Suriye'nin geleceğine İstanbul mührü
Yayın Tarihi: 28 Ekim 2018 Pazar 00:00:00
Güncelleme Tarihi: 28 Ekim 2018 Pazar 01:39:00
Türkiye'nin girişimiyle İdlib'de insani felaketin önlenmesinin ardından Suriye'nin geleceği İstanbul'da masaya yatırıldı. Putin, Merkel ve Macron, Başkan Erdoğan'ın ev sahipliğinde bir araya geldi.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Vahdettin Köşkü'nde ikili görüşmelerin ardından saat 16.20'de başlayan zirveye Almanya Başbakanı Angela Merkel, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Astana platformu ile BM Suriye Özel Temsilcisi Steffan de Mistura katıldı. Toplantı yaklaşık 3 saat sürdü. Zirvenin ardından liderler ortak basın toplantısı düzenledi.
AKAN KAN DURMALI
Başkan Erdoğan, “Bu önemli toplantı vesilesiyle dostlarımızı İstanbul'da ağırlamaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Öncelikli olarak hedefimiz sahada tam olarak ateşkesin sağlanması ve hakim kılınması ile akan kanın bir an önce durdurulması” dedi. Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Suriye halkının meşru talepleri doğrultusunda bir siyasi çözüme ulaşılması, böylece ülkede istikrarın sağlanması noktasında neler yapılabilir, bunları etraflıca ele alma fırsatını bulduk. Suriye ihtilafının küresel bir sorun haline dönüşmesinin en önemli sebebi, uluslararası toplumun meseleyi yeterince sahiplenmemesidir.
KALICI ÇÖZÜM YOLU
Birçok ülke durumun vahametini ancak krizin etkileri kendi sınırlarına ulaşınca idrak edebilmiştir. Suriye'nin toprak bütünlüğü ile siyasi birliğine bağlılığımızı, ayrıca ihtilafa sadece askeri yöntemlerle çözüm bulunamayacağına dair inancımızı teyit ettik. Kalıcı çözüm yolunun, Suriye halkının öncülüğünde ve sahipliğinde BM gözetiminde yürütülen müzakerelerden geçtiğini vurguladık.
ABD’YE MESAJ
Erdoğan, konuşmasında, toplantıda ele aldıkları bir diğer önemli konunun Suriye kaynaklı terör tehdidi olduğuna dikkat çekerek, “Bu hususta gerek dört ülke arasında gerekse uluslararası toplum düzeyinde iş birliğinin artırılması noktasında mutabık kaldık” dedi. Erdoğan, “Türkiye, ne sınırlarında ne de Suriye'nin herhangi bir bölgesinde terör gruplarının palazlanmasına müsamaha göstermeyecektir. Terörle mücadele kisvesi altında sahada yeni emrivakilerin dayatılmasını da asla kabul etmeyeceğiz. Fırat'ın batısında olduğu gibi doğusunda da milli güvenliğimize yönelik tehditleri kaynağında bertaraf etmeyi sürdüreceğiz “ diye konuştu.
Astana sinerjisi ileri taşındı
Dörtlü zirvede Türkiye ve Rusya'nın başını çektiği Astana inisiyatifi, Fransa ve Almanya'nın desteğini de kazandı.
.jpg)
Rus, Alman ve Fransız liderler de açıklamalarında, krizin tek çözüm yolunun diplomasiden geçtiği yönünde mesaj verdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Suriye'de çözüm ancak diplomasi yoluyla mümkün olabilir” diyerek, müzakerelerin BM Güvenlik Konseyinin 2254 sayılı kararı çerçevesinde, Suriye'nin toprak bütünlüğü ve egemenliğine saygı odağında sürmesi gerektiğini anımsattı. Fransa lideri Emmanuel Macron da bu konuda Beşşar Esed rejiminin tavrını eleştirerek, “Bugün rejim askeri olarak yeniden fetih mantığında davranıyor. Bu da Suriye'nin istikrarını sağlayacak bir yaklaşım değil” ifadesini kullandı. Almanya Başbakanı Angela Merkel, siyasi çözümün mültecilerin evlerine dönebilmesi ve tüm Suriyelilerin ülkelerinde yeniden bir araya gelerek oy kullanabileceği bir seçim yapılması için şart olduğuna işaret etti. Liderler ayrıca, İdlib'deki ateşkesin garanti altına alınması konusunda Türkiye ve Rusya'nın vardığı mutabakatın önemine vurgu yaptı.
Kaşıkçı cinayeti de görüşüldü
Başkan Erdoğan, Dörtlü Suriye Zirvesi'nde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Cemal Kaşıkçı ile ilgili sorulan soruyu cevaplayan Erdoğan, “Merhum Cemal Kaşıkçı ile ilgili olarak ikili görüşmelerde bu konu ele alındı. Gerekli bilgileri kendilerine verdim. Daha önce de zaten istihbarat örgütlerimizle yapılmış olan bu konuda çeşitli bilgilendirmeler oldu. Bugün ikili görüşmeyle detaya girdim” dedi.


















