklü tarihini yansıtan binden fazla kültürel yapıya da ev sahipliği yapıyor.

Semerkant, Türklerin ata yurdu olmasının yanı sıra Türk-İslam medeniyetinin doğduğu topraklar olarak da biliniyor.

UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine alınan Semerkant, Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü tarafından 2023 Dünya Turizm Başkenti olarak ilan edildi.

Türk tarihinin kadim izlerine rastlanan ve bir dönem ilim merkezi olarak da bilinen kentte, çini sanatının ilmek ilmek işlendiği mavi kubbeli camiler, medreseler ve türbelerindeki estetik görünüm ziyaretçilerin beğenisini kazanıyor.

Tarihi kent, Orta Çağ'da inşa edilen mavi kubbeli camileri ve medreseleri, çinilerle süslenmiş kervansarayları ve göğe uzanan minareleri ile dikkati çekiyor.

Semerkant'ın simgesi ise tarihi Registan Meydanı olarak biliniyor. Çini sanatının en güzel örneklerinin sergilendiği meydanda, Uluğbey Medresesi, Şirdar Medresesi ve Tillakari Medresesi yer alıyor.

Bibi Hatun Camisi ve Türbesi, Ahrar Camisi, Hz. Hızır Camisi, Emir Timur Türbesi de kentteki önemli yapıların başında geliyor.

Tarihi şehri ziyaret eden turistler, lezzetli et yemeklerini tüketirken, hediye olarak da semaver ve ipek halı alıyor.

"ATA YURDUMUZ EVLATLARINI BEKLİYOR"

Türkiye'den Özbekistan'a seyahat için giden Hamit Demir, arkadaşlarıyla uzun zamandır planladıkları ziyareti gerçekleştirmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Ülkedeki özellikle çini sanatına hayran kaldıklarını anlatan Demir, "Ata yurdunu görmek için arkadaşlarımla Malatya'dan buraya geldik. Şu an Registan Meydanı'ndayız. Semerkant ve Buhara'yı gezdik ve özellikle bu iki şehri çok beğendik. Tarihi dokunun korunmuş olması benim açımdan harikaydı. Burası bizim ata yurdumuz, özetle ifade edersem ata yurdumuz öz evlatlarını bekliyor." diye konuştu.

"DAHA ÇOK TANITIMA İHTİYACI VAR"

Ailesiyle ülkeyi ziyaret eden İngiliz Maria Pilar ise bölgenin tarihi geçmişine ve görkemini beğendiğini ifade etti.

Semerkant'ın keşfedilmeyen ve bilinmeyen birçok güzelliğinin olduğuna inandığını anlatan Pilar, "Bence burası muazzam bir ülke ve muhteşem şehirleri var. Üzülerek söylüyorum bu kadim şehir hakkında insanlar çok bir şey bilmiyor. Bu muhteşem tarihe sahip ülkenin daha çok tanıtıma ihtiyacı var. Benim tavsiyem ülkelerini daha iyi tanıtsınlar. Son olarak mutlaka herkesin görmesini tavsiye ediyorum." diye konuştu.