• BIST
    1460.86
  • Dolar
    8,4047
  • Euro
    10,1808
  • Altın
    506,7560
0530 708 54 54
0530 708 54 54
08 Mayıs 2021 Cumartesi 14:26:00 - Güncelleme:08 Mayıs 2021 Cumartesi 14:26:00

Müslüman ülkelerden İsrail'e Mescid-i Aksa tepkisi

Kaynak: AA

ABONE OL

Türkiye, Ürdün, Suudi Arabistan, Pakistan ve İran, Mescid-i Aksa'da ibadet edenlere İsrail güçleri tarafından yapılan saldırıları kınadı.

İsrail güçleri, dün akşam iftardan kısa bir süre sonra Doğu Kudüs'ün farklı noktalarında plastik mermi ve ses bombalarıyla saldırılar düzenledi. İsrail polisinin, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa, Eski Şehir bölgesinin Şam Kapısı ve Şeyh el-Cerrah Mahallesi'nde Filistinlilere yönelik saldırılarında yüzlerce kişi yaralandı.

MÜSLÜMAN ÜLKELERDEN TEPKİ

Pakistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, özellikle kutlu ramazan ayında düzenlenen bu tür saldırıların, tüm insani normlara ve insan hakları hukukuna karşı olduğu vurgulanarak İslamabad yönetiminin, "İsrail işgal güçlerince Mescid-i Aksa'da ibadet edenlere yönelik saldırıyı şiddetle kınıyoruz" ifadesine yer verildi. Açıklamada, "Yaralıların bir an önce iyileşmesi için dua ediyoruz. Filistin davasına olan kararlı desteğimizi yineliyoruz ve bir kez daha uluslararası toplumu Filistin halkını korumak için hemen harekete geçmeye çağırıyoruz" denildi. Bölgede kalıcı barış için ilgili Birleşmiş Milletler (BM) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) kararlarıyla uygun, iki devletli çözüme olan ihtiyacın altı çizilen açıklamada, bunun 1967 öncesi sınırlarda, başkenti Kudüs olan yaşayabilir ve bağımsız Filistin Devleti ile birlikte olması gerektiği kaydedildi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatibzade, İsrail güçlerinin Mescid-i Aksa'da ibadet eden Filistinlilere yönelik saldırısını kınadı. Hatibzade, Dışişleri Bakanlığı sitesinde paylaşılan yazılı açıklamasında, İsrail'in en temel insan haklarını ihlal ettiğini belirterek buna karşı uluslararası düzeyde acil adımlar atılması gerektiğini kaydetti. "İran, Kudüs işgalcisi rejimin polisinin, ramazanın son cumasında Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa'ya saldırısını, namaz kılanları şehit etmesini ve yaralamasını şiddetle kınıyor" ifadelerini kullanan Hatibzade, "Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşların bu cinayetlere karşı görevlerini yerine getirmesi" çağrısında bulundu.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Suudi Arabistan'ın, bölgede güvenlik ve istikrar sağlama amaçlı barış sürecini yeniden başlatma şansını zayıflatabilecek tek taraflı adımlar atılmasını ve uluslararası meşru kararların ihlalini kınadığı ifade edildi. Açıklamada, İsrail'in, işgal altındaki Doğu Kudüs'te Filistinli ailelerin evlerinden çıkarılması planı ve uygulamalarından endişe duyulduğu ve bu adımın reddedildiği belirtildi. Suudi Arabistan'ın Filistin halkının yanında durduğu yinelenen açıklamada, Filistin meselesinin adil ve kapsamlı bir çözüme ulaşması ve 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasına yönelik tüm çabaların desteklendiği vurgulandı.

Ürdün Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Dayf el-Fayiz, İsrail güçlerinin dün akşam iftardan kısa bir süre sonra Harem-i Şerif'te namaz kılanlara yönelik plastik mermi ve ses bombasıyla müdahalesinin ardından yaptığı açıklamada, saldırıya yönelik tepkisini ifade etti. "Harem-i Şerif'e yapılan baskının ve barış içinde ibadet edenlere yönelik saldırının, açık bir ihlal ve barbarca bir davranış" olarak nitelendirildiği açıklamada, kabul edilemez bu saldırıların kınandığı belirtildi. Fayiz, Aksa'daki cemaatin can güvenliğinden sorumlu tuttuğu İsrail'i, bölgede yükselen tansiyon konusunda uyardı.AB ise, işgal altındaki Doğu Kudüs'teki olaylarla ilgili, "Harem-i Şerif'te kışkırtıcı eylemlerden kaçınılması ve statükoya saygı duyulması gerektiğini" bildirdi. Açıklamada, tüm taraflardaki siyasi, dini liderlerle topluluk önderlerinin itidal ve sorumluluk göstermesi, durumu sakinleştirmek için her çabayı sergilemesi istenerek "Şeyh Cerrah'ta ve Doğu Kudüs'ün diğer bölgelerinde Filistinli ailelerin evlerinden çıkarılmasıyla ilgili durum da ayrıca endişe vericidir. Bu tür eylemler uluslararası insani hukukta yasa dışıdır ve sahada gerilimi körüklemekten başka bir işe yaramaz" değerlendirmesi yapıldı.