• Bist 100
    108659
  • Dolar
    5,7526
  • Euro
    6,3906
  • Altın
    272,5840
İstanbul
9 / 14
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA

YAZARLAR

Şu evlilik dediğimiz şey!

Otel odamda  başımı yastığıma koyduğum anda etraftan gelen müzik sesini duymaya başlıyorum. Ege ve Akdeniz bölgesinde evlilik ayı. Özellikle Bodrum’un yerli halkı evliliklerini bu aya sığdırmış durumda. Düğünlerin biri bitiyor biri başlıyor. Herkes evlenmek istiyor, topluma yararlı  evlatlarla ilgili  hayaller kuruyorlar. Ama önemli olan doğru kişiyle bu kararı almak ve yola çıkmak. Bunu başaranlar olduğu gibi, ne yazık ki başaramayanlar da var. Son günlerdeki gazete haberlerine baktığımda, evleneceğim kişiyi Antakya’dan seçmekle modaya uymuş olduğumu söyleyebilirim.  Antakya ve Antakyalılar’a hayran, mutlu biri olarak haberlere hayır demem mümkün değil, ama yine de mutlu olmakla ilgili bir şeyler söylemeliyim.      
Uzun yaşayan evliliklerde eşler genelde birbirlerine ne kadar zıt görünürlerse görünsünler, birbirinin aynısıdır. Yoksa yaşamlarının devamı imkansızdır. Farklı olsalar bile;  ayni şeyi görürler, ellerini ayni şekilde uzatırlar, sadece yön farkı vardır. Devam eden evliliklere böyle bakmak gerekir. Evlilikten biraz da olsa ürken biriyseniz, uyum nasıl sağlanıyor diye düşünebilirsiniz. İyi yetiştirilmiş aklını kullanan bir kız veya erkekle yapılan evlilik sorunsuz değil, ama mutlu yürür.  Sorunlar da, sadece eşlerin birbirleriyle olan ilişkilerinden  olmaz; hayat şartlarından,  ailelerden, hastalıklardan kaynaklanabilir. Başa çıkmanın tabi ki yöntemleri vardır. 
Günümüz evliliklerinde sorumluluğu eşit şekilde almak algısını kabul ederek yola çıkmak lazım. Her ne şekilde olursa olsun, günümüzde gençler fiziksel olarak ailelerinden; evlilikle ya da evlilik öncesi ayrılıyorlar, ama; ruhsal olarak ayrılamıyorlar. Evlilik öncesi tanışmalarda, kararlarda, sonraki yaşamda ciddi bir değişim olsa da,  en az evli çiftten birinin,  bağlılığı; evliliğin bir devresinde su yüzüne çıkıyor.  Aile de, evlilik öncesi  bu algıyla hazırlanırsa çözüme mutluluk için destek veriyor. 
Evlilik öncesi yapılacak en önemli şey birbirini  iyi tanımak için fırsat yaratmaktır. Evliliğe başlarken bir resim çizildiği aşikardır. Ama çizilen resmi birlikte boyayıp yola çıkanlar mutlu olacaklardır. Sadece kendi istekleri ve kendi beklentileriyle harekete geçen bir eş, erkek olsun kadın olsun yarı yolda tek başına kalır. Kızın hayalleri varsa, erkeğin de var; iki eşin de ayrı ayrı özlemleri olduğu unutmamalı. Konuşacak, bunları anlayacak kadar zaman bulunmalı. Akılla, hoşgörüyle, paylaşma duygusuyla;  evliliğe gidilmeli. Sevgi tabi ki çok önemli, ama ne yazık ki mutlu olmak için sevgi ve aşk sadece gerekir, yeterli değildir. Mutlu beraberliği götürecek olan resimdeki çizilenlerdir.  Evlenmek için acele etmemek, gösteriş için evlenmemek gerekir. Nasılsa anlaşamazsak boşanırız hayali, hem iki çifti geri çeker, hem de mutsuzluklara neden olur. Belki biri bunu yapabilir, ama karşı taraf yapamayabilir. Evlilik kararını hazır olunduğunda, birlikte almak şarttır.  Telaşa kapılmadan farklı algılardan ortak bir algı çıkararak o resmi tamamlamalı.  Evliliğin özellikle ilk yıllarında çiftler birbirlerini tanıdıklarını kabul etse bile sorunlar yaşanabilir,  sorunlar ortak algılamayla çözülebilir. Geri çekilmek, hemen duvar oluşturmak ilişkiyi bitirmeye kadar gider. Öfkeden,  şiddetten ve baskıdan uzak evlilikler, mutlu yürür.  Sorunlar küçültülür ya da kaldırılır. İhtiyaçlar zamanı geldikçe karşılanır. İstekler frenlenir, ama hepsi için anlaşmak, konuşmak, şeffaf olmak, beklentileri masaya yatırmak gerekir.  

Filiz Tosyalı Diğer Yazıları