Devlet Bahçeli'den CHP'li İBB Başkanı'na Hamas tepkisi: Netanyahu'ya vekalet ediyor

Yayın Tarihi: 30 Nisan 2024 Salı 10:39:00

Güncelleme Tarihi: 30 Nisan 2024 Salı 10:39:00

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Bahçeli, CHP'li İBB Başkanı'nın Hamas'ı terör örgütü olarak nitelendirmesine sert tepki göstererek, "Hamas'ı terör örgütü olarak tanımlamak katledilen bebeklere, Gazze'ye sırt dönmek demektir. Netanyahu'ya vekalet etmektir" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "31 Mart yerel seçimlerinden sonra el değiştiren, birisinin çıkıp diğerinin indiği bir iktidar yapısı yoktur. 'Yerelde iktidar olduk' diyenler hayal alemindedir. Türkiye'de iktidar tektir ve o da Cumhurbaşkanlığı Kabinesidir." dedi.

Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, siyasetçinin görevinin insanıyla hemhal olmak, huzur, refah, birlik, kardeşlik ve istikrar hedeflerine çevik ve çelebi bir ruhla destek vermek olduğunu söyledi.

Siyasetin, nesillerin hayatını müspet yönde etkileyip değiştirecek kılavuz olması gerektiğini ifade eden Bahçeli, şöyle devam etti:

"Siyasetin ekseni akıl, enerjisi ahlak, edimi hizmet, edası da hürmet ve muhabbettir. Bizim siyasetten anladığımız elbette bunlardır. Araya araya bulmayı amaçladığımız define, milletimizin eşsiz vicdanında mahfuzdur. O vicdan ki doğru ile yanlışı, hak ile batılı, samimiyet ile sahteliği, mazlum ile zalimi, şehit ile caniyi sıfır hatayla tefrik edecek basirete, beceriye ve berraklığa haizdir. Hiç kuşkusuz egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Millet ne diyorsa, neyi istiyorsa, nasıl karar veriyorsa saygımız ve sadakatimiz tamdır ve tartışmasızdır. Bizim demokrasiye bağlılığımız sözde değil özdedir. Milli iradenin hükmüne toz kondurmamız düşünülemeyecektir."

Bahçeli, MHP'nin, Türkiye'ye ve Türk milletine varlığını adamış iman neferleriyle, dava ve gönül erleriyle siyasetçinin değil seçmenin mutluluğunu her zaman ve her şart altında gaye edindiğini ifade ederek, buna aynen ve şevkle devam edileceğini kaydetti.

Geride kalan bir aylık zaman diliminde hem partileri hem de ülke adına iki mühim demokratik etabın geçildiğini, Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşma mücadelelerinin kamçılandığını belirten Bahçeli, 17 Mart'ta 14. Olağan Büyük Kurultayı gerçekleştirdiklerini söyledi.

Bu kapsamda Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Merkez Disiplin Kurulunun (MDK) yenilendiğini, parti tüzüğünün bazı maddelerinin, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne uygun hale getirilmek maksadıyla değiştirildiğini anımsatan Bahçeli, kurultay sonrası ilk MYK-MDK toplantısının dün yapıldığını ve Başkanlık Divanının teşekkül ettiğini bildirdi. Bahçeli, Divan üyelerine başarılar diledi.

Bahçeli, bugünün sosyal ve ekonomik temelli ihtiyaç ve isteklerinin aksine siyaset yapamayacakları gibi geleceğin tasarım ve planlamasını ihmal ederek de asla mevzi ve mesafe alınamayacağını ifade etti.

Görevlerinin farkında ve yapacaklarının şuurunda olduklarını belirten Bahçeli, "Vizyonu yetişmeyenlerin nefeslerinin tükendiği yerde terk etmeleri, hatta farklı tesirlerin sonucu yılmaları, umutsuzluk ve yılgınlık çarkına kapılmaları bundan sonra da muhtemeldir. Ancak MHP'nin inanmış, irade göstermiş, ahlaki ve fikri olgunluğa erişmiş hiçbir mensubunun devşirilip yarı yolda devrilmesi artık söz konusu değildir. Türkiye'yi hak ettiği gelişmişlik statüsüne mutlaka çıkarmalıyız. Türk milletini layık olduğu yüksek mevkie muhakkak ulaştırmalıyız." dedi.

Bahçeli, bunları yaparken siyaset önceliklerinin sınıflara, zümrelere, şahıslara hiçbir ayrıcalık tanımadan yalnızca milletin tamamını tarihi perspektif içinde kucaklayan ve onun devamını amaçlayan bir kavrayışla hareket etmek olduğunu söyledi.

Milliyetçiliklerinin, "Türk milletinin tarih içerisinde yoğrulmuş olan milli değerleriyle, çağın birikimi olan gelişmeleri birlikte yaşatmayı, milli ile evrenseli, yerel ile küreseli beraberce değerlendirmeyi" esas aldığını belirten Bahçeli, şunları söyledi:

"Bu çerçevede günümüzün ekonomik, enformatik, teknolojik, diplomatik ve diğer alanlarında günbegün cesameti artan ters akıntılara göğüs germeliyiz. Türk siyaset yapısını, gelişen toplumun taleplerine göre milli ve manevi değerlere müzahir olacak şekilde yeniden ele almalı, yeni bir anayasayla da taçlandırmalıyız. Siyaset, medya ve ekonomi ilişkilerini demokratikleştirmeli, Türk devrinde insanımızın mutlu, müreffeh ve güvenli olacak bir dönemin kapılarını el birliğiyle, ortak değerler etrafında kenetlenerek açmalıyız.

Sosyal ve ekonomik ihtiyaçlara köklü cevaplar hazırlayarak, Türk ve Türkiye Yüzyılı'na temel olacak kalıcı ve güçlü reformları peş peşe hayata geçirmeliyiz. Üreterek, yabancı sermayeyi özendirerek, tasarrufu artırarak, fiyat ve finansal istikrarı kurumsallaştırarak, ihracat ve yatırım seferberliğini teşvik ederek, bilhassa adil ve insani paylaşımı canlandırarak yeni yüzyılda Türkiye ekonomisini zincirlerinden kurtarmalıyız. Milletler mücadelesinin acımasız rekabetinde Türk milleti ortak paydasında buluşmalı, hiç kimseyi ötekileştirmeden, hiç kimseyi yabana atmadan geçmişin muzaffer hatıralarını geleceğin ufkuyla eklemleştirmeliyiz."

"GELECEĞİN SÜPER GÜCÜ TÜRKİYE'DİR"

Bunu yapacak irade, inanç ve itibarın MHP ve Cumhur İttifakı'nda mevcut olduğunu ifade eden Bahçeli, "Katılaşmış ön yargıları, zembereğinden boşalmış kısır çekişmeleri bir kenara bırakmalıyız. Vatan ve millet sevdasıyla hareket edebilme ferasetini derhal gösterebilmeliyiz. Türkiye hepimizindir, hepimizin ortak vatanıdır. Farklı başkentlerin sunduğu kurtuluş reçetelerinin Türk milletini bir adım ileri götürmeyeceği açıktır. Tek çare, dünyaya 'Türkiye' merkezli bakmakla, küresel ilişki ağlarını 'Türkçe' okumakla mümkündür." değerlendirmesinde bulundu.

Bahçeli, böyle bir siyaset anlayışının, yalnızca Türkiye'yi değil soydaşlarını, din kardeşlerini ve yardım eli gözleyen mazlum milletleri de kurtaracak yeni bir hamle üstünlüğü kazandıracağını söyledi.

Bahçeli, MHP'nin, Türkiye Cumhuriyeti'nin meşakkatle elde ettiği bir değer olan demokrasiye gönülden bağlı olduğunu, insanın insan olması sıfatından kaynaklanan temel hak ve hürriyetlere saygı duyduğunu, herkes için bağlayıcı olan adaleti, düzeni, barışı ve hürriyeti birlikte tesis etmeyi hedefleyen hukukun üstünlüğüne inandığını söyledi.

MHP'nin, vatandaşların inançlarını yok saymadan, bir arada kardeşçe yaşamasının güvencesi olan din ve vicdan hürriyetini savunduğunu belirten Bahçeli, "Bunlar bizlere demokrasinin getirdiği nimet ve yükümlülüklerdir. Ve milli kültürümüzde kökleri vardır. Hiçbir şüphem yoktur ki, geleceğin süper gücü Türkiye'dir. İstanbul'un fethinin 600. yıldönümü olan 2053'te bu ideal gerçekleşecektir." diye konuştu.

İstiklalin ve istikbalin güvencesi olan Cumhur İttifakı'nın varlığını kararlılıkla devam ettireceğini dile getiren Bahçeli, "Tarihte büyük devletler kurmuş ve bu potansiyeli defalarca göstermiş olan Türk milletinin bugün her evde, her ocakta, her ailede, her ana yüreğinde yaşattığı medeniyet kudreti, onu saklı durduğu yerden çıkaracak samimiyeti, marifeti ve cesareti beklemektedir." ifadelerini kullandı.

Beklenen o samimiyet, marifet ve cesaretin MHP ile Cumhur İttifakı'nda tecessüm ve tecelli ettiğini dile getiren Bahçeli, "Gelen Türk asrıdır, Türkiye ve Türk milleti 2071'de cihan ve uzay hakimiyeti mefkuresini Allah'ın izniyle başaracaktır. Zafer sabredenlerin ve inananlarındır." dedi.

Bahçeli, Türk milliyetçilerinin, milli görev ve sorumluluklarının idraki içinde emaneti kırıp dökmeden, günlük hesaplar içinde çarçur etmeden yarınlara ulaştıracak siyasi akla ve şuura sahip olduklarını fedakarlıklarıyla yine göstereceğini, yine ispat edeceğini söyledi.

"MİZAHİ BİR YANILGIDIR"

Bahçeli, 14 Mayıs ve 28 Mayıs 2023 tarihlerinde yapılan Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimleri'nden yaklaşık 10 ay sonra milletin bu defa da yerel seçimler için sandık başına gittiğini anımsattı.

Cumhuriyetin yeni yüzyılının ilk seçiminin tamamlandığını, seçimsiz geçecek 4 yılın önünün açıldığını belirten Bahçeli, şunları kaydetti:

"Milletimizin hür iradesiyle verdiği demokratik karara saygılıyız, seçim sonuçlarının ülkemize, milletimize ve siyasi partilere hayırlı olması da temennimizdir. Yerel seçimlerin doğasıyla genel seçimlerin doğası elbet farklıdır. İkisini birbirine karıştırmak fahiş bir yanlıştır. Yerel seçimlerde özne ve öncelik adaylar olduğu halde, genel seçimlerde partilerdir, bununla mündemiç ülkenin ve uluslararası ilişkilerin bütününü kapsayacak program ve projeleridir.

31 Mart yerel seçimlerinden sonra el değiştiren, birisinin çıkıp diğerinin indiği bir iktidar yapısı yoktur. 31 Mart yerel seçimlerinden sonra rota değiştiren, hedeflerinden sapan, iddialarından cayan, yerinde sayan bir Türkiye yoktur, olması da mevzu konusu değildir. 'Yerelde iktidar olduk' diyenler hayal alemindedir. Türkiye'de iktidar tektir ve o da Cumhurbaşkanlığı Kabinesidir. Fazladan üç beş belediye başkanlığı kazanmakla yerel iktidar tantanası koparanların siyasetin nesnel gerçeklerine, milletin irade künhüne vakıf olmadıkları ayan beyan ortadadır. Kendi partilerinde disiplini tesis edemeyenlerin, birlik ve beraberlik vasatını kaybedenlerin, üstelik hiçbir projeleri olmayanların, hasbelkader, konjonktürel sebeplerle ulaştıkları sonuçlara güvenip zafer nutukları atmaları sadece mizahi bir yanılgıdır. Şımarıklığın alemi hiç yoktur. Çünkü bugün şımaranların yarın milletten şamarı yemeleri mukadderdir."

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Cumhur İttifakı'nın tasfiyesine ve sonlanmasına ümit bağlayanlar size kötü bir haberim var; Cumhur İttifakı sonuna kadar vardır, var olacaktır ve ayakta kalacaktır." dedi.

Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin komşularıyla barışçıl, dostane, yapıcı, karşılıklı saygıya dayalı, ortak çıkarların gözetildiği ve iyi niyetli diyaloglar kurmasının, öteden beri savundukları bir politika olduğunu anlattı.

Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 22 Nisan 2024'teki Irak ziyaretinin, mana ve muhteva açısından tarihi önemde olduğunu dile getiren Bahçeli, Irak'ın güvenliği ve huzurunun Türkiye'nin güvenlik ve huzuru olduğuna işaret etti.

Devlet Bahçeli, Ankara ile Bağdat arasındaki istikrarlı ilişkilerin sürdürülmesinin iki ülkenin yararına olduğunu söyleyerek, görüşülen mühim gündem başlıklarından birinin terör olduğunu anımsattı. Bahçeli, "Irak topraklarından kaynaklı terör saldırılarına ve bölücü terör örgütü PKK'ya karşı ortak mücadelenin istişare edilmesi, PKK'nın Irak'ta yasaklı örgüt ilanı, kayda değer gelişmelerdir. Ancak olması gereken PKK'nın resmen terör örgütü ilan edilerek Irak topraklarından sökülüp atılması, bu hususta iki ülkenin azami anlayış, uzlaşma ve yardımlaşmayla hareket etmesidir. Bölücü terör örgütünün Irak ve Suriye'de varlığının sonlanmasına eş zamanlı olarak Kalkınma Yolu Projesi'nin devreye girişiyle bölgemiz hasretini çektiği refah, istikrar, huzur ve güvenliğe kavuşacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Almanya Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier'in Türkiye ziyaretine değinen Bahçeli, şu görüşleri paylaştı:

"Bu esnada Türkiye'ye ziyaret düzenleyip önce İstanbul'a gelen, alelacele belediye başkanıyla görüşme yapan Almanya Cumhurbaşkanı'nın da döner diplomasisinin yanı sıra Türkiye'nin terörle mücadelesine destek vermesi samimi dileğimizdir. Ankara'ya gelmeden ve Cumhurbaşkanımızla görüşmeden İstanbul Belediye Başkanına koşan Almanya Cumhurbaşkanının niçin böyle bir program akışına ihtiyaç duyduğu bizim nezdimizde soru işaretleriyle doludur. Döner edebiyatını kullanarak iç siyasete dahil olan, CHP'li belediye başkanlarını ayağının tozuyla ziyaret eden Almanya Cumhurbaşkanının vermek istediği potansiyel mesajları şaibeli ve şüphelidir."

Türkiye ile Almanya arasındaki siyasi, ekonomik ve ticari ilişkilerin, hedeflenen seviyelere tırmanmasının halisane temennileri olduğunu dile getiren Bahçeli, AB ülkelerinde faaliyet gösteren bölücü terör örgütü uzantılarına müsamaha gösterilmemesinin şart olduğunu; dostluk ve müttefiklik hukukunun icabı ve icrasının da bunu gerektirdiğini kaydetti.

"BUNUN DA SIRRI, KIZ ALIP KIZ VERMEKTE..."

MHP lideri Bahçeli, 31 Mart seçimlerinden sonra Kürt kökenli vatandaşlarla ilgili pek çok iddiada bulunulduğunu; "Türk milletinin eşit, onurlu ve muhterem mensubu olan bu kardeşlerinin", Cumhur İttifakı'na yüz çevirdiklerinin dahi ileri sürüldüğünü söyleyerek, "'Demlenmiş' belediyelerdeki devir teslim törenlerinde de sistematik tahriklerin, devlete ve millete parmak sallayan iğrenç sahnelerin yaşandığı, hafıza kayıtlarımızdadır." diye konuştu.

Partisinin, Türkiye'de yaşayan her insanı 'Türk milleti' tanımı içinde kucakladığını ve hepsine aynı gözle baktığını ifade eden Bahçeli, soy ve ırk temelinde bir üstünlüğün kendilerinin nazarında yok hükmünde olduğuna dikkati çekti.

Kökeni, dili, dini, mezhebi ne olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti'ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan her insanın, kendilerinin özbeöz kardeşi, milletin de asli unsuru olduğunu vurgulayan Bahçeli, Türkiye'nin bir Kürt sorunu olmadığını, çok tehlikeli bölücülük ve terör sorunu olduğunu belirtti.

Türk ile Kürt, Alevi ile Sünni arasında uçurumlar oluşturmak için demokrasi, özgürlük ve insan hakkı kisvesine bürünerek hizmet edenlerin, alçakların en alçağı, hainlerin en haini olduğunu kaydeden Bahçeli, "Kültürü, dayanışması, karşılıklı anlayışı göz önüne alındığında, Türkiye'deki Alevi-Sünni çatışmasını, Türk-Kürt ayrışmasını çözecek olan bu millet ve onun iradesidir. Bunun da sırrı, kız alıp kız vermekte; yeni bir Türkiye inşa etmektedir. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne hançer sallayanlar Türk'ün de, Kürt'ün de, Alevi'nin de, Sünni'nin de can düşmanıdır. İşte bu aile kurumunu kura kura milleti millet yapan haslet, Türkiye'deki Kürt sorununu, ayrımcılığı kökünden kazıyacaktır. Bunu millet kendisi başarmaktadır. Anadolu'yu dolaşın, öyle yuvalar vardır ki, ana Kürt baba Türk, baba Kürt ana Türk, çocukların hepsi Türk milletinin öz evlatları." ifadesini kullandı.

Bölücü terör sorununun yeni yüzyılda kesinlikle biteceğinin altını çizen Bahçeli, üç aşamalı yeni terörle mücadele stratejisinin neticesinde PKK/YPG/PYD terörünün mücavir topraklardan kazınacağını, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Irak ziyaretinin de bu açıdan çok güçlü bir iradenin doğumunu müjdelediğini dile getirdi.

MHP lideri Bahçeli, hazırlanmasını temenni ettikleri 'bölücülükle mücadele ve stratejik eylem planı' ile ülke içindeki yıkım cephesinin çökertileceğini de belirterek, partisinin, terörü bir hak arama vasıtası gören, bölücülüğü demokratik mücadele şeklinde gösteren bölücü mihraklara direneceğini ve Kürt kökenli kardeşlerini amasız, fakatsız, bin yılın hatıralarıyla kucaklayacağını söyledi.

"TÜRKİYE'DE YEREL HALK YOKTUR, TÜRK MİLLETİ VARDIR"

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye'de bazı sermaye gruplarının, bir kısım medya organının ve akademik çevrenin dillendirdiği, çözülme ve dağılmalarını esas alan hain projeyi ilerletmek için teşvik edilen aldatma kampanyasında üç sahte klişe sloganın ön plana çıktığını ifade ederek, bunların, küreselleşme dinamikleri, Avrupa Birliği sürecinin gerekleri, Türk toplumunun değişim ihtiyacı ve çağa ayak uydurma zorunluluğu olarak sunulan safsatalar olduğunu hatırlattı. Bahçeli, "Son dönemde, MHP'yi ve Cumhur İttifakı'nı hedef alan şirret kampanyanın arkasında da bu hain projenin taşeronları bulunmaktadır." dedi.

Türkiye'de yerel halk değil, Türk milletinin bulunduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti:

"23 Nisan mesajımın adresi de DEM'ciler, 'demlenmiş' ve yerel halk tabirini referans almış CHP'li bazı belediye başkanlarıdır. Hiç kimse çalı dibi yoklamasın, deve izi saymasın, niyet okuyuculuğuna da teşebbüs etmesin; Hazine ve Maliye Bakanımızın da her zaman arkasındayız. Türk vatandaşından kaldığı otelde 120 avro milliyet farkı alan sömürge kuklalarıyla görülecek işimiz vardır ve nefesimiz bunların siyasetteki ayaklarının ensesindedir. Çok sevdiğim ve saygı duyduğum bir ses ve söz ustası olan Sayın Ferdi Tayfur'un şarkısının arka fonda çaldığı ve benim de yürüyüş yaptığım videonun yayımlanmasından hemen sonra; zoraki anlamlar çıkaranlar, çarpık değerlendirmeler yapanlar, polemik üretenler şimdi kulağınızı açıp beni dinleyiniz. Adını bile hatırlamadığım bir küsurat partisinin sözde başkanı Kobanili Ahmet, sen de özellikle dersini almalısın."

Sezai Karakoç'un "Anlamak masraflı iştir, emek ister, gayret ister, samimiyet ister; yanlış anlamak kolaydır oysa, biraz kötü niyet, biraz da cahillik yeter" sözlerini aktaran Bahçeli, "Bir şeyi söylemek istersem muhatabına doğrudan söylerim. Dolambaçlı yollara sapmam, kırk dereden su taşımam. Sayın Ferdi Tayfur'un seslendirdiği gibi, hainsin diyorsam, söyleten sensin, işte bu mesaj Türkiye'nin ayağını kaydırmaya yeltenen kim varsa direkt onlaradır." diye konuştu.

"BU KÜTÜK KAFALI İDDİA SAHİPLERİNİN HEPSİ BALTAYI TAŞA VURMUŞTUR"

MHP lideri Bahçeli, bazı gazete manşetlerini ve köşe yazısı başlıklarını sıralayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu kütük kafalı iddia sahiplerinin hepsi baltayı taşa vurmuştur. Cumhur İttifakı'nın tasfiyesine ve sonlanmasına ümit bağlayanlar size kötü bir haberim var; Cumhur İttifakı sonuna kadar vardır, var olacaktır ve ayakta kalacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımız ile olan dostluk ve kardeşlik hukukumuzu anlayabilmeniz için balığın kavağa tırmanmasını beklemekten başka alternatifiniz kalmamıştır. Kobanili Ahmet, senin de klinik vaka olduğunu değerlendiriyor, insan ve toplum sağlığı adına gözetim altına alınıp tedavi edilmeni özellikle tavsiye ediyorum. Endişem odur ki bir zaman sonra hiçbir aşı sana fayda etmeyecektir."

Siyasette merkez olma iddiasında olup bu çerçevede görüş beyan edenlere de seslendiğini kaydeden Bahçeli, MHP ve Cumhur İttifakı'nın, toplumsal siyasetin merkezi olduğunu vurguladı. Bahçeli, "MHP ve Cumhur İttifakı, milletimizin tamamını kucaklayan siyaseti ile devlet ve millet uyuşmasını sağlamış, milli ile evrenseli, küresel ile yereli, birey ile toplumu uzlaştıran tek siyaset seçeneği olarak öne çıkmıştır." açıklamasında bulundu.

Devlet Bahçeli, yeni anayasa hazırlık sürecinde taviz vermeyecekleri esasları da "Türkiye Cumhuriyeti Devleti tektir, ülkesi ve milletiyle birdir. Milli birlik ve bölünmez bütünlüğümüzün dayandığı temeller tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek dil ülküsüdür." şeklinde sıraladı.

"TÜRKİYE, 10 YIL İÇİNDE EKONOMİK BİR KUDRET OLARAK MUTLAKA HAK ETTİĞİ MEVKİYE ULAŞACAKTIR"

MHP Genel Başkanı Bahçeli, fiyat ve finansal istikrarla beraber vatandaşın mağduru olduğu hayat pahalılığı ve enflasyon baskısının, doğru politikalarla, ortak sinerji ve potansiyel imkanlarla telafi edileceğini; fırsatçıların, karaborsacıların, gün aşırı zam yapan aç gözlülerin yakasından tutulacağını belirterek, "100 milyon nüfusu, 100 ili, 1000 ilçesiyle Türkiye önümüzdeki 10 yıl içinde ekonomik bir kudret olarak mutlaka hak ettiği mevkiye ulaşacaktır." ifadesini kullandı.

1 Mayıs'ın emniyet ve esenlik içinde geçmesi temennisinde bulunan Bahçeli, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü kutladı.

Devlet Bahçeli, İYİ Parti'nin olağanüstü kurultayına yönelik de şunları kaydetti:

"Son günlerde bir siyasi partide olağanüstü kongreler yapılmış, bir yönetim değişikliği de söz konusu olmuştur. Bu o siyasi partinin en tabii hakkıdır. Buna ihtiyacımız da yoktur. Bunu herkes iyi bilmelidir. MHP, 'Herkes tebrik etti, siz niye tebrik etmiyorsunuz?' suçlamasıyla karşı karşıya bırakılıyor ve camiamız içerisinde yeni bir fitneyle iyiyi daha da iyileştirmenin çabası içerisine girmeye çalışanlar var. Açıkça söylüyorum; 104 tane siyasi parti var, her biri kongresini yapar, her kongreyi tebrik eden, etmeyen olabilir. Bunlar da onların en tabii hakkıdır. Neden tebrik etmediğimi açıkça hepinizin huzurunda söylüyorum; ihaneti tebrik etmek bizim defterimizde yazmaz."