• Bist 100
    121852
  • Dolar
    5,9438
  • Euro
    6,5646
  • Altın
    297,8360
İstanbul
7 / 12
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA
16 Ocak 2020 Perşembe 14:18:21 | Son Güncelleme: 16 Ocak 2020 Perşembe 16:11:50

Ekrem İmamoğlu'nun talihsiz hezeyanlarından sonra unvanını silen Profesör Oktav'dan flaş sözler

CHP'li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, terörden tutuklu Selahattin Demirtaş'ın yazdığı kitaptan uyarlanan tiyatro oyununu seyretmeye gitmişti. Ekrem İmamoğlu, yoğun eleştirilere rağmen eşini savunmuştu. İmamoğlu'nun sözlerine tepki olarak sosyal medya profilinde yer alan unvanını silen Prof. Dr. Özden Zeynep Oktav, "Ekrem İmamoğlu'nun demecinden sonra profilimde yer alan 'Prof. Dr.' unvanımı sildim. Unvanlar gelip geçicidir, esas olan vatanseverliktir" paylaşımı yapmıştı. Profesör Oktav, bu tepkisinden sonra önemli açıklamalarda yaptı. İBB Başkanı'nın kibirli sözlerine tepki gösteren Oktav, "Dürüst olmayan politikalar cilalanıyor" dedi.

Ekrem İmamoğlu'nun eşi hakkındaki açıklamaları gündemdeki sıcaklığını kormaya devam ediyor. HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş´ın yazdığı kitaptan uyarlanan tiyatro oyununu seyretmeye giden eşi Dilek İmamoğlu'na yönelik eleştiriler üzerine İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB)  Başkanı Ekrem İmamoğlu, "Benim eşim, iyi eğitim almış, üniversite bitirmiş, masteri olan doktorası olan bir Türk kadını. Benim eşim, nereye gideceğini bilir" ifadelerini kullanmıştı. İmamoğlu'nun açıklamasına tepki gösteren Prof. Dr. Özden Zeynep Oktav da sosyal medya hesabından unvanını silerek, "Ekrem İmamoğlu'nun demecinden sonra profilimde yer alan 'Prof. Dr.' unvanımı sildim. Unvanlar gelip geçicidir, esas olan vatanseverliktir" paylaşımı yapmıştı.

"SİYASETÇİLERDEN DUYARLILIK GÖSTERİLMESİNİ İSTİYORUZ"

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Özden Zeynep Oktav, unvanını silmesi ile ilgili, "Ekrem İmamoğlu'nun bu demeci, bana iyi gelmedi, beni mutlu etmedi" ifadelerini kullandı. Oktav, "Yani master ve doktora yapmamış Türk kadınlarının, hangi ortamlarda bulunması gerektiğini, nereye gideceğini bilemeyeceği gibi bir izlenim edindim. Biraz üstenci bir ifade olarak algıladım. Fakat ben birisi hakkında böyle olumsuz, beni mutlu etmeyen bir şey olduğunu gördüğümde kendime bakarım. 'Acaba ben de aynı şeyi yapıyor muyum?' diye düşünürüm. Bazen insan kendisinin de yaptığı şeyleri başkalarında eleştirebiliyor. Baktım profilime, 'Prof.Dr.' unvanını yazmışım. Dedim ki 'Ekrem İmamoğlu'na kızıyorsun ama bak sen de profiline unvanını koymuşsun' dedim. 'Demek ki sende de bununla övünme, unvana önem verme var' diyerek sadece profilimden onu sildim. İnanın ki içimden sadece bu geçti. Vatanseverlik konusuna gelince, çok önemli bir süreçten geçiyoruz. Diyarbakır'da dört aydır anneler HDP il binasının önünde bekliyorlar. Cumartesi anneleri var. Bunların hepsine karşı toplum olarak, halk olarak duyarlıyız. Siyasetçilerden buna da duyarlılık gösterilmesini istiyoruz. Vatanseverlik konusunu da bu aklıma gelerek yazdım." diye konuştu.

"HİÇBİRİMİZ BU DÜNYADA KALICI DEĞİLİZ"

"Hiçbirimiz bu dünyada kalıcı değiliz" diyen Prof. Dr. Özden Zeynep Oktav, tepkisine çok sayıda kişiden destek geldiğini ifade ederek, "Bir kişi, bir lider veya aday çok fazla teveccüh görünce insan psikolojisi kendisini üstün görme gibi bir durum var. Benim bu tweetim aslında sadece Ekrem İmamoğlu'na değil, toplumdaki siyasetçilere de benim kendime baktığım gibi kendilerine bakmaları için vesile olur, diye düşünüyorum. Profesörlük unvanını bırakmış değilim. Üniversitede, gerekli yerlerde elbette kullanacağım. Ben bu unvanımı çok çalışarak, çabalayarak aldım. Olumsuz tweetlerden de çok ders aldım. Hiçbir mevki, hiçbir milletvekilliği gibi bir beklenti aklımın ucundan geçmedi. Ben çünkü en yüksek mevkideyim. Ben öğrenci yetiştiriyorum" ifadelerini kullandı.

KIZ KARDEŞİM 'DOKTORAM YOK DEMEK Kİ BEN BİR HİÇİM' DEDİ

"İnsanlar kibirli olanlardan, üstten yaklaşımlardan haz etmiyor" ifadelerini kullanan Oktav, "Titr ne ki? Sabah kız kardeşim, 'o zaman benim doktoram, masterim yok. Demek ki ben hiçbir yere gidebilecek, kararımı verebilecek kapasitede değilim, ben bir hiçim demek ki' dedi. Bu hissi uyandırıyor. Dürüst olmayan politikalar cilalanıyor. Daha çok köpürtülüyor. Görüntüler veriliyor. İnsanların içi acıyor. Diyarbakır'daki anneler dağdan çocuklarına kavuşunca ellerini falan koklayarak öpüyorlar çocuklarını. Onları düşünsünler tiyatroya giden cici, güzel hanımefendiler. Unvanlar değerlidir ama benim eşim olsaydı 'benim eşim profesör nereye gideceğini bilir' gibi bir laf etseydi ben öyle bir eş istemezdim zaten" şeklinde konuştu.

DHA