Kahramanmaraş'ta TürkMedya Dirençli Şehirler Zirvesi
Yayın Tarihi: 01 Ağustos 2026 Cumartesi 10:28:00
Güncelleme Tarihi: 01 Ağustos 2026 Cumartesi 10:28:00
Afetlere karşı dirençli şehirlerin inşası ve kentsel dönüşüm politikalarının geleceğinin ele alındığı TürkMedya Dirençli Şehirler Zirvesi Kahramanmaraş'ta gerçekleştirildi. Zirvenin açılış konuşmalarını TürkMedya İcra Kurulu Başkanı Murat Çiçek, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut yaptı.
HABER MERKEZİ
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un katılımıyla gerçekleştirilen TürkMedya Dirençli Şehirler Zirvesi; kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, şehircilik alanının önde gelen isimlerini, akademisyenleri ve sektör temsilcilerini aynı platformda buluşturdu.
Zirvede; deprem bölgesindeki yeniden inşa süreci, şehircilikte yeni yaklaşımlar ve Kahramanmaraş'ın geleceğine ilişkin önemli başlıklar masaya yatırıldı.
Zirvenin açılış konuşmasını TürkMedya İcra Kurulu Başkanı Murat Çiçek, gerçekleştirdi.
TürkMedya İcra Kurulu Başkanı Murat Çiçek'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
Zirvenin açılış konuşmasını yapan TürkMedya İcra Kurulu Başkanı Murat Çiçek, 6 Şubat depremlerinin ardından başlatılan yeniden inşa ve ihya çalışmalarının yanı sıra şehirlerin afetlere karşı daha dirençli hale getirilmesine yönelik politikaların zirvede kapsamlı şekilde değerlendirileceğini söyledi.
"YAŞADIĞIMIZ ACILAR UNUTULMAYACAK"
6 Şubat depremlerinin Türkiye'nin hafızasında derin izler bıraktığını belirten Çiçek, yaşanan acıların hiçbir zaman unutulmayacağını ifade etti.
Devletin öncülüğünde yürütülen kapsamlı çalışmalarla depremden etkilenen şehirlerin yeniden ayağa kaldırıldığını vurgulayan Çiçek, vatandaşların güvenli konutlara kavuşturulması ve sosyal hayatın yeniden canlandırılması için önemli adımlar atıldığını kaydetti.
"GELECEĞİN ŞEHİRLERİNİ KONUŞUYORUZ"
Yeniden inşa sürecinin yalnızca konut yapımıyla sınırlı olmadığını dile getiren Çiçek, "Bugün artık sadece binaların yeniden yapılmasını değil; altyapısı, ulaşımı, eğitim ve sağlık yatırımları, sosyal donatı alanları, ekonomik canlılığı ve çevresel sürdürülebilirliğiyle geleceğin şehirlerini konuşuyoruz" dedi.
Çiçek, dirençli şehir anlayışının; afetlere hazırlıklı, güvenli, çevreyle uyumlu, teknolojiyi etkin kullanan ve yaşam kalitesini önceleyen şehirlerin inşasını ifade ettiğini söyledi.
YAPAY ZEKÂ VE BÜYÜK VERİ DE ELE ALINACAK
Zirvede yeniden inşa sürecinde gelinen son durumun, kentsel dönüşüm çalışmalarının ve afet risk yönetiminin ele alınacağını belirten Çiçek, yapay zekâ ve büyük veri teknolojilerinin afet yönetiminde sağlayacağı imkânların da değerlendirileceğini ifade etti.
Çiçek, deprem bölgesinde yürütülen çalışmaların yanı sıra iklim değişikliğine uyum politikaları, afetlere hazırlık ve Türkiye'nin şehircilik alanındaki gelecek perspektifinin de zirvenin önemli gündem maddeleri arasında yer aldığını bildirdi.
"YENİ ÇÖZÜMLERE KATKI SAĞLAYACAK"
TürkMedya olarak şehircilik, afet yönetimi ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında katkı sağlayacak platformları desteklemeye devam edeceklerini belirten Çiçek, Dirençli Şehirler Zirvesi'nin sektörün tüm paydaşlarını bir araya getireceğini söyledi.
Çiçek, zirvenin yeni fikirlerin, güçlü iş birliklerinin ve kalıcı çözümlerin geliştirilmesine katkı sağlayacağına inandıklarını ifade ederek katılımcılara teşekkür etti.
KAHRAMANMARAŞ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI
GÖRGEL YENİDEN İNŞA ÇALIŞMALARINI ANLATTI
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, TürkMedya Dirençli Şehirler Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından kentte yürütülen yeniden inşa ve ihya çalışmalarını anlattı.
Depremlerin büyük bir felaket olarak dünya tarihine geçtiğini belirten Görgel, aynı zamanda Türkiye'nin en büyük devlet-millet dayanışmalarından birinin de bu süreçte ortaya çıktığını söyledi.
"YENİDEN İNŞA İRADESİ TARİHE GEÇTİ"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde devletin tüm imkânlarıyla ilk andan itibaren sahaya indiğini ifade eden Görgel, milletin de eşine az rastlanır bir dayanışma örneği sergilediğini vurguladı.
Görgel, "Bugün geriye dönüp baktığımızda felaketin büyüklüğü kadar yeniden inşa iradesinin de tarihe geçtiğini gururla ifade edebiliyoruz" dedi.
Aradan geçen üç yılın ardından Kahramanmaraş'ın geleceğini inşa eden bir şehir konumuna geldiğini belirten Görgel, yerleşim alanlarının yeniden planlandığını, depremden etkilenen altyapının büyük ölçüde yenilendiğini ve çalışmaların sürdüğünü kaydetti.
YATAY MİMARİ VE MAHALLE KÜLTÜRÜ
Üstyapı yatırımlarıyla modern ve güvenli yaşam alanları oluşturulduğunu dile getiren Görgel, hastanelerin, okulların, sosyal donatı alanlarının ve kamu binalarının birçok noktada deprem öncesinden daha güçlü ve nitelikli bir yapıya kavuşturulduğunu ifade etti.
Yeni yerleşim alanlarında yatay mimarinin esas alındığını belirten Görgel, mahalle kültürünü yaşatan, sosyal donatı alanlarıyla desteklenen güvenli ve modern yaşam alanlarının oluşturulduğunu söyledi.
Toplu konutların sağlam zemin etütleri, estetik anlayış, ulaşım imkânları ve sosyal yaşam bütünlüğü gözetilerek inşa edildiğini kaydeden Görgel, Kahramanmaraş'ın afetlere dirençli şehircilik anlayışının önemli örneklerinden biri haline geldiğini vurguladı.
"İLK GÜNKÜ AŞKLA ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYORUZ"
Büyükşehir Belediyesi olarak altyapıdan ulaşıma, çevre yatırımlarından sosyal belediyeciliğe kadar her alanda yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirten Görgel, yeni yollar, ulaşım yatırımları, parklar, yeşil alanlar, sosyal yaşam merkezleri ile kültür ve spor tesislerini hayata geçirdiklerini söyledi.
Görgel, "Her yaştan hemşehrimize dokunan hizmetleri hayata geçirdik. Çalışmalarımıza ilk günkü aşkla devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.
"YENİ KAHRAMANMARAŞ GERÇEĞE DÖNÜŞÜYOR"
Hedeflerinin yalnızca depremin izlerini silmek olmadığını vurgulayan Görgel, şöyle konuştu:
"Hedefimiz, depremin izlerini silmenin de ötesinde geleceğin Kahramanmaraş'ını inşa etmekti. Hamdolsun bugün bu hedefe her geçen gün daha da yaklaşıyoruz. Yeni Kahramanmaraş artık bir hedef olmaktan çıkmış, büyük ölçüde gerçeğe dönüşmektedir."
TARİHİ YAPILAR YENİDEN AYAĞA KALDIRILIYOR
Yeniden inşa sürecinde şehrin binlerce yıllık tarihine ve kültürel mirasına da büyük bir hassasiyetle sahip çıkıldığını belirten Görgel, depremde zarar gören tarihi ve tescilli yapıların restorasyon çalışmalarıyla yeniden ayağa kaldırıldığını söyledi.
Görgel, geçmişin ruhunu koruyan ve geleceğe güven veren çalışmalar sayesinde Kahramanmaraş'ın tarihini koruyarak yarınlarını inşa eden örnek şehirlerden biri olma yolunda ilerlediğini ifade etti.
BAŞKAN ERDOĞAN VE KURUM'A TEŞEKKÜR
Yeniden inşa sürecinin en büyük mimarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Görgel, Erdoğan'ın deprem sürecinde şehri birçok kez ziyaret ederek vatandaşların devletlerine duyduğu güveni güçlendirdiğini söyledi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un Kahramanmaraş'ı bir hemşehri hassasiyetiyle sahiplendiğini dile getiren Görgel, Kurum'un yeniden imar ve ihya çalışmalarında gece gündüz büyük bir gayret gösterdiğini ve şehrin hiçbir sorununu çözümsüz bırakmadığını kaydetti.
Bakan Kurum ile kurulan güçlü koordinasyon sayesinde şehrin yeniden inşasında önemli mesafeler katettiklerini belirten Görgel; Kurum'a, çalışma arkadaşlarına, TOKİ Başkanlığına, Emlak Konut Genel Müdürlüğüne ve süreçte görev alan tüm kurumlara teşekkür etti.
"DEPREM BÖLGESİNDE 700 BİNE YAKIN KONUT İNŞA ETTİK"
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut, Kahramanmaraş'ta düzenlenen TürkMedya Dirençli Şehirler Zirvesi'nin açılışında konuştu.
Geleceğin güvenli şehirlerini inşa etme iradesinin ele alındığı zirvenin Kahramanmaraş'ta gerçekleştirilmesinin büyük önem taşıdığını belirten Bulut, 6 Şubat 2023'te Türkiye'nin en ağır sınavlarından biriyle karşı karşıya kaldığını söyledi.
"UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ"
Depremlerin 11 ili, 14 milyon insanı ve yaklaşık 110 bin kilometrekarelik alanı etkilediğini ifade eden Bulut, "Kahramanmaraş'ın sokaklarında insanlarımızın kendi evlerinin, doğup büyüdükleri sokağın izini aradığı o kara günleri unutmadık, unutmayacağız" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın depremin ilk anından itibaren güçlü bir irade ortaya koyduğunu belirten Bulut, bakanların, valilerin, milletvekillerinin ve belediye başkanlarının sahada aralıksız çalıştığını kaydetti.
Bulut, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Gaziantep'te bir koordinasyon merkezi kurduklarını ve depremden etkilenen 11 ildeki çalışmaların buradan yürütüldüğünü anlattı.
"BİR GÖZÜMÜZ AĞLARKEN DİĞER GÖZÜMÜZ GELECEĞE BAKIYORDU"
Depremin ardından Gaziantep ve Nurdağı'nda karşılaştıkları manzarayı anlatan Bulut, "Bir gözümüz ağlarken diğer gözümüz bugünlere ulaşmak için neler yapabileceğimize bakıyordu" ifadelerini kullandı.
Yeniden inşa çalışmalarına depremin ikinci gününden itibaren başladıklarını belirten Bulut, o dönemde bu karar nedeniyle eleştirildiklerini söyledi.
Bulut, şöyle konuştu:
"Bize 'Ne aceleniz var, önce arama kurtarma çalışmalarına bakın' dediler. Biz arama kurtarma çalışmalarının zaten yürütüldüğünü, ancak geride kalan vatandaşlarımızı da umutla ayakta tutmak zorunda olduğumuzu söyledik. Tüm eleştirilere rağmen şehirlerimizi geleceğe taşıyacak çalışmalara depremin ikinci gününde başladık."
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Kurum'un ortaya koyduğu güçlü iradeyle depremden etkilenen şehirlerin eskisinden daha güvenli, dirençli ve yaşanabilir hale getirildiğini dile getirdi.
200 BİN KİŞİYLE DEV İNŞA SEFERBERLİĞİ
Yeniden inşa sürecinde 200 bin mimar, mühendis ve işçinin görev yaptığını açıklayan Bulut, devlet ve milletin el ele vererek büyük bir inşa seferberliği başlattığını söyledi.
Yaklaşık 4 bin şantiyede çalışmaların eş zamanlı olarak yürütüldüğünü belirten Bulut, "Bu mücadele basit bir müteahhitlik hizmeti değildi. Tarihin en büyük inşa çalışmalarından birini yürüttük" dedi.
Bulut, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararlı iradesi ve Bakan Kurum'un koordinasyonuyla saatte 23, günde 550 konutun yükseldiği büyük bir üretim temposuna ulaşıldığını ifade etti.
"DEPREMİN 15'İNCİ GÜNÜNDE İLK TEMELİ ATTIK"
Depremin 15'inci gününde ilk konutların temellerinin Kahramanmaraş'ta atıldığını hatırlatan Bulut, eleştirilere rağmen çalışmaların vakit kaybedilmeden başlatıldığını söyledi.
Bulut, "Bize 'Ne aceleniz var?' dedikleri dönemde biz bugünleri hesap ederek Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımıyla Kahramanmaraş'ta ilk temelleri attık" diye konuştu.
455 BİN BAĞIMSIZ BÖLÜM TESLİM EDİLDİ
TOKİ Başkanlığı, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, Emlak Konut Genel Müdürlüğü ve Yapı İşleri Genel Müdürlüğünün yoğun çalışmalar yürüttüğünü belirten Bulut, 27 Aralık 2025 itibarıyla 455 bin bağımsız bölüm ve iş yerinin tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiğini kaydetti.
455 bin rakamının yalnızca afetten etkilenen hak sahiplerini kapsadığının altını çizen Bulut, yeniden inşa çalışmalarının bununla sınırlı tutulmadığını söyledi.
"11 İLDE 700 BİNE YAKIN KONUT İNŞA ETTİK"
Deprem şehirlerinin yalnızca hak sahiplerinin konut ihtiyacını karşılayacak şekilde değil, kapsamlı bir kentsel dönüşüm anlayışıyla yeniden ele alındığını belirten Bulut, sosyal konutlar ve diğer projelerle birlikte bölgede 700 bine yakın konut inşa edildiğini açıkladı.
Aynı apartmanda yaşayan ancak hak sahipliği şartlarını karşılamayan vatandaşların da mağdur edilmediğini söyleyen Bulut, bakanlığın ve Kentsel Dönüşüm Başkanlığının imkânları kullanılarak bu vatandaşların da sürece dahil edildiğini ifade etti.
Bulut, "455 bin konutu afetzede hak sahiplerine teslim ettik. Ancak şehirlerimizde sosyal konutlar ve kentsel dönüşüm çalışmalarıyla birlikte 700 bine yakın konut inşa ettik. Çok az bir bölümde ise çalışmalarımız devam ediyor" dedi.
Yeniden yapılanma sürecine yalnızca konut üretimi olarak bakmadıklarını vurgulayan Bulut, şehirlerin bütüncül bir anlayışla altyapısı, sosyal alanları ve yaşam merkezleriyle birlikte yeniden kurulduğunu kaydetti.
ŞEHİRLERİN ALTYAPISI VE TARİHİ DOKUSU YENİLENDİ
Deprem bölgesindeki şehirlerin yalnızca konutlardan ibaret bir anlayışla ele alınmadığını belirten Bulut, İLBANK aracılığıyla altyapıların yenilendiğini söyledi.
Şehirlerin kimliğini yansıtan meydanların oluşturulduğunu, ticaretin bel kemiği olan çarşıların yeniden inşa edildiğini ve tarihi-kültürel yapıların ihya edildiğini aktaran Bulut, parkları, bahçeleri, okulları ve camileriyle şehirlerin bütüncül bir anlayışla ayağa kaldırıldığını ifade etti.
Her şehirde kendi kültürüne ve tarihine uygun çalışmalar yapıldığını vurgulayan Bulut, birbirini tekrar eden tek tip yapılaşmadan özellikle kaçınıldığını söyledi.
"HER PROJEDE ÖZGÜN MİMARİYE ÖNEM VERDİK"
Yeni yerleşimlerin birbirinin aynısı toplu konut blokları şeklinde tasarlanmadığını belirten Bulut, projelerin farklı mimari yaklaşımlarla hazırlandığını dile getirdi.
Bulut, "Kadim şehirler ortaya çıksın, her şehir kendi mimari kimliğini yansıtsın diye çok titiz bir çalışma yapıldı" dedi.
Bu anlayışın en güzel örneklerinden birinin Kahramanmaraş'ta görüldüğünü kaydeden Bulut, kentte her mahallenin özgün mimarisi, ticari canlılığı ve potansiyeliyle farklılık gösterdiğini söyledi.
Medya mensuplarının da depremin ilk günlerinden itibaren sahada olduğunu belirten Bulut, şehrin geçirdiği dönüşümü yakından takip ettiklerini ifade etti.
SAHADAKİ EKİPLERE ALKIŞLI TEŞEKKÜR
Deprem bölgesinde yürütülen çalışmalarda emeği geçenlere teşekkür eden Bulut, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un ortaya koyduğu iradenin yeniden inşa sürecinde belirleyici olduğunu söyledi.
TOKİ Başkanı, Kentsel Dönüşüm Başkanı, daire başkanları ve sahada görev yapan ekiplerin çalışmaların kahramanları olduğunu vurgulayan Bulut, katılımcılardan ekipleri alkışlamalarını istedi.
"DİRENÇLİ ŞEHİRLER DÜNYANIN EN ÖNEMLİ GÜNDEMİ"
Zirvenin "Dirençli Şehirler" başlığıyla gerçekleştirilmesine dikkati çeken Bulut, afetlere karşı sağlam ve güçlü şehirlerin oluşturulması anlayışının bugün dünyanın en önemli gündem maddelerinden biri olduğunu belirtti.
2016 yılında Ekvador'un başkenti Quito'da düzenlenen Habitat toplantısına katıldığını anlatan Bulut, o dönemde sürdürülebilir ve erişilebilir konut kavramlarının öne çıktığını hatırlattı.
"SÜRDÜRÜLEBİLİR KONUTUN İÇİNİ TÜRKİYE DOLDURDU"
Sürdürülebilir konut kavramının uzun yıllardır dünya gündeminde olduğunu belirten Bulut, Türkiye'nin bu alanda ortaya koyduğu uygulamalarla öne çıktığını söyledi.
Bulut, "Dünyada bu kavramın içini doldurabilen ülke Türkiye Cumhuriyeti'dir. Son 20 yılda devlet eliyle 1 milyon 700 bin konut üretebilen başka bir ülke olduğunu düşünmüyorum" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin sürdürülebilir konut alanında olduğu gibi dirençli şehirler konusunda da dünyaya örnek olacağını dile getiren Bulut, afetlere hazırlık amacıyla kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.
500 BİN YENİ SOSYAL KONUT
Sosyal konut projeleriyle şehirlerin afetlere karşı daha dirençli hale getirildiğini ifade eden Bulut, bugüne kadar yaklaşık 7 milyon vatandaşın sosyal konutlara kavuşturulduğunu söyledi.
Bulut, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan "Ev Sahibi Türkiye" projesi kapsamında 81 ilde 500 bin yeni sosyal konutun daha hayata geçirileceğini kaydetti.
DEPREM BÖLGESİNE SOSYAL KONUT ÖNCELİĞİ
"Ev Sahibi Türkiye" projesinde deprem bölgesindeki illere ayrıcalık tanındığını belirten Bulut, sosyal konut kontenjanlarının bu şehirlerde daha yüksek tutulduğunu söyledi.
Depremden etkilenen 11 ilde konut teslim sürecinin başladığını aktaran Bulut, Adıyaman ve Malatya'da hak sahipliği kuralarının çekildiğini ifade etti.
Kahramanmaraş'taki sosyal konutların da yakın zamanda teslim edilmeye başlanacağını belirten Bulut, "TOKİ Başkanlığımızla birlikte Kahramanmaraş'ta da anahtarları yakında teslim etmeye başlayacağız. Sosyal konutlarımız şimdiden şehrimize hayırlı olsun" dedi.
YERİNDE DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
Sosyal konut projelerinin yanı sıra kentsel dönüşüm çalışmalarının da sürdüğünü dile getiren Bulut, depremden etkilenen 11 ilde yerinde dönüşüm uygulamalarının devam ettiğini söyledi.
Diğer şehirlerde de riskli yapıların kentsel dönüşüm yoluyla afetlere karşı dirençli hâle getirildiğini belirten Bulut, İstanbul'un bu çalışmaların merkezinde bulunduğunu vurguladı.
Bulut, "Bakanlık olarak İstanbul'un depreme hazır hâle getirilmesi için çok ciddi çalışmalar yürütüyoruz. Türkiye'deki her iki kentsel dönüşüm çalışmasından biri İstanbul'da gerçekleştiriliyor" ifadelerini kullandı.
2 MİLYON 369 BİN BAĞIMSIZ BÖLÜM DÖNÜŞTÜRÜLDÜ
Kentsel dönüşüm mevzuatının hayata geçirildiği 2013 yılından bu yana Türkiye genelinde önemli bir mesafe alındığını ifade eden Bulut, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ile birlikte 2 milyon 369 bin bağımsız bölümün dönüşümünün tamamlandığını açıkladı.
İstanbul'da ise 998 bin bağımsız bölümün dönüşümünün tamamlandığını belirten Bulut, şehirdeki çalışmaların hız kesmeden sürdüğünü söyledi.
"YARISI BİZDEN" İLE 376 BİN BAĞIMSIZ BÖLÜM
İstanbul'un dönüşümünü hızlandırmak amacıyla 2023 yılında başlatılan "Yarısı Bizden" projesine değinen Bulut, proje kapsamında 376 bin 212 bağımsız bölümün dönüşüm sürecinin yürütüldüğünü bildirdi.
Kentsel dönüşüm konusunda yalnızca konuşmanın yeterli olmadığını vurgulayan Bulut, "Herkes konuşuyor ancak bir şeyler yapmak gerekiyor. Bakanlığımız bu alanda çok ciddi çalışmalar yürütüyor" dedi.
İSTANBULLULARA YIL SONU ÇAĞRISI
"Yarısı Bizden" projesinin 31 Aralık 2026'da sona ereceğini hatırlatan Bulut, vatandaşların hak kaybına uğramaması için yeni bir düzenlemenin hayata geçirildiğini belirtti.
Bulut, İstanbul'da ev veya iş yerini 31 Aralık 2026'ya kadar riskli yapı olarak tespit ettiren vatandaşların, ruhsat ve diğer işlemleri daha sonra tamamlansa bile projeden yararlanabileceğini söyledi.
Vatandaşlara çağrıda bulunan Bulut, şöyle konuştu:
"Binanızın depreme karşı güvensiz olduğunu düşünüyorsanız yıl sonuna kadar risk tespitini yaptırın. Bu tespiti yaptıran vatandaşlarımız 'Yarısı Bizden' projesinden yararlanmaya devam edebilecek. İstanbul'u depreme tam anlamıyla hazırlayabilmemiz için bu adım büyük önem taşıyor."
"DAHA FAZLASINI YAPMAMIZ GEREKİYOR"
Türkiye'nin depreme hazırlık ve kentsel dönüşüm alanında dünyadaki en kapsamlı çalışmalardan birini yürüttüğünü belirten Bulut, ülkenin aktif fay hatlarının bulunduğu riskli bir coğrafyada yer aldığına dikkati çekti.
Avrupa'nın birçok bölgesinde deprem riskinin Türkiye'ye kıyasla daha düşük olduğunu dile getiren Bulut; İran, Japonya ve bazı Güney Amerika ülkelerinin de yüksek deprem riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.
Bulut, Türkiye'nin coğrafi şartları nedeniyle afetlere karşı çok daha hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı.
İSTANBUL DEPREMİNE DİKKAT ÇEKTİ
İstanbul'da yapılan kentsel dönüşüm çalışmalarının etkisinin 23 Nisan 2025'te Marmara Denizi'nde meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremde görüldüğünü belirten Bulut, buna rağmen dönüşümün daha da hızlandırılması gerektiğini söyledi. AFAD, söz konusu depremde can kaybı ve yıkım ihbarı alınmadığını açıklamıştı.
Bulut, "Daha iyisini yaparsak, şiddeti daha yüksek depremlerde de şehirlerimizin ve yapılarımızın etkilenmesini en düşük seviyeye indirebiliriz" diye konuştu.
Japonya'nın depreme en hazırlıklı ülkelerden biri olarak gösterildiğini hatırlatan Bulut, güçlü tedbirlere rağmen büyük depremlerin bu ülkede de hasara neden olabildiğini belirterek afetlere hazırlık çalışmalarının kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini kaydetti.
"DİRENÇLİ ŞEHİRLERDE YENİ YAŞAM MODELİ" OTURUMU
Program kapsamında düzenlenen "Dirençli Şehirlerde Yeni Yaşam Modeli" oturumuna; TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp ve İLBANK Uluslararası İlişkiler Grup Başkanı Altuğ Taşdemir, 24 TV Moderatörü Erkan Kol yönlendiriciliğinde bir araya geldi. Oturumda; afetlere karşı dirençli şehirlerin planlanması, güvenli yaşam alanlarının oluşturulması ve kentsel dönüşüm vizyonu ele alınıyor.
BAŞKAN ERDOĞAN'A TEŞEKKÜR
TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur, "Ben başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Biz sadece insanların yatacak yerlerini inşa eden değil aynı zamanda sosyal hayatlarını ve yaşamlarını geçirebilecekleri bir yapı içerisinde bulunduk' dedi.
"11 İLİMİZİN MERKEZİ YENİDEN PLANLANDI"
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp, 'Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu büyük irade ile 11 ilimizin merkezi yeniden planlandı" ifadelerini kullandı.
"KAHRAMANMARAŞ ÖRNEK OLACAK"
İLBANK Uluslararası İlişkiler Grup Başkanı Altuğ Taşdemir, "Kahramanmaraş şehir merkezinin neredeyse tüm altyapısı yenileniyor ve çok daha iyi bir şekilde geleceğe hazırladığımız bir şehir olarak örnek olacak" dedi.
Taşdemir, "Biz uygulama ülkesiyiz. Bir şey en iyi şekilde nasıl uygulanacaksa onun için elimizden geleni yapıyoruz. Bizim dirençli şehirleri Uluslararası kamuoyuyla da paylaşmamamız gerekiyor." dedi.
"GELECEĞİN ŞEHİRCİLİK ANLAYIŞININ GÜÇLÜ BİR ÖRNEĞİ"
TürkMedya İcra Kurulu Başkanı Murat Çiçek, Kahramanmaraş'ta gerçekleştirilen TürkMedya Dirençli Şehirler Zirvesi'nin kapanış bölümünde değerlendirmelerde bulundu.
Zirvenin ilk oturumunda "Dirençli Şehirlerde Yeni Yaşam Modeli" başlığı altında önemli değerlendirmelerin yapıldığını belirten Çiçek, şehirlerin yalnızca fiziki yapılardan oluşmadığını ifade etti.
Çiçek, insanı merkeze alan, çevreyle uyumlu, güvenli, sosyal ve sürdürülebilir yaşam alanlarının oluşturulmasının önemine dikkat çekti.
6 Şubat depremlerinin ardından Kahramanmaraş'ta yürütülen çalışmalara değinen Çiçek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un ortaya koyduğu vizyonla şehrin yeniden ayağa kaldırıldığını söyledi.
Kahramanmaraş'taki çalışmaların yalnızca bir yeniden inşa faaliyeti olmadığını vurgulayan Çiçek, "Bu süreç, aynı zamanda geleceğin şehircilik anlayışının güçlü bir örneğidir" dedi.
"KAHRAMANMARAŞ ÖNEMLİ BİR MERKEZ HALİNE GELİYOR"
Bakan Murat Kurum'un vizyoner yaklaşımıyla yürütülen çalışmalar sonucunda Kahramanmaraş'ın yaralarını sarmaya devam ettiğini belirten Çiçek, kentin daha güvenli ve yaşanabilir şehirlerin nasıl inşa edilebileceğini gösteren önemli bir merkez haline geldiğini ifade etti.
Çiçek, Bakan Kurum'un katılımıyla düzenlenen "Şehircilikte Yeni Model: Kahramanmaraş" başlıklı özel oturumda şehrin yeniden ihya ve inşa sürecinin, yeni yaşam alanlarının ve geleceğe yönelik hedeflerinin ele alındığını kaydetti.
"ŞEHİRLER KALKINMANIN MERKEZİDİR"
Şehirlerin artık yalnızca yaşam alanı olarak değerlendirilemeyeceğini dile getiren Çiçek, kentlerin ekonomik gelişimin, sosyal refahın ve sürdürülebilir kalkınmanın da merkezinde yer aldığını söyledi.
Çiçek, şehirler planlanırken afetlere karşı dayanıklılığın, çevresel sorumlulukların, üretimin, yenilikçiliğin ve insan yaşamının birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.
YENİDEN YAPILANMA SADECE FİZİKSEL DÖNÜŞÜM DEĞİL
Kahramanmaraş'ın köklü geçmişi, güçlü sanayi ve üretim altyapısı, girişimci kimliği ve nitelikli insan kaynağıyla büyük bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Çiçek, yeniden yapılanma sürecinin yalnızca fiziki dönüşüm anlamına gelmediğini vurguladı.
Çiçek, bu sürecin ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan daha güçlü bir geleceğin inşasını da kapsadığını belirterek şöyle konuştu:
"Asıl hedef; güvenli, nitelikli, yaşam standartları yüksek, insanına değer veren ve gelecek nesillere umut taşıyan şehirler oluşturmaktır."
Kahramanmaraş'ın Türkiye'nin örnek şehirlerinden biri olarak güçlü bir geleceğe ilerleyeceğine inandığını dile getiren Çiçek, zirveye katılan Bakan Murat Kurum'a, konuşmacılara, sponsor kuruluşlara, misafirlere ve organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti.
BAKAN KURUM SORULARI CEVAPLADI
Zirvenin özel oturumunda "Şehircilikte Yeni Model: Kahramanmaraş" başlığı altında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum; Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kartoğlu, TürkMedya Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel ve 24 TV Ekonomi Müdürü Elif Akkaya Kuter'in sorularını cevapladı.
Bu özel oturumda; geleceğin dirençli Kahramanmaraş'ının inşa süreci, deprem sonrası şehirleşme vizyonu, "Şehircilikte Yeni Model" yaklaşımı, deprem bölgesindeki konut teslimlerinde gelinen son durum, altyapı yatırımları, sosyal donatı alanları ve sürdürülebilir şehircilik politikaları değerlendirildi.
"MARAŞ SENİNLE GURUR DUYUYOR"
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sahneye çıkışında "Maraş seninle gurur duyuyor" tezahüratlarıyla karşılandı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kahramanmaraş'ta düzenlenen TürkMedya Dirençli Şehirler Zirvesi'nde "Şehircilikte Yeni Model: Kahramanmaraş" başlıklı oturumda açıklamalarda bulundu.
Kahramanmaraş'ın yeniden inşa sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurum, 6 Şubat depremlerinin Türkiye tarihinin en büyük felaketlerinden biri olduğunu söyledi.
"KAHRAMANMARAŞ ADI GİBİ KAHRAMAN"
Kahramanmaraş'ta bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kurum, "Kahramanlar yurdunun bir parçası olmaktan, bu güzel insanların hemşehrisi olmaktan büyük bir onur ve gurur duyuyorum. Kahramanmaraş gerçekten adı gibi kahraman" ifadelerini kullandı.
6 Şubat'ta Kahramanmaraş'ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri merkezli iki büyük depremin meydana geldiğini hatırlatan Kurum, binlerce vatandaşın hayatını kaybettiğini ve büyük acılar yaşandığını belirtti.
"SOKAKLARDA HÜZÜN VE GÖZYAŞI VARDI"
Depremin ardından kentte oluşan tabloyu anlatan Kurum, "6 Şubat'ta burada sokaklarda hüzün ve gözyaşı vardı. Evini, işini, aşını ve en önemlisi ailesini kaybetmiş kardeşlerimiz vardı. Çok zor bir gündü" dedi.
Depremlerin yalnızca Kahramanmaraş'ı değil, 11 ili ve 14 milyon vatandaşı etkilediğine dikkati çeken Kurum, felaketin büyüklüğü nedeniyle "asrın felaketi" olarak nitelendirildiğini söyledi.
KAHRAMANMARAŞLILARIN METANETİNE VURGU
Kahramanmaraşlıların afetin ardından gösterdiği vakur duruş ve metanetle Türkiye'ye örnek olduğunu belirten Kurum, enkaz alanlarında vatandaşların devlete olan güvenine şahit olduğunu ifade etti.
Kurum, "Her enkazın başına gittiğimde vatandaşlarımızdan 'Devletimiz var olsun' sözünü duydum" diye konuştu.
"DEVLETİNE VE CUMHURBAŞKANIMIZA GÜVENDİ"
Türkiye'de "Devlet-i ebed müddet" anlayışının bulunduğunu vurgulayan Kurum, enkazların kaldırılmaya başlandığı ilk saatlerden itibaren vatandaşların devlete ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a güvendiğini söyledi.
Kurum, "Vatandaşımız devletine ve Sayın Cumhurbaşkanımıza güvendi. Biz de bu güveni hiçbir zaman boşa çıkarmadık" ifadelerini kullandı.
Depremin ardından büyük bir sorumluluk üstlendiklerini belirten Bakan Kurum, yeniden inşa sürecini emanet bilinciyle yürüttüklerini söyledi.
Valilik, bakanlıklar, milletvekilleri ve belediyelerle birlikte çalıştıklarını anlatan Kurum, süreç boyunca çeşitli eleştirilerle karşılaştıklarını ifade etti.
Kurum, "Tezviratlar oldu, 'Devlet nerede?' diyenler oldu. 'Bu işler yapılacak mı, bu enkazın altından kalkamazlar' diyenler oldu. Aslında buradaki başarısızlığı bekleyenler vardı. Biz kulaklarımızı bunlara kapattık. Kahramanmaraşlı hemşehrilerimizle el ele verdik ve 'asrın inşası' dediğimiz süreci yürüttük" dedi.
"ALIŞILAGELMİŞ DÜZENDE HAREKET EDECEK VAKTİMİZ YOKTU"
Yeniden inşa çalışmalarının kolay olmadığını vurgulayan Kurum, normal şartlarda önce enkazın kaldırıldığını, ardından planlama ve inşaat sürecine geçildiğini hatırlattı.
Depremin büyüklüğü nedeniyle bu aşamaların aynı anda yürütülmek zorunda kaldığını belirten Kurum, şöyle konuştu:
"Bizim böyle bir vaktimiz yoktu. O emaneti aldığımız andan itibaren hızlı hareket etmek zorundaydık. Kahramanmaraş'ın ihtiyaçlarını gidermek, şehrimizi eskisinden daha güzel, daha sağlam ve daha güvenli hâle getirmek mecburiyetindeydik."
ENKAZ KALDIRILIRKEN YENİ ŞEHRİN TEMELLERİ ATILDI
Çalışmaları bu anlayışla yürüttüklerini ifade eden Kurum, bir yandan enkaz kaldırma faaliyetlerinin sürdürüldüğünü, diğer yandan yeni şehrin inşası için gerekli adımların atıldığını belirtti.
Kurum, yeniden yapılanma sürecinin bekletilmeden başlatıldığını ve Kahramanmaraş'ın geleceğinin eş zamanlı çalışmalarla planlandığını kaydetti.
"15'İNCİ GÜNDE TEMEL ATTIK, 45'İNCİ GÜNDE İLK KONUTLARI TESLİM ETTİK"
Yeniden inşa sürecinde alışılmışın dışında bir çalışma yürüttüklerini belirten Bakan Kurum, depremin 15'inci gününde ilk konutların temellerini attıklarını söyledi.
Bir taraftan enkaz kaldırma çalışmalarının sürdüğünü, diğer taraftan mimar, mühendis ve şehir plancılarının yeni yerleşim alanları için çalıştığını anlatan Kurum, "En sağlam zeminlerde, fay hatlarından uzak yeni konutların inşası için büyük bir seferberlik yürütülüyordu. Hiç unutmuyorum, 45'inci günde ilk konutlarımızı teslim etmeye başladık" dedi.
"YAPILAMAZ DİYENLERİN MORALİNİ BOZDUK, MİLLETİMİZE UMUT OLDUK"
Depremin ardından çalışmaların başarıya ulaşamayacağını öne sürenlere cevap verdiklerini ifade eden Kurum, "O günlerde 'Yapılamaz' diyenlerin açıkçası moralini bozduk, milletimize ise umut olduk" diye konuştu.
Genel ve yerel seçim sonuçlarının bölge halkının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ve devlete duyduğu güveni gösterdiğini belirten Kurum, depremden etkilenen 11 ilin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a güçlü destek verdiğini söyledi.
Kurum, "Biz de bu desteği asla boşa çıkarmamak için çalıştık, çabaladık. Başımızı öne eğdik; dedikodulara aldırmadık, söylenenlere kulak asmadık" ifadelerini kullandı.
"SAATTE 23, GÜNDE 550 KONUT ÜRETTİK"
Yeniden inşa çalışmalarının büyük bir motivasyonla sürdürüldüğünü vurgulayan Kurum, "Saatte 23, günde 550 konut üreterek dünyada eşi benzeri olmayan bir başarıya hep birlikte imza attık" dedi.
"BİNA YAPMAK KOLAY, MEDENİYET İNŞA ETMEK KOLAY DEĞİL"
Yeniden inşa sürecinde yalnızca konut üretmediklerini vurgulayan Bakan Kurum, "Bina inşa etmek kolay. Sonuçta dört duvar ve bir çatıyla bina yapabilirsiniz. Ancak medeniyet inşa etmek kolay değil" dedi.
Kahramanmaraş'ın birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını belirten Kurum, şehrin vatanı ve ay yıldızlı bayrağı için mücadele eden insanların yurdu olduğunu söyledi.
Kurum, "Burası özel bir yer. Bu özelliği korumak, medeniyetin izlerini geleceğe taşımak ve gelecek nesillere aktarmak zorundayız" ifadelerini kullandı.
"ŞEHRİ BÜTÜNCÜL BİR ANLAYIŞLA TASARLADIK"
Kahramanmaraş için bütüncül bir tasarım hazırladıklarını anlatan Kurum, yeniden yapılanmayı yalnızca binalardan ibaret görmediklerini dile getirdi.
Şehrin yeşil alanları, parkları ve ticari birimleriyle birlikte planlandığını belirten Kurum, "Bir taraftan konut yapabilirsiniz ancak evine ekmek götüremeyen, kepengini açamayan esnafı unutamazsınız. Tarihi de göz ardı edemezsiniz" diye konuştu.
Kapalı Çarşı, Demirciler Çarşısı, Kasaplar Çarşısı ve İsa Divanlı Mahallesi gibi kentin tarihi bölgelerinde çalışmalar yürütüldüğünü aktaran Kurum, eski Kahramanmaraş'ın kimliğinin korunmasına önem verdiklerini söyledi.
İLÇELER VE KÖYLER DE YENİDEN AYAĞA KALDIRILDI
Çalışmaların yalnızca şehir merkeziyle sınırlı tutulmadığını belirten Kurum, ilçelerde, beldelerde ve köylerde de kapsamlı projeler gerçekleştirildiğini ifade etti.
Afşin'de termik santral çevresindeki sorunların ve bölgenin ihtiyaçlarının ele alındığını söyleyen Kurum, Elbistan'ın büyüklüğüne ve şehir niteliği taşıyan yapısına dikkati çekti.
Kurum, "Elbistan'ın ruhuna, kimliğine ve iklimine uygun bir tasarım hazırladık. Yalnızca merkezde değil; ilçelerde, köylerde ve beldelerde de çalıştık" dedi.
"PAZARCIK TARİHİNDE GÖRMEDİĞİ MEYDANA KAVUŞTU"
Pazarcık'ta yapılan dönüşüm çalışmalarına değinen Kurum, ilçenin yeni meydanı ve çarşısıyla farklı bir görünüme kavuştuğunu söyledi.
Eski ve yeni Kahramanmaraş'ın görüntüleri karşılaştırıldığında büyük bir değişimin görüldüğünü ifade eden Kurum, "İkisini kıyasladığımızda siyahla beyaz kadar fark olduğunu net biçimde görüyoruz" diye konuştu.

"MİLLETİMİZ BİZE GÜVENDİ"
Yeniden inşa çalışmalarındaki başarının inanç ve güven sayesinde elde edildiğini belirten Kurum, milletin kendilerine duyduğu güveni boşa çıkarmamak için ilk andan itibaren seferberlik anlayışıyla hareket ettiklerini söyledi.
Ortaya çıkan tablonun Türkiye'nin gurur duyacağı ve dünyaya anlatacağı bir başarı olduğunu dile getiren Kurum, çalışmalarda eksik veya hata bulunabileceğini ancak bunların hiçbirinin bilerek yapılmadığını vurguladı.
Kurum, "Muhakkak eksikler ve hatalar vardır ancak bilerek ve isteyerek yapılmış bir hata asla söz konusu olamaz. Eksikleri de gidereceğiz" dedi.
"SON DEPREMZEDE KARDEŞİMİZİN YÜZÜ GÜLENE KADAR AYRILMAYACAĞIZ"
Deprem bölgesindeki çalışmaların devam edeceğini belirten Kurum, "Son depremzede kardeşimizin yüzü gülene kadar bu ekip buradan ayrılmayacak. Elimizi, eteğimizi asla bu bölgeden çekmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde eser ve hizmet üretmeyi sürdüreceklerini vurgulayan Kurum, devletin milletin zor zamanlarında yanında olmaya devam edeceğini söyledi.
"BİZE VERİLEN EMANETİ GÖZÜMÜZ GİBİ KORUYACAĞIZ"
Yürütülen çalışmaların milletin verdiği yetki ve sorumlulukla gerçekleştirildiğini belirten Bakan Kurum, kendilerine emanet edilen kaynakları büyük bir hassasiyetle kullandıklarını söyledi.
Kurum, "Biz milletimizin oylarıyla seçiliyor, bu hizmetleri milletimizin verdiği yetkiyle yapıyoruz. Bize verilen emaneti de gözümüz gibi koruyacağız" dedi.
Depremin ardından vatandaşların harçlıklarından ve birikimlerinden bölgeye yardım gönderdiğini hatırlatan Kurum, bu emanetlerin milletin malı olduğu bilinciyle hareket ettiklerini vurguladı.
Kurum, şöyle konuştu:
"Milletimizin zor zamanda harçlığından, birikiminden buraya gönderdiği yardımları kendi malımız gibi koruduk. Milletin malının hesabını bu dünyada veremezsek ahirette vereceğimizin bilinciyle çalışmalarımızı yürüttük."
Yeniden inşa sürecinde bu hassasiyetle hareket ettiklerini ifade eden Kurum, "Şükürler olsun ki milletimize mahcup olmadık" dedi.


















