0530 708 54 54
0530 708 54 54
07 Ekim 2021 Perşembe 14:23:00 - Güncelleme:07 Ekim 2021 Perşembe 14:23:00

Türkiye'den sözde rapora sert tepki: Düzeltilmesi gereken önemli bir kusurdur

Kaynak: AA

ABONE OL

Türkiye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Sadık Arslan, Libya Bağımsız Araştırma Misyonunun açıkladığı rapora tepki gösterdi.

Türkiye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Sadık Arslan, Libya Bağımsız Araştırma Misyonunun açıkladığı raporda Türkiye'ye yönelik "mesnetsiz ve maksatlı" suçlamalara tepki göstererek "Libyalılar bugün seçimlere hazırlanıyorlarsa bu, sahadaki dengeleri kuran ve içinde bulunduğumuz sakin dönemi başlatan çabalarımız sayesindedir." dedi.

BM İnsan Hakları Konseyinin 22 Mart 2020'de düzenlenen oturumunda, 2016 yılı başından bu yana Libya'daki insan hakları ve uluslararası hukuk ihlallerini raporlamak için BM İnsan Hakları Konseyine bağlı 3 kişilik misyon kurulması kararlaştırılmıştı.

Misyonun, 4 Ekim Pazartesi yayımladığı rapor BM Cenevre Ofisi'nde devam eden BM İnsan Hakları Konseyi'nin 48'inci oturumuna sunuldu.

Rapora ilişkin söz alan Büyükelçi Arslan, Libya'nın Terhune kentinde keşfedilen toplu mezarların ardından Türkiye'nin de talebi üzerine Araştırma Misyonunun kurulduğunu anımsattı.

Haziran 2020'de ülkenin doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Halife Hafter'e bağlı milislerden kurtarılan Terhune kentinde ortaya çıkan toplu mezarlar karşısında şoke olduklarını ve bu katliamların sorumlularından hesap sorulmasına karar verdiklerini aktaran Arslan, "Bu nedenle, Misyonun raporunun başta Terhune'de olmak üzere işlenen ciddi savaş suçlarına ve insanlığa karşı suçlara daha fazla odaklanması bekleniyordu." dedi.

Büyükelçi Arslan, tam tersine, raporun bu suçları yüzeysel ele aldığını, potansiyel failleri belirtmediğini hatta Terhune'deki 9. Tugayı (El-Kaniyat) ile bu işlerin işlenmesi sürecinde kendisini "Libya Ulusal Ordusu" şeklinde isimlendiren gayrimeşru güçler arasındaki emir komuta zincirini kararttığını vurguladı.

"LİBYALILAR BUGÜN SEÇİMLERE HAZIRLANIYORLARSA TÜRKİYE'NİN ÇABALARI SAYESİNDEDİR"

Türkiye'nin Libya'da başından bu yana siyasi sürece kritik katkılarda bulunduğunun altını çizen Arslan, ülkede siyasi sürecin tehlikeye girmesi ve BM tarafından tanınan meşru hükümetin, Hafter ve destekçilerinin saldırganlığının durdurulması çağrısına Türkiye'nin karşılık verdiğini hatırlattı.

Büyükelçi Arslan, Bağımsız Araştırma Misyonunun raporuna tepki göstererek şunları kaydetti:

"Siyasi süreçten bahsedebiliyorsak ve Libyalılar bugün seçimlere hazırlanıyorlarsa bu, sahadaki dengeleri kuran ve içinde bulunduğumuz sakin dönemi başlatan çabalarımız sayesindedir. Bu gerçeğe rağmen raporda, 'sadece insanların dış görünüşüne' dayalı dahi olsa bazı mesnetsiz iddialarla Türkiye'yi suçlamaya yönelik maksatlı ama zayıf (inandırıcı olmayan) bir girişim görüyoruz."

Libya'da "aleni bir şekilde işlenen insan hakları ihlalleri ve savaş suçlarının" hiçbirinin raporda hak ettiği yeri bulamadığı uyarısında bulunan Arslan, "Bu, düzeltilmesi gereken önemli bir kusurdur." ifadesini kullandı.

Bağımsız Araştırma Misyonunun açıkladığı raporda, Libya'da çatışan tüm tarafların, yabancı savaşçıların ve üçüncü ülkelerin insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları işlemiş olabileceği kaydedilmişti.

RAPORDA, TÜRKİYE'YE YÖNELİK ASILSIZ İDDİALAR YER ALMIŞTI

Bağımsız Araştırma Misyonu, Fas'tan eski Adalet Bakanı Muhammed Ucar, Jamaika'dan hukukçu Tracy Robinson ve Zambiya asıllı İngiliz insan hakları uzmanı Chaloka Beyani'den oluşuyor.

Etiketler : Libya TÜRKİYE Hafter