Kardeşlik hukuku herhangi bir kanun kitabında yazmıyor. Cumhurbaşkanımız ile bizi biz yapan dava ruhu bu

Yayın Tarihi: 19 Şubat 2024 Pazartesi 12:43:00

Güncelleme Tarihi: 19 Şubat 2024 Pazartesi 12:43:00

24 TV Arafta Sorular programında Star Gazetesi Yazarı Esra Elönü'nün sorularını yanıtlayan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler açıklamalarda bulunarak, ‘'Kardeşlik hukuku herhangi bir kanun kitabında yazmıyor. O nedenle çok önemli. Cumhurbaşkanımız ile bizi biz yapan dava ruhu bu.'' ifadelerine yer verdi.

''DAVA, ULAŞILMASI BİR İDEAL OLAN AMA ULAŞILMASI GEREKEN, HAYATIMIZIN GERÇEK ANLAM VE HEDEFİDİR. CUMHURBAŞKANIMIZIN YORGUNLUK BİLMEYEN HALİ, DAVANIN EN İYİ YANSIMASIDIR.''

''Dava, ulaşılması bir ideal olan ama ulaşılması gereken, hayatımızın gerçek anlam ve hedefidir. Bu Partimizde Erdemliler Hareketi ile başladı. Erdem çok önemli ve vefa temelli. Dava, İnançla aynı zamanda millet kavramı ile birleşen, erdemin bütün kelimelerini kavramlarını içine alan bir kavram. Sınavda olmayı gerektiren bir hedef bu aynı zamanda hayatımızın gayesi. Kulluk bilinci dahil hepsi işin içinde. Bununla birlikte aşağı yukarı biz bunu iki bin yıllık bir hedef olarak alabiliyoruz. İşin millet ve inanç boyutuyla alırsak İslamiyet'le birlikte alıyoruz. Buradan çok güzel bir sentez çıkıyor ortaya. Biz sadece AK Parti olarak değil ondan önceki çalışmalarımızla hep davanın bir parçası giderek bu noktada iyi sonuçlar alıyoruz.''

'' FINDIĞI FINDIK OLARAK SATARSANIZ 2 MİLYAR DOLAR, ÇİKOLATAYA ÇEVİRİRSENİZ 8 MİLYAR DOLAR. VERİMİNİ ARTIRIYORUZ. 200 YILLIK MAKÛS TALİHİ DE KIRIYORUZ.''

''42 vilayette fındık tarımı yapılıyor, fındık üretiliyor ama bunun ağırlıklı merkezi Ordu ve Giresun. Sakarya'da, Düzce'de de var ama tabiatın zor şartlarına karşı esas yeri Ordu ve Giresun. Diğer yerlerde yok önemsiz demek istemiyorum. Mesela 200 yıldır fındıkla biz iştigal ediyoruz, uğraşıyoruz. Fındık fiyatı genellikle dışarıda Hamburg'da oluşurdu. Şimdi son yıllarda Cumhurbaşkanımızın ve bakanlar kurulumuzun çalışmalarıyla fiyatı netleşmiş ilgili birimlerle Ziraat odalarından gelen bilgilerle.

Tarım bakanlığı ve Cumhurbaşkanımız tarafından tespit ediliyor. Fakat bu arada bir yabancı firma Cumhurbaşkanımız açıkladıktan 33 gün sonra kendi fiyatına açıklıyor. Yani şimdi böyle bir şey rekabet kuruluna aykırı. Onlar durunca piyasa duruyor, harekete geçince piyasa hareket ediyor. Bunu biz tespit ettik ve dedi ki pazarda kara lahana satan, maydanoz satan kadın fiyatı belirliyor. Ama esas emek burada. Olduğu yerde bunu belirlenmesi lazım. Bununla ilgili çalışmaları yaptık, gördük. Orada rekabete ters şeyler var ve bunun yeni adı da bilimsel olarak monopsoni deniyor. Bu yeni bir tabir alıcının piyasayı etkilemesi almayınca fiyatlar düşüyor. İlk başta da fakir fukara dar gelirle fındığını satmak durumda kalıyor. Borcu ve ihtiyacı olduğu için ilk başta fiyatı aşağı çekiyorlar. Bundan dolayı mağdur oluyorlar. İkinci olarak,

kurdukları sistemle fındığın tamamı 2 ayda Ordu ve Giresun'un kırdığı fındığı kırıyorlar. 10 ay işsiz kalacak 14.000 kadar kadın ayrıca sadece Ordu'da 67 tane ihracatçı 5'e düştü.

Yani burada bir gariplikler olduğunu gördük ve bunun üzerine rekabet kuruluna kurduğumuz şirket vasıtası ile belediyeden dolayı değil, paydaş olduğumuz için başvurduk. Daha sonra firma geldi bu işin tamamını, detayını anlattık.

Bunun üzerine çalışmalar yapıldı ve ondan sonra onlara ben şunu söyledim, 'Biz 700.000 kişilik aileyiz, sen bir ailesin, bir ailenin hakimiyeti eski dönemlerde olurdu. Gel biz sana karşı değiliz. 700.000 + 1 aile olalım. Aynı zamanda uluslararası bir kurum bu bakımdan çalışmalar yapıldı. Şimdi o inceleniyor.

Bundan dolayı ilk defa fiyatını 80 TL'den 95 TL'ye çıkardı. Şu an 100, 105, 110 TL'yi buldu. Böyle fındığa sahip çıkmış oluyoruz. Fındığı fındık olarak satarsanız 2 milyar dolar, çikolataya çevirirseniz 8 milyar dolar. Verimini artırıyoruz.

Şimdi katma değeri yüksek ürünlere dönüştü. Bahçeleri daha iyi kullanıyoruz. Verimini artırıyoruz. 200 yıllık makûs talihi de kırıyoruz. Bundan dolayı Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere Tarım ve Orman Bakanımız'a ve Rekabet Kurumu'na teşekkür ediyoruz.''

''KARDEŞLİK HUKUKU HERHANGİ BİR KANUN KİTABINDA YAZMIYOR. O NEDENLE ÇOK ÖNEMLİ. CUMHURBAŞKANIMIZ İLE BİZİ BİZ YAPAN DAVA RUHU BU.''

''Vefa o kadar anlamlı ve derin bir kelime ki sözcüklere sığmıyor. Gönül kelimesi gibi. Başka kelimelerde yeri olmayan bir kelime. Bu dava herhangi bir makam ile mevki ile para ile ifade edilemeyecek birşey. Ahiret kokan bir kelime vefa. Karşılık beklemeden bunu yapacağız. Fedakarlık ve sevginin ulaşabileceği en büyük merhale. Sevgiyi büyüterek bunu yapacağız. Bunu Ordu'da ilk geldiğim gün söyledim. Sevgi ve vefa birleşecek ve Pazara kadar değil mezara kadar diyeceğiz. Buradaki dava şuuru bu. Son merhaleye ulaşana kadar bunu yapacağız. Rıza makamına yönelik işlerin küçüğü büyüğü yapılmaz yöneldiği makam önemlidir. O nedenle vefa konusunda bu çalışmaları göz önüne alarak davaya bağlılığın anlam bulan ifadesidir. Vefasızlık kadar kötü bir şey yok. Cumhurbaşkanımızın kardeşlik ruhu diye vurguladığı bir şey var. Bizim işler seçmek ve seçilmek ile ilgili değil tamamen dava ruhu ile olacak şeyler. Kardeşlik hukuku herhangi bir kanun kitabında yazmıyor. O nedenle çok önemli. Cumhurbaşkanımız ile bizi biz yapan dava ruhu bu. Herkes buradan mesajını alacaktır.''