Erken yaşta kodlama eğitimi problem çözme becerisini geliştiriyor
Yayın Tarihi: 28 Ekim 2026 Çarşamba 12:25:00
Güncelleme Tarihi: 28 Ekim 2026 Çarşamba 12:25:00
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi, Yapay Zeka ve Veri Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ferzat Anka, kodlama eğitiminin çocuklara problem çözme ve sistematik düşünme becerileri kazandırdığını belirterek, 'Yapay zekanın kod üretebilmesi, kodlama bilgisini gereksiz kılmaz. Ortaya çıkan çözümü anlamak, sınamak ve güvenle kullanmak hala bilgi gerektirir.' dedi.
HABER MERKEZİ
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ferzat Anka, kodlamanın yalnızca yazılım geliştirmeye yönelik teknik bir beceri olmadığını, problem çözme, eleştirel düşünme ve dijital sistemleri anlama açısından da önem taşıdığını belirtti.
29 Ekim Dünya Kodlama Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Anka, günlük hayatta kullanılan pek çok sistemin yazılımlarla çalıştığını, telefon uygulamalarından navigasyon sistemlerine, bankacılık işlemlerinden sağlık teknolojilerine kadar geniş bir alanda kodlamanın rol oynadığını ifade etti. Kodlamanın çoğunlukla bilgisayar ekranındaki komutlarla ilişkilendirildiğini aktaran Prof. Dr. Anka, kullanıcıların kodları doğrudan görmeseler de yazılımların sonuçlarıyla sürekli etkileşim hâlinde olduklarını kaydetti.
Bir navigasyon uygulamasının güzergâh önermesi veya bir cihazın enerji tüketimini düzenlemesinin verilerin belirli kurallara göre işlenmesine dayandığını belirten Prof. Dr. Anka, kodlamanın dijital dünyadaki sistemlerin çalışma mantığını anlamanın temel araçlarından biri olduğunu vurguladı.

"AMAÇ HER ÇOCUĞU YAZILIMCI YETİŞTİRMEK DEĞİL"
Prof. Dr. Anka, robotik ve kodlama eğitiminin erken yaşlarda başlamasının çocukların düşünme ve problem çözme becerilerine katkı sağlayabileceğini belirtti. Yaşa uygun, oyun ve deneyime dayalı bir eğitim yaklaşımının önemine işaret eden Prof. Dr. Anka, kodlama eğitimindeki temel amacın her çocuğu yazılımcı olarak yetiştirmekten önce bir problemi parçalara ayırmayı, çözüm adımlarını oluşturmayı ve hataları değerlendirerek yeniden denemeyi öğretmek olduğunu ifade etti. Robotik çalışmaların çocukların düşüncelerinin somut sonuçlarını görmelerini sağladığını aktaran Prof. Dr. Anka, eğitim sürecinin belirli araçları kullanmak veya hazır komutları tekrarlamakla sınırlı kalmaması gerektiğini kaydetti.
Çocukların bir sorun karşısında farklı çözüm yolları geliştirebilmesinin ve denemelerinden sonuç çıkarabilmesinin önemine dikkati çeken Prof. Dr. Anka, kodlama eğitiminin teknik becerilerin yanı sıra analitik düşünme alışkanlığını da desteklediğini belirtti.

YAPAY ZEKÂ MESLEKLERDEKİ GÖREVLERİ DEĞİŞTİRİYOR
Yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla mesleklerin görev ve sorumluluklarının yeniden şekillendiğini bildiren Prof. Dr. Anka, rutin işlemlerin otomatikleştirilmesinin problem tanımlama ve değerlendirme gibi becerileri daha önemli hâle getirdiğini ifade etti.
Gelecekte yalnızca dijital araçları kullanabilenlerin değil, bu araçların ürettiği sonuçları değerlendirebilenlerin de öne çıkacağını belirten Anka, eleştirel düşünme, iletişim ve sürekli öğrenmenin önem kazanacağını kaydetti.

KODLAMA BİLGİSİ FARKLI MESLEKLERDE YENİ İMKÂNLAR SUNUYOR
Kodlama bilgisinin yalnızca yazılım alanında çalışanlara hitap etmediğini belirten Prof. Dr. Anka, farklı meslek gruplarının da bu bilgiden yararlanabileceğini ifade etti.
Prof. Dr. Anka, kodlama bilgisinin araştırmacıların veri analizini kolaylaştırabileceğini, hekimlerin dijital sistemleri daha iyi anlamasına yardımcı olabileceğini ve yöneticilerin iş süreçlerini iyileştirmesini sağlayabileceğini aktardı. Tekrarlanan işlerin otomatikleştirilmesinin zaman kazandırdığına ve teknik ekiplerle ortak bir iletişim zemini oluşturduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Anka, kodlamanın temel katkısının kişinin kendi alanındaki bir ihtiyacı uygulanabilir bir çözüme dönüştürme kapasitesini artırması olduğunu belirtti.

"KODLAMA ÖĞRENMEK İÇİN MATEMATİK DEHASI OLMAK GEREKMİYOR"
Kodlamanın yalnızca matematikte çok başarılı kişilerin öğrenebileceği bir alan olduğu veya sadece genç yaşlarda öğrenilebileceği yönündeki düşüncelerin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Anka, öğrenme sürecinde merak, sabır ve düzenli uygulamanın belirleyici olduğunu ifade etti. Bir problemi doğru biçimde kavramadan ve analiz etmeden doğrudan kodlama aşamasına geçmenin uygun bir yaklaşım olmadığını kaydeden Prof. Dr. Anka, öncelikle ihtiyacın belirlenmesi ve çözüm adımlarının değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Yapay zekânın kod üretebilmesinin kodlama bilgisini gereksiz hâle getirmediğini belirten Prof. Dr. Anka, ortaya çıkan çözümün anlaşılması, sınanması ve güvenli biçimde kullanılması için teknik bilgiye ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
TEKNOLOJİ EĞİTİMİ ETİK SORUMLULUKLA BİRLİKTE ELE ALINMALI
Prof. Dr. Anka, dijital teknolojiler konusunda eğitim verilirken etik sorumluluk, veri mahremiyeti ve fırsat eşitliğinin de gözetilmesi gerektiğini belirtti. Öğrencilerin bir sistemin nasıl çalıştığını öğrenmelerinin yanı sıra bu sistemin kimleri etkilediğini ve hangi amaçla kullanıldığını da sorgulaması gerektiğini aktaran Prof. Dr. Anka, üniversitelerin teknik bilgi
kazandırmanın yanında bu bilgiyi toplumsal ihtiyaçlarla buluşturabilecek bir düşünme kültürü geliştirmesinin önemine işaret etti.


















