Türkiye'den Suriye açıklaması

Yayın Tarihi: 08 Kasım 2022 Salı 12:03:00

Güncelleme Tarihi: 08 Kasım 2022 Salı 12:03:00

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Suriye ile şu an planlanmış bir temas yok. İstihbarat düzeyinde devam ediyor. İstihbarat kurumları arasındaki mevcut temasların diplomatik düzeye çıkarılmasına uygun ortam oluşursa, bunu da değerlendiririz" ifadelerine yer verdi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Suriye ile şu an planlanmış bir temas yok. İstihbarat düzeyinde devam ediyor. İstihbarat kurumları arasındaki mevcut temasların diplomatik düzeye çıkarılmasına uygun ortam oluşursa, bunu da değerlendiririz" dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Dışişleri Bakanlığı ve bağlı kuruluşların bütçe görüşmeleri başladı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 2023 yılı bütçe teklifine ilişkin komisyonda sunum yaptı.

Bakan Çavuşoğlu, aktif diplomasisiyle sorunun değil, çözümün parçası olan bir Türkiye olduğunu belirterek, "Ukrayna'daki savaş karşısında izlediğimiz politika bunun somut bir örneği. Bu süreçte Türkiye, yine sağduyulu ve akil diplomasisiyle öne çıktı. Sayın Cumhurbaşkanımızın 'savaşın kazananı, barışın ise kaybedeni olmayacağı' anlayışıyla hareket ettik. Birleşmiş Milletler'le (BM) birlikte İstanbul Tahıl Anlaşması'nın imzalanmasını sağladık. Küresel gıda güvenliğine en büyük katkıyı yapan ülke olduk. Anlaşma sayesinde Dünya Gıda Fiyatları Endeksi yüzde 9 düştü. Bu, 13 yıldır yaşanan en büyük düşüş oldu. Geçen ay ziyaret ettiğim Afrika ülkelerinde İstanbul Tahıl Anlaşması'nın tüm dünya için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördük. Rusya'nın anlaşmayı askıya aldığını açıklamasının ardından, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürüttüğümüz yoğun diplomasiyle 4 gün içinde anlaşmanın tekrar uygulanmasını sağladık. Şimdi de BM'yle birlikte anlaşmanın uzatılması için yoğun diplomasi yürütüyoruz. Bu kapsamda, son 1 haftada Sayın Cumhurbaşkanımız; Sayın Putin, Sayın Zelensky ve BM Genel Sekreteri Guterres'le; ben de yine Genel Sekreter Guterres ve ABD, Rusya, Hollanda ve AB'den muhataplarımla görüşmeler yaptım. Türkiye'nin inisiyatif almadığı bir senaryoyu düşünün. Hem bizi hem dünyayı etkileyecek bir kaos kontrolsüz şekilde büyüyecekti. Şu anda da savaşın sona erdirilmesi için en çok çaba harcayan ülke Türkiye" dedi.

'LİDERLERİMİZİN ONAYINA HAZIR HALE GETİRECEĞİZ'

Bakan Çavuşoğlu, Özbekistan'da bu hafta yapılacak Semerkant Zirvesi'nde Türk Yatırım Fonu'nun hayata geçirilmesi, 2040 Vizyon Belgesi'nin 5 yıllık uygulama planı olan TDT 2022-2026 Strateji Belgesi'nin kabul edilmesi, ticaret ve ulaştırma konularında somut adımlar atılmasını planladıklarını söyledi. Çavuşoğlu, "Bütçe görüşmelerinden hemen sonra Semerkant'a yola çıkacağız. Diğer bakan arkadaşlarımla birlikte bu kararlara son hallerini verip, liderlerimizin onayına hazır hale getireceğiz" dedi.

Çavuşoğlu, İsrail'le, ortak çıkarlar ve karşılıklı hassasiyetlere saygı çerçevesinde bir işbirliği hedeflediklerini vurgulayarak, "Büyükelçilerimizi karşılıklı olarak yeniden atadık. Üst düzey ziyaretler gerçekleşiyor. İlişkilerimizin önemli bir unsuru, elbette Filistinli kardeşlerimizin hakları ile Kudüs'ün statüsü. Yeni kurulacak hükumetle de süreci bu temelde ilerletmeye hazırız" dedi.

Çavuşoğlu, Suriye'de, 4 stratejik hedef temelinde ilkeli tavırlarını koruduklarını vurgulayarak, "Ülkenin birliğinin ve toprak bütünlüğünün korunması, siyasi çözüm temelinde kalıcı istikrara kavuşturulması, terörün sınırlarımızdan sökülüp atılması, Suriyelilerin ülkelerine güvenli şekilde geri dönmesi. İstikrarı sağlamaya yönelik çabalarımız sayesinde yaklaşık 530 bin Suriyeli geri döndü. İstihbarat kurumları arasındaki mevcut temasların diplomatik düzeye çıkarılmasına uygun ortam oluşursa, bunu da değerlendiririz" ifadelerini kullandı.

'İHLAL GİRİŞİMLERİNİ ENGELLEDİK'

Bakan Çavuşoğlu, Ege ve Doğu Akdeniz'de ülkenin ve KKTC'nin hak ve çıkarlarını kararlılıkla koruduklarını belirterek, "Gayri askeri statüdeki adaların silahlandırılması konusundaki diplomatik ve hukuki adımlarımıza devam ettik. Son 1 yılda BM'ye gönderdiğimiz ilave iki mektup Yunanistan'ın dengesini bozdu. Doğu Akdeniz'de BM'ye bildirdiğimiz kıta sahanlığımıza yönelik Rum/Yunan ikilisinin son 2 yıldaki 9 ihlal girişimini sahada ve masada engelledik. Milli davamız Kıbrıs meselesinde bir dönüm noktasındayız. KKTC Hükümeti'yle birlikte egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde 2 devletli çözümü savunmayı sürdüreceğiz. Maraş açılımı ve KKTC'nin yaptığı son öneriler gibi somut adımlara desteğimiz sürecek" dedi.

'AB ÜYELİĞİ HEDEFİMİZE BAĞLIYIZ'

Bakan Çavuşoğlu, NATO üyeliğinin 70'inci yıl dönümü olan 2022'nin ittifak için de önemli bir dönüm noktası olduğunu kaydederek, "Gelecek 10 yıla dair Stratejik Konsept'te terörün temel tehdit olarak kayda geçirilmesini sağladık. Savaşla birlikte NATO üyeliğine başvuran İsveç ve Finlandiya'yla imzaladığımız Üçlü Muhtıra terörle mücadele önceliklerimizin kayda geçirilmesi açısından önemli bir kazanım oldu. PKK'nın yanı sıra PYD-YPG ve FETÖ'nün ilk kez yer aldığı bu metne Liderler Bildirisi'nde de atıf yapıldı. Üçlü Mekanizma'yla uygulamaları takip ediyoruz. Bugün Ankara'da olan yeni İsveç Başbakanı'yla Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuları ele alacak. Türkiye-AB ilişkilerini daha olumlu bir gündeme taşıdık. AB üyeliği hedefimize bağlıyız. Avrupa'nın bu zor gününde Türkiye'ye ihtiyacı var. Türkiye'nin uluslararası alandaki etkin liderliği Avrupa için de bir kazanım olacak. Ağustos'ta Büyükelçiler Konferansında vurguladığımız 'Türkiye Avrupa'dır' ifadesi bu yönelimi özetliyor. Rum-Yunan taleplerine teslim olan AB'nin artık stratejik bir bakış açısı kazanması gerekiyor" diye konuştu. (DHA)

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Kabine Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını cevapladı.

İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ile gerçekleşecek toplantının NATO için somut adımların atılması bakımından kritik bir toplantı olacağını ifade eden Bakan Çavuşoğlu, "İsveç Hükümeti zaten tüm açıklamaları ile bu yönde adım atacağını söylüyor. Daha önce Üçlü Muhtıranın uygulanmasını takip için kurulan Daimi Ortak Mekanizmanın ilk toplantısı Helsinki'de düzenlenmişti. Şimdi de Daimi Ortak Mekanizma Stockholm'de toplanacak. Bir önceki hükümet seçim öncesinde bu toplantıyı Stockholm'de yapmaya cesaret edemedi, o yüzden Finlandiya'da olmuştu. Şimdi Stockholm'de olacak. Bu toplantıda tekrar Mutabakat Zaptı masaya yatırılacak, 3'lü bir şekilde ne yapıldı, ne yapılmadı bunlar gözden geçirilecek. Oradan da rapor gelecek. Ondan sonra tekrar bir değerlendirme olacak" değerlendirmesinde bulundu.

Her iki ülkenin de bazı adımlar attığını ancak bu aşamada taahhütlerini yerine getirdiklerini söylemenin zor olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, gelecekte atılacak adımların belirlenmesi konusunda bugün yapılacak toplantının kritik olduğunun altını çizdi.

MISIR'LA NORMALLEŞME SÜRECİ

Mısır ile normalleşme sürecinin yavaş ilerlediğini ifade eden Çavuşoğlu, süreçteki tıkanıklığın Türkiye kaynaklı olmadığını söyledi.

BAE'de mevkidaşı ile gerçekleştirdiği görüşmenin çok iyi geçtiğini belirten Bakan Çavuşoğlu, "Artık ikili düzeyde attığımız adımlara ilaveten Afrika dahil üçüncü ülkelerde de neler yapabileceklerimizi ve diğer projeleri konuşuyoruz" dedi.

Suriye ile şu an planlanan bir temas olmadığını kaydeden Çavuşoğlu, görüşmelerin istihbarat düzeyinde devam ettiğini bildirdi.

"RUSYA ANLAŞMAYA DÖNDÜKTEN SONRA DA YOĞUN BİR TELEFON TRAFİĞİMİZ OLDU"

Tahıl koridoru için çok yoğun bir temas trafiği olduğuna dikkat çeken Çavuşoğlu, "Rusya anlaşmaya döndükten sonra da yoğun bir telefon trafiğimiz oldu. Sayın Cumhurbaşkanımız, Putin, Zelenskiy ve BM Genel Sekreteri Guterres'le görüştü. Ben de, yine BM Genel Sekreteri Guterres, ABD Dışişleri Bakanı Blinken, Ukrayna Dışişleri Bakanı Kuleba ile Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ile telefonla temas ettim. Ayrıca NATO Genel Sekreteri Stoltenberg ile de görüştüm. Keza, Hollanda Dışişleri Bakanıyla da bir görüşme yaptım. Hollanda özellikle gübre ihracatında önemli bir ülke" açıklamasında bulundu.

"RUSYA'NIN TAHIL VE GÜBRE İHRACATININ ÖNÜNDEKİ ENGELLER TAM OLARAK KALKMADI"

BM Genel Sekreteri Guterres'in de tahıl koridoru çerçevesinde bazı temasları olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, Genel Sekreterin, Rus tahıl ve gübre ihracatının önündeki engellerin kalkması için görüşmelerde bulunduğunu söyledi. Rusya'nın tahıl ve gübre ihracatının önündeki engellerin tam olarak kalkmadığını vurgulayan Çavuşoğlu, Rusya'nın beklentilerinin karşılanması yönünde hangi adımların atılacağının değerlendirildiğini ve çalışmaların koordine edildiğini belirtti.

"RUSLARIN BU TALEPLERİNİN KARŞILANMADIĞINA İLİŞKİN BAZI ENDİŞELERİ VAR"

Bakan Çavuşoğlu, "İstanbul Anlaşmasının süresi dört ay. Taraflarca itiraz gelmemesi halinde anlaşmanın süresi uzayacak. Tekrar bir anlaşmaya gerek yok. Rus gübresinin ihracatı, varılan mutabakatın bir parçası. Rusların bu taleplerinin karşılanmadığına ilişkin bazı endişeleri var. Şimdi bu tereddütleri ortadan kaldırmak için diplomasi işliyor" dedi.

Gümrükte isim benzerliğinden dolayı yaşanan teknik sorundan dolayı bir süre misafir edilen Yunanistan'ın Orta Makedonya Bölge Başkanı Apostolos Tzitzikostas'ın sorun giderilmesine rağmen gecikmeyi bahane ederek Türkiye'ye giriş yapmaktan vazgeçmesiyle ilgili soruya cevap veren Çavuşoğlu, "Burada kastın olmadığı açık. Teknik bir sorundan dolayı Yunan vatandaşının ülkemize girişi gecikti. Bu teknik sorunun giderilmesinin ardından Yunan vatandaşının ülkemize girişine izin verildi" açıklamasını yaptı.

Bazı Türk yetkililere Yunanistan'a giriş izni verilmemesi ile ilgili gündemi değerlendiren Bakan Çavuşoğlu, "İzmir'deki olayla bunun bir bağlantısı yok. Ancak Yunanistan'ın bilerek uyguladığı bazı yasaklar var. Biz de bu konuya ilişkin olarak Yunan makamlarını uyardık. Bazı yetkililerimize yönelik Yunanistan'a giriş yasağının devam etmesi halinde, buna karşılık vereceğiz" ifadelerini kullandı.

Arap Ligi Zirvesi'nde uzun bir aradan sonra Türkiye'ye kınama çıkmaması ile ilgili de konuşan Çavuşoğlu, "Dediğiniz doğru. Türkiye'ye yönelik iki tane sürekli kabul edilen karar vardı. İlk defa uzun bir aradan sonra bu iki metin kabul edilmediği gibi bildiride de Türkiye'ye herhangi bir atıfta bulunulmadı. Bunun sebebi, Mısır ve Körfez ülkeleri dahil bazı Arap ülkeleri ile ilişkilerimizin normalleşmeye başlaması. Bizim kaldı ki Mısır ile bir mutabakatımız var. Yani ilişkiler normalleşirken uluslararası platformlarda birbirimize karşı gelmeyeceğiz. Ayrıca, Arap Ligi Zirvesi kararlarını, Arap ülkeleri arasındaki sorunların çözülmesi, Filistin davası gibi ortak davamızın birlikte savunulması ve Arap Ligi ülkeleriyle işbirliğimizin artmasına vesile olması bakımdan da olumlu buluyoruz" dedi.