YAZARLAR

Hükümet TÜSAK’tan vaz mı geçti? 

Uzunca bir zamandır günlük siyasi olaylar üzerine yazı yazmamaya imtina etmekteyim, çünkü ülkemizde siyaset alanında taşlar yerinden oynamış, ülkemizin seçmen sayısının kahir ekseriyetini temsil eden büyük şehirlerde belediye başkanları görevden alınmış, uzunca bir zamandır tatlı sularda emeklilik keyfi sürüp suların bulanmasını bekleyip ya da bekletilip şimdilerde enteresan konularda fikir beyan eden kişilerin kol gezdiği bu zamanda yazmamaya dikkat ettim! 

Bu suskunluğumun nedeni bu konularda olan bitenler hususunda kendimce tespitlerimin olmadığım değil sadece çok konuşanların ve bulanan sulara lağım suyu bulaştırmak isteyenlerin ekmeğine yağ sürmek istemememden kaynaklandığının da bilinmesini isterim! 

Ancak! 

Dün tam da bugünkü köşe yazımı yazmak için oturduğumda ajanslara bir haber düştü, “Devlet Tiyatroları ve Opera Bale’’ atamaları. Eyvallah her siyasi iktidarın bürokratlar üzerinde tasarruf hakları vardır daha da ötesinde yeni atanan bir bakanın da çalışacağı bürokratlar üzerinde tasarruf hakkı vardır ve olmalıdır da! 

Kaldı ki, 35 yılını bu mesleğe vermiş, özellikle de alanda bu mesleği icra etmeye çalışan bir kişi olarak bu iki kurum hakkında görüşlerimi defalarca gerek yazılarımda gerek televizyon konuşmalarımda ifade etmişimdir. İktidar partisi AK Parti idarecileriyle, hatta mevcut bakanımız ve daha önceki bakanlarımızın bakanlık görevleri öncesinde onlarla da bu hususlarda sohbetlerimiz olmuştur. Kaldı ki hiçbir zaman da bu görüşlerimin yüzde yüz doğru olduğu gibi bir iddiada da olmamışımdır. Yine kaldı ki mevcut iktidarın hitap ettiği seçmen kitlesi içerisinde bu konuda söz söyleme salahiyeti olan kişilerin arasına bu fakir de girer. 

İmdi! 

Önce ‘’Kültür Şurası’’ toplandı, şuranın toplanma kararının verildiğinden ve toplanacağından da bendeniz ve birçok kişi davetiye geldiğinde haberi oldu. Olabilir demek ki bir bildikleri vardır diyerek  kalktım gittim! Komisyonlara baktım, o komisyonların başına görevlendirmelere baktım, baktım, baktım… Mesela sahne sanatları tiyatro komisyonunun başında, akademisyenliği, edebiyatçı kimliği özelikle de divan edebiyatı bilgisine güvendiğim değerli ağabeyimiz Prof. Dr. İskender Pala Bey getirilmiş! Komisyonun içindeki üyelere baktım ödenekli tiyatrolardaki idarecilerden ve devlet komisyonlarındaki üyelerden oluşmakta! Sonuç, mesela 32 konservatuarı olan bu ülkedeki oyunculuk mezunlarının istihdamı ve buna benzer yapılması gereken yasal reformlardan hiçbir şey yok! 

İmdi! 

Gelelim mevcut son atamalara! 

Birincisi Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü görevine atanan Sayın Mustafa Kurt Bey zaten bu görevde bulunmuş, kamuoyunun ve benim bildiğim kadarıyla da bizzat Sayın Cumhurbaşkanımızın bilgisi dahlinde hazırlanan TÜSAK (Türkiye Sanat Kurumu) hazırlığına karşı olmuş bu konuda tepkisini göstermiştir! Sayın Kurt’un bu hazırlığa karşı çıkması kendilerini bağlar ve analarının ak sütü gibi helaldir! 

Sorum şu, sorumu artık 35 yılı geçen mesleki hayatıma özelikle de tiyatro alanında emeğime dayanarak değil bir gazeteci olarak soruyorum! 

TÜSAK’tan vaz mı geçildi?