• BIST
    1314.25
  • Dolar
    7,8905
  • Euro
    9,3378
  • Altın
    466,1400
0530 708 54 54
0530 708 54 54
26 Eylül 2020 Cumartesi 18:23:00 - Güncelleme:26 Eylül 2020 Cumartesi 18:23:00

Diyab: Ülkenin içinden geçtiği dönem istisnaidir ve istisnai çabalar gerektiriyor

Kaynak: AA

ABONE OL

Lübnan Başbakanı Hassan Diyab, ülkenin siyasi güçlerden çekişmeleri durdurmalarını gerektiren istisnasi bir dönemden geçtiği uyarısında bulundu.

Beyrut Limanı'nda meydana gelen şiddetli patlamanın ardından 10 Ağustos'ta istifasını sunan Başbakan Hassan Diyab, Mustafa Edib'in yeni hükümeti kurma görevini iade etmesinin sonra yazılı bir açıklama yayımladı.

Edib'in görevini bırakmasının ardından ülkedeki mevcut zorlu şartlarla başa çıkacak yeni hükümetin biran önce kurulması için harekete geçilmesi çağrısında bulunan Diyab, şu uyarıda bulundu:

"Lünban'ın içinden geçtiği dönem istisnaidir ve istisnai çabalar gerektiriyor. Bu dönem aynı zamanda siyasi güçlerden, vatanın direnme faktörlerinden geriye kalanlarını da tehdit eden çekişmeleri durdurmalarını gerektiriyor."

Müslüman ve Hristiyan siyasi partilerin destekleriyle 31 Ağustos'ta hükümeti kurma görevini alan Edib, tamamen teknokratlardan oluşacak bir kabine kurma yönündeki çalışmalarının siyasi gruplarca karşılık bulmadığına işaret ederek görevi bıraktığını duyurmuştu.

HARİRİ, MACRON GİRİŞİMİNİN BAŞARISIZLIKLA SONUÇLANMASINI ÜZÜNTÜYLE KARŞILADI

Sünni Müstakbel Hareketi lideri ve eski Başbakan Saad el-Hariri, yaptığı açıklamada, Mustafa Edib'in hükümeti kurma görevini bırakmasıyla Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron girişiminin başarısızlığından üzüntü duyduğunu belirtti.

Bu girişimin ekonomik çöküşün önüne geçme ve gerekli reformları hayata geçirme konusunda tekrar ellerine geçmesi zor bir fırsat olarak değerlendiren Hariri, Lübnanlı politikacıların, dünyanın dört bir yanındaki dostlarına, kamu işlerini yönetme ve ulusal çıkarlara yaklaşmadaki başarısızlığın örneğini sunduğunu savundu.

Sünni eski başbakanlar Fuad Sinyora, Temam Selam ve Necib Mikati de ortak bir açıklama yayımlayarak, siyasi grupların hükümeti kurma fırsatını değerlendirmemesini üzüntüyle karşılandı.

MECLİS BAŞKANI BERRİ, FRANSIZ GİRİŞİMİNİN BAZILARINCA GÖMÜLDÜĞÜNÜ İFADE ETTİ

Şii Emel Hareketi lideri ve Meclis Başkanı Nebih Berri, yaptığı açıklamada, hiçkimsenin kendileri Fransız girişimine bağlılık göstermediği ancak bazıların söz konusu girişimi gömdüğünü ifade etti.

MECLİS BAŞKANI BERRİ, ŞUNLARI KAYDETTİ:

"Fransız girişiminin özünde reformlar var, hükümet ise o reformları hayata geçirecek mekanizmadır. Ülkedeki tüm siyasi grupların bu reformlardan yana olduğu kanaatindeyim ve Meclis de gerekli kararları oylamayı sabırsızlıkla bekliyor. Dolayısıyla Fransız girişimine bağlılığımızı sürdürüyoruz."

"LÜBNAN'IN KURTULUŞU BAĞIMSIZ HÜKÜMETLEDİR"

Hristiyan Lübnan Güçleri Partisi Genel Başkanı Semir Caca da açıklamasında, "Mustafa Edib'in görevi bırakması, Lübnan'ın kurtuluşunun ancak bağımsız hükümetle mümkün olacağını gösterdi." ifadelerini kullandı.

Mevcut siyasi partilerin belirlediği bakanlarla kurulan hükümetlerin ülkeyi bu aşamaya getirdiğine dikkati çeken Caca, "Lübnan'da şu andan itibaren Edib'in görevini bırakmaya sevk eden gerekçeler doğrultusunun dışında bir hükümeti kurma düşüncesi mümkün değil." değerlendirmesinde bulundu.

CUMHURBAŞKANI AVN'IN PARTİSİNDEN YENİ İSİM İÇİN HIZLI DAVRANILMASI ÇAĞRISI

Cumhurbaşkanı Mişel Avn'ın partisi Hristiyan Özgür Yurtsever Hareketi'nden yapılan açıklamada ise yeni hükümeti kurma görevini alacak isim için anlaşmaya varma sürecinin hızlandırılması çağrısında bulunuldu.

Parlamentodaki siyasi güçlerin üzerinde mutabık kalacağı bir hükümetin kurulmasının önem arz ettiğine işaret edilen açıklamada, kurulacak yeni kabinede yer alacak bakanların ise teknokratlardan oluşacak isimler olması önerisinde bulunuldu.

ÜLKEDEKİ EKONOMİK KRİZ

Kamu borcunun 90 milyar doları aştığı Lübnan, 1975-1990 yıllarındaki iç savaştan bu yana en büyük ekonomik krizlerden birini yaşıyor.

İşsizliğin yüzde 35 ve yoksulluğun yüzde 50'nin üzerinde olduğu Lübnan, geçen ay Beyrut Limanı'nda meydana gelen büyük patlamayla daha da zor bir duruma düştü.

Siyasi güçler ile yöneticileri ülkedeki mevcut ekonomik krizin nedeni olarak gören halk, uzun yıllardır yönetimi paylaşan mezhepsel siyasi partilerin yer almadığı, teknokratlardan oluşan küçültülmüş bir hükümetin kurulmasını talep ediyor.