• BIST
    114809
  • Dolar
    6,8675
  • Euro
    7,7920
  • Altın
    398,0950
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA
03 Haziran 2020 Çarşamba 18:13:00 - Güncelleme:03 Haziran 2020 Çarşamba 20:00:00

AK Parti Sözcüsü Çelik net konuştu: Hiçbir şekilde geçit vermeyeceğiz

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik MYK toplantısı sonrası gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Ömer Çelik: (Provokasyonlar hakkında) "Türkiye'de provokasyon mevsimi kapalıdır. Geçmişte bunlarla çok sonuç alınmıştı, adrese teslim uygulamalardı. Maşaları değişir, arkalarındaki zihniyet değişmez. Bu provokasyonlara hiçbir şekilde geçit vermeyeceğiz. Türkiye'de herkes birinci sınıf vatandaştır" dedi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin MYK gündemine ilişkin yaptığı açıklamada, ABD'deki ırkçılık karşıtı gösterilerle ilgili, "Dile getirilen eşitlik talebini Amerikan demokrasisinin, toplumunun geleceği açısından sağlıklı buluyoruz." ifadelerini kullandı.

Çelik, "(ABD'deki)Meşru protestoları şiddete dönüştürmeye çalışan, kamu düzenini yıkıcı etkiyle karşı karşıya bırakmaya çalışan tüm gruplara karşıyız." diyen Çelik, 'Ne ırkçılık ne şiddet ikisine de karşıyız. Bu ikisinden birini kimse tercih etmek zorunda değil." şeklinde konuştu.

"TÜRKİYE'DE PROVOKASYON MEVSİMİ KAPALIDIR"

"Türkiye'de provokasyon mevsimi kapalıdır." diyen Çelik, "Camileri, kiliseleri, havraları hedef alan, kadınlara şiddet dilini kullananların karşısındayız." ifadelerini kullandı.

Çelik, "Türkiye'nin Atatürk Havalimanı içerisinde 45 günde biten hastane açması, bu kriz döneminde içe kapanmayan tek ülke olduğunu göstermiştir." dedi.

Aile kavramını kim, hangi şekilde ve hangi sebeple siyaset konusu yapıyorsa yaptığının ahlaksızlık olduğunu belirten Çelik, şöyle devam etti:

"Türkiye'de oligarşik bir siyaset, ekonomik model oluşmuşsa bunun altında imzası olanlar bugün aile kavramı üzerinden 'sosyete' gibi kavramlar kullanıyorlar. Statüko sosyetesinin kendisine ait olan kavramları başkası için kullanmaması gerekir."

"FORMÜLÜMÜZ ÖNCE TOPARLANMA, SONRA ATILIM"

Çelik, dört yeni finansman paketinin açıklandığını ifade ederek, "Dün bu destekleri verdiğimiz gibi bundan sonra da vereceğiz. Formülümüz önce toparlanma, sonra atılım." dedi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: (Provokasyonlar hakkında) Türkiye’de provokasyon mevsimi kapalıdır. Geçmişte bunlarla çok sonuç alınmıştı, adrese teslim uygulamalardı. Maşaları değişir, arkalarındaki zihniyet değişmez. Bu provokasyonlara hiçbir şekilde geçit vermeyeceğiz. Türkiye’de herkes birinci sınıf vatandaştır.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "ABD halkının başlattığı gösterilerde dile getirilen eşitlik talebini, ırkçılığa karşı sergilenen protestoları, Amerikan demokrasisinin ve toplumunun geleceği açısından sağlıklı buluyoruz." dedi.

Çelik, partisinin genel merkezinde, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı devam ederken düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve soruları yanıtladı.

Yaklaşık 70 günün ardından yüz yüze bir toplantı yaptıklarını ifade eden Ömer Çelik, normalleşme sürecinde olduklarını, ancak toplantıda fiziksel mesafeyi koruyacak tedbirleri aldıklarını, herkesin maskesini taktığını söyledi.

Çelik, terörle mücadelede canlarını feda eden şehitlere ve koronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, ailelerine baş sağlığı, hastalara da şifa diledi.

Toplantıda, çok kapsamlı bir teşkilat başkanlığı gündeminin söz konusu olduğunu vurgulayan AK Parti Sözcüsü Çelik, Kovid-19 tedbirleri nedeniyle yapılamayan kongre sürecinin nasıl ilerleyeceği ve teşkilat çalışmalarının ele alındığını belirtti.

Teşkilattan sorumlu AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Erkan Kandemir'in teşkilatlara ilişkin geniş bir sunum yaptığını anlatan Çelik, "Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu'nda yapılacak değişiklikler Türk siyasetinde güçlü bir şekilde konuşuluyor. MYK bunu da değerlendirmeye almıştır. TBMM'de çeşitli teklifler söz konusu. Bu konuda da AK Parti TBMM grup başkanımız ve grup başkanvekillerimiz bilgilendirme gerçekleştiriyor. Kapsamlı bir MYK toplantısı oluyor, detaylı sunumlar yapılıyor." diye konuştu.

- ABD'DE YAŞANAN OLAYLAR

Ömer Çelik, dünya gündeminin ABD'li siyahi George Floyd'un öldürülmesiyle ortaya çıkan "nefes alamıyorum" protestolarına odaklandığını anımsattı.

Burada görüşlerini çeşitli şekillerde yansıtan, eksik yansıtan ya da bilerek yanlış yansıtan birtakım yayın organlarında değerlendirmeler gördüklerine dikkati çeken Çelik, şöyle konuştu:

"Uzun zamandır siyahilere dönük orada yükselen ırkçı şiddeti takip ediyoruz. Sık sık size Avrupa Birliği'nde yükselen ırkçı şiddet, aşırı sağ konusunda da kaygılarımızı aktarıyorum. Tabii ki ABD'de bunun yükselişi ve şiddete varan boyutlarıyla ilgili değerlendirmelerimiz var. Son zamanlarda özellikle ırkçı polis şiddetinin, yani bir insan suçlu olduğu için değil, sadece suçlu olsa bile ona siyahi ya da Hispanik olduğu için orantısız güç kullanılması, hukuk dışına çıkılması gibi bir tablo söz konusuydu. Floyd konusunda da kişi esasında etkisiz hale getirildiği halde şiddetle onun ölümüne yol açacak şekilde, defalarca 'nefes alamıyorum' diye bağırdığı halde ölene kadar ona bir baskı ve şiddet uygulanıyor. Tabii bu 'nefes alamıyorum' sloganı, ırkçılığın baskısı altında isanlık adına, insani bir hayat, eşitlik, adalet, özgürlük için nefes alamıyorum sloganına dönüştü ve bütün dünyada, Amerika'daki şiddete karşı bir infial oluşturdu."

- ERDOĞAN'DAN FLOYD'UN AİLESİNE BAŞSAĞLIĞI

Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da konuyu yakından takip edeceklerine dair açıklamasının olduğunu, Floyd'un ailesine ve Amerikan halkına başsağlığı dileklerini ilettiğini dile getirdi.

"Siyasetimizin, anlayışımızın temeli her türlü ırk, renk, din, dil ayrımı karşısında bu ayrımcılığa karşı olmaktır." diyen Çelik, insan olmanın haysiyet ve şerefinden kaynaklanan hiçbir hakkın geri alınamayacağı, zedelenemeyeceği gibi eksiltilemeyeceğini de düşündüklerini aktardı.

"ABD halkının başlattığı gösterilerde dile getirilen eşitlik talebini, ırkçılığa karşı sergilenen protestoları, Amerikan demokrasisinin ve toplumunun geleceği açısından sağlıklı buluyoruz." ifadesini kullanan AK Parti Sözcüsü Çelik, şöyle devam etti:

"Bu korkunç saldırı, Amerika'yı ele geçilen ırkçılık konusundaki hassasiyetin daha da yüksek olması gerektiğini gösteriyor. Hem bu ırkçıların, bu şiddeti yapanların mahkum edilmesi hem de bu zihniyetle çok daha güçlü bir şekilde mücadele edilmesi gerekiyor. ABD, 19'uncu yüzyıldaki iç mücadelede kölelik karşıtları savaşı kazansa da maalesef bu devam ediyor. Batı dünyası, Batı ittifakı tehdidi dışarıdan bekliyordu. Daha çok Çin ve Rusya gibi ülkelerin altı çiziliyordu ama hem Avrupa'da, hem Amerika'da tehdit, içerideki ırkçılar tarafından yükseltiliyor. Her ülke kendisine dönük dış tehditlerle mücadele konusunda birtakım kurumsallaşmış yöntemlere sahip ama kendi demokratik dokusunu, demokratik toplum düzenin bozacak şekilde bir yapı ortaya çıktığı zaman, bu ırkçılık, orantısız polis gücüne dönüştüğü zaman bu tip durumlar ortaya çıkıyor."

Protestolar esnasında TRT World ekibine yapılan saldırıyı da kınayan Çelik, TRT ailesine geçmiş olsun dileklerini iletti.

- "BARIŞÇIL PROTESTOLAR BİR HAK"

Her protesto gösterisinde, toplumsal olayda birtakım terör grupları, yağmacı gruplar ve şiddet gruplarının ortaya çıktığını vurgulayan Ömer Çelik, şunları kaydetti:

"Herhangi bir şekilde meşru protestoları şiddete, yağmaya dönüştürmeye çalışan, ABD'deki kamu düzenini yıkıcı bir etki ile karşı karşıya bırakmaya çalışan bütün bu gruplara karşıyız. Barışçıl protestoların bir hak olduğunu ve bunun 'nefes alamıyorum' sloganıyla eşitlik, adalet ve özgürlük talep etmesini son derece meşru buluyoruz. Bir değişim gerçekleşmesi gerektiğini, ırkçı şiddete karşı bir tutum alınması gerektiğini ifade ediyoruz ama kamu düzenini bozacak şekilde insanların evlerini, iş yerlerini yağmalayanlar, şiddet uygulayanlar, meşru protesto hakkını bir şiddet hakkına dönüştürmeye çalışanlara da tamamen karşı olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Umarız ki bu şahısların hem bu eylemleri engellenir hem de bunların esasında kamu düzenini tehdit ettiği gibi bu eylemlerin barışçıl doğasına verdikleri zararın da altının çizilmesi gerekir. Üstelik bunlar öldürülen George Floyd'un hatırasına da saygısızlıktır."