• Bist 100
    94.218
  • Dolar
    5,8325
  • Euro
    6,5380
  • Altın
    252,4819
İstanbul
22 / 32
0530 708 54 54
0530 708 54 54
18 Mayıs 2019 10:54 | Cumartesi

Nihat Hatipoğlu'nun programına katılan ünlü repçi Musab Güngör konuştu

Dini içerikli rap müzik yapan ve bu nedenle bazı kesimler tarafından eleştirilere maruz kalan Musab Güngör, Yaptığım işle gençlere iyi yönde örnek olmak gayretindeyim. Rap müziğinin sadece argoyla yapılmadığını, istenildiğinde doğru mesajlar verilebileceğini de göstermeye çalışıyorum. Bunu yaptığım için huzurluyum. diyor.  

Geeflow’u aslında kimileriniz 15 Temmuz darbe girişimini lanetleyen rap şarkısı ile kimileri de Mehmetçik için yaptığı Zeytin Dalı şarkısı ile tanır. Ama onunla ilgili bilmediğiniz birçok şey var. Müziği ile merak ettiğimiz her soruya içtenlikle cevap veren Geeflow ile röportajımızdan başlıklar. 

Geeflow’un özelikle seçilmiş bir isim mi ? 

Evet. Ayrıca gizli bir mesajı var. 

Rap müzik ile ne zaman tanıştınız? 

2003 yılında kendi raplerimi yazmaya başladım. Cartel grubu ve Tech N9Ne adlı rap sanatçısı sayesinde rap’e ilgim arttı. Tabi gençlik döneminde sokakta olmam da bunda etkili. 

Sanırım müziğinizi iki döneme ayırıyorsunuz?   

Evet. İlk dönem; içeriğinde kötü mesajlar olan tarzda idi. Daha sonraki dönemde ise yaptığım işin içindeki kötü mesajları iyi mesajlarla değiştirerek yapmaya devam ettim. Çünkü yaptığımız işle insanlara örnek oluyoruz. Biz ne söylüyorsak ya da neye özendiriyorsak gençler ona sempati duymaya başlıyor. Geçiş süreci aslında birazda böyle oldu. Çok genç yaşta sokak yaşantısıyla kullandıkları maddelerden sebep arkadaşlarımızı toprağa verdik. Yine böyle bir zamanda bu şekilde dönüşe karar verdim. İyi içerikli sözlerle rap yapmaya başladım. 

Normalde rap müziği denilince hep bir isyan akla gelir, hatta argo içeriklerden oluşur. Son zamanlarda ise İslami ya da dini içerikli rap yapanları görüyoruz. Bu rap anlayışı neden ortaya çıktı? 

Müzik öncelikle evrenseldir. Rap’in çıkışı itibariyle bir isyan olduğu doğru. Lakin her sanatçı hislerini, düşüncelerini yansıtma şekli farklıdır. Bizim de şimdi isyanımız var. Lakin kötü gidene, uyuşturucuya, kötü ahlak, kötü örneklere, gençliği kötü yola teşvik edenlere bu isyan. Aslında bizim şu an yaptığımız piyasadaki rap’lerin sözlerine alternatif, iyi içerikli sözler söylemek. Gençlere iyi yönde örnek olacak sözler söylemek. Bu rap müziği de günümüzde tutulan ve beğenilen bir müzik. 

Dönüm noktanız ne oldu?  

2012 aslında bir dönüm noktası oldu. Bu tarihten öncede müzik yapıyordum hatta Viva ve MTV’de birinciliklerim de oldu. Ama bu yıldan sonra kitlem, stilim, duruşum değişti. Yaptığım işten daha çok huzur duymaya başladım. İnsanları eskisi gibi kötüye değilde, iyiye yönlendirmeye çalıştım elimden geldikçe. Ve ciddi anlamda da bunu başardığımı düşünüyorum. 

Müziğinizi yaparken aslında bir amaç güdüyorsunuz…  

Öncelikle yaptığım işle gençlere iyi yönde örnek olmak maksatındayım. Bir nevi rap’in üzerindeki ön yargıyı kırmak ya da değiştirmek niyetindeyim. Rap  müziğin sadece küfürle olmadığını, istenildiğinde iyi mesajlar verip iyiye teşvik edilebileceğini de göstermek istiyorum. Üstelik bunu yaparken de iyi hissediyorum.   

Almanya’da yaptığınız işe nasıl tepki alıyorsunuz?  

Yaptıklarımızla iyiye teşvik ettiğimiz Avrupalılar da oluyor. Ama bir o kadar bizi karalamaya ya da medyada linç girişiminde bulunan bir kesimde var elbette. Tepkiler Avrupa’da iki yönlü de değişiklik gösterebiliyor. 

İslami kesim tarafında eleştiri aldınız mı?   

Elbette aşırı eleştiri alıyorum. Ama müziğin evrenselliğine inanıyorum. Doğru yaptığımı düşünüyorum ve bildiğim doğru yolda ilerlemeye devam ediyorum. 

Son olarak geçtiğimiz günlerde Nihat Hatipoglu programına katılmıştınız. Siz eserinizi icra ederken seyirciler arasında yer alan bir teyze de size eşlik etti. Sosyal medyada da çok konuşuldu. Siz izlediniz mi o görüntüyü?  

Program sırasında fark edemedim o izleyiciyi. Lakin sonrasında sosyal medyada izledim. Müzik evrenseldir, yaptığınız sanatın karşı tarafa nasıl geçtiği çok önemlidir. Ben mutlu oldum. Çünkü ben o an teyzenin ruhuna dokunmuşumki bu şekilde bize eşlik etmiş. 

MEHMETCİĞE GÜÇ VERMEK İSTEDİM

Son albümünüz Lâl Türkiye’de çıkan ilk albümünüz mü?  

Daha önce internette yaptığım, cahiliye dönemimde 9 albümüm var. Müzikteki dönüşümden sonra Avrupa’da altı albüm çıkardım. Bu altıncı albüm, aynı zamanda Türkiye’de de çıkan ilk çalışmam olan  Lâl idi. İçinde 20 eser var. Her türlü mecrayı, kitabı, bilgiyi araştırıp okumasını severim.  Bu okuma aşkını da camide kazandım. Bunda dinin ilk emri “oku”nun etkisi var. Bu durum bana göre İslam’ın ne kadar aydın bir din olduğunun göstergesidir. Sözleri yazarken de bu okumalarımın etkisi çok oluyor. Yaşadıklarımı ve mesaj verecek şeyleri birleştirerek yazıyorum sözlerimi. Psikolojik durumumunda etkisi oluyor yazarken. 

Mehmetçiğin Afrin’e girmesiyle yaptığınız Zeytin Dalı şarkınız çok  sevildi. Bu şarkı nasıl ortaya çıktı? Nasıl bir anda yazdınız bu eseri? 

Vatanımızda olan olaylardan çok etkilendim ve bunun için ne yapabilirim diye düşündüm. Yapabileceğimiz en iyi şeyin savaşan Mehmetçiğimize destek ve güç vermek olduğunu düşündük. Biz de bu savaşın moral cephesinde yer alalım sonucuna vardık. Savaşan kardeşlerimiz için ZEYTİN DALI  ortaya çıktı. O milli duygu ile eserin sözlerini yarım saatte yazdım. Özellikle savaş hattındaki Mehmetçiklerden güzel dönüşler aldık. 

YARDIMA MUHTAÇ İNSANLARIN YANINDAYIM

Sosyal sorumluluk projeleri içinde yer aldığınızı duyduk. Somali, Suriye, Arakan’da gönüllü çalışmalar yapmışsınız…  

Zulüm gören, ezilen, açlık çeken insanların yanındayım. Din, dil, ırk, mezhep  ayırt etmeksizin birşeyler yapmaya çalışıyorum. Bunları konuşmak ne kadar doğru bilmiyorum ama başkalarına örnek olsun diye birkaçını söylemek istiyorum. Okul, hastane yapımında yardımda bulunduk. Bu anlamda konserler verdik . Engelliler ve lösemi hastaları için konserler verip, yardım kampanyaları organize ettik. Avrupa’da kimsesiz olan psikolojik açıdan sıkıntılı gayrimüslim çocuklar için entegrasyon semineri verdim. 

Kaynak: Star

  • MAGAZİN
  • SPOR
  • YAŞAM
  • SANAT