AK Partili Yıldız'dan Gazze mesajı: İsrail vicdanlarda yenildi
Yayın Tarihi: 27 Temmuz 2026 Pazartesi 14:47:00
Güncelleme Tarihi: 27 Temmuz 2026 Pazartesi 14:47:00
24 TV Arafta Sorular programında Star Gazetesi Yazarı Esra Elönü'nün sorularını cevaplayan AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, "İsrail, bütün bu güçlerine rağmen Gazze'de hem vicdanlarda hem de şu an doğurduğu sonuçlar itibarıyla yenilmiştir" dedi.
HABER MERKEZİ
AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, 24 TV Arafta Sorular programında Star Gazetesi Yazarı Esra Elönü'nün sorularını cevapladı.
'İsrail, bütün bu güçlerine rağmen Gazze'de hem vicdanlarda hem de şu an doğurduğu sonuçlar itibarıyla yenilmiştir.'
Süreç tahlili yapacak olursak, sizin de dediğiniz gibi aslında Gazze'deki konu 7 Ekim'de başlamadı. Yani soykırım, 7 Ekim itibarıyla başlamadı. Geçenlerde Sumut Filosu'na ilişkin bir parlamenter zirve oldu. Orada milletvekili arkadaşlarımızla konuştuğumuzda bunu Balfour Deklarasyonu'na dayandıran arkadaşlarımız oldu. Ben de buna sonuna kadar katılıyorum.Dolayısıyla düşünün. Siyonistler kendilerine bir toprak arıyorlar. İlk etapta Uganda tartışılıyor. Güzel kardeşim, neden boş bir alanı tercih etmeyip de, ki o zaman kendilerine boş bir bölge işaret ediliyor, neden ille burası? Zaten dünyanın en yoğun nüfuslu bölgelerinden biri. Neden ille buraya sıkışmak? Bu soruyu sorduğumuzda gerçekten çok sistemli bir şekilde bölgeye tutunmak için adımlar atıldığını görüyoruz.Sonrasında da biliyorsunuz, 2. Dünya Savaşı'nın akabinde "Almanlar bizim ümitlerimizi çaldı, mutluluğumuzu çaldı. Siz bize bunu yapmayın." diyerek geliyorlar. Hakikaten oradaki vatandaşlar onları insani bir şekilde karşılıyor. Sonrasında ise insanların evini işgal edip, arazisini işgal edip, en sonunda da devletini işgal eden yayılmacı bir yaklaşım olduğunu görüyoruz.
Uluslararası alanda bunu konuşurken hep şunu aklımda tutuyorum. Bunu ilk cümle olarak söylemeyi çok isterim. Çünkü bence bunu aklımıza nakşetmemiz lazım. Düşünün, dünya ekonomisini çok ciddi anlamda siyonizm etkiliyor. Çok ciddi bir ekonomik güçleri var. Belirli noktalarda çok ciddi bir teknolojik güçleri de var. Ama günün sonunda bütün bu güce sahip olmalarına rağmen, biliyorsunuz, 2007'den sonra Gazze'ye ambargo başlamıştı. 7 Ekim'den bu yana da sistematik, somut bir soykırım hüviyeti kazanmış durumda. Ki bence önceki safhalarda da soykırım niteliği taşıyan çok fazla eylem vardı.Ama 7 Ekim'den itibaren başlayan süreci dikkate aldığımızda, dünyanın en iyi teknolojilerinden birine sahip olduğunu söyleyen bir orduya rağmen, bakınca sözde ordu diyelim İsrail'e, yüz ölçümü Altındağ kadar bile olmayan, Mamak kadar bile olmayan Gazze'de tabiri caizse Gazze'lileri yenememiştir. Yani İsrail, Gazze'de hem vicdanlarda hem de bugün doğurduğu sonuç itibarıyla yenilmiştir. Bütün bu güçlerine rağmen.
Hani ayet-i kerimede belirli noktalarda korkaklıklarından bahsedilir ya, biz o korkaklığı sahada da somut bir şekilde görüyoruz.Bu minvalde, 7 Ekim'in hemen sonrasında Avrupa Konseyi'nde bir genel kurul oldu. O genel kurulda bizim dışımızda Filistin'i savunan sadece bir ya da iki milletvekili vardı. Bu kadar ezici bir şekilde azınlıktaydık. Ama hakikaten, tabiri caizse enseyi de karartmadan ve gerçekten Gazze'lilerin bereketiyle... Gazze'lilerin çok ihlaslı bir örnekliği var. Hepimizi içine alan çok büyük bir ihlas örnekliği var Gazze'lilerin.Bu minvalde adım adım dünya kamuoyunun nasıl değiştiğini gördüm. İlk etapta siyasetçiler, Avrupa sokaklarını dolduran insanların sesine kulak kesildiler. Çünkü neticede siyasetçiler sokağın dilini parlamentoya taşımakla mükelleftir. Dolayısıyla Avrupa sokaklarının dilini parlamenter arkadaşlarımızın ilk etapta ürkek adımlarla da olsa yavaş yavaş dillendirmeye başladıklarını gördük.Sonra ilerleyen safhalarda şunu net bir biçimde gördük. Artık korkmamaya başladılar. Çünkü böyle bir çatışmanın içine girmeleri, Avrupa'da siyaset yapan biri için ilerleyen süreçte siyasi kariyeri açısından farklı sonuçlar doğurabilirdi. Ama Allah onların içinden de o korkuyu aldı.Son genel kurullardan birinde baktım. İsrail'i savunan sadece iki kişi kalmıştı. Sadece iki vekil. Onun dışındaki herkes tamamen Filistin'i destekliyordu.
Dolayısıyla geldiğimiz nokta itibarıyla, dedim ya, İsrail yenilmiştir. İsrail yenildi. Şu an durumu nasıl toparlayacağını düşünüyor.Bizim en başından beri, ilk etapta henüz gri alanda kalan, tabiri caizse Araf'ta kalanlara söylediğimiz ve hatırlattığımız konu şuydu: Eğer İsrail'in agresyonunu insani boyutuyla değerlendiremiyorsunuz, bari realist bir şekilde bu dünyada yaşayan biri olarak şunu görün: Eğer bu agresyon burada engellenmezse yayılacak.Nitekim şu an çok üzülerek haklı çıktığımızı görüyoruz. Çünkü Gazze'de başlayan yangın, tabiri caizse bütün bölgeyi ve dünyayı içine almış durumda.Hakikaten Gazze bu noktada muazzam bir örneklik oluşturdu. Gerçekten ebabillerin filleri yenebileceğini bence bize gösterdi. Gazze benim nezdimde ve bence bütün insanlığın ortak vicdanı nezdinde yenen taraftır. Bu işin kahramanı Gazze'lilerdir. Ben bu bereketi her yerde görüyorum.
"Yeni nesil muhalefetin bu çirkinliklerini görüyorlar ve muhalefetin onlar için bir ümit oluşturmadığının farkındalar. Gerçekten gençler, muhalefeti bir kenara bırakarak şunu net bir biçimde ifade ediyorum; gerçekten Cumhurbaşkanımızı çok seviyorlar."
Açıkçası şöyle, kadrosuna genel olarak baktığımda gerçekten çok kirlenmiş bir siyaset anlayışını temsil eden çok fazla isim orada yer alıyor. Ve bir bütün hâlinde baktığımda gençler bunu görüyor.Şimdi ben açıkçası gençlerin muhakeme yeteneklerinin gücüne çok inanıyorum. Birileri "şu kuşak, bu kuşak" diye farklı farklı tartışmalar yürüte dursun; ben yeni neslin çok ciddi anlamda muhakeme yeteneğinin kuvvetli olduğunu görüyorum. Hakikaten belirli noktalarda değerlendirme yapabilen ve ona göre pozisyonunu revize edebilen bir yanları var.Ben sokağa indiğimde de açıkçası en başta muhalefetin bu çirkinliklerini bir yandan görüyorlar ve muhalefetin onlar için bir ümit oluşturmadığının farkındalar. Ama öte yandan gençlerde çok yoğun bir şekilde şunu da görüyorum. Muhalefeti bir kenara bırakarak şunu net bir biçimde ifade ediyorum: Gerçekten Cumhurbaşkanımızı çok seviyorlar.Cumhurbaşkanımızın o samimiyeti, biliyorsunuz, gençlerle çok farklı noktalarda buluşuyor. Bir parkta, bir gün bambaşka bir yerde gençlerle her zaman iletişim kuruyor. Hakikaten o genç dilini her zaman koruyor. Gençler için iyi bir Türkiye oluşturmak adına nasıl bir disiplinle çalıştığını da gençler görüyor.Ben bu noktada gençlerin son derece hakkaniyetli olduğunu görüyorum. Artık gençler arasında da şunu net bir biçimde biliyoruz: Hakikaten en başından beri birinci parti AK Parti. Yüzdesel olarak bizim genel oy oranımız içerisinde de gerçekten gençler eşit seviyede AK Parti'yi destekliyor. Yani daha üst yaş grupları AK Parti'yi ne kadar destekliyorsa, gençler de aynı oranda destekliyorlar.Çünkü ben son derece rasyonel tercihler yaptıklarını düşünüyorum. Samimiyetin nerede olduğunu biliyorlar. Gerçekten Cumhurbaşkanımızla çok güçlü, çok samimi ve çok sıcak bir iletişimleri var. Ben bunu sahada da görüyorum. Herhangi bir yere Cumhurbaşkanımız girdiğinde, yanındaki gençlerin gözündeki ışıltıyı da görüyorum.Dolayısıyla bu samimiyet dilini ben diğer partilerin kurabildiğini görmüyorum açıkçası. Cumhurbaşkanımızı ve AK Parti'yi bu noktada gençler nezdinde birinci sıraya koyan da aslında bu samimiyet ve güven dili.
Şu an çok ciddi anlamda muhalefetin geldiği noktada en temelde bekleyen şey bir güven bunalımı. Hiç kimse de bu güven bunalımının yanında saf tutmak istemiyor açıkçası.


















