Macaristan genel seçim için yarın sandık başına gidiyor
Yayın Tarihi: 11 Nisan 2026 Cumartesi 12:28:00
Güncelleme Tarihi: 11 Nisan 2026 Cumartesi 12:28:00
Genel seçimler için halkın yarın sandık başına gideceği Macaristan'da, sonuçların yalnızca ülkenin iç siyaseti değil, Avrupa Birliği'nin (AB) siyasi dengeleri açısından da belirleyici olması bekleniyor.
AA
Başbakan Viktor Orban'ın liderliğindeki Macar Yurttaş Birliği Partisi (Fidesz), 16 yıllık yönetimin ardından en zorlu seçimiyle karşı karşıya bulunuyor.
Seçimlerin, Macaristan'ın AB ile ilişkilerinin yönü ve Avrupa'daki sağ hareketlerin geleceği açısından bir dönüm noktası olabileceği değerlendiriliyor.
2010'dan bu yana girdiği seçimleri kazanarak Macaristan siyasetinde en uzun süre görevde kalan lider olan Orban ayrıca, AB içerisinde mevcut en uzun süre görevde kalan başbakan konumunda.
Başbakan Orban liderliğindeki Fidesz, ekonomik istikrar, enerji politikaları ve aile politikaları gibi alanlarda elde edilen kazanımları öne çıkararak seçmenden destek istiyor.
Orban'ın hem ABD hem de Rusya'yla iyi ilişkileri bulunuyor. ABD Başkanı Donald Trump, genel seçimde Macar halkını Orban'a oy kullanmaya çağırdı.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de 7-8 Nisan'da Budapeşte'ye yaptığı ziyarette Orban'ın, "medeniyet değerlerini, egemenliği, refahı, tarihi ve millet duygusunu" koruduğunu belirterek halkı Fidesz'e oy vermeye davet etti.
AB'nin Ukrayna'ya sağladığı mali ve askeri destek ile Rus enerjisine yönelik yaptırımları veto ederek Brüksel ile sık sık karşı karşıya gelen Orban liderliğindeki Macaristan, bu politikaları nedeniyle AB içinde en fazla eleştirilen ülkelerden biri haline geldi.
MAGYAR, ORBAN'IN BUGÜNE KADAR KARŞILAŞTIĞI EN ZORLU RAKİBİ OLARAK DEĞERLENDİRİLİYOR
Anketlere göre, 2010'dan bu yana seçimleri kazanan ve mecliste önemli bir çoğunluğu elinde tutan Orban'a karşı bugüne kadar en önemli potansiyeli, Saygı ve Özgürlük Partisi (Tisza) lideri Peter Magyar taşıyor.
Orban'ın karşısındaki en güçlü aday olan Magyar, AB ile ilişkilerin güçlendirilmesini, Macaristan'ın "Batı ile daha uyumlu" ve Rusya ile "daha pragmatik" bir dış politikaya dönmesi gerektiğini savunuyor.
Magyar, ülkenin en önemli sorunlarını yolsuzluk ve yönetim, kamu hizmetleri, yaşam maliyeti ile enflasyon olarak gösteriyor.
Orban, Tisza'nın ülkeyi ve Avrupa'yı Rusya ile çatışmaya sokacağını öne sürerken Magyar, mevcut yönetimin, Macaristan'ı bir "Rus uydusu" haline getirdiğini savunuyor.
ANKETLERDE TİSZA ÖNDE GÖRÜLÜYOR
Ülkede yapılan anketlerin ortalamasına göre Magyar liderliğindeki Tisza, yarışta önde görünüyor.
IDEA Enstitüsünün 9 Nisan'da yayımlanan son anketine göre, tüm seçmenler baz alındığında Tisza'nın oy oranı yüzde 39, Fidesz'in ise yüzde 30 olarak ölçüldü. Ankette seçmenlerin yüzde 21'inin henüz karar vermediği belirtildi. Kararsız seçmenler dağıtıldığında ise Tisza'nın oy oranı yüzde 50'ye, Fidesz'in ise yüzde 37'ye ulaşıyor.
Mart sonunda açıklanan diğer anketlerde de benzer bir tablo görülüyor.
IranTu'nun 31 Mart-4 Nisan tarihlerini kapsayan araştırmasında Tisza yüzde 41, Fidesz yüzde 34 destek alırken Publicus'un 27-30 Mart tarihli anketinde Tisza yüzde 36, Fidesz yüzde 30 olarak kaydedildi.
21 Research Center'ın 23-28 Mart anketinde ise Tisza'nın oy oranı yüzde 40, Fidesz'in ise yüzde 28 olduğu görüldü.
Farklı araştırmalarda kararsız seçmen oranının yüzde 18 ila 26 arasında değişmesi, seçim sonuçlarının henüz netleşmediğine işaret ediyor.
Uzmanlar, kararsız seçmenlerin tercihinin, seçim sonucunda belirleyici olabileceğine dikkati çekiyor.
SEÇİM SİSTEMİNDE "ULUSAL LİSTE" BULUNUYOR
Macaristan'da uygulanan seçim sistemi, ülke genelinde alınan oy oranı ile parlamentodaki sandalye dağılımının bire bir örtüşmemesine yol açabiliyor.
Seçmenler, biri adaylara, diğeri partilere olmak üzere iki oy kullanırken, parlamentodaki sandalyelerin çoğu dar bölgelerde belirleniyor.
Toplam 199 sandalyenin 106'sı bu bölgelerde en fazla oyu alan adaylara giderken, 93 sandalye "ulusal liste" oylarına göre dağıtılıyor.
Macaristan'da seçimler bu çerçevede karma bir sistemle yapılıyor. Ülkede ikamet adresi bulunan seçmenler hem kendi seçim bölgelerindeki adaya hem de ulusal parti listesine oy verebiliyor. Ülkede adres kaydı bulunmayan seçmenler ise yalnızca parti listeleri için oy kullanabiliyor.
Dar bölgelerde tek tur uygulanıyor ve en fazla oyu alan aday doğrudan milletvekili seçiliyor. Bu sistemde adayın yüzde 50'nin üzerinde oy alması gerekmiyor.
Ulusal listeye dayalı sandalye dağılımı yalnızca doğrudan verilen oylarla sınırlı kalmıyor. Dar bölgelerde kaybeden adaylara verilen oylar ile kazanan adayın ihtiyaç duyduğundan fazla aldığı oylar "artık oy" olarak ulusal oy havuzuna ekleniyor.
Son aşamada, parti listelerine verilen oylar, yurt dışından kullanılan oylar ve artık oylar bir araya getirilerek partilerin toplam oyları belirleniyor. Bu toplam oylar, partilerin aldığı oy büyüklüğüne göre kademeli bir hesaplama yöntemiyle paylaştırılıyor ve 93 milletvekilliği buna göre dağıtılıyor.


















