Hollanda, güçlendirilen Afsluitdijk Bendi ile yükselen sularla mücadelesini sürdürüyor

Yayın Tarihi: 28 Nisan 2023 Cuma 14:25:00

Güncelleme Tarihi: 28 Nisan 2023 Cuma 14:25:00

Dünyada deniz seviyesinin beklenenden daha hızlı yükselmesi üzerine, topraklarının yüzde 26'sı deniz seviyesinin altında olan Hollanda, yükselen sularla mücadelesini 91 yıllık Afsluitdijk Bendi'ndeki yenileme çalışmalarını artırarak sürdürüyor.

Birleşmiş Milletler Dünya Meteoroloji Örgütü'nün (WMO) 21 Nisan'da yayımladığı raporda, dünya genelinde deniz seviyesinin beklenenden daha hızlı yükseldiği belirtilirken son 10 yılda deniz seviyesinde görülen yükselmenin önceki on yıllık döneme göre iki kat fazla olduğuna dikkat çekildi.

Topraklarının kayda değer kısmı deniz seviyesinin altında olan Hollanda, topraklarını koruma çalışmalarında yükselen sularla mücadelesine Afsluitdijk Bendi'nin bakım ve güçlendirme çalışmalarını artırarak devam ediyor.

Çok farklı amaçlarla kullanılması sebebiyle eski Altyapı ve Su İşleri Bakanı Cora van Nieuwenhuizen tarafından "çok fonksiyonlu ikonik yapı" olarak nitelendirilen Afsluitdijk, Wadden Denizi tarafından ayrılan ülkenin kuzeyindeki iki kara parçasını birbirine bağlayan otoyol olmasının yanı sıra, su seviyesinin kontrolü, doğal yaşamın korunması, rüzgar enerjisiyle elektrik üretilmesi ve askeri amaçlarla kullanılması bu özelliğini sürdürüyor.

Afsluitdijk Bendi

Hollanda'nın kuzeyinde Wadden Denizi ile Ijssel Gölü'nü birbirinden ayıran 32 kilometrelik Afsluitdijk Bendi, yükselen deniz seviyesine ve fırtınalara karşı korumada öne çıkarken, bendin kuzeyi ile güneyi arasında su seviyesindeki yükseklik farkı 2,6 metreyi buluyor.

Deniz seviyesindeki yükselişle başa çıkmak için inşa edilen bendin yapımı 1932'de tamamlanan ve yaklaşık 75 bin bloktan oluşan bendin yükselen sulara karşı daha güçlü ve güvenli bir koruma sağlaması için yenileme ve güçlendirme çalışmaları devam ediyor.

Afsluitdijk Wadden Denizi Merkezi yetkilisi Richard Bijstra, AA muhabirine, bentteki çalışmaların devam ettiğini belirterek "Bazı bakım ve yenileme çalışmaları sürüyor." dedi.

Afsluitdijk'taki yenileme çalışmalarına ilişkin hazırlanan bilgilendirme metninde, mevcut su geçitlerinde bakım ve güçlendirme devam ederken 8 yeni geçidin ekleneceği bilgisine yer verildi.

Metinde, bent üzerinde bulunan 2 pompa istasyonuna eklenecek 2 yeni pompayla su tahliyesi için kullanılacak pompa sayısının 4'e çıkarılacağı belirtildi.

Çalışmalar sırasında çevrenin tahrip edilmemesi hedeflenirken kara ve deniz hayvanlarının doğadaki yaşam şartlarının etkilenmemesi için gayret gösterildiği kaydedildi.

Günlük yaklaşık 18 bin motorlu taşıtın kullandığı köprüde çalışmalar sırasında geçişler kontrollü olarak sağlanırken, yaklaşık 3 yıl önce başlayan tadilat çalışmalarının birkaç yıl daha devam etmesi öngörülüyor.

Bendin güneyindeki rüzgar türbinleri

Afsluitdijk'ın güneyindeki Ijssel Gölü üzerinde yer alan Windpark Fryslan, dünyanın en büyük rüzgar türbini parkı olarak dikkati çekiyor.

Hizmete 2021'de açılan ve 89 rüzgar türbininden oluşan tesisin bir yılda ürettiği elektrikle 500 bin hanenin yıllık ihtiyacına denk gelen enerji karşılanıyor.

İkinci Dünya Savaşı'nda siper görevi gördü

Afsluitdijk, fırtına ve su baskını tehlikesiyle mücadeledeki öneminin yanı sıra stratejik ve askeri rolüyle de öne çıkıyor.

Bendin ortalarında yer alan ve 1932-1933 yıllarında yapılan siperler, İkinci Dünya Savaşı'nda Alman ordularının ülke içine geçişini engellemek amacıyla Hollandalılar tarafından kullanıldı.

Müzeye dönüştürülen siper alanlarında yer alan bilgilere göre, 225 Hollandalı askerin Mayıs 1940'da 17 bin Alman askerine karşı koyduğu belirtiliyor.

Toplam 17 siper noktasının bulunduğu alan, ülkenin Alman askerlerinin kontrolüne geçmesinin ardından 1943'e kadar Alman askerleri tarafından kullanıldı.

Nüfusun yarısı deniz seviyesinin altında yaşıyor

"Alçak topraklar" anlamına gelen ve Hollandaca "Nederland" olarak adlandırılan ülkenin yüzde 50'si deniz seviyesinin sadece bir metre üzerinde veya altında bulunuyor.

Hollanda'nın yüzde 26'sı deniz seviyesinin altında yer alırken nüfusun yaklaşık yarısı da deniz seviyesinin altındaki bu bölgelerde yaşamlarını sürdürüyor.