Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali notları

Yayın Tarihi: 11 Kasım 2022 Cuma 14:30:00

Güncelleme Tarihi: 11 Kasım 2022 Cuma 14:30:00

Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali'nde iki manada önemli.

Birincisi, Türk dünyasının sinemasal birikimine yönelik bir festival oluşu...

İkincisi ise, coğrafi olarak Türk dünyasının farklı kentlerinde yapılacak olması.

Bursa'da ikincisi yapılan festivalin gelecek seneki durağı Azerbaycan'ın Şuşa şehri olacak.

Festivalin sembolü olan turna kuşu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy eliyle Bursa'daki kapanış ve ödül töreninde Azerbaycan Kültür Bakanı Anar Kerimov'a devredildi.

Efendim, geçen haftanın en önemli kültür hadisesi bana sorarsanız Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali'ydi.

Bursa, geçen hafta Türk dünyasından yüzlerce (toplam 400 civarında) yönetmen, oyuncu, senarist, yapımcıyı ağırladı.

Kardeş ülkelerden hiç bilmediğimiz yahut çok az aşina olduğumuz ünlü yüzler, özellikle kadın oyuncular, ülkelerine has şıklıklarıyla göz kamaştırdılar.

Ağızlardan dökülen cümleyse aynıydı: Biz arkadaştan öte kardeşiz.

Kimler yoktu ki festivalde; Türkmenistan, Kırgızistan, Özbekistan kültür bakanları başta olmak üzeri Türk sinemasının sultanı Türkan Şoray da oradaydı, Kazakistan sinemasının ünlü yönetmen ve idarecisi Akan Satayev de... Osman Sınav da oradaydı, bu yıl en iyi kadın oyuncu ödülü alan Kalipa Tashtanova da...

Festivale ilk yıl (2021) 13 ülkeden 42 eser katılmış.

Bu sene rakam 17 ülkeden 52 esere ulaşmış.

Demek ki burada bir ihtiyaç söz konusu, Korkut Ata ihtiyaca cevap vermese, cazibe haline gelmese, gazetecisinden, oyuncusuna, yönetmeninden kültür bakanlarına bunca insanı bir araya getirmek pek mümkün olmazdı.

Türk dünyasının film potansiyelini derleyip toparlamak, arşiv oluşturmak, hafıza tazelemek bu festival sayesinde oluşabilir.

Mesela bu yılki festival katılımcılarının iletişim bilgilerinin yer aldığı katalog çalışması bile çok değerli.

Bu çabalar sadece bir sinema hadisesi olarak kalmayacak, Türk halkları arasında ekonomiden sosyolojiye kadar pek çok alanı olumlu manada etkileyecektir.

Festivalden öte bir kültür platformuna dönüşen Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali özünden, değerlerinden kopmayı değil, tam tersine onlara bağlı kalmayı, herkes gibi olmaktan ziyade herkese örnek ve öncü olmayı öğütlüyor.

Türk dünyasının kendi arasında kuracağı bir sinema fonu (Bakan Mehmet Nuri Ersoy bunun ilk müjdesini verdi aslında) ortak yapımlarla Türk dünyasının sesinin daha gür duyurulmasına katkı verecektir.

Hepsinden önemlisi Türk dünyası ülkeleri arasında kültürel ve duygusal bağların hatırlanması için bir ayna vazifesi görecek filmlerin önü açılacaktır.

Bir müjdeyle bitirelim mi?

Kültür ve Turizm Bakanlığı, benzer bir festivali Balkan coğrafyası için de hayata geçirmeyi planlıyor. Çalışmaların yüzde 70'i tamamlanmış bile...

Balkanlar da bizim büyük hafızamızın, gönül coğrafyamızın bir büyük parçası değil mi?

BEDİR ACAR