• BIST
    1328.83
  • Dolar
    7,8228
  • Euro
    9,4308
  • Altın
    459,3260
0530 708 54 54
0530 708 54 54
22 Kasım 2019 Cuma 10:53:00 - Güncelleme:22 Kasım 2019 Cuma 12:37:00

Türkiye "gizli bilgilere" ulaşan ajan avukatı tutuklayınca Almanya tutuştu!

Türkiye’den kaçan binlerce FETÖ’cü ve PKK’nın gittikleri ülkelerdeki iltica trafiğini yöneten avukat Yılmaz Sunar, sıkı takip sonucu eylül ayında yakalandı. Almanya’ya çalışan Sunar'ın yakalandığı anda, üzerinde FETÖ soruşturmalarında adı geçenlere ait binlerce belge bulunduğu belirtildi. Almanya, iltica başvurusunda bulunmuş olan yaklaşık 50 Türk hakkındaki bilgi ve dosyaların bu tutuklanmayla MİT’in eline geçmesinden endişe duyuyor.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma, İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat Yılmaz Sunar'ın bazı yabancı ülke büyükelçilerine Türk vatandaşlarıyla ilgili bilgi sızdırdığı ihbarı üzerine başlatıldı. Ankara Emniyeti Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince şüpheli Sunar takibe alındı. Yaklaşık 4 ay boyunca teknik takip yapılan Sunar'ın, geçtiğimiz eylül ayında otobüsle İstanbul’dan Ankara’ya geçeceğinin tespit edilmesi üzerine ekipler düğmeye bastı. Yeni Şafak’ın aktardığına göre, soruşturmada görevli bir polis, Yılmaz Sunar'ın bindiği otobüse bilet aldı. Kendisini takip eden polislerden habersiz yolculuk yapan Sunar, Ankara’ya geldiğinde beraberindeki avukat Baki Demirhan ile gözaltına alındı. Şüpheli Sunar emniyet ve savcılıktaki sorgusunun ardından tutuklanırken Baki Demirhan ise adli kontrolle serbest bırakıldı.

Baki Demirhan

GÖREVİ RAPOR HAZIRLAMAK

“Kişisel verilerin izinsiz kullanılması”, “Soruşturmanın gizliliğini ihlal” ve “Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini” suçlamalarının yöneltildiği şüpheli Yılmaz Sunar hakkında yürütülen soruşturmada önemli ayrıntılara ulaşıldı. İstanbul’da avukatlık bürosu bulunan Sunar'ın özellikle 15 Temmuz’un ardından yasadışı yollarla Avrupa’ya kaçan ve gittikleri ülkelerde siyasi sığınma talebinde bulunan FETÖ ve PKK’lılarla ilgili rapor hazırladığı belirtiliyor. Sunar'ın hazırladığı raporlarda, araştırdığı kişiler hakkında soruşturma ya da yakalama kararı olup olmadığı gibi bilgilerin yer aldığı öğrenildi. Sunar sadece sığınma talebinde bulunanlarla değil, ilgili ülkelerde vatandaşlık talebinde bulunan kişilerle ilgili de araştırmalar yaptığı ortaya çıktı.

DOSYALARDA NE VAR?

Gözaltına alınmadan önce adım adım izlenen şüpheli Sunar'ın yakalandığı sırada üzerinde 10’un üzerinde rapor ele geçirildiği belirtildi. Ayrıca polis ekiplerince arama yapılan şüphelinin İstanbul’daki ofisinde de hazırlanmış binlerce araştırma raporu ele geçirildi. İncelenmek üzere el konulan raporlardaki kişilerin önemli kısmının FETÖ soruşturmalarında adı geçtiği, bazıları hakkında adli işlem yapıldığı tespit edildi. Soruşturma kapsamında tutuklanan şüpheli Sunar'ın dijital verilerinin incelendiği, para hareketlerinin de mercek altına alındığı belirtildi. Suçlamaları kabul etmeyen şüpheliye söz konusu bilgilere nasıl ulaştığı da soruldu. Şüpheli, bu bilgileri kendisinin bulmadığını, konsolosluk tarafından verildiğini iddia etti.

GİZLİ BELGELERE NASIL ULAŞTI?

Alman medyası, şüpheli avukatın, büyükelçilik tarafından Almanya’ya sığınma başvurusunda bulunan Türk vatandaşlarının gerekli belgelerinin hazırlanması için görevlendirildiğini aktardı. Ancak Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere göre sığınma talep edilen ülkenin, ilgili kişi hakkında vatandaşı olduğu ülkenin Dışişleri Bakanlığı’ndan bilgi talep etmesi gerekiyor. Bu kapsamda Dışişleri ile irtibata geçmediği öğrenilen Almanya’nın görevlendirdiği şüpheli Yılmaz Sunar'ın “gizli” bilgilere erişerek rapor hazırlaması, akıllarda soru işareti bıraktı. Raporlarda yer alan bilgilerin, UYAP’ta herkesin ulaşamayacağı “gizli” bilgiler olduğu belirtilirken, şüphelinin bu bilgilere nasıl ve kimler aracılığıyla ulaştığı hususu araştırılıyor. 1997'den bu yana Almanya Büyükelçiliği'nin avukatlığını yapan Yılmaz Sunar'ın ayrıca Hollanda, Norveç ve İsveç büyükelçiliklerinin de avukatlığını yaptığı belirtildi. Sunar'ın, Hollanda ve Norveç elçiliklerinin yaklaşık 10 yıl, İsveç elçiliğinin ise 1 yıldan beri avukatlığını yaptığı öğrenildi.

ALMAN BÜYÜKELÇİLİĞİ'NİN HUKUK DANIŞMANIYMIŞ

Tutukluluğun neden 2 ay sonra ortaya çıktığı sorgulanırken, olay üzerine yoğun diplomatik temaslar yapıldığı öğrenildi. Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Martin Erdmann, Yılmaz Sunar ile ilgili "hukuk danışmanı" ifadesini kullandı. Tutuklamanın kendileri için anlaşılabilir olmadığını ve isnat edilen suçların açıklığa kavuşturulması için yoğun girişimlerde bulunduklarını belirten Erdmann, "Hukuk danışmanımız Büyükelçiliğimize, uluslararası düzeyde olağan ve kanaatimizce yasak olmadığı tartışmasız bir destek sağlamıştır. Bu işbirliğinin engellenmeden mümkün olması gereklidir" dedi.

SPIEGEL GAZETESİ DUYURDU 

Akşam'ın aktardığına göre, kaynaklar, Almanya’nın olayın gerçek boyutunun anlaşılmaması için çaba gösterdiğini, ancak başaramayınca kendi medyası üzerinden ‘masum bir avukatlık’ süsü vererek sızdırdığına işaret ettiler. Haberi duyuran DerSpiegel, Almanya’nın Ankara Büyükelçiliği için çalışan Türk avukat Yılmaz Sunar’ın casusluk şüphesiyle eylül ayında gözaltına alındığını, Alman hükümetinin iki aydır avukatın serbest bırakılması için çaba gösterdiğini yazdı. Avukatın görevinin “Almanya’da iltica başvurusunda bulunan Türk vatandaşları hakkında bilgi toplamak” olduğu belirtilen haberde, ‘görev’ ise şöyle tanımlandı: “Avukat, iltica başvurusunda bulunanlar (FETÖ, darbe, PKK ve diğer terör örgütleriyle ilişikten yargılananlar) hakkında Türkiye’de dava açılıp açılmadığı veya Türkiye’ye dönmesi hâlinde hapis cezası tehdidiyle karşı karşıya olup olmadığı gibi konularda polis, savcılık gibi kurumlardan bilgi topluyor; bu bilgileri Büyükelçilik’e ulaştırıyor; Büyükelçilik de Almanya Dışişleri Bakanlığı üzerinden iltica konusunda karar verecek olan Federal Göç ve Mülteciler Dairesi’ne aktarıyordu.”

MİT'İN ELE GEÇİRMESİNDEN KORKAN ALMANYA 50 KİŞİYİ UYARDI

Spiegel haberinde, “Alman hükümetinin, iltica başvurusunda bulunmuş olan yaklaşık 50 Türk hakkındaki bilgi ve dosyaların bu tutuklanmayla MİT’in eline geçmesinden endişe duyduğunu”  da yazdı. İltica başvurusu yapanlar arasında “bazı tanınmış Kürtler ile Gülen yapılanması mensuplarının bulunduğu, haklarındaki bilgilerin MİT’in eline geçmiş olabileceği konusunda bu kişilerin çoğunun Alman güvenlik birimleri tarafından uyarıldığı da belirtildi. Habere göre, Almanya Dışişleri Bakanlığı avukatın tutuklanmasını kınayarak ‘anlaşılamaz’ olarak değerlendirdi. Spiegel’in sorusuna yanıt veren bakanlık, “avukatın yasalara uygun bir şekilde çalışarak açık bir şekilde bilgi topladığını” savundu.

CEVAP BEKLEYEN SORULAR

• Ancak Der Spiegel gazetesinin haberinde ‘cevabı aranmamış sorular’ olayın anlatıldığı gibi olmadığını ortaya koyuyor. 

• Almanya, Türkiye ile adli ve istihbari yardımlaşma anlaşmaları gereği Ankara’dan her türlü bilgiyi alma imkanına sahip. 

• İddia edildiği gibi, bu kişilerin polis veya yargı makamlarındaki bilgilerine ihtiyaç duyulmuş ise, bu resmi yollardan edinilebilirdi. 

• Avukat, iddia edildiği gibi açık bilgileri topluyorsa, Alman hükümeti bu açık bilgilerin MİT’in eline geçmesinden neden endişe duyuyor? 

• Avukat, Alman hükümetinin kendisinden neler talep ettiği veya hangi bilgi ve imkanları sunduğu konusunda Berlin’i endişelendirecek neler söyleyebilir?