• Bist 100
    110699
  • Dolar
    5,8464
  • Euro
    6,5095
  • Altın
    277,2450
İstanbul
12 / 16
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA

YAZARLAR

Tıp dünyası SGK’dan utanmalı

 

SGK’nın psödoefedrin ihtiva eden öksürük ve soğuk algınlığı ilaçlarını 6 yaşından küçük çocuklar için ödeme kapsamından çıkarması çok önemli bir gelişmedir. Aslında sadece psödoefedrin bulunanların değil tüm soğuk algınlığı şurup ve haplarının kullanılmaması gerekir. Çünkü bu ilaçların ne etkinliklerini ne emniyetlerini ispat eden yeterli deliller mevcut değildir. Bunlar senelerden beri bilinçsizce reçetelere yazılmakta ve halk tarafından da peynir ekmek gibi tüketilmektedir. 
35 seneden fazla zamandan beri öksüren hastalarla ilgilenen bir hekim olarak ‘tüm öksürük şurup ve haplarının yasaklanmasını’ veya en azından ‘özel uyarılarla ile satılmasını’ ve SGK’nın de bunların tümünü ‘ödeme kapsamından çıkarmasını’ tavsiye eden sayısız makalem var. Bugüne kadar emin olun ki bu tür öksürük, balgam söktürücü ve soğuk algınlığı-nezle-grip ilaçları yazdığım hasta sayısı 10-15 kişiyi geçmez. Gerçekten öksürüğün kesilmesi gereken durumlar elbette vardır ve bunun için kullanılacak ilaçlar da bellidir. Bu ‘ıvır-zıvır’ öksürük ilaçlarının hastalığın seyri üzerine aşağıdaki basit tavsiyelere üstün bir tarafları olmadığı gibi tam tersine pek çok aksi tesire de yol açabiliyorlar. 
İlaçtan daha etkili tavsiyeler 
Şu tavsiyelerim hem her türlü ilaçtan daha faydalı, hem hiçbir yan etkileri yok ve hem de bedava: 
Öncelikle burundan nefes alıp vermeniz gerekiyor. Bunun için de evin ısısının 20-21 derece, neminin de yüzde 45-50 arası olması şart. 
Ev çok kuru ise mesela yüzde 40’ ın çok altında ise nem yapan cihazların faydası olur; eğer yüzde 40’ larda ise radyatörlere ıslak havlu koymak veya su kabı asmak da yeterlidir. 
Odalar her gün havalandırılmalı ve kapalı mekânlarda sigara içilmemeli ve solunum yollarını tahriş edecek parfüm, deterjan vb kokular olmamalıdır. 
Yatak odasının güneş görmesi ve toz barındırabilecek eşyalar olmaması da çok önemlidir. 
Bol su içilmesi iyi olur; adaçayı, ıhlamur gibi sıcak içecekler de sabahları bir tatlı kaşığı zencefilli bal da faydalı olabilir. 
Burun tıkanıklığına karşı en etkili tedavi deniz olan bir şehirde yaşıyorsanız temiz bir yerden alacağınız “deniz suyu ile burnunuzu güzelce yıkamaktır”. 
Deniz yoksa bir litre kaynamış suya bir çay kaşığı tuz ve karbonat koyup karıştırın ve bu sıvıyla burnunuzu yıkayabilirsiniz ama lütfen eczanelerde “serum fizyolojik” veya “deniz suyu” ya da “okyanus suyu” gibi isimlerle satılan sıvılardan almayın; bozulurum. 
Gelelim neticeye;  
BİR: Bu tür ilaçlara sınırlamanın üniversiteler, tıp dernekleri veya doktorlar tarafından değil de tıbbi bir kurum olmayan SGK tarafından getirilmiş olması tıp dünyamız için çok “acı ve ibretlik” bir durumdur. 
İKİ: Bu ilaçlara bugüne kadar ses çıkarmayan tıp dünyası bunların etkili ve zararsız olduğuna inanıyorsa SGK’nin bu kararına karşı dünyayı ayağa kaldırması gerekir. 
ÜÇ: Yok, eğer o da SGK gibi bu ilaçların faydasız ve zararlı olduklarını biliyorduysa ve bunu bugüne kadar neden seslendirmediğini açıklamalıdır. 
DÖRT: Hep söylüyorum, SGK tavsiyelerimi ve uyarılarımı dinlese ilaca ödediği para en az yarı yarıya azalır. SGK’nın psödoefedrin ihtiva eden öksürük ve soğuk algınlığı ilaçlarını 6 yaşından küçük çocuklar için ödeme kapsamından çıkarması çok önemli bir gelişmedir. Aslında sadece psödoefedrin bulunanların değil tüm soğuk algınlığı şurup ve haplarının kullanılmaması gerekir. Çünkü bu ilaçların ne etkinliklerini ne emniyetlerini ispat eden yeterli deliller mevcut değildir. Bunlar senelerden beri bilinçsizce reçetelere yazılmakta ve halk tarafından da peynir ekmek gibi tüketilmektedir. 
35 seneden fazla zamandan beri öksüren hastalarla ilgilenen bir hekim olarak ‘tüm öksürük şurup ve haplarının yasaklanmasını’ veya en azından ‘özel uyarılarla ile satılmasını’ ve SGK’nın de bunların tümünü ‘ödeme kapsamından çıkarmasını’ tavsiye eden sayısız makalem var. Bugüne kadar emin olun ki bu tür öksürük, balgam söktürücü ve soğuk algınlığı-nezle-grip ilaçları yazdığım hasta sayısı 10-15 kişiyi geçmez. Gerçekten öksürüğün kesilmesi gereken durumlar elbette vardır ve bunun için kullanılacak ilaçlar da bellidir. Bu ‘ıvır-zıvır’ öksürük ilaçlarının hastalığın seyri üzerine aşağıdaki basit tavsiyelere üstün bir tarafları olmadığı gibi tam tersine pek çok aksi tesire de yol açabiliyorlar. 
İlaçtan daha etkili tavsiyeler 
Şu tavsiyelerim hem her türlü ilaçtan daha faydalı, hem hiçbir yan etkileri yok ve hem de bedava: 
Öncelikle burundan nefes alıp vermeniz gerekiyor. Bunun için de evin ısısının 20-21 derece, neminin de yüzde 45-50 arası olması şart. 
Ev çok kuru ise mesela yüzde 40’ ın çok altında ise nem yapan cihazların faydası olur; eğer yüzde 40’ larda ise radyatörlere ıslak havlu koymak veya su kabı asmak da yeterlidir. 
Odalar her gün havalandırılmalı ve kapalı mekânlarda sigara içilmemeli ve solunum yollarını tahriş edecek parfüm, deterjan vb kokular olmamalıdır. 
Yatak odasının güneş görmesi ve toz barındırabilecek eşyalar olmaması da çok önemlidir. 
Bol su içilmesi iyi olur; adaçayı, ıhlamur gibi sıcak içecekler de sabahları bir tatlı kaşığı zencefilli bal da faydalı olabilir. 
Burun tıkanıklığına karşı en etkili tedavi deniz olan bir şehirde yaşıyorsanız temiz bir yerden alacağınız “deniz suyu ile burnunuzu güzelce yıkamaktır”. 
Deniz yoksa bir litre kaynamış suya bir çay kaşığı tuz ve karbonat koyup karıştırın ve bu sıvıyla burnunuzu yıkayabilirsiniz ama lütfen eczanelerde “serum fizyolojik” veya “deniz suyu” ya da “okyanus suyu” gibi isimlerle satılan sıvılardan almayın; bozulurum. 
Gelelim neticeye;  
BİR: Bu tür ilaçlara sınırlamanın üniversiteler, tıp dernekleri veya doktorlar tarafından değil de tıbbi bir kurum olmayan SGK tarafından getirilmiş olması tıp dünyamız için çok “acı ve ibretlik” bir durumdur. 
İKİ: Bu ilaçlara bugüne kadar ses çıkarmayan tıp dünyası bunların etkili ve zararsız olduğuna inanıyorsa SGK’nin bu kararına karşı dünyayı ayağa kaldırması gerekir. 
ÜÇ: Yok, eğer o da SGK gibi bu ilaçların faydasız ve zararlı olduklarını biliyorduysa ve bunu bugüne kadar neden seslendirmediğini açıklamalıdır. 
DÖRT: Hep söylüyorum, SGK tavsiyelerimi ve uyarılarımı dinlese ilaca ödediği para en az yarı yarıya azalır. 

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta Diğer Yazıları