yazarresmi
Prof. Dr. Mehmet Çelik

mehmetcelik@gunes.com

24 Kasım 2017

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

Soçi

İki gün önce Rusya’nın ev sahipliği yaptığı Soçi toplantısı, bütün dünyada ilgi ile takip edildi. Toplantıdan sonra üç liderin yaptığı açıklamalar canlı olarak bütün dünya televizyonları tarafından simultane tercümeyle kendi kamuoylarıyla paylaşıldı. 

Bu toplantı, Ortadoğu’yla ilgili son yıllarda yapılan en önemli toplantıydı. Alt yapısı iyi oluşturulmuştu. Üç ülkenin dışişleri bakanları önce bir araya gelmişti ve problemin diplomatik noktaları irdelenerek, ortak bir anlayışa varmışlardı. Arkasından üç ülkenin Genelkurmay Başkanları bir araya geldiler ve işin askeri yönünü masaya yatırdılar ve bir ortak nokta üzerinde anlaştılar. 

Bu iki önemli toplantıda öne çıkan, konsensüse varılan veya varılamayan noktaları Putin İran ve Türkiye liderleriyle görüşmeden, Esed’i Moskova’ya davet etti ve kendisiyle müzakere etti… Son olarak da Trump’ı bilgilendirdi. 

Putin, müzakere dosyasını bu şeklide, tüm tarafların düşüncelerini alarak tekamül ettirdikten sonra Türkiye ve İran Cumhurbaşkanlarıyla masaya oturdu. 

Üç liderin müzakere masasından sonra, ortak bir bildiri yayınlamayı düşünmeyip, ortak bir basın toplantısı düzenleyerek, her liderin bölge ile ilgili kendi görüşlerini kamuoyuna duyurması açık olarak şu anlama gelmektedir: Evet, bu kaos sona ermeli, ama şunlar şunlar, şöyle şöyle… olmalı!.. 

Evet, her lider barış olmalı, kaos sona erdirilmeli, ama şöyle şöyle olmalı dediler! 

Bu toplantıda net bir ittifak çıkmadı, çıkamazdı da!.. 

Rusya, nihai kararı ABD ile verecektir!.. Bu hiç unutulmamalı!.. Bölgenin yeniden dizaynı, Amerika’ya rağmen yapılamaz… Bu gerçeği unutmamak lazım!.. 

Amerika noktasından da en sıkıntılı konu olarak PYD görülmemektedir. Türkiye’nin bütün baskılarına rağmen Amerika bu konuda geri adım atmadı!.. 

PYD’yi silahlandırırken, DEAŞ’la savaşabilsin, onu yok edebilsin diye silahlandırdığını söyledi, durdu!.. 

Ancak DEAŞ’ı Rakka’dan kendisi sağ-salim tahliye ettirdi… DEAŞ bittiği halde, bırakın PYD’ye verdiği silahları geri alacağım diye verdiği sözü yerine getirmeyi, aksine PYD’ye silah ikmali yapmaya devam etti!.. 

Peki, DEAŞ bittiyse, PYD bu silahları kime karşı kullanacak sorusunun cevabını netleştirmek gerekmiyor mu?... Herhalde bunları İran’a karşı kullanmayacak!.. 

Suriye merkezi yönetimine karşı da kullanmayacağına göre, geriye bir tek seçenek kalıyor!.. 

Türkiye’ye karşı!.. 

Hazırlıklı olmalıyız!..