YAZARLAR

Barış, Enes, Sertaç ve diğerleri

POTADA yeni sezon nihayet başladı. “Nihayet” diyorum çünkü EuroBasket 2017’yi bir ordövr tabağı olarak değerlendirirsek, ana yemek geldiğinde basketbola çok acıkmış olduğumu fark ettim. Bunu en çok da ligdeki tüm maçların peş peşe canlı yayını sırasında hissettim. Hidayet Türkoğlu & Ömer Onan ikilisi şaşında tüm TBF yönetimini sadece bu adımdan dolayı bile ayakta alkışlamalıyız. Zira, Euroleague haricinde Avrupa’nın hiçbir liginde tüm maçların canlı yayınlandığı başka bir ülke daha yok. Bu da sürekli gündeme gelen “Avrupa’nın en iyi ligi İspanya Ligi mi, Türkiye Ligi mi?” tartışmasında elimize büyük koz veriyor. Kadro kalitelerine ve “domestic” lige ruhunu katan yerli oyuncuların pozisyonuna baktığımızda bana hala ACB önde gibi geliyor ama o da başka bir yazının konusu olsun.

TBF’NİN bu harika hamlesinin altında yayıncı kuruluşlara bunu dayatabilme gücünün yattığının da altını çizme gerekiyor. Hido ve ekibi şimdi de yabancı kuralı ile ilgili bir çalışma yürütüyor. Kırmadan, dökmeden, kulüpleri mağdur etmeden orta yolu bulmanın formülleri aranıyor. Oyuncu Geliştirme Ligi bunun ilk adımıydı. Kulüplerin yerli oyunculardan daha fazla yararlanabilir hale gelmesiyle sayısal kurallar yeniden devreye girecek. Önce, bu hafta hangi takım yerli oyuncularından ne kadar katkı aldı, koçlar özellikle hücum düzenlerini yerli oyuncuları üzerine kurabilir mi onlara bakmalıyız. Anadolu Efes’i sadece 4 yabancıyla oynayıp evire çevire yenen Pınar Karşıyaka, 4 yerli oyuncusuna toplam 78 dakika (Erdi Gülaslan 19, Egemen Güven 16, Metin Türen 26 ve Berk Uğurlu) süre vererek en fazla yerli oynatan takım oldu. Biraz mecburiyettendi belki ama Efes’in geri dönüşe yeltendiği anlarda dahi hem hücumda hem de savunmada kritik işler yapabilen Türk oyuncuları izledik.

TOFAŞ’ın Daçka galibiyetinin mimarlarından birin de Barış Ermiş’ti. 3’te 3 üçlükle 14 sayı üreten tecrübeli guard Jasikevicius’u hatırlattığı maçta 7 asistle geçen sezon bıraktığı yerden devam etti. Barış, an itibariyle takımı için vazgeçilmez olan belki de tek Türk oyuncu konumunda. Bu sayılar artmadan da yabancı kuralı değiştirmek enayilik olur. Artık yerli oyuncularda silkinip kendine gelmeli ve oyunun sadece savunma kısmında ya da belli bölümlerinde “rol” alan oyuncu olmaktan kurtulmalı. Enes Berkay Taşkıran’ın yaptığını daha çok yerli oyuncu yapabilmeli. Ne yapmıştı Yeşil Giresun’un 20 yaşındaki skorer guardı? Uşak maçı kafa kafa giderken karar anlarında sorumluluğu Amerikalılar’a bırakmayıp, dipten gönderdiği üçlükle maçı kazandırmıştı takımına. 31 dakika ile haftanın en çok süre alan yerli oyuncusu oldu üstelik. Geçen sezon Okben Ulubay’ın üstlendiği rolü üstleniyor takımında.

GEÇEN sezonki performansıyla A Milli Takım’a kadar yükselen Kartal’ın dev pivotu Sertaç Şanlı, 21 dakika süre alıp 20 sayı, 8 ribaundla maçın en skoreri oldu. Peki Earl Clark’ın yokluğunda diğer 4 numara Samet Geyik neredeydi? 7 dakika süre süre alıp 5’te 1’le şut sokunca bir daha da oyuna giremedi. 24 yaşına geldi ama hala “Genç oyuncu” olarak anılıyor. Samet’i 15 yaşından beri izliyorum, A Takım seviyesinde hiçbir “iyi” maçı olmadı.

HERKES “Anadolu Efes’i nasıl buldun?” diye soruyor. Söyleyelim. Perasovic’in takımına bayıldım. Bu sezon şampiyonluk adayım. İzmir’de ilk 18 dakikda 52 sayı yemiş olması sizi yanıltmasın. Dunston, Birkan ve Simon’dan oluşan savunma timi yoktu o maçta. “EuroCup kadrosu kuruldu” eleştirilerine de hiç katılmıyorum. Ricky Ledo ve Errick McCollum’un sınırsız hücum gücüyle korkunç bir takıma dönüşmelerini bekliyorum. F.Bahçe’nin bu sezon ligde çok daha güçlü ve karakterli bir rakibi olduğunun altını daha ilk haftadan çizmekte yarar var.

Kemal Ilıkkan Diğer Yazıları