Başkan Erdoğan: 28 Mayıs'ta ülkemizin ve evlatlarımızın geleceğine dair çok mühim bir karar vereceğiz

Yayın Tarihi: 26 Mayıs 2023 Cuma 15:04:00

Güncelleme Tarihi: 26 Mayıs 2023 Cuma 15:04:00

İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen “Kadınlar Buluşması”nda konuşan Başkan Erdoğan, 28 Mayıs'taki seçimlere ilişkin, 'Önümüzde seçimlerin en kritik aşaması var. Bu pazar bir kez daha hayatımızın en önemli tercihlerinden birini yapacağız.' dedi. Başkan Erdoğan, "28 Mayıs'ta ülkemizin ve evlatlarımızın geleceğine dair çok mühim bir karar vereceğiz." dedi.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kadın Kolları Başkanlığınca İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Kadınların Türkiye'si İstanbul Buluşması"ndaki konuşmasında, katılımcıları ve Türkiye'deki tüm kadınları selamlarken, programda emeği geçenlere teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, cennetin ayakları altına serildiği gül yüzlü annelere, terör örgütünün zorla dağa kaçırdığı çocuklarına kavuşmak için aylarca nöbet tutan Diyarbakır annelerine saygılarını iletti.

Partisinin kadın kolları teşkilatına, "Salonlardan sokaklara taşan şu coşkunuz için teşekkür ediyorum. Dayanışmanız, ahde vefanız için en kalbi şükranlarımı sunuyorum." diyen Erdoğan, 14 Mayıs'ta kendisine ve Cumhur İttifakı'nı verdikleri destek için teşekkür etti.

TBMM'de Cumhur İttifakı olarak 323 milletvekili ile çoğunluğu elde ettiklerini belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Böylece seçimlerin Meclis boyutuyla sınavını alnımızın akıyla verdik. Cumhurbaşkanlığında da yüzde 49,52 oy oranıyla ilk turu rakibimizden yaklaşık 5 puan önde bitirdik. 27 milyondan fazla insanımızın teveccühüne mazhar olduk. Şimdi önümüzde seçimlerin en kritik aşaması var. Cumhurbaşkanı seçimlerinin ikinci turu için sadece bir gün kaldı. Bu pazar bir kez daha sandıklara gidecek, belki de hayatımızın en önemli tercihlerinden birini yapacağız. Sadece kendimizle ilgili değil, ülkemizin ve evlatlarımızın geleceğine dair de çok mühim bir karar vereceğiz. Bizi siz hanım kardeşlerimiz gibi milletimiz gibi tüm dünya biliyor, tanıyor. Afrika'dan Asya'ya, Balkanlar'dan Türk Cumhuriyetlerine, kalbi bizimle olan 100 milyonlarca kardeşimiz biliyor. Sadece söylemlerimizde değil, hizmet ve eserlerimizle de aziz milletimizin huzurundayız."

"HİÇBİR AYRIM YAPMADAN MAZLUM VE MAĞDURLARA SAHİP ÇIKTIK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatanın istiklal ve istikbali uğruna verdikleri mücadeleyle milletin huzurunda bulunduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Hiçbir ayrım yapmadan mazlum ve mağdurlara sahip çıkışımızla milletimizin huzurundayız. Türkiye'ye son 20 yılda kazandırdığımız nice eserle tanıştırdığımız nice başarıyla milletimizin huzurundayız. Elbette her kul gibi yapmak isteyip de yapamadıklarımızla eksiklerimizle kusurlarımızla milletimizin huzurundayız. Diğer tarafta ise bürokratik kariyerine SSK'yi batırmayı, siyasi kariyerine de CHP'yi batırmayı sığdırmış bir kifayetsizlik örneği var."

Erdoğan, AK Parti Kadın Kolları Başkanlığınca İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Kadınların Türkiye'si İstanbul Buluşması"ndaki konuşmasında, daha iki hafta öncesine kadar bedava ev vadettiği insanları, sırf oy vermediler diye gece yarısı kapı dışarı eden bir vicdansızlık örneği yaşandığını söyledi.

Koltuğunu korumak için Kandil'deki terör elebaşlarından, Pensilvanya'daki hainlere kadar hepsine çiçek dağıtan bir teslimiyet olduğunu aktaran Erdoğan, "Rakiplerini minder dışına atmak için şantaj, baskı, tehdit, kumpas dahi her yolu meşru gören bir ilkesizlik var. Bakanlık pazarlığı, hale bak. Toplamda yüzde biri zor bulan, böyle bir gruba 40 milletvekili dağıtan bir garip insan var. Fakat bir özelliği daha var. Nedir o? Hesap uzmanı. Bu nasıl hesap uzmanı ki yüzde bir bile olmayanlara kalkıp kendi milletvekili sayılarını neredeyse yok edecek sayıda bir oranla 40 tane milletvekilliği dağıtıyor." diye konuştu.

Erdoğan, pazar gününün çok önemli olduğunu vurgulayarak, "Bu pazar inşallah benim milletim hesap uzmanlığının en güzel örneğini sandıklarda bunlara verecek. Türk siyasetinin 21 yıldır unuttuğu tüm kötülükleri 3 aya sığdırmış bir çapsızlık örneği var." ifadelerini kullandı.

"AK PARTİ'NİN CUMHURBAŞKANLIĞINDAKİ ZAFERİYLE BU İŞİ NETİCELENDİRELİM"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şimdi isterseniz bizzat kendi ağızlarından bu zihniyetin ülkemize ve milletimize ne vaat ettiğini şöyle bir görelim." dedi.

Terör örgütü PKK'nın elebaşlarının ve bazı HDP'lilerin söylemlerinin yer aldığı videonun gösterilmesinin ardından Erdoğan, şunları dile getirdi:

"Şimdi soruyorlar delil, buyurun delil. Belge, buyurun belge. Daha ne istiyorsunuz? Şu anda ne diyor? 'Eğer Selo'nun dışarı çıkmasını istiyorsanız oyları Kılıçdaroğlu'na vereceksiniz.' Kim bu Selo? Diyarbakır'da 51 Kürt kardeşimizin ölümüne neden olan teröristtir. Şu anda Edirne'de cezasını çekiyor. Bu ülke hukuk devleti değil mi? Hukuk devleti. Hukuk devletinde sen kendini tamamen hukukun üzerine çıkartıp 'Eğer Selo'nun çıkmasını istiyorsanız, oyları bize vereceksiniz.' nasıl dersiniz? İşte bunun için Erdoğan 323 kişiyle beraber bu yola devam ederse hukuktan başka hiçbir şey tecelli etmez. Gazi Mustafa Kemal'in kurduğu parti CHP ne diyor? Diyor ki 'Bırakın, general olsa ne yazar.' Halka ne diyor? 'İt sürüleri' diyen kim? İşte o da yine bir HDP'li. Ben şimdi burada merak ediyorum. Bu yargı nerede? Bu şekilde saldıran birisine karşı şu ana kadar yargı devreye girdi mi? Maalesef yargı da devreye girmedi. Ama bu onlardan değil. Farklı bir kesimden olmuş olsaydı herhalde yakasına yapışıp hemen içeri alırlardı. Niye? Gazi Mustafa Kemal'e hakaretten."

Erdoğan, bütün bunları bir düzene sokmak için karşılarındaki bu tabloyu çok iyi görmeleri gerektiğini vurgulayarak, "Pazar günü inşallah sandıkları patlatacağız hep beraber. Her zaman benim bir sözüm var. Kale içeriden fethedilir. Sizinle bu fethi yapacağız. Hatırlayın, pazartesi günü İstanbul'un fethi. 14 Mayıs 1950 Menderes'in çok partili dönemdeki adımı atışı. İnşallah pazar günü de hep beraber AK Parti'nin cumhurbaşkanlığındaki zaferiyle bu işi neticelendirelim diyoruz. Pazartesi günü de fethi mübini kutlayalım." diye konuştu.

"28 MAYIS'TA BİR KEZ DAHA SANDIĞA KADIN ELİNİN GİDECEĞİNE İNANIYORUM"

"Bunların her gün daha çok çirkinleşmelerinin, seviyeyi biraz daha dibe çekmelerinin sebebi işte budur." diyen Erdoğan, "Suçüstü yakalandılar. Bizi hedef alarak, bize ve milletimize hakaret ederek paçalarını kurtarmaya çalışıyorlar. Ama ne yaparlarsa yapsınlar hakikatin üzerini örtemezler. Tabii bunun için asıl sorumluluk bize düşüyor. İşi şansa bırakamayız. 'Nasıl olsa öndeyiz' duygusunun, bizi rehavete sürüklemesine izin veremeyiz. 14 Mayıs'ta yarım bıraktığımız işi, inşallah 28 Mayıs'ta hem de ezici bir çoğunlukla tamamlayacağız." değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, pazar günü oy kullanmak ve sandıklara sahip çıkmak dışında hiçbir planlarının olmayacağını kaydederek, hayatta pek çok şeyin telafisinin olduğunu, ama sandığın telafisinin bulunmadığını dile getirdi.

Pikniğe daha sonra gidilebileceğini, arkadaşlarla daha sonra bir araya gelinebileceğini, tarladaki, bağdaki, bahçedeki işlerin ertesi gün de yapılabileceğini kaydeden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Ama sandık önümüze sadece 5 yılda bir gelir. Özellikle 28 Mayıs'taki gibi seçim hayatımızda bir kez yaşanır. Sizlerden sabahın çok erken saatlerinden itibaren oy verme yerlerine gitmenizi, oraları bayram yerine çevirmenizi özellikle rica ediyorum. Sadece kendiniz gitmekle kalmayacaksınız. Eşinizin, dostunuzun komşunuzun başka yerlerdeki akrabalarınızın da mutlaka sandığa gitmesini sağlayacaksınız. 28 Mayıs'ta bir kez daha sandığa kadın elinin gideceğine inanıyorum. Sizlere güveniyorum, sizlere inanıyorum. Rabbim dayanışmamızı daim eylesin diyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kadın Kolları tarafından İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Kadınların Türkiye'si İstanbul Buluşması"nda yaptığı konuşmada, 40 yılı bulan siyaset yolculuğunda kadınlarla hep omuz omuza yürüdüklerini söyledi.

Bugünlere siyaset mühendisliğiyle değil, anasının hayır duasıyla geldiğini ifade eden Erdoğan, önüne çıkarılan engellerin, hayatına kastetmeye varan saldırıların üstesinden hep kadınların desteğiyle geldiğini anlattı.

Erdoğan, ülkeye ve millete hizmet mücadelesinin en önemli kahramanlarının kadınlar olduğunun altını çizerek "3 Kasım seçimleriyle Anadolu ihtilalini başlatanlar kadınlardır. Türk demokrasisini 28 Şubat karanlığından kurtaranlar kadınlardır. Maruz kaldığı onca saldırıda milli iradeye siper olanlar kadınlardır. 15 Temmuz gecesi tanklara, uçaklara meydan okuyanlar kadınlardır." ifadesini kullandı.

Katılımcıların, kendisine "Dik dur eğilme, kadınlar seninle" diyerek seslenmesi üzerine Erdoğan, "Hiç endişeniz olmasın. Dimdik ayaktayız, dimdik." dedi.

"TÜRKİYE'NİN YAZDIĞI DESTANIN ALTINDA HANIM KARDEŞLERİMİZİN EMEĞİ VAR"

Tuttukları evlat nöbetiyle terör örgütlerine baş kaldıranların kadınlar olduğunu belirten Erdoğan şöyle devam etti:

"Türkiye'nin ekonomiden ticarete, hak ve özgürlüklerden tarıma, turizme, eğitime, sağlığa, tüm alanlarda yazdığı destanın altında sizlerin, siz hanım kardeşlerimizin imzası, alın teri ve emeği vardır. Başörtünüzden dolayı üniversite kapılarından geri çevrildiğinizde sizler sabrettiniz. Kılık kıyafetinizden dolayı iş bulamadığınızda, işinizden olduğunuzda sizler ümitsizliğe kapılmadınız. Eli kanlı cahiller daha körpe bir fidanken çocuklarınızı sizden kopardığında pes etmediniz. Gerektiğinde 15 Temmuz gecesinde olduğu gibi canınız pahasına istiklal ve istikbalimize sahip çıktınız. Ayrımcılığa maruz kalsanız da önünüze engeller çıkarılsa da siyasetten akademiye, bürokrasiden iş dünyasına, spordan sanata kadar hayatın her alanında başarıdan başarıya sizler koştunuz."

Salondakilerin, "Kadınlar burada, reisinin yanında" diyerek sevgi gösterisinde bulunması üzerine Erdoğan, "Ben de sizlerin yanındayım. Hiç endişeniz olmasın. Sonuna kadar. Pazara kadar değil, mezara kadar sizinle beraberim. Tıpkı Nene Hatun gibi Şerife Bacı gibi merhum Şule Yüksel Şenler gibi adınızı tarihe şimdiden altın harflerle yazdırdınız. Sizlerin şahsında ülkemizin tüm cesur kadınlarını tebrik ediyorum." karşılığını verdi.

"BİZDEN ÖNCE 70 YILDA YAPILAMAYAN HİZMET VE REFORMU BİZ 21 YILA SIĞDIRDIK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Şimdi isterseniz son 21 yılda ülkemize kazandırdığımız eserlere de şöyle bir bakalım." sözlerinin ardından son 21 yılda ülkede hayata geçirilen projelerin yer aldığı video katılımcılara izletildi.

Videonun ardından Erdoğan, "Nasıl buldunuz? Bizim referansımız bunlar. Acaba bay bay Kemal'in referansı nedir? Dün akşam Meral Hanım diyor ki 'Erdoğan batırır, Kemal çıkarır'. Daha bunlar gerçekten Rabb'imizin ifade ettiği, buyurduğu gibi 'Gözleri var görmez, kulakları var duymaz, kalpler mühürlü'. Ama bunların böyle bir derdi de yok. Her şey yalan üzerine kurulu. İşte bu yalanlara da gelin pazar günü son verelim. Bıktık bu yalanlardan. Bizden önce 70 yılda yapılamayan hizmet ve reformu biz 21 yıla sığdırdık. Bunu da kadını erkeğiyle, 85 milyon olarak hep beraber başardık. Rabb'im hepinizden razı olsun. Ayağınıza taş değdirmesin diyorum." ifadesini kullandı.

"KENDİNE AİT BİR TELEVİZYON MECRASI VAR, ORADA DA ATIYOR, TUTUYOR"

Türkiye'de eğitim alanında yapılan yatırımlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti:

"Eğitimde sıraların üzerine kitapları yerleştirdik mi? İlk, orta, lise ücretsiz olarak kitapları yavrularımıza verdik mi? 78 adet üniversite vardı. Bunların sayısını 208'e çıkardık mı? Türkiye'de 81 vilayetin tamamında üniversitelerimiz var mı? Artık benim Iğdır'daki evladım üniversite için İstanbul'a gelmeyecek. Muş'taki Ankara'ya gelmeyecek. Bulundukları ilde isterlerse üniversiteye gidebilecek. Bunları başardık. Bütün bunlarla beraber üniversiteler, harç... Bu harçları kim kaldırdı? Biz kaldırdık. Daha önce harçlar vardı. Bu harçtan dolayı üniversite öğrencileri sürekli gösteriler yapıyorlardı. Dedik ki 'Ya şunu kaldıralım. Bu harç belasından öğrencilerimizi kurtaralım'. Bu işi bitirdik.

Bay bay Kemal, acaba sen şimdi bu konuda da üniversite öğrencilerine ne diyorsun? Kendine ait bir tane televizyon mecrası var, orada da atıyor, tutuyor. Ama bazı uyanık gençler köşeye de sıkıştırıyorlar. Şimdi biz açık ve net konuşuyoruz. Diyoruz ki buyurun. Bak 45 liraydı biz göreve geldiğimizde burs, şimdi 850. Lisans öğrencilerine uygulama farklı, lisans üstü, doktora öğrencilerine asgari ücrete kadar, ne yapıyor? Bu kredi, burs çıkıyor. Biz bunların önünü açtık."

"KADINLAR LEHİNE POZİTİF AYRIMCILIK YAPILMASINI ANAYASA KURALI HALİNE GETİRDİK"

Kadınlara, tüm zorluklara rağmen yürüttükleri mücadeleye ellerindeki tüm imkanları seferber ederek destek olduklarını, katkı verdiklerini aktaran Erdoğan, "Eğitim ve çalışma hayatı başta olmak üzere ülkemizin beşeri sermayesinin önündeki engelleri biz kaldırdık. Kadınlar haklarını kullanırken başörtülü ve başı açık ayrımına gidilmesini biz ortadan kaldırdık. Kadınlar lehine pozitif ayrımcılık yapılmasını anayasa kuralı haline yine biz getirdik." şeklinde konuştu.

"HER AN KADINLARIMIZIN YANINDA OLDUĞUMUZU BİZ GÖSTERDİK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile içi şiddeti, şikayete tabi olmaktan çıkarıp resen takip edilen suçlar arasına aldıklarını belirterek "ŞÖNİM, Kadın Konuk Evi, KADES, elektronik kelepçe gibi uygulamalarla ihtiyaç duydukları her an kadınlarımızın yanında olduğumuzu biz gösterdik. Kadınlarımızın en az bir eğitim düzeyini tamamlama oranını yüzde 70'lerden yüzde 88 seviyesine ulaştırdık. Hem çalışan, hem evinde ailesi ve çocuğuyla hayatını sürdüren kadınların her an yanında olduk. Ebeveynlerden birine çocuk ilköğretim çağına gelene kadar kısmi süreli çalışma imkanı sağladık. İş gücüne katılım düzeyi yüzde 27'lerde olan kadınlarımız bugün yüzde 36 ile Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştır. İstihdamdaki kadın sayısını 6 milyondan aldık. 10,5 milyona yaklaştırdık." açıklamasında bulundu.

Erdoğan, AK Parti Kadın Kolları Başkanlığınca İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Kadınların Türkiye'si İstanbul Buluşması" programındaki konuşmasında, göreve geldiklerinde 6 milyon olan kadın istihdamı sayısını 10,5 milyona yaklaştırdıklarını söyledi.

Kadınları siyasetin nesnesi olmaktan çıkartarak öznesi haline getirdiklerini dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Geçmişte sadece bazı faaliyetlerin aracı olarak görülen kadın kolları teşkilatlanmasını partimizin üç ana sac ayağından biri yaptık. Bizden önce ortalama yüzde 2'nin altında olan siyasette kadın temsil oranını her yıl sürekli artırdık. Bu oran 28'inci dönemde yüzde 20'yi aşarak Cumhuriyet tarihinin en yüksek rakamına ulaştı. Meclisin en geç kadın milletvekilleri bizim partimizde siyaset yapıyor. 50 kadın milletvekiliyle mecliste en fazla kadın vekil bulunduran parti yine biziz. Kadın kollarımız burası çok önemli 6 milyona yakın üyesiyle Türkiye'nin en büyük kadın sivil toplum kuruluşu konumunda."

Kadınlar için saymaya kalksa saatler sürecek daha birçok reformu, özgürlüğü, teşvik ve uygulamayı hayata geçirdiklerini aktaran Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu süreçte özellikle bir hususa çok önem verdik. Bizim aleyhimizde ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığımızdan itibaren pek çok kampanya yürüttüler. 'Bunlar göreve gelirse kadınları dışarı çıkarmayacak' dediler. 'Bunlar başkan olursa kadınların haklarını ellerinden alacaklar' dediler. 'Bunlar sorumluluk üstlenirse insanların hayat tarzına müdahale edecek' dediler. Bunun gibi bir sürü yalan söylediler. Tezvirat yaptılar. Milletimizi bize karşı kışkırtmaya çalıştılar. Sadece siyasetçiler değil, medya kuruluşları, dernekler, sendikalar bile bu korku siyasetine alet oldular. "

Erdoğan, tüm bu algı oyunlarına rağmen milletin teveccühüyle 1994'te göreve geldiklerini, kadınları dışlamanın aksine onlara yönelik pek çok projeyi devreye aldıklarını anlattı.

Hiçbir ayrım yapmadan kadınların özgürlük, çalışma, istihdam ve temsil alanlarını genişlettiklerine işaret eden Erdoğan, "Aleyhimizde yapılan onca kara propagandaya rağmen hiç kimsenin yaşam biçimine karışmadık. 21 yıllık iktidarlarımız döneminde de bu hassasiyetimizi hep koruduk ama bize kadın hakları konusunda nutuk atanlar, ikna odalarında bizim öğrenci yavrularımıza ne acılar çektirdiler, ne zulümler yaptılar, bay bay Kemal önce bunu anlatsın." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başlarındaki başörtüleri çekip alınan kızlara ikna odalarında zulmedildiğini hatırlatarak, şunları kaydetti:

"Ve bu bay bay Kemal'in yardımcısıydı aynı zamanda. Bu çileyi çekenler, bu derdi üstlenenler, hep bizim yakınlarımızdı. Şimdi ne oldu? O hanımı da kapı dışarı etti. Bay bay Kemal'den bir şey olmaz. İş hayatına kadar kadınlara her zulmü yaptılar. Bize hayat tarzı dersi verenler ne dedi? Bay bay Kemal 'bir metrelik bez parçası' dedi. Ben şimdi başörtülü kızlarımıza sesleniyorum, başörtülü hanımlara sesleniyorum; 'Bir metrekarelik bez parçası' diyen bu adam her numarayı yapar. Başörtülü bayanları alıp onlara rozet de takar, her numarayı yapar. Çünkü bunun meşrebi, mizacı her şeyi bozuk. Başörtüsüne hakaret etmekten yasakların sürmesi için mahkemelere koşmaya kadar her türlü faşizmi bunlar sergilediler."

"BAY BAY KEMAL SEN DİYARBAKIR ANNELERİNE HİÇ GİTTİN Mİ?"

Erdoğan, lafa sürekli insan hayatından başlayanların bölücü terör örgütünün dağa kaçırdığı daha 12 yaşındaki kız çocuklarıyla ilgili tek kelime etmediğini belirtti.

"Bay bay Kemal sen Diyarbakır annelerine hiç gittin mi? Niye uğramadın?" diye soran Erdoğan, "Sembolik olarak oraya birilerini göndermen bu işi kurtarmaz. Ama Diyarbakır anneleri seni çok iyi tanıyor ve inşallah en büyük dersi de sana onlar verecek. Senin teşkilatında tacizse taciz, genç kızlara zulümse zulüm, gencecik yaşında, alçakça katledilen şehit öğretmenimiz Aybüke Yalçın evlatlarını korumak için bombanın üstüne atlayan Hatice Belgin ve nice kadın için bir damla gözyaşı dökmediler. Bir üzüntü cümlesi kurmadılar." diye konuştu.

"Ağızlarını doldura doldura devlete katil, hatta seri katil iftirası sattılar." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "PKK'sından DHKP-C ve MLKP'sine katil sürüleri söz konusu olduğunda ise bu alçaklara çiçek çocuk muamelesi yaptılar. Şimdi çıkmışlar bu kara sicillerine bakmadan yalan ve iftiralarla milletimizi korkutmaya çalışıyorlar ama yine başaramayacaklar. Hedeflerine yine ulaşamayacaklar. Kadınları seçim yenilgilerine ortak edemeyecekler. Bu bayat numaraları inşallah pazar günü bizzat hanım kardeşlerim çöpe atacak çöpe." dedi.

Seçim beyannamelerinde kadınlar ve gençler için yapacaklarını detaylı bir şekilde anlattıklarını kaydeden Erdoğan, seçim beyannamelerinde yer alan projelere ilişkin videoyu salonda bulunanlara izletti.

Videonun izletilmesinin ardından konuşmasına devam eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yeni dönemde özellikle aile kurumunun, bizde aile kurumu malum kutsal, bundan taviz veremeyiz. Kardeşlerim bu CHP, LGBT'ci mi? Bu HDP, LGBT'ci mi? İYİ Parti LGBT'ci mi? Bu 7'li masada olan diğer yavrular, onlar da ses çıkarmadığına göre LGBT'ci mi? AK Parti'ye LGBT sızabilir mi? MHP'ye LGBT sızabilir mi? Aynı şekilde Cumhur İttifakı'nın diğer ortaklarına LGBT sızabilir mi? Çünkü biz ailenin kutsiyetine inanıyoruz. Ve inşallah şu seçimden sonra önemli olan adımımız, bir an önce aile kurumunu güçlü bir konuma oturtmaktır. Bu adımı atacağız. Kim ak, kim beyaz, o da parlamentoda ortaya çıkacak. Ve bizler bu adımla birlikte bir şeyi ispatlayacağız. O da şu; bunların milli ve yerli olma konusu sadece eşyada değil, ailede de ortaya çıkacak. Ne denli bunlar milli, ne denli bunlar yerli, ne denli bunlar ecdadının yolundan gidiyor gitmiyor, bunları ispatlayacağız. Küresel kültürün ve güçlerin dayatmasıyla giderek adeta veba gibi yayılan bu akımlarla ilgili şimdiden gereken tedbirleri almamız gerekiyor. Pazar günü bunun aynı zamanda bir imtihanıdır."

Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Ne kadar borcunuz varsa gelir gelmez bu borçların hepsini sileceğiz." ifadesine dikkat çeken Erdoğan, "Ya sen bir defa parlamentoda yoksun. Nasıl sileceksin? Parlamentoda 323 var, Cumhur İttifakı. Onların izni olmadan böyle bir yasal değişikliği nasıl yapacaksın? Milletimizi, bu herhalde hepten 'Hiçbir şey bilmez.' konumuna düşürüyor. Onun için pazar günü buna öyle bir ders vermeliyiz ki, öyle bir Osmanlı şamarı atmalıyız ki bir daha belini doğrultamamalı." dedi.

Erdoğan, yaptıkları hesaplara göre, gelecek dönemde 100 milyar doları bulacak bir kaynağı organize edebileceklerini belirterek, "Biz kaynak söylüyoruz. Kemal efendi senin kaynağın nerede, söyle bakalım. Yok. Sadece atıyor." eleştirisinde bulundu.

Aile ve Gençlik Bankası vasıtasıyla çalışana, emekliye, kadına, gence, engelliye, üreticiye, ülkedeki her kesime destek olabileceklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Aile ve Gençlik Bankası vasıtasıyla ev hanımlarımızın emekliliğine, primlerinin 3'te 1'ini ödeyerek katkı sunacağız. Hanımlar, bunları iyi anlatın. Bunları iyi anlatmanız lazım. Bak biz kaynak söylüyoruz. Öbürünün kaynağı var mı? Yok. Gençlerimizin eğitimden istihdama, kendi işini kurmadan evliliğine kadar attıkları her adımda yanlarında yer alacağız.

Evlenecek gençlerimize 'burası çok önemli', bekar gençler size özellikle söylüyorum; faizsiz ilk 2 yılı ödemesiz, 4 yılı vadeli 150 bin lira kredi vereceğiz. Daha pek çok kalemdeki desteklerle hem aile yapımızı yoksulluk ve sapkınlık tehdidinden koruyacak hem de gençlerimizin yanında olacağız."

"NEFRET SÖYLEMLERİNE ASLA BAŞVURMAYACAĞIZ"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hükümet olarak son 21 yılda hep kadınların taleplerine kulak verdiklerini, kadınların ne sorunu varsa hepsine de çözüm bulmaya çalıştıklarını, gelecek dönemde de bunun çabasını harcayacaklarını söyledi.

Emeklilerin, işçilerin, esnafın, sanayicilerin derdine derman olurken, milletin gündemindeki meseleleri ihmal etmeyeceklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Sığınmacılar konusunda da CHP Genel Başkanının yaptığı gibi Nazi dönemini aratmayan nefret söylemlerine asla başvurmayacağız. Asırlardır mazlumların sığınağı olan bu ülkeye bir daha Boraltan Köprüsü faciası gibi utanç sahneleri kesinlikle yaşattırmayacağız. Hatırlayın o günü, ne diyorlardı, 'Bizi Ermenilerin eline bırakmayın'. Türklere söylüyor. İnönü'nün olduğu dönem. 'Bizi siz öldürün ama Ermenilere bırakmayın'. İşte meşhur Boraltan faciası budur. Ama bunu görmezden geliyorlar. Bunu hatırlamazdan geliyorlar. Aynen şimdi de sığınmacılara uyguladıkları olay bu. Bay bay Kemal, senin ortakların bu konuda hangi adımı atarlarsa atsınlar, biz bu ülkede bir defa Suriye'nin kuzeyinde şu anda yaptığımız briket evlerle 600 bin sığınmacıyı o evlere taşıdık, taşıyoruz."

"SIĞINMACILARIN GÖNÜLLÜ, GÜVENLİ, ONURLU BİR ŞEKİLDE VATANLARINA DÖNÜŞLERİNİ SAĞLAYACAĞIZ"

Katar'la yaptıkları işbirliğiyle 1 milyon sığınmacı için konut inşa edildiğini hatırlatan Erdoğan, "Biz bir şeyi yaparken alternatifini hazırlıyoruz ve ona göre de adımı atıyoruz. Böyle 'Sizi kovuyoruz. Sizi barındırmayacağız.' Şu lafa bak, 'Geldiğimizin ertesi günü bunların hepsini sınır dışı edeceğiz.' Biz ensar olmaya talibiz, muhacir değil. Bunlar savaştan kaçarak buralara geldiler. Aynı şey Allah göstermesin, bizim de başımıza gelebilirdi. Ama biz o savaştan kaçıp bize sığınanlara ne bay bay Kemal'in yaptığını, ne diğerlerinin yaptığını yapamayız. Çünkü bu zihniyet, bir terör zihniyetidir. Bir terörist zihniyetidir. Onlar bunu rahat yapabilir ama biz yapamayız. Sığınmacıların gönüllü, güvenli, onurlu bir şekilde vatanlarına geri dönüşlerini sağlayacağız." diye konuştu.

Terörden arındırdıkları bölgelere şimdiye kadar 554 bin sığınmacının bu şekilde geri döndüğünü, hayırseverlerin bağışlarıyla yapılan 100 bini aşkın briket eve 88 bine yakın ailenin yerleştirildiğini belirten Erdoğan, Kalıcı Konut Projesi'nin tamamlanmasıyla bu sayıya 1 milyon daha ekleneceğini dile getirdi.

Erdoğan, kendilerinin de bu süreçte sığınmacıların dönüşlerini teşvik edeceklerini anlatarak, "İnşallah bu meseleyi bize, tarihimize, kültürümüze ve inancımıza yakışan insani politikalarla hal yoluna gideceğiz. Almanya bu tür Suriyeli muhacirleri alıyor. Amerika alıyor. Bırakın bizim Ahıska Türklerini de aldılar, alıyorlar. Ya biz bir Amerika kadar, bir Almanya kadar, bir Fransa kadar bu tür muhacirlere, mültecilere kapımızı açamayacak kadar sıradan bir ülke miyiz?" değerlendirmesinde bulundu.

"ÜLKEMİZ KADINLARININ İNANDIĞI VE SAHİPLENDİĞİ HİÇBİR MESELENİN BAŞARISIZ OLMA İHTİMALİ BULUNMUYOR"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, herkese büyük sorumluluklar düştüğünü vurgulayarak, ülkenin hedefleriyle buluşması noktasında kadınların desteğine ihtiyaçları olduğunu belirtti.

Aileye sahip çıkmanın, siyasetçinin, sadece devletin görevi olmadığını, aile kurumuna ve gençlere sahip çıkmanın, başta kadınlar olmak üzere tüm toplumun vazifesi olduğunu söyleyen Erdoğan, kadınlara şöyle seslendi:

"Biz, 'Güçlü aile, güçlü millet demektir.' buradan hareket ediyoruz. Öncü rolü sizler üstleneceksiniz. Ülkemiz kadınlarının inandığı ve sahiplendiği hiçbir meselenin başarısız olma ihtimalinin bulunmadığını tecrübelerimizden çok iyi biliyoruz. Allah'ın izniyle siz bu konuda bizi desteklerseniz, bizim önümüzü kimse kesemez. Siz evlatlarınızın geleceğine sıkı sıkıya sahip çıkarsanız onların istikbalini kimse karartamaz."

Erdoğan, katılımcılarla beraber "Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız. Hep birlikte Türkiye olacağız." sözlerini tekrarlayarak konuşmasını sonlandırdı.

Programa, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, AK Parti Kadın Kolları Başkanı Ayşe Keşir, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Rabia İlhan ve AK Parti Kadın Kolları üyeleri ve partililer katıldı.

Katılımcılar tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'a hediye takdim edildi.