Başkan Erdoğan'dan muhalefete tepki... "Hatay'ın iradesini gasbetmeye çalıştılar"

Yayın Tarihi: 17 Nisan 2024 Çarşamba 12:13:00

Güncelleme Tarihi: 17 Nisan 2024 Çarşamba 12:13:00

Başkan Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu. 31 Mart'ta gerçekleştirilen seçimlere ilişkin muhalefete tepki gösteren Başkan Erdoğan, "Muhalefet, Hatay'ın iradesini gasbetmeye çalıştı. Hatay tavrını çok net bir şekilde ortaya koymuştur. Duydukları güven için teşekkür ediyorum." dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Gazze'de son asrın en büyük mezalimlerinden birini yapan Netanyahu, adını tarihe şimdiden 'Gazze kasabı' olarak yazdırmıştır." dedi.

AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine, "Filistinlileri, Gazze'nin mazlum ve mağrur insanlarını en kalbi muhabbetlerimle selamlıyorum" diyerek başladı.

Gazzelilerin, 7 Ekim'den beri insanlık tarihinin en kalleş, en menfur saldırılarına maruz kaldıklarını ifade eden Erdoğan, Gazzelilerin camilerinin bombalandığını, okullarının harabeye çevrildiğini, hastanelerinin yerle yeksan edildiğini, sığındıkları mülteci kamplarının bilinçli şekilde hedef alındığını; göç eden sivillerin üzerlerine yollarda bombalar yağdırıldığını söyledi. Erdoğan, "Analarının öpüp koklamaya kıyamadığı sabiler hunharca katledildi; babalara, gözü gibi sakındıkları yavrularının parçalarını toplattılar." diye konuştu.

Gazze'de, gıdası, yakıtı, ilacı, ekmeği, elektriği, suyu, iletişimi kesilen ve 360 kilometrekarelik açık hava hapishanesine sıkıştırılan 2,3 milyon insana adeta soykırım uygulandığının altını çizen Erdoğan, "Tüm dünyanın gözü önünde 50 gün boyunca Gazze'yi yaktılar, yıktılar. İnsanlık tarihine kara birer leke olarak geçen her türlü zulmü yaptılar. Gazze'deki İsrail zulmüne maruz kalanların 7 Ekim'den beri yaşadıkları tam bir cehennemdi. Yüzde 70'ten fazlası kadın ve çocuk olmak üzere yaklaşık 16 bin Gazzeli kardeşimiz İsrail'in saldırıları sonucunda şehit oldu, 35 binin üzerinde Filistinli kardeşimiz yaralandı. Şehitlerin her birini rahmetle yad ediyor, yaralılara acil şifalar niyaz ediyorum." ifadelerini kullandı.

Gazze'deki binaların üçte ikisinin yıkıldığını, tahrip olduğunu ya da kullanılamaz hale geldiğini; sağlık ve eğitim altyapısının tamamen çöktüğünü belirten Erdoğan, "Gazze'de son asrın en büyük mezalimlerinden birini yapan Netanyahu, adını tarihe şimdiden 'Gazze kasabı' olarak yazdırmıştır. Bu kara leke sadece Netanyahu'nun değil ona koşulsuz destek veren herkesin alnına yapışmıştır. Bu utanç lekesi hiçbir zaman temizlenmeyecektir. Gazze'de işlenen insanlık ve savaş suçlarını da bir ikisi hariç Batılı ülkelerin tepkisizliğini de asla unutmayacağız. İsrail yönetiminin insanlık vicdanı yanında uluslararası hukuk önünde de hesap vermesi için mevcut tüm yolları deneyeceğiz." diye konuştu.

- "GAZZE İÇİN TEMAS TRAFİĞİMİZİ YOĞUNLAŞTIRARAK SÜRDÜRECEĞİZ"

Türkiye'nin, tarih boyunca olduğu gibi bugün de tüm imkanlarıyla Gazzelilerin yanında olduğunu; uluslararası temaslarının ilk ve en önemli konusunun Gazze'deki savaş olduğunu aktaran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Son olarak Cezayir seyahatimizde Cumhurbaşkanı Tebbun'la, ardından hafta sonu ülkemizi ziyaret eden Lübnan Başbakanı Mikati ile bu meseleyi tüm yönleriyle konuştuk. İspanya Başkanı Sayın Sanchez ile telefon görüşmemizde Gazze'yi ele aldık. Bu konudaki dik ve dirayetli duruşu için İspanya'yı tebrik ediyorum. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Sayın Guterres ile yaptığımız telefon görüşmesinin gündemi Filistinli kardeşlerimizin yaşadığı insanı dramdır. Yarın Birleşik Arap Emirlikleri'ne gidiyoruz. Dubai ziyaretimizde iklim konularıyla birlikte Gazze'yi de ele alacak, Gazze halkı için neler yapabileceğimizi değerlendireceğiz. Gazze için temas trafiğimizi yoğunlaştırarak sürdüreceğiz. Cuma günü başlayan esir takaslarını ve insani arayı, akan kanın bir nebze olsun durdurulması bakımından müspet bir gelişme olarak görüyoruz. Mutabakatın tesisine katkı veren tüm kardeş ülkelere teşekkür ediyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze'nin ihtiyaç duyduğu malzemelerin bir kısmının bölgeye ulaştırılmasından memnuniyet duyduklarını ancak içeri girmesine izin verilen yardım miktarının, Gazze halkının asgari ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzak olduğunu belirtti.

"Netanyahu yönetiminden gelen açıklamalar, insani aranın kalıcı ateşkese tahvil edilmesi yönündeki umutlarımızı azaltmaktadır." diyen Erdoğan, İsrail kamuoyu nezdinde iyice köşeye sıkışan Netanyahu'nun siyasi ömrünü uzatmak için daha çok kan dökmesinin, daha fazla can almasının önüne mutlaka geçilmesi gerektiğini vurguladı. Erdoğan, şunları kaydetti:

"Netanyahu, Gazze'de işlediği cinayetlerle antisemitizmi körükleyerek İsrail halkıyla birlikte tüm Yahudilerin güvenliğini tehlikeye atıyor. Dünyada antisemitizmle birlikte İslam düşmanlığı da yükseliyor. Batılı liderlerin Hamas bahanesiyle Filistinlileri şeytanlaştıran sorumsuz söylemlerinin bedelini ise bu ülkelerde yaşayan göçmenler ödüyor. Pazar günü ABD'de 3 Filistinli öğrenciye yönelik menfur saldırı, bunun son örneğini teşkil etti. Çoğu zaman 'fanatik, akli dengesi bozuk veya aşırı sağcı' denilerek önemsizleştirilmeye çalışılan bu teröristlerle mücadelede Batılı devletlerin isteksiz davrandığını biliyoruz. Gazze krizinin başından beri sergiledikleri çifte standart, Müslümanlara yönelik nefret suçlarının cezasız kalmasında kanuni boşluklardan ziyade başka senaryoların devreye girdiğine işaret ediyor. Kur'an-ı Kerim'i yakan melunlara fikir özgürlüğü, bu kılıf altında gösterilen müsamahakar tavır kesinlikle iyi niyetli değildir. Anlaşılan geçmişte Musevilere ve Romanlara yapıldığı gibi bugün de bir Müslüman sorunu icat edilmeye çalışılmaktadır. Çoğu Avrupa'da olmak üzere 7 milyon insanı yurt dışında yaşayan bir ülke olarak tüm bu gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Tek bir vatandaşımızın dahi burnunun kanamasına izin vermeyeceğiz."

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Yunanistan'la ihtilaflarımız dün de vardı, yarın da olacak. Aynı şekilde, bu ihtilaflardan çıkar sağlama peşinde koşanlar da olacak ama bu gerçek, aynı denizi, aynı iklimi, aynı coğrafyayı paylaşan iki komşu ülke olarak ortak paydada buluşamayacağımız anlamına asla gelmiyor." dedi.

Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Gazze'de çatışmalara verilen insani aranın, çatışmaların sona erdirilmesine yardımcı olmasını temenni ettiğini dile getirdi.

Türkiye'nin Gazze'ye yönelik insani yardımlarının sürdüğünü belirten Erdoğan, "Bugüne kadar Mısırlı kardeşlerimizle işbirliği içinde 12 uçak ve bir gemi dolusu yardım malzemesini El-Ariş'e sevk ettik. Toplam 1500 ton insani yardım malzemesini taşıyan ikinci gemimiz bugün yola çıkıyor." diye konuştu.

Kanser hastaları ve çocuklar başta olmak üzere Gazze'deki yaralıların Türkiye'ye intikalini sağlayarak tedavileriyle ilgilenildiğini dile getiren Erdoğan, Gazze'de kurulacak sahra hastanelerinin yer tespit çalışmalarının da sürdüğünü anlattı. Erdoğan, "Rehinelerin salıverilmesi ve ateşkesin kalıcı hale gelmesi için de temaslarımıza hız vereceğiz." dedi.

Türkiye'nin Gazze krizine yönelik çok boyutlu çabalarına ilişkin video gösteriminin ardından Erdoğan, "Türkiye, devleti milletiyle Filistinli kardeşlerinin yanındadır. 29 Kasım Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü vesilesiyle bir kez daha bölgemize barış ve huzurun ancak 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin devletinin kurulmasıyla mümkün olduğunu hatırlatmak istiyorum." ifadelerini kullandı.

Gazze krizinin 7 Ekim'den bu yana gündemlerindeki ilk konu olmakla birlikte ülke, millet ve partiye dair hususları da ihmal etmediklerini belirten Erdoğan, Almanya ve Cezayir ziyaretlerinde muhataplarıyla ikili ticari, beşeri, siyasi ve savunma konularını etraflıca ele aldıklarını söyledi.

Erdoğan, Almanya ile 50 milyar dolar seviyesinde olan ikili ticaret hacmini kısa sürede 60 milyar dolara çıkarmak istediklerini ifade ederek, "Cezayir ile bu sene 6 milyar doları bulacak ticaret hacmimizi ise inşallah 10 milyar dolar seviyesine taşımayı hedefliyoruz." dedi.

Önceki gün Maldivler Cumhurbaşkanı'nı, devlet başkanı düzeyinde bir ilki teşkil eden ziyareti vesilesiyle Ankara'da ağırladıklarını anlatan Erdoğan, Maldivlerle de turizm, savunma ve ekonomik işbirliğini geliştireceklerini kaydetti.

- "KOMŞULARIMIZLA AŞILAMAYACAK HİÇBİR SORUNUMUZ OLMADIĞI İNANCINDAYIZ"

"Dış politikada dostlarımızın sayısını artırma, hasımlarımızın sayısını azaltma stratejimizi başarıyla uyguluyoruz." ifadesini kullanan Erdoğan, şunları söyledi:

"Buradaki çizgimiz gayet açıktır. Biz diplomasiyi bir tarafın kaybettiği, diğer tarafın ise kazandığı sıfır toplamlı bir oyun olarak görmüyoruz. Diplomasi her iki tarafın da makul bir çizgide buluşarak kazançlı çıktığı, kazan kazan ilkesinin hayat bulduğu önemli bir imkandır. Ülkeler arasında anlaşmazlıkların, uyuşmazlıkların olması gayet doğaldır. Aslolan, bu ayrılıkları kör düğüme dönüşmeden çözme iradesidir. İşte biz buna sahibiz. Oturup konuştuğumuzda özellikle komşularımızla aşılamayacak hiçbir sorunumuz olmadığı inancındayız. 7 Aralık'ta yapmayı planladığımız Yunanistan ziyaretine de yaklaşımımız bu yöndedir. Komşumuz Yunanistan'la ihtilaflarımız dün de vardı, yarın da olacak. Aynı şekilde, bu ihtilaflardan çıkar sağlama peşinde koşanlar da olacak ama bu gerçek, aynı denizi, aynı iklimi, aynı coğrafyayı paylaşan iki komşu ülke olarak ortak paydada buluşamayacağımız anlamına asla gelmiyor. Karşılıklı güven esasına dayalı olarak işbirliğimizi geliştirebileceğimiz pek çok başlık vardır. Ziyaretimizde bunlara odaklanma niyetindeyiz. Yunanistan seyahatimizin şimdiden ülkelerimiz arasında yeni bir sayfanın açılmasına vesile olmasını diliyorum."

- "YATIRIM TAAHHÜTLÜ AVANS KREDİSİ PROGRAMINA YILLIK 100 MİLYAR LİRA LİMİT TAHSİS EDİLDİ"

Türkiye İnovasyon Haftası kapsamında iştirak ettiği ödül töreninde, Türkiye'nin yenilikçilik eko sisteminin ulaştığı seviyeyi bizzat görme fırsatı bulduğunu aktaran Erdoğan, çeşitli kategorilerde ödül alan şirketleri tebrik etti.

Erdoğan, Türk özel sektörüyle ne kadar gurur duyulsa az olduğunu belirterek, "Muhalefetin ve mandacı ekonomistlerin sürekli karamsarlık zerk eden propagandalarına rağmen hamdolsun firmalarımız dünya çapında başarılara imza atıyor. Bilhassa savunma ve bilişim alanında faaliyet gösteren şirketlerimiz inovasyon konusunda diğer firmalarımıza da ilham kaynağı oluyor." diye konuştu.

Devletin teşvikleri sayesinde Türkiye sathında adeta bir ihracat ve üretim seferberliği yaşandığını anlatan Erdoğan, küresel ekonomideki zorluklara, bölgede patlak veren krizlere, 6 Şubat depremlerinin olumsuz etkilerine rağmen yakalanılan bu ivmeyi çok değerli bulduğunu vurguladı.

Erdoğan, bu iklimin güçlenmesi için iş dünyasına her türlü desteğin sağlandığını belirterek, yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve inovasyon odaklı çalışan her girişimcinin yanında olduklarını kaydetti.

Merkez Bankasının bu amaçla önemli bir karar aldığını ifade eden Erdoğan, yeni yatırım taahhütlü avans kredisi programına yıllık 100 milyar lira limit tahsis edildiğini aktardı.

Program kapsamında 3 yıl boyunca toplam 300 milyar lira limit ayrılacağını ve yatırımcıların çok uygun koşullarda finansmana erişim imkanı elde edeceğini vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:

"Ayrıca ihracatçılarımız için günlük reeskont kredi limitlerini 10 kat artırarak 3 milyar lira seviyesine çıkardık. Her iki kararın başta ihracatçılarımız olmak üzere özel sektörümüze hayırlı olmasını diliyorum.

Merkez Bankası brüt rezervlerimizin Eylül 2014'ten bu yana ilk kez 134,5 milyar dolara çıktığının müjdesini de sizlerle paylaşmak istiyorum. Sadece bunlarla yetinmiyoruz. Meclise sunduğumuz yeni kanun teklifinde ihracatın desteklenmesinden döviz kıskandırıcı işlerin teşvikine kadar pek çok düzenleme yer alıyor. Yurt dışında şirket kurmuş müteşebbislerimizin buralardan kazandıklarını ülkemize getirmelerini teşvik eden yeni düzenlemeleri devreye alacağız."

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şunu herkes görsün ve bilsin; biz 'bitti' demeden hiçbir şey bitmez. Biz bu ülkenin en dinamik partisiyiz, heyecanımız ilk günkü gibi dipdiri." dedi.

Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, AK Parti'nin ayırıcı vasfının kendi doğru ve yanlışlarını analiz edebilen, kendi yaptıklarını ve yapamadıklarını doğru değerlendirebilen bir parti olması olduğunu söyledi.

"Milletin talepleri ve tenkitleri doğrultusunda kendi bünyemizde gerekli değişimi gerçekleştirecek, daha da güçlenmiş bir şekilde yolumuza devam edeceğiz" diyen Erdoğan, "Aslımıza, köklerimize, iradesiyle ve desteğiyle bizi bu makamlara taşıyan aziz milletimize, bizi var eden ilkelerimize çok daha sıkı sarılacağız." ifadesini kullandı.

Lügatlarında böbürlenme olmadığını, millete tepeden bakmadıklarını, milletle aralarına duvarlar örmediklerini ve mesafe koymadıklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Her zaman söylüyorum, biz bu milletin ta kendisiyiz. Biz, siyaseti birilerine imtiyaz sağlamak, makam, mansıp, koltuk ve unvan dağıtmak için de yapmıyoruz. Hangi konumda olursak olalım hepimiz, bu makamlarda milletimize ve Türkiye'ye aşkla hizmet etmek için bulunuyoruz. Bu konuda oluşan zafiyetleri süratle gidermek boynumuzun borcudur. Bakılmadık, incelenmedik, üstü açılmadık hiçbir nokta bırakmadan, muhasebe ve murakabe sürecimizi neticelendireceğiz. Bize destek olanlarla birlikte sandığa gitmeyenlerin, gidip farklı tercihte bulunan vatandaşlarımızın da mesajlarını, en doğru biçimde okuyacak, değerlendirecek, gelecek dönemdeki yol haritamızı belirlerken bunlardan muhakkak istifade edeceğiz. Ama bu süreci, partimizin geleneklerine, hareketimizin kurucu esaslarına ve davamızın prensiplerine uygun şekilde yöneteceğiz. Partimizin tökezlemesini bekleyen rakiplerimizi asla sevindirmeyeceğiz. Küçük hesaplar ve küçük tuzaklar peşinde koşanların sinsi oyunlarına gelmeyeceğiz. Başarımızı başarımız, üzüntümüzü üzüntümüz gören dünyanın dört bir yanındaki mazlumları hayal kırıklığına asla uğratmayacağız."

Erdoğan, "Büyük bir davanın temsilcileri olduğumuzun şuuruyla önümüzdeki dönemi yeni bir şahlanışın dönüm noktası haline getireceğiz. Kim ne derse desin, AK Parti, bu ülkenin, bu milletin partisi olmayı, kendi insanımızla birlikte gönül coğrafyamızdaki yüz milyonların umudu olmayı sürdürecektir. Allah'ın izni, aziz milletimizin takdiriyle daha nice yıllar boyunca Türkiye için çalışmaya, eser ve hizmet üretmeye, evlatlarımızın hayallerini gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Bundan hiçbir yol ve dava arkadaşımın, partimize gönül veren hiçbir teşkilat mensubumuzun şüphe duymamasını istiyorum." değerlendirmesinde bulundu.

- "BİZ 'BİTTİ' DEMEDEN HİÇBİR ŞEY BİTMEZ"

AK Parti'yi değerlendirirken, nereden geldiğini ve hangi istikamete ilerlediğini bir an olsun akıllarından çıkarmayacaklarını ifade eden Erdoğan, kutlu bir hareket, uzun bir yürüyüş, sabırlı bir mücadelenin 14 Ağustos 2001'de AK Parti olarak göründüğünü dile getirdi.

Erdoğan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

"Biz nevzuhur bir hareket değiliz. Biz partilerden bir parti değiliz. Biz bugünlere bir anda gelmedik. Bu hareketin, bu partinin temelinde, ismi bilinen ya da bilinmeyen yüzlerce, binlerce fedakarın, cefakarın, kahramanın emeği var, alın teri var. Biz dikensiz bir gül bahçesinde de yürümedik, yürümüyoruz. Bu geldiğimiz noktaya düşe kalka geldik. Biz bu noktaya yenilgi yenilgi büyüyerek geldik. Baskılar gördük, zulümlere maruz kaldık, işkencelerden geçtik, hapislerde yattık, darbeler yedik; partilerimiz kapatıldı, yasaklandık, kovulduk, ötelendik, haksızlığa, hukuksuzluğa, zorbalığa uğradık; ancak hiçbir zaman umudumuzu yitirmedik, sabrımızı kaybetmedik, asla ve asla yılgınlığa kapılmadık.

'İman varsa imkan var' dedik, 'Allah büyüktür' dedik, en hüzünlü anlarımızda, 'Allah'ın yardımı yakındır' dedik, her seferinde düştüğümüz yerden doğrulduk, kalktık ve yolumuza kararlılıkla devam ettik. Şimdi bakıyorum, AK Parti'nin son yerel seçimde aldığı oy oranları üzerinden bir taraf sevinç çığlıkları atıyor, bir taraf olumsuz, karamsar bir tablo çiziyor. Teşkilatlarımızın moralini bozmaya yönelik bir kampanya yürütülüyor. Şunu çok net ifade etmek isterim, bunlar, AK Parti'nin nasıl bir parti olduğunu anlamamışlar. Bunlar, nereden nasıl geldiğimizi, nereye yürüdüğümüzü anlamamışlar. Bu hareketin, kökleri çok derinde ve ufku çok geniş bir hareket olduğunu kavrayamamışlar."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üye sayısı itibarıyla Türkiye'nin en büyük partisi olduklarına, her anlamda muazzam bilgi birikimine ve tecrübeye sahip olduklarına dikkati çekerek, "Şunu herkes görsün ve bilsin; biz 'bitti' demeden hiçbir şey bitmez. Biz bu ülkenin en dinamik partisiyiz. Heyecanımız ilk günkü gibi dipdiri. Biz seçmenin mesajını okuruz, doğru okuruz, gerekeni yaparız, arızaları düzeltir, eksikleri giderir, tekrar yola koyuluruz." diye konuştu.

"Kimse sevinmesin, kimse umutlanmasın, kimse farklı hevesler peşinde koşmasın. Biz buradayız, sapasağlam, dimdik, en güçlü halimizle, elhamdülillah, ayaktayız." ifadelerini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Şunun da altını özellikle çiziyorum; bu seçim sonuçlarını bir fırsat bilerek, AK Parti'yi yıpratmaya, AK Parti'nin dengelerini bozmaya kalkışanları da gayet iyi görüyoruz, biliyoruz. Eleştiri ve öz eleştiri tamam ama AK Parti'yi, özellikle de fedakarlık abidesi olan AK Parti teşkilatını, eleştiri ya da öz eleştiri maskesi altında hırpalamaya kalkışanlara da asla müsaade etmeyiz. Medyadan, sosyal medyadan, televizyon ekranlarından AK Parti'ye ayar vermeye çalışanlara kesinlikle rıza göstermeyiz."

- "Sandıktan çıkan mesajlar ve yaptığımız değerlendirmeler ışığında gerekli adımları atmaya başlıyoruz"

Milletin dışında hiç kimsenin yönlendirmesine ihtiyaçları olmadığını; partinin ilgili kurullarının her türlü detayı değerlendirdiğini aktaran Erdoğan, "Buradan muhalefete de ekmek çıkmaz; AK Parti üzerinden kendilerine şahsi ikbal devşirme emelleri olanlara da ekmek çıkmaz." dedi.

Erdoğan, bakanların, milletvekillerinin, tüm teşkilat üyelerinin bugünden itibaren hep birlikte halkın içine gireceklerini, başları dik, öz güvenleri yüksek, umutları tam bir biçimde millete hizmeti sürdüreceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Başkaları ne yaparsa yapsın, biz işimize bakacağız, önümüze bakacağız, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu nasıl gerçekleştiririz, buna bakacağız." diye konuştu.

"Menzile kilitlenmiş ok misali hedeflerimize odaklanacağız" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Çok açık söylüyorum; bu harekette şımarıklık olamaz. Bu harekette milletten, milletin değerlerinden, milletin ahvalinden, milletin gündeminden kopma asla olmaz. Aynı zamanda bu harekette yeise, umutsuzluğa asla yer yoktur. Bu hareket, korkakların omuzlayacağı bir hareket değildir. Muhasebemizi yapar, hatalarla aramıza mesafeyi koyar, 'nerede kalmıştık' der ve kaldığımız yerden yolumuza daha güçlü bir şekilde revan oluruz. Sandıktan çıkan mesajlar ve yaptığımız değerlendirmeler ışığında gerekli adımları atmaya başlıyoruz."

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Artık seçimin de olmadığı önümüzdeki 4 yıl içinde enflasyonla mücadelemizi inşallah zaferle sonuçlandıracağız. Geçmişte yaptık, yine yapacağız." dedi.

Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, "Bundan sadece 10 ay önce, 28 Mayıs'ta milletimiz bize yetki verdi. Önümüzdeki 4 yıl boyunca milletin verdiği bu yetkiyi, milletin emanetini, milletin yüklediği mesuliyeti omuzlarımızda dirayetle taşıyacağız." diye konuştu.

Milletin beklentilerini çok iyi bildiklerini söyleyen Erdoğan, "Artık seçimin de olmadığı önümüzdeki 4 yıl içinde enflasyonla mücadelemizi inşallah zaferle sonuçlandıracağız. Geçmişte yaptık, yine yapacağız." ifadelerini kullandı.

Terörle mücadeleden asla taviz vermeyeceklerini, içerde ve dışarda Türkiye'nin, milletin güvenliğini daha korunaklı hale getireceklerini vurgulayan Erdoğan, "Türkiye'nin güvenliğini ilgilendiren meselelerde geri adım atmadan haklarımızın peşinde koşacağız. Bununla kalmayacak, geçmişte olduğu gibi, bugün de yarın da bölgemizin, dünyanın barışı için katkı sunmayı sürdüreceğiz." dedi.

- "Hiç kimse, bu kutlu kadronun Filistin meselesindeki hassasiyetini sorgulayacak kalibrede değildir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Şimdi burada bir hususu özellikle dikkatlerinize sunmak isterim. Terör devleti İsrail, 7 Ekim'den bu yana, hem Gazze'de, hem Batı Şeria'da insanlık dışı bir soykırımı icra ediyor. İsrail, Batı'dan aldığı koşulsuz destekle, büyük bir şımarıklık, büyük bir pervasızlık içinde, insanlık tarihine şimdiden utançla yazılmış bir katliam yürütüyor. Şimdi, seçim sürecinde de seçim sonrasında da birtakım merkezlerden, şahsıma ve partimize yönelik bazı insafsız, izansız ithamlarda bulunuldu. Bu ithamların, bu alçak iftiraların, üzülerek söylemeliyim ki, bazı çevrelerde karşılık bulduğunu, hatta bize karşı kullanıldığını da gördük. Birileri, yalan olduğunu bal gibi bildikleri iddialar üzerinden bizi, partimizi, hükümetimizi ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini töhmet altında bıraktı. Hatta bazı sözde partiler ne yazık ki bu konuda bizim nasıl tavır takındığımızı bildikleri halde bizi kalkıp eleştiri yağmuruna tuttular.

Bakınız bunu gerçekten söylemek istemezdim. Bunu söylemeye gerek duymazdım ama mecbur kaldım. Hiç kimse, ne şahsımın ne de bu kutlu kadronun Filistin meselesindeki hassasiyetini sorgulayacak kalibrede, kapasitede değildir. Bizim hayatımız Filistin mücadelesiyle geçmiş, bizim hayatımız Filistin davasıyla anlam bulmuştur. Biz, birileri gibi Filistin'in yerini, Gazze'de yaşanan zulmü, Filistinli kardeşlerimize yönelik işgal ve katliam politikasını 7 Ekim'de öğrenmedik. Yarım asrı bulan siyasi hayatımızın her bir safhasında Filistin'i kutlu bir emanet gibi daima yüreğimizde taşıdık. Bu hareket, bu parti, diğer birçok ilkenin yanında, Filistin davasını sorgusuz, sualsiz, şartsız omuzlama ilkesi üzerinde yükselmiştir."

- "En zor zamanlarında Filistinli kardeşlerimizin her bakımdan yanında olduk"

Filistin davasını sadece savunmuş değil, bu uğurda çok ağır bedeller de ödemiş bir hareket ve kadro olduklarının altını çizen Erdoğan, "Hafta sonu Filistin Davasının lideri misafirim olacak. Beraber birçok şeyleri dertleşeceğiz, konuşacağız." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Unutmayın, 12 Eylül darbesi, Konya'daki Kudüs mitinginin ardından geldi. Unutmayın, 28 Şubat darbesi, Sincan'daki Kudüs Gecesi'nin ardından geldi. Unutmayın, MİT'e yapılan operasyon, 17-25 Aralık darbe girişimi, 15 Temmuz ihaneti, siyonizmin uşağı, vatan haini FETÖ tarafından, bizim Filistin hassasiyetimizi kırmak için yapıldı." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 yıl önce hiç kimse cesaret edemezken, şu anda sözde partileri olanlar da dahil, Davos'ta katillerin yüzüne açık yüreklikle "one minute" dediklerini hatırlatarak, "Dünyada hiç kimse konuşamazken, biz çıktık 'Hamas bir terör örgütü değil, bir direniş grubudur' dedik. Birleşmiş Milletler kürsüsünden son 70 yılda İsrail'in Filistin'in topraklarını nasıl adım adım işgal ettiğini haritalarıyla ortaya koyduk. En zor zamanlarında Filistinli kardeşlerimizin her bakımdan yanında olduk. Elimizdeki tüm imkanları Filistin için, Gazzeli mazlumlar için seferber ettik." diye konuştu.

- "Milli Mücadele sırasında Türkiye'deki Kuvayımilliye ne ise Hamas da işte aynen odur"

Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti:

"Burada çok açık ve net söylüyorum: Milli Mücadele sırasında Türkiye'deki Kuvayımilliye ne ise Hamas da işte aynen odur. Bunu söylemenin de bir bedeli olduğunun elbette farkındayız. Böyle bir dönemde hakkı ve hakikati haykırmanın zor olduğunu biliyoruz. Ama bütün dünya bilsin, anlasın, idrak etsin: Ne suikast girişimlerine, ne darbe girişimlerinize, ne ekonomik saldırılarınıza, ne de algı operasyonlarınıza boyun eğeceğiz. Tayyip Erdoğan olarak tek başıma kalsam dahi, Allah ömür verdikçe Filistin mücadelesini savunmaya, mazlum Filistin halkının sesi olmaya devam edeceğim, devam edeceğiz. 14 bin çocuğu öldürdüler, 14 bin çocuk... Bunlar Hitler'i çoktan geçtiler. 14 bin masum çocuğun ölümünü görmeyip, 'Hamas terör örgütüdür' diyerek İsrail'in gözüne girmeye, İsrail'e yaranmaya çalışanlara inat, biz Filistin'in bağımsızlık mücadelesini her şartta, her koşulda cesaretle savunacağız. Kardeşlerim şunu unutmayın; biz sırtımızda yumurta küfesi taşıyoruz, biz devlet yönetiyor, 85 milyonun emanetini taşıyoruz. Bazı adımlarımız görünmüyor olabilir. Bazı yaptıklarımızı anlatamıyor olabiliriz. Ancak çıkıp da bizim Filistin hassasiyetimizi sorgulayanlar, er ya da geç mahcup olacaklar, rezil olacak, tarih önünde nasıl bir haksızlık yaptıklarını göreceklerdir."

"Gazze'yi, tüm Filistin'i, Filistin'in şanlı istiklal direnişini gönülden selamlıyorum." diyen Erdoğan, 7 Ekim'den beri şehit düşen Filistin'in kahraman evlatlarını rahmetle yad etti, yaralılara acil şifalar diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in Gazze'ye saldırısı sonrasında Türkiye'nin ortaya koyduğu çabaları, yürütülen diplomasi trafiğini ve Gazze'ye yapılan yardımları anlatan bir video izletti.

Türkiye'nin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ı vefatının 31. yılında minnetle, şükranla, özlemle yad ettiğini belirten Erdoğan, "Rahmetli Özal'ın 'çağ atlayan Türkiye' diyerek açtığı yoldan giderek, ülkemize ve milletimize tarihi başarıları yaşatmanın gururunu yaşıyoruz. Rabb'im kendisini cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyorum." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP'deki "gölge kabine"ye ilişkin, "Bize bakarak belki milletin gönlüne nasıl girileceğini, dürüst ve temiz siyasetin nasıl yapılacağını anlarlar." dedi.

Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, "CHP'de genel başkanlık koltuğunda oturan şahıs değişti ama CHP'nin siyaset yapış tarzında zerreyi miskal değişiklik olmadı." ifadesini kullandı.

CHP'nin dün milletin aklıyla ve hafızasıyla alay ettiğini, bugün de halkı hafife aldığını söyleyen Erdoğan, "Dün de siyaset mühendisliklerinden medet umuyorlardı bugün de tüm umutlarını masa başı senaryolara bağlamış durumdalar. Dün de millete hizmet gibi bir gündemleri yoktu bugün de yok. Dün de sadece siyasi kariyerlerini düşünüyorlardı bugün de tek gayeleri kendi ikballeri. Dün de Kandil'e ve Pensilvanya'ya şirin gözükme peşindeydiler bugün de ülke düşmanlarıyla iş tutuyorlar. Dün de etnik köken ve mezhep üzerinden siyaset yapıyorlardı bugün de milleti bölmeye çalışıyorlar. Figüranlar dışında hiçbir şey değişmedi." görüşünü paylaştı.

Sahne önündekilerin yenilendiğini fakat sahne gerisindeki akıldanelerin aynı kaldığını dile getiren Erdoğan, "Haklarını yemeyelim. Bir hususta az da olsa kendilerini geliştirdiler; öğrendik ki kabine üyelerimize özenip kendilerince güya bazı atamalar yapmışlar. Bunların ortada fol yok yumurta yokken gelin güvey olma sevdasını biz 14-28 Mayıs seçimlerinden çok iyi hatırlıyoruz. O zaman da erken gaza gelip daha sonra kendilerini komik duruma düşürmüşlerdi." değerlendirmesinde bulundu.

- "ŞAYET HIZIMIZA YETİŞİRLERSE BİZDEN ÖĞRENECEKLERİ ÇOK ŞEY VAR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Buna rağmen biz, kabinemizi takip etmek üzere kolpa da olsa içlerinden birilerini görevlendirmelerini olumlu karşıladık. Çünkü bu vesileyle belki bizden bir şey kaparlar, böyle düşündük. Bakan arkadaşlarımızı izleyerek belki ülkeye ve millete nasıl aşkla hizmet edileceğini öğrenirler diye düşündük. Bize bakarak belki milletin gönlüne nasıl girileceğini, dürüst ve temiz siyasetin nasıl yapılacağını anlarlar. Şayet hızımıza yetişirlerse bizden öğrenecekleri çok şey var. Ne biz ne de kabine üyelerimiz bunları talim etmekten asla gocunmayız. Yeter ki onlar her işleri gibi bunu da tavsamasınlar, boşlamasınlar, daha yolun başındayken su kaynatmasınlar."

Erdoğan "Bakmakla usta olunsaydı kediler kasap olurdu" atasözünü hatırlatarak, "Bu sözdeki hikmeti de göz ardı etmiyoruz. CHP ve şürekasına, bizi, kabinemizi, partimizi ve ittifakımızı izlemeye devam etmeleri tavsiyesinde bulunuyorum." diye konuştu.

- "BİZDEKİ MUHALEFETTEN NE KÖY OLUR NE KASABA"

"Bizdeki muhalefetten ne köy olur ne kasaba" diyen Erdoğan, "Herkesin ufku denizi kadardır demişler, bunların da ufku ancak buna yetiyor. Biz bunlara bakarak asla rehavete kapılmayacağız. 4 ay sonra yapılacak 31 Mart seçimleriyle ilgili hazırlıklarımızı kendi önceliklerimiz ve programımıza göre yürüteceğiz. Rakiplerimizin karşımızdakiler değil, asıl onları kontrol edenler olduğunu asla aklımızdan çıkarmayacağız." sözlerini sarf etti.

Salondaki partililerin "İstanbul bizimdir bizim kalacak" sloganları üzerine Erdoğan, "Gençler; unutmayın, bakın bugün bir başlık atıyorum, yeniden İstanbul." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her zaman söylediğim gibi, bizim, kuklalarla ve kuklacılarla işimiz yok. Biz, kuklacıyı da parmağında oynatan üst akılla mücadele ediyoruz. Şimdiye kadar bu konuda en ufak bir zafiyet göstermedik. Başkaları ne yaparsa yapsın, biz ev ödevlerimizi en düzgün, en titiz şekilde yapmaya çalıştık. Emanetini taşıdığımız aziz milletimize karşı sorumluluklarımızın hakkını vermeye gayret ettik, 31 Mart mahalli idareler seçimleri öncesinde de aynı şekilde yolumuza devam ediyoruz." ifadesini kullandı.

Seçim takvimlerinin sorunsuz bir şekilde işlediğini söyleyen Erdoğan, Cumhur İttifakı olarak en güçlü şekilde yollarına devam edeceklerini belirtti.

- "CUMHUR İTTİFAKI'NIN, 31 MART SEÇİMLERİNDEN DE ALNININ AKIYLA ÇIKACAĞINA İNANIYORUM"

Belediye başkan adaylıkları için başvuruların sona erdiğini, meclis üyelikleri için başvuruları almayı sürdürdüklerini anlatan Erdoğan, elektronik ortamda illerin temayül yoklamalarını yaptıklarını, bunu da AK Parti'ye yakışır bir olgunlukla tam bir kardeşlik iklimi içerisinde, adeta bir demokrasi şöleni havasında gerçekleştirdiklerini dile getirdi.

Cumhur İttifakı'ndaki ortakları MHP ile görüşmelerin karşılıklı anlayış temelinde ilerlediğini kaydeden Erdoğan, "15 Temmuz gecesi meydanlarda kurduğumuz ve bugüne kadar çeşitli fitne girişimlerine rağmen güçlendirerek devam ettirdiğimiz Cumhur İttifakı'nın, inşallah 31 Mart seçimlerinden de alnının akıyla çıkacağına inanıyorum." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletvekillerinden sahadaki çalışmalarını her zaman bu hassasiyette icra etmelerini beklediklerini söyledi.

Pençe Kilit Harekatı bölgesinde bölücü teröristlerin saldırıları sonucunda şehit olan askerlere Allah'tan rahmet, yaralı askerlere acil şifalar dileyen Erdoğan, "Son terörist de imha edilene veya teslim olana kadar terör örgütleriyle mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz." dedi.

Bugünkü Milli Güvenlik Kurulu kasım ayı toplantısında, terörle mücadele dahil devletin güvenliğine dair tüm konuları etraflıca ele alacaklarını bildiren Erdoğan, "Rabb'im güvenlik güçlerimizin ayağına taş değdirmesin." temennisinde bulundu.