• Bist 100
    101849
  • Dolar
    5,6592
  • Euro
    6,3832
  • Altın
    258,2850
İstanbul
20 / 27
0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

Kök hücreyle diz ağrılarına son 

Diz ağrısı denilince akla birçok neden gelir. İltihaplı romatizma, burkulma, menisküs, osteoartrit, bağlarda kopma, tendon sorunu, diz kapağında aşınma, kıkırdak erimesi gibi bir çok neden diz ağrısına sebep olmaktadır. Bu geniş yelpazeden bakıldığında, diz ağrısı genç yaşlı herkesi etkileyen bir sağlık sorunudur. Diz kireçlenmelerinde kök hücre tedavisi çok güncel bir tedavi olup hemen her gün hastalarımız tarafından bize sorular yöneltilmektedir. 

ÖNCELİKLE NEDENİ BİLİNMELİ 

“Rejeneratif tıp” yani yenileyici tıp uygulamaları kapsamında, kök hücre tedavisi en başta konumdadır. Kök hücre tedavisi sadece diz kireçlenmelerinde değil menisküs problemlerinde, dizin tendonlarını tutan rahatsızlıklarda ve dizdeki diğer artrit çeşitlerinde de etkin bir şekilde uygulanmaktadır.  Dizlerinizde ortaya çıkabilecek farklı artrit türleri vardır. En sık görülen tipi bizim kireçlenme dediğimiz  osteoartrittir. Dizde osteoartrit, Eklem kıkırdağını yavaş yavaş yıpratan ilerleyici bir durumdur. Diz eklemini oluşturan kemiklerin üzerini kaplayan kıkırdak dokusu aşınmalara uğrar, çok ileride tamamen yıpranıp kemikler birbirine sürtecek hale gelebilir. Kıkırdak hasarının başladığı ilk zamanlardan sonra yavaş yavaş diz ağrıları da ortaya çıkmaya başlar. Bu dönemden artık diz ekleminde kıkırdak kalmadığı sürece kadar olan safhalar sınıflandırılır. I, II, III, IV. derece olarak. Her derecenin kendine has belirtileri vardır. Kök hücre tedavisinin genellikle diz kireçlenmelerinin III ve IV.  derecesinde, hastalara diz protezi olman gerekir denilen bir aşamada yapılması daha uygundur. 

KRONİK AĞRILARDA ETKİLİDİR 

Diz ağrıları travma dışında yani kronik bir süreçte yavaş başlayan ağrılardır. Ağrı yavaş yavaş ilerleyici bir şekilde artış gösterir. Artrit ağrısı aniden başlayabilir, ancak yavaş gelişmesi daha olasıdır. İlk başta, sabahları veya bir süre hareketsiz kaldıktan sonra ağrıyı fark edebilirsiniz. Merdivenlerden inip çıkarken, kalkarken veya dizlerinizi kırma durumlarında ağrıları daha çok hissedersiniz.  Artrit hastalığı olanlar, nemli havaların veya havadaki diğer atmosferik değişikliklerin ağrıya neden olabileceğini veya ağrıları olduğunda havanın, örneğin yağmur yağacağını hissettiklerini söyler.  

Kıkırdak zarar görür

Yürürken ve hareket ettirildiğinde dizlerden ses gelebilir. Halk arasında yaşlanma belirtisi olarak kabul edilir bir bakıma doğrudur. Bu belirtiler, dizdeki kıkırdak dokusunun zarar gördüğü, yıprandığı anlamına gelebilir. Dizde kıkırdaklar harap olursa alt ve üstten gelen ve diz eklemini oluşturan kemiklerin birbirine teması kolaylaşır. Yani kıkırdak azalır ya da tamamen yok olur, kıkırdaklar bozulursa kemiklerin birbirine sürtünmesine bağlı olarak dizden takur tukur sesler gelebilir. Bu durum dizdeki problemlerin ileri boyutlara geldiğinin de bir göstergesidir. 

Göbekli olmak avantaj sağlar 

Göbek çevresindeki yağlar çok önemli bir kök hücre kaynağıdır. Yağ dokusunda mezenşimal kök hücreler en yoğun şekilde bulunmaktadır.  Aslında pratikte kök hücre denilen uygulama, kök hücre kültürü yani çoğaltılmasını içermeyen tıbbi olarak SVF (Stromal Vasküler Fraksiyon) denilen bir işlemdir. Yağ dokusunda SVF de preadipozitler, mezenşimal kök hücreler, endotelya progenatör hücreler, T hücreleri, B hücreleri, mast hücreleri  bulunur.  Göbek çevresinden yağ dokuları enjektörle alınarak labratuvarda 3-4 saatlik bir muameleden geçirilir ve sonra kök hücreler elde edilebilir. Elde edilen bu maddeler eklemlere ve kana verilebilir. Bir anlamda hafif göbekli olmanız hazine değerindedir. Teknoloji ve deneyim gerektiren bir uygulamadır.

PRP UYGULAMASI KÖK HÜCRE DEĞİL

Dizde kıkırdak aşınması varsa, hasta ağrı çekiyor ve hareket etmekte zorlanıyorsa, kök hücre tercih edilir. PRP yaptıran çoğu kişi kök hücre tedavisi yaptırdığını söylemektedir, bilinmesi gereken; PRP'nin kök hücre olmadığıdır.  

SPOR YAPARKEN DİKKAT EDİLMELİ

Dizdeki eklem hareketlerinin, olması gereken açılardan gittikçe uzaklaşması, azalması ve basit hareketlerde bile zorlanmaların hatta hareket edemez hale gelmenin ortaya çıkması söz konusu olabilir. Merdiven tırmanırken veya spor yaparken hareket kısıtlılığını fark etmeniz olasıdır. Osteoaitritte kademeli olarak kıkırdak dokular yıpranır. Artrit kötüleştikçe, eklemlerin normal çalışması daha zorlaşır ve gündelik görevleri yerine getirilemez olur. Zamanla, baston veya yürüteç olmadan yürümekte sorun yaşanabilir. 

KASLAR ZAYIFLAR   

Zamanla, diz kaslarınız zayıflayabilir ve tüm eklem yapısı dengesiz hale gelebilir. Dizde daha önce oluşan problemlere bağlı olarak, özellikle merdiven inip çıkarken zorlanma meydana gelebilir.   

EKLEM ARALIĞI DARALIR  

Normal diz filmleri, eklem aralığında problemlere bağlı doku kayıpları ve bunlara bağlı eklem arasının daralmasını gösteren mükemmel bir tanı aracıdırlar. Normal olarak kıkırdak alanı yıpranır ve oradaki kemik açığa çıkar. Kemikler birbirine sürttükçe, etraflarında yeni küçük kemik odakcıkları meydana gelir. Aslında bu dizin kendini savunma, vücudun kendi kendini tamir etme girişimini yansıtmaktadır. Artrit ilerledikçe, dizinizin görünümünde değişiklikler fark edebilirsiniz. 

Dışa doğru eğilme olur 

Dizleri çevreleyen kaslar ince ve zayıflamış olarak batık bir görünüm oluşturabilir. Dizleriniz birbirine yaklaşmaya veya dışa doğru eğilmeye başlayabilir. Diz deformiteleri, belirgin veya daha az görülebilen durumlardır. Ağrı düzeyinize, artritinizin günlük hayatınızı ne kadar etkilediğine ve dizinizde oluşan zarara göre tedaviye karar verilir. 

Şişme ve hassasiyet varsa dikkat!

Diz artriti periyodik inflamasyona neden olabilir. Bunun nedeni dizdeki kemik darbelerinin (osteofitlerin) veya ekstra sıvıların oluşumundan kaynaklanıyor olabilir. Şişme, sabah ilk uyandığınızda olduğu gibi, uzun süre hareketsiz kaldıktan sonra hareket etmeye başladığınızda daha belirgin olabilir. Dizinizin cildi  şiş ve kızarık görülebilir. Ellediğiniz zaman ısıyı daha iyi hissedebilirsiniz. Uygun olmayan ilaçları kullandığınızda dahi benzer şikayetler sizi rahatsız edebilir.  

Prof. Dr. Nurettin Lüleci Diğer Yazıları