• BIST
    1083.83
  • Dolar
    7,3631
  • Euro
    8,7169
  • Altın
    460,1120
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA
12 Temmuz 2020 Pazar 10:03:00 - Güncelleme:12 Temmuz 2020 Pazar 10:03:00

15 Temmuz şehidimizin eşi Yıldız Şerefoğlu: Yine olsa git derdim

Darbe girişiminin gerçekleştiği gece eşine 'Gitme, çocuklar ağlıyor' diyen şehit eşi, 'Şimdi olsa git derdim' dedi.

15 Temmuz şehidi Şuayip Seferoğlu’nun eşi Yıldız Seferoğlu ve 3 çocuğu, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yaşadıkları zor günlerin etkisini atlatmaya çalışıyor.

15 Temmuz 2016'da gerçekleltirilen FETÖ/PDY'nin darbe girişimi sırasında Rizeli Şuayip Seferoğlu, çıktığı tankın üzerinde vurularak şehit edildi.

"NASIL DURURUM, DURAMAM Kİ"

Babasız geçen 4 yılın acısını her gün yaşadıklarını belirten Yıldız Seferoğlu, 15 Temmuz gecesi yaşananları anlattı. Seferoğlu, "15 Temmuz’da akşam saatlerinde evimize yakın olan Zeytinburnu’ndaki iş yerimize gittim. En son orada gördüm sonra eve döndüm, eşim bir daha eve gelmedi. Gece 01.00'de iş yerini kapatıyorlar, 4 arkadaş motorlara binerek Fatih’e gidiyorlar. Eşim saat 2 çeyrekte tankın üzerine çıkıyor, göğsünden vuruluyor ve şehit oluyor. En son saat 01.00'de telefonla görüştük, ‘Ben gidiyorum’ dedi, ‘Ben gitmeni istemiyorum, gitme’ dedim ama o 'Nasıl dururum, duramam ki hakkını helal et’ dedi, ‘Helal olsun’ dedim o anda telefon kesildi, bir daha ulaşamadım.” dedi.

"ŞİMDİ OLSA 'GİT' DERİM"

Eşinin şehit olmasından sonra İstanbul'da Rize’ye taşındığını anlatan Yıldız Seferoğlu, "Eşimin şehit olmasından ve kendimi toparladıktan kısa bir süre sonra eşimin memleketi Rize'ye geldim, çocuklarımla buraya yerleştim. Babamızın şehit olmasının ardından zor bir süreç geçirdik, özellikle çocuklarım çok etkilendi. Her şey artık çok farklı, o varken farklı, o yokken farklı. Hem anne hem baba oldum. Çocuklarımla beraber ayakta durmaya çalışıyoruz. Bu süreçte devletimizin ve Cumhurbaşkanı'mızın büyük desteğini gördük, yaşadığımız her sıkıntıda yanımızda oldular. Eşim dünya iyisi bir insandı, bağırmaz, kızmaz, melek gibi biriydi. Rabbim onu yanına aldı ama sanki hep bizim yanımızda, bizi bir yerlerden izliyor, görüyor, hep öyle hissediyorum. Mezarı Küçükköy'de, her 15 Temmuz’da mezarı başında Kur'an okutarak tüm şehitlerimiz için dua ediyoruz. 15 Temmuz'daki son telefon konuşmamızda ‘gideceğim’ dediğinde ben ona ‘Gitme, çocuklar ağlıyor, dur’ demiştim ama şimdi olsa ‘git’ derim. O gece yaşananları gördükçe, vatanı kurtarmak isteyenlerin mücadelesini izledikçe, 15 Temmuz’un ne demek olduğunu çok daha iyi anlıyorum.” diye konuştu