Yapımcı Eyüp Gökhan Özekin: Tasavvuf dizilerden öğrenilmez, tasavvuf dizilerle sevdirilir
Yayın Tarihi: 26 Ocak 2026 Pazartesi 14:04:00
Güncelleme Tarihi: 26 Ocak 2026 Pazartesi 14:04:00
24 TV Arafta Sorular programında Star Gazetesi Yazarı Esra Elönü'ye konuk olan yapımcı Eyüp Gökhan Özekin, “Tasavvuf dizilerden öğrenilmez; daha doğrusu hem öğrenilmez hem de tasavvuf deryalarında dizilerle yüzülmez. ‘'dedi.
HABER MERKEZİ
24 TV Arafta Sorular programında Star Gazetesi Yazarı Esra Elönü'nün sorularını yanıtlayan yapımcı Eyüp Gökhan Özekin, "Tasavvuf dizilerden öğrenilmez; daha doğrusu hem öğrenilmez hem de tasavvuf deryalarında dizilerle yüzülmez. ''dedi.
"Bu gökkuşağı ismini mi koysak, LGBT faşizmi ismini mi koysak, şu faşizmi, bu faşizmi ismini mi koysak" diye bir takım tartışmalar oldu. Sadece burada değişmeyen bir kelime faşizmdi."
Şimdi bu "gökkuşağı" ismini mi koysak, LGBT faşizmi ismini mi koysak, efendim "şu faşizmi, bu faşizmi" ismini mi koysak diye bir takım tartışmalar oldu. Sadece burada değişmeyen bir kelime faşizmdi. Çünkü şu anda bizim mevcutta gördüğümüz bu konuyla alakalı kavramı doğru tanımlarsak adı faşizm. Bir hak arayışı, "biz de varız" çığlığı falan gibi ambalajlanmış; ama aslında bizi zorbalayarak, bizi köşeye sıkıştırarak sürekli uluslararası anlamda özellikle yükselmek istiyorsan bize selam durmalısın deniyor. Hani bir tabir var ya "Faşizm konuşma yasağı değil; konuşma mecburiyetidir."
"Tasavvuf dizilerden öğrenilmez; daha doğrusu hem öğrenilmez hem de tasavvuf deryalarında dizilerle yüzülmez. O hava dizilerde iliklerinize kadar hissedilemez. Tasavvuf başka bir şeydir; tasavvuf dizilerle sevdirilir. Öğrenmek ile hoşlanmak bambaşka kategorilerdir."
Vefa Sultan bir tasavvuf dizisi. Aynı zamanda bir tarih dizisi ama daha çok tasavvufi öğeleri içinde barındıran bir yapım. "Tasavvuf dizilerden öğrenilir mi?" sorusunu Vefa'yla başlayalım mesela. Tasavvuf dizilerden öğrenilmez kardeşim. Daha doğrusu hem öğrenilmez hem de tasavvuf deryalarında dizilerle yüzülmez. O hava dizilerle iliklerinize kadar hissedilmez. Tasavvuf başka bir şeydir. Ama tasavvuf dizilerle sevdirilir mi? Sevdirilir kardeşim. Öğrenmekle hoşlanmak, öğretmekle sevdirmek başka kategorilerdir. Evet, bunlar iç içe geçerse çok daha faydalı bir şey olur. Ama Vefa Sultan Hazretleri'nin türbesinde tabiri caizse incin top oynuyordu. Ve herhalde ben böyle şeylere çok inanırım, manevi bir tasarruf söz konusu oldu. Çünkü biz Vefa Sultan'ı değil, başka bir Hazreti yapacaktık. Son anda bazı gelişmeler oldu ve çok dar bir zamanda, Ramazan'a çok az bir süre kala, biz birden Vefa Sultan'ı elimizde bulduk. "Bu kadar kısa zamanda nasıl yetiştireceğiz, nasıl yapacağız?" kaygılarıyla işe koyulduk. Elhamdülillah öyle bir netice çıktı ki şu anda o incin top oynayan Vefa Sultan Türbesi'nde ciddi bir izdiham var. Gelenler, gidenler; hem türbe hem de türbenin yanındaki cami dolup taşıyor.
"Bizim sektörde cuma namazını kılan adam az bulunur. Allah'a hamdolsun, beş vakit namazını kılan bir senaristimiz var; bu çok kıymetli bir durum. Bizim ekibimizde, bazı oyuncular "Cuma namazlarında sette izin verilmiyordu, iftarlarda izin verilmiyordu" diye bir çıkış yapmıştı; bu, diğer dizilerle ilgiliydi."
Biz her projede buna dikkat ediyoruz. Fatih Sultan Mehmet'in kardeş katli meselesi var. Bunu akademisyenler ve tarihçiler acı ama doğru bir tasarruf olarak görüyorlar. Çünkü Fatih kardeşlerini feda etmeseydi belki milletten yüz bin kardeş gidecekti. Bu konuda tarihçilerin çoğu ittifak etmiş durumda. Ama herkes bu kadar akademik çalışmaya, tarihi bu kadar özümseyip sebep–sonuç ilişkisi kurma yeteneğine sahip değil. Dolayısıyla İspanyol izleyici, Fransız izleyici, seküler izleyici her neyse, dizimizi izlerken İslam'a, Osmanlı'ya, tarihe ve Fatih Sultan Mehmet'e hınçlanmasın, negatif bir şey düşünmesin diye boğdurulmuş kardeşin yaşını büyüttük. Hikâyeyi biraz daha pratik ve anlaşılabilir hale getirdik. "Tarihe yüzde yüz sadık kaldık mı?" Kalmadık kardeşim. Ama ahirette Fatih Sultan Mehmet Han'la denk gelirsek, "Hünkârım sizin için biraz böyle yaptık" diyeceğiz. Bu bizim Ozan'ın sözüdür. "Abi Fatih'in imajı zedelenmesin diye böyle yaptım" der. Bunu anlıyorum. Allah'a hamdolsun, ilk defa Türkiye'de tutan bir Fatih Sultan Mehmet dizisi yapıldı. Çünkü Fatih'le alakalı beklentiler çok yüksekti ve kimse bugüne kadar karşılayamamıştı. Riskli bir karardı, "Bu iş tutmaz" diyen çok oldu. Biz de bütün tuşlara bastık. Eyüp Sultan Hazretleri'ne gittik, dua ettik. Fatih Sultan Mehmet'in türbesine gittik. Fatih'ten önce İstanbul 30 küsur defa kuşatılmış ama ona nasip olmuş. Belki bu dizinin tutması da bize nasip olur diye yola çıktık. Elhamdülillah başardık. Şimdi başta dedik ya, deplasmandayız diye. Bizim sektörde cuma namazını kılan adam az bulunur. Ama bizim, Allah'a hamdolsun, beş vakit namazında bir senaristimiz var. Bu çok kıymetli bir şey. Bizim ekibimiz de öyle. Geçen bir oyuncu, kendi dönemindeki başka diziler için "Cuma namazlarında, iftarlarda izin verilmiyordu" diye bir çıkış yapmıştı. Bizim dizi setimizde ise içerideysek bir mescidimiz var, dışarıdaysak mescit karavanımız var. Allah'a hamdolsun, bizim ekip İslami bir motivasyonla işini yapıyor.


















