YAZARLAR

Kudüs, Ahh Kudüs-VI 

İngiltere, gelecek planlarını (Osmanlı coğrafyasının tümünün yeniden dizayn edilmesini, yani Sevr’i) düşünerek antlaşma masasına oturmayı kabul etmişti. 

Buna göre;  

*Filistin ve Suriye de dâhil olmak üzere Kudüs’te hiçbir ülkenin bayrağı olmayacak. 

*Kudüs’ü teslim alacak heyette tüm müttefikler beraber bulunacak. 

*Heyet şehre girerken, yerli halk hiçbir ülke lehine slogan atmayacak. 

*Şehirde hiçbir ülkeyi işaret eden pankart olmayacak. 

*Ortaklaşa hazırlanacak beyannamede, hiçbir ülkenin adı zikredilmeyecek, hiçbir dinî grup ima edilmeyecek. 

*Beyanname tüm dillerde farklı farklı kişiler tarafından okunacak. 

*Topluluk hiçbir konuşmacıyı alkışlamayacak. 

*Hiçbir grup, cemaat ve mezheple özel görüşme yapılmayacak, hiçbir grubun ikramı kabul edilmeyecek, hiçbir gruba özel ilgi gösterilmeyecek, oturulmayacak. Açık alanda bu grupların temsilcileriyle kısaca tanışılacak, tören bitecek ve şehir terk edilecektir. 

*Hiçbir ülke karargâhını Kudüs’te kurmayacaktır.  

*Şehrin güvenliği müttefik kuvvetlerle ortaklaşa sağlanacaktır. 

Evet sevgili okuyucu, Allenby’nin bir hacı edasıyla, hem de yürüyerek, Kudüs’e “mütevazı” girişini (bazıları törenin 15 dakika sürdüğünü ve Allenby’nin 16. dakikaya girmeden geldiği kapıdan şehri terk ederek karargâhına gittiğini söyleseler de, ben bunun iki saat civarında bir vakit aldığını tahmin ediyorum) İngilizler, Kudüs’ün rûhâniyetine saygı numarasıyla dünyaya servis etseler de, işin aslı benim anlattığım gibidir. Maddeler halinde verdiğim, müttefikler arasındaki antlaşmanın belgesi var mı diye sorarsan, hayır öyle bir resmî belge görmedim. Ancak olayların gelişimi, Papalığın tepkileri, Fransız ve İtalyanların beyannameyi İngilizler ile beraber hazırlamaları, törenin baştan sona her saniyesinin önceden tespiti, bu gerçeğin ipuçlarını ele veriyor. 

Tarihçilik, resmî belgelerin satır aralarını ve ruhunu okuma sanatıdır. Yardımcı araçlar ise olayların etrafındaki zemindir. 

Sağlıcakla kalın.