AK Parti seçim beyannamesinde çalışma hayatı

Yayın Tarihi: 16 Nisan 2023 Pazar 15:30:00

Güncelleme Tarihi: 16 Nisan 2023 Pazar 15:30:00

Son bir yıl içinde çok geniş kesimlerin, 3600 ek gösterge düzenlemesi, sözleşmeli personelin memur kadrolarına alınması, EYT ve geçici işçiler gibi birikmiş sorunları çözüldü. Milletimizin kadim devlet felsefelerinden olan 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' ve 'Kerim Devlet' anlayışı gereği geniş emek kesimlerine yönelik icraatlar yapıldı. Beyannameye göre aynı anlayışla ve yeni hedeflerle bundan sonra da çalışma hayatına yönelik icraatların devam ettirileceği güçlü bir şekilde ifade ediliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 Nisan 2023 tarihinde AK Parti seçim beyannamesini açıkladı. Beyannamede AK Parti iktidarları döneminde yapılanlar 'birlikte başardık' başlığıyla, yapılacaklar ise 'birlikte başaracağız' başlığıyla yer alıyor. Beyanname 6 bölüm ve 31 başlıktan oluşuyor. Daha önce 28 Ekim 2022 tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan Türkiye yüzyılı vizyonunda yer alan 17 temel başlığın üzerine inşa edilen beyannamede tüm kesimlere yönelik önemli vaatler yer alıyor. Beyannamenin ilk bölümü "Afetlere Karşı Risk ve Kriz Yönetimi" başlığıyla yüzyılın afeti olarak nitelenen depreme ilişkin hususlarla başlıyor. Diğer bölümler ise şu başlıklardan oluşuyor: Sağlam Toplumsal Yapı, İstikrarlı ve Güçlü Ekonomi, Adalet, Demokrasi, İnsan Hak ve Hürriyetleri, Türkiye Ekseni, Güven ve İstikrarla Huzurlu Gelecek.

Beyannamenin hemen başında 6 Şubat depremlerinin yıktığı şehirlerimizi yeniden ayağa kaldıracak çalışmalara ve vaatlere yer verilmiş. Afetler konusunda çeşitli risklerle muhatap olma ihtimali olan ülkemizde, Türkiye ulusal risk kalkanı modeliyle 81 ilin tamamında afetlere dirençli şehirler meydana getirmek için neler yapılacağına ilişkin vaatler var. Beyannamede ekonomiye, sosyal politikaya, işgücü piyasalarına, engellilere, yaşlılara, kadınlara ve gençlere yönelik vaatlere de geniş biçimde yer verilmiş. 486 sayfadan oluşan beyannamede çalışma hayatına ilişkin yapılanların özetlenmesinin yanı sıra yeni dönemde yapılacaklara da yer verilmiş. Çok fazla sayıda olan vaatlerin tamamına yer vermek yazının sınırlarını aşacağından önemli olduklarını düşündüğümüz birtakım vaatleri ele alacağız.

Aile, kadınlar ve gençler için önemli vaatler

Beyannamede milletimizin en güçlü yapılarından biri olan aile kurumunu sapkın akımlardan korumak için her türlü maddi-manevi destek verilmesi öngörülüyor. Gelir tamamlayıcı aile destek sistemiyle hane gelirlerinin belirli bir seviyenin altına düşmemesinin temin edilmesi hedefleniyor. "Aile Koruma Kalkanı" programıyla ev hanımlarının emekliliğine destek verilecek. Bu destek isteğe bağlı sigorta primlerinin belli oranlarının devlet tarafından ödenmesi olabileceği gibi başka desteklerde olabilir. Önemli vaatlerden biri de her ailede en az bir çalışan olmasını sağlamak.

Beyannamede önemli vaatlerden biri de "aile ve gençlik bankası" kurulması. Kurulacak bankanın kaynağı ülkemizin ürettiği doğal gaz ve petrol gelirleri olacak. Bu banka "Aile Koruma Kalkanı" çerçevesinde yapılacak faaliyetler ile gençlere yönelik faaliyetlerin finansmanını sağlayacak. Gençlere yönelik olarak eğitim, istihdam, evlilik desteği başta olmak üzere birçok alanda maddi destek verilmesi öngörülüyor. Yükseköğrenimdeki gençlerimize bir defaya mahsus olmak üzere cep telefonu ve bilgisayar alımlarında vergi muafiyeti sağlanacak ve aylık 10 gigabyte ücretsiz internet verilecek. Yeni evlilikleri teşvik etmek üzere, Aile ve Gençlik Bankası üzerinden yeni evlenen çiftlere iki yılı geri ödemesiz 48 ay vadeli 150 bin lira faizsiz evlilik kredisi verilmesi vaadi var. Son dönemde yüksek fiyat artışları nedeniyle gençler finansal nedenlerle evlenmekte zorlanıyorlardı. Çok kolay şartlarla verilen bu kredi gençlerin evliliklerini teşvik edecektir.

Çalışanlara refah payı

İktidarların temel hedeflerinden biri de toplumun en geniş kesimi olan emekliler, işçiler, memurlar ve genel olarak dar ve sabit gelirli tüm kesimlerin refah seviyelerini artırmaktır. Emeklilerin ve emekçilerin refah seviyelerini artırmak için öncelikle onların satın alma güçlerini korumak ve ülkenin büyümesinden adil bir pay vermek gerekir. Dar ve sabit gelirli kesimlere sadece enflasyon oranında artış yapmak, enflasyona ezdirilmemelerini sağlar ancak onların refah seviyelerini artırmaz. Bu nedenle özellikle enerji, gıda, kira, mal ve hizmet fiyatlarının çok yükseldiği bir dönemde dar ve sabit gelirlileri enflasyonun tahribatına karşı korumak için enflasyon üzerinde artışlar yapıldı. Beyannamede bu çerçevede toplumun geniş kesimlerine yönelik yapılan maaş ve ücret artışlarıyla enflasyon oranları karşılaştırılmış ve şu tablo paylaşılmış:

● 2002 Aralık – 2023 Ocak döneminde gerçekleşen enflasyon yüzde 1.183 iken;

● Ortalama memur maaşı yüzde 2.395 oranında,

● En düşük memur maaşı yüzde 2.923 oranında,

● Net asgari ücret yüzde 4.517 oranında

● En düşük SSK emekli aylığı yüzde 2.270 oranında,

● En düşük Tarım BAĞ-KUR emekli aylığı yüzde 8.259 oranında,

● En düşük Esnaf BAĞ-KUR emekli aylığı yüzde 3.599 oranında,

● En düşük Memur emekli aylığı yüzde 1.999 oranında artmıştır.

Özellikle son dönemde refah payı uygulaması, çalışanları ve emeklileri enflasyonun tahribatına karşı korumada bir yöntem oldu. 2023 Ocak ayında memur ve emeklileri için toplu sözleşmeye göre verilmesi gereken maaş artışı yüzde 16,48 iken yüzde 13,52 refah payı verilerek toplamda yüzde 30 artış yapılmıştı. SSK ve Bağkur emeklileri için verilmesi gereken maaş artışı yüzde 15,40 iken yüzde 14,60 refah payı verilerek toplamda yüzde 30 artış yapılmıştı. Ancak kamuda çalışan işçilerin toplu sözleşme müzakereleri devam ettiği için onlara refah payı ve ücret artışları henüz yapılmadı. Refah payı uygulamasının önümüzdeki dönemde de devam edeceğine ilişkin beyannamede şu madde yer alıyor: "Tüm çalışanlarımızın büyüyen Türkiye'nin artan refahından hak ettiği payı almasını sağlayacağız. Ücretli çalışanlarımızı enflasyona ezdirmeyecek, önümüzdeki dönemde de asgari ücrette enflasyonun üzerinde artışlarla çalışanlarımızın refah payı almalarını sağlayacağız."

Asgari ücrete temmuz ayında artış

Beyannamede "geçen yıl olduğu gibi, bu yıl da temmuz ayında asgari ücrete artış yapacağız" ifadesiyle önemli bir müjde veriliyor. Özellikle son dönemde yaşadığımız hayat pahalılığının olumsuz etkilerini en fazla yaşayan kesimlerden biri de asgari ücretliler. Asgari ücret sadece asgari ücret alanları değil diğer ücretlileri de yakından ilgilendiriyor. Asgari ücret artışlarının genel ücretler seviyesini artıran bir etkisi de var. Son dönemde yaşadığımız hayat pahalılığı emekçilerin, emeklilerin, dar ve sabit gelirlilerin daha fazla korunmasını gerektiriyor. Bu nedenle de bu kesimlerin maaş ve ücretlerine yönelik enflasyon üzerinde artışlar yapılıyor. 2022 yılı asgari ücreti önce yıllık yüzde 50 artırılarak 2.825 TL'den 4.253 TL'ye çıkarıldı. Artan enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle asgari ücret yıllık belirleniyor olmasına rağmen asgari ücrete yıl ortasında ve yüzde 30 oranında ikinci bir artış yapıldı. Bu çerçevede asgari ücret 2022 yılında kümülatif olarak yüzde 95 artırıldı. 2023 yılında ise asgari ücret yıllık yüzde 54,6 oranında artırıldı. Asgari ücrete 2022 yılında olduğu gibi temmuz ayında da ikinci bir artış yapılacağı beyannamede vaat olarak yer alıyor. Asgari ücrete yapılacak artışta dikkate alınan kriterler, ülkenin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik durum, ücretlilerin geçinme indeksleri, fiilen ödenmekte olan ücretlerin genel durumu ve geçim şartlarıdır.

İşgücü piyasalarına ve istihdama yönelik vaatler

Beyannamenin 'Sağlam Toplumsal Yapı' başlıklı ikinci bölümünün 11'nci başlığında 'Çalışma Hayatı ve Sosyal Güvenlik' konularına, 'İstikrarlı ve Güçlü Ekonomi' başlıklı üçüncü bölümünde ise birçok konunun yanı sıra 'istihdam' başlığına da yer verilmiş. Beyannameye göre kadın ve genç istihdamına özel önem vermek, ülkenin büyüme politikalarıyla 5 yılda 6 milyon yeni istihdam oluşturmak ve işsizlik oranını yüzde 7 seviyesine geriletmek hedefleniyor. AK Parti iktidarları döneminde ulaşılan istihdam rakamları, işsizlik verileri ve işgücü piyasalarına yönelik tedbirler ve politikalar bu hedeflere ulaşma ihtimaline ilişkin umut veriyor. Zira istihdamda tarihimizin en yüksek rakamı olan 31,8 milyon kişiye yakın zamanda ulaşıldı. Son 20 yıllık dönemde istihdam edilenlerin sayısı 21 milyon 354 binden 31 milyon 800 bine yükseldi. 20 yıllık süreçte istihdam edilenlerin oranı yaklaşık olarak yüzde 50 arttı. Toplam istihdam edilenlerin sayısı ise 10 milyon 500 bin civarında artış gösterdi. Son 20 yıllık dönemde toplam işgücüne katılım oranı yüzde 53'ün üzerine çıktı. Kadınların işgücüne katılım oranı ise yüzde 27,9'dan yüzde 36,4'e yükseldi. 2002 yılında toplam istihdamın yüzde 52,1'i kayıt dışı iken bu oran bugün yüzde 26,8'e kadar düşürüldü.

Önümüzdeki 5 yılda 6 milyon ilave istihdam oluşturma hedefi ortalama her yıl 1 milyon 200 bin istihdam oluşturmak anlamına geliyor. Türkiye salgının ve ekonomik daralmaların etkisinin yaşandığı dönemlerde bile bazı yıllarda yıllık 1 milyon 500 bin istihdam oluşturma başarısını göstermişti. İhracata dayalı ve büyüme odaklı ekonomik model ile istihdamı teşvik politikaları devam ettiği sürece bu istihdam hedeflerine ulaşmak mümkün olabilir. Ayrıca işsizlikte hedeflenen yüzde 7 seviyeleri için genç işsizliğine yönelik önemli politikalar yürütmek gereklidir. Türkiye olarak gezi kalkışmasının yapıldığı 2013 Mayıs döneminde işsizliği yüzde 8,8 oranlarına geriletmiştik. Bugün Türkiye'nin büyüme odaklı ekonomi performansıyla işsizlikte tekli rakamları görmesi mümkündür. Beyannamede ayrıca toplumun tüm kesimlerine insana yaraşır iş fırsatlarının sunulması, işgücü piyasasının yeşil ekonomi, döngüsel ve dijital ekonomi ile iklim değişikliğine uyumunu hızlandıracak yeni istihdam imkânlarının sağlanması ve benzeri çok sayıda hedefe yer verilmektedir.

Sosyal adalet

Beyannamede AK Parti'nin Türkiye Yüzyılını, ekonomik büyüme ve kalkınma ile sosyal adalet arasında uyumu ve tamamlayıcılığı zorunlu gören bir yaklaşımla inşa etmeyi hedeflediği ifade edilmektedir. AK Parti 20 yıllık iktidarında çalışma hayatına yönelik olarak sayısız düzenleme ve icraat yaptı. Son bir yıl içinde bile çok geniş kesimlerin 3600 ek gösterge düzenlemesi, sözleşmeli personelin memur kadrolarına alınması, EYT ve geçici işçiler gibi birikmiş sorunlarını çözdü. Milletimizin kadim devlet felsefelerinden olan 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' ve 'Kerim Devlet' anlayışı gereği geniş emek kesimlerine yönelik icraatlar yapıldı. Beyannameye göre aynı anlayışla ve yeni hedeflerle bundan sonra da çalışma hayatına yönelik icraatların devam ettirileceği güçlü bir şekilde ifade ediliyor.

Açık Görüş / Öğr. Gör. Tarkan Zengin