• Bist 100
    100237
  • Dolar
    5,7477
  • Euro
    6,3537
  • Altın
    276,5260
İstanbul
16 / 22
0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

Kanser ağrısı tedavi edilebilir

Kemoterapi nedeniyle ortaya çıkan ağrılar, hastalarda uyku sorununa neden olur. Bu ağrılardan hacamat, akupunktur ve masajla kurtulmak mümkündür. 

Kanser, normal yapısından sapmış hücrelerin otonomi kazanarak kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan  rahatsızlıklardır. Her yıl, 9.5 milyon insana kanser tanısı konmaktadır. Bugün dünya nüfusunun yüzde 18'i kanser nedeniyle yaşamını yitirmektedir. Kanserli kişiler ve aile çevresi, bir yandan bizzat kanserin tedavisi için çaba harcarken, diğer taraftan dayanılmaz olabilen kanser ağrılarıyla baş etmenin gayreti içindedirler. Ülkemizde kanser ağrılarının maalesef üzerinde pek ciddiyetle durulmamaktadır. Halbuki kanser ağrılarını tedavi etmek hiç de zor değildir.

ÇARESİZLİK HİSSİ VERİR

Bazen hastalar kanserden değil, kansere bağlı ağrılardan daha fazla rahatsız olur, hatta bu yüzden çevrelerini de mutsuz ederler. Kanser ağrılarının yaklaşık yüzde 80’i kolay, yüzde 20’si de zor kontrol edilebilen türden ağrılardır. Ademoğlundan günümüze dek her insan, bir şekilde ağrıyla yüzleşmiş ve ağrılarıyla baş etmek için birçok yola başvurmuştur. Müzik, kafaya çivi çakma, ağrı bölgesinin dağlanması, akupunktur, hacamat ve bitkiler derken, bugünlere gelindi. Ağrı nahoş, rahatsız edici bir duygudur. Ancak hiçbir ağrı, kanser ağrısı gibi dramatik bir algı oluşturmamıştır. Bir yanda çaresizlik diğer yanda ağrılar, hastayı ve ailesini perişan etmektedir. Günümüzde gerek kanser tedavisinde gerekse ağrı tedavisindeki gelişmeler, bu algıyı değiştirecek boyuttadır. Ağrı bölgeye göre değişebilir. Örneğin; bir sinirin veya omuriliğin yakınında bulunan küçük bir tümör çok ağrılı olabilirken, başka yerlerde daha büyük bir tümör rahatsızlığa neden olabilir. Kanser ağrıları şiddeti değişen ağrılardır.

İLK DÖNEMDE FARKLI

Hastaların kansere yakalandıkları ilk dönemde ağrılar ön planda değildir zamanla ortaya çıkmaya ve artmaya başlar. Kanser hastalarının yüzde 90’ı, hastalıklarının son dönemlerinde mutlaka ağrı çeker. Kanser ağrıları dayanılmaz ağrılardır. İntihar riski olan ağrılardır. Kanser ağrısı uyutmayan, yoran, bitiren ağrılardır. Bu ağrıların mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Kansersin, bu ağrıyı çekeceksin demek, hastaya yapılabilecek en yanlış konuşmadır. Onları umutsuzluğa ve ıstıraba terk etmek hiç de insani değildir. Hastalar kanserden değil ağrılarından daha çok rahatsız olur.

ALTERNATİF YÖNTEMLER

Radyasyon tedavisi: Tek bir radyasyon dozu bazı insanlar için etkili olabilir. Girişimsel ağrı tedavi yöntemleri: Geçici veya kalıcı sinir blokları, ağrı pompaları ciddi rahatlamalar sağlar. Perkutan kordotomi: Vücuttan beyne ağrıyı taşıyan liflerin radyofrekans yöntemiyle yakılması. Nöroşirürji: Ağrıyı gidermek için omurilikteki sinirler kesilir. Ağrıyı hafifleten uygulamalar: Hipnoz, akupunktur, hacamat, masaj, basınç ve titreşim uygulamaları. Sıcak-soğuk uygulamaları, pozitif zihinsel yöntemler. Nefes alma ve gevşeme teknikleri, TENS, biyofeedback.

Kanser ağrıları türüne, hangi bölgede ve hangi evrede olduğuna, kanserin veya tedavinin herhangi bir sinirde hasar yapıp yapmadığına göre değişkenlik gösterirken; beraberinde korku, kaygı, depresyon ve uyku bozukluğu gibi diğer faktörleri de tetikler. Bu da kanser ağrısının şiddetini etkiler. Doğru bir ağrı tedavisi planlamak için, ağrının ne tür bir ağrı olduğunun bilinmesi gerekir. 

KRAMP VE ZONKLAMA OLUR

SİNİR AĞRISI: Sinirlerin hasar gördüğü, ya da omuriliğe baskının söz konusu olduğu durumlarda görülen; yanma, batma, karıncalanma, bıçak saplanır tarzda veya koparılıyormuş hissi uyandıran ağrılar olup bu çeşit ağrılara nöropatik ağrı da denir.  Bu tür ağrılar, tümör cerrahisi sırasında kesilen sinirlerden kaynaklanabildiği gibi, radyoterapi ya da kemoterapi gibi tedavilerin ardından da ortaya çıkabilir. 

KEMİK AĞRISI: Kanserin kemiklere sirayet etmesiyle ortaya çıkar. Duruma göre tek veya birçok kemik zarar görmüş olabilir. En ağrılı şekil kemik zarlarından kaynaklanır. Kemiğin içindeki bir tümör, kemiği şişirerek zarar verebilir. Şiddetli kemik ağrısı, zonklama, beton dökülmüş gibi ya da baskı şeklinde hissedilir. 

YUMUŞAK DOKU AĞRISI: Kasları ya da iç organları tutan kanserlerden kaynaklanır. Örneğin hastanın böbrek tümörü, sırt ağrısı şeklinde belirti verir, ağrının nedeni geç anlaşılır. İç organların büyümesi, şişmesi sonucu zarlarının gerilmesi de bu tür ağrılara neden olur. Ağrılar keskin, kramp şeklinde veya zonklama tarzında karşımıza çıkabilir. 

HAYALET (FANTOM) AĞRI: Kanser nedeniyle ameliyatla ampute edilen (kesilen) vücut bölgesinde hissedilen, örneğin olmayan kol veya bacaklarda hissedilen dayanılmaz ağrılardır. Bu ağrının neden hissedildiği hala tam olarak bilinmemekte, tartışılmaktadır. Yani olmayan bacağın olmayan parmaklarında hissedilen gerçek ağrılardır bunlar. Güç ama tedavi edilebilir ağrılardır. Bir kol veya bacağı kesilenlerin yüzde 60 ila 70’i, göğüs kanseri nedeniyle göğsü alınan kadınların yüzde 35'i bu ağrıyı çekmektedir. 

TÜMÖRE BAĞLI AĞRILAR (YÜZDE 60-80) : Kanserin bizzat kendisi, kaynaklandığı dokuda, örneğin kemik ya da kaslarda ağrıya neden olabildiği gibi; çevresinde bulunan diğer dokulara, örneğin sinirlere, kan ve lenf damarlarına baskı yaparak veya ödem (şişlik) oluşturarak, beyinde ya da lenf sistemi  gibi anatomik oluşumlarda ağrı kaynağı olmaktadır.

KANSER TEDAVİSİNE BAĞLI AĞRILAR (YÜZDE 30): Kanser tedavisi için uygulanan cerrahi girişimler; kemoterapi dediğimiz ilaç tedavilerine bağlı ya da genellikle tümörleri küçültmek için uygulanan radyoterapi de ağrılara neden olabilir. 

YANSIYAN AĞRI: Vücudun bilinen bir yerindeki organdan kaynaklanan ağrının başka bir yerde hissedilmesine yansıyan ağrı denilir. Örneğin, karaciğer kaburgaların altında olmasına rağmen, şişmiş karaciğer sağ omuzda ağrıya neden olabilir. Nedeni, karaciğerin omuzda sonlanan sinirlere baskı yapmasıdır. 

NASIL HAFİFLETİLİR?: Ağrı tedavisinde, onkoloji ve algoloji (ağrı) doktorlarıyla hastanın ailesi veya kendisi, yakın işbirliği içinde tedavi sürecini yönlendirmelidir. Kanser ağrısı tedavi edildiğinde hastanın morali düzelir, tedaviye yanıtı artar, bağışıklık sistemi güçlenir. Aile de hastayla birlikte rahat bir nefes alır. Ne yazık ki yapılan araştırmalar, kanser hastalarının yüzde 25'inin ağrıları dindirilmeden yaşamlarını kaybettiklerini ortaya koymaktadır. Gerçekte kanser ağrısı tedavi edilebilir bir hastalıktır. 

ŞİDDETİ ÖNEMLİ: Kanser ağrıları, şiddetine göre birçok yöntemle kontrol altına alınabilir. Bu ağrıların yaklaşık yüzde 80’i kolay kontrol edilebilen, yüzde 20’si de zor kontrol edilebilen türden ağrılardır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) kanser hastalarının ağrı tedavisi için “basamak tedavisi” denilen önermelerde bulunmaktadır. Bu kademeli ağrı tedavilerine riayet etmek, genelde hastaların ağrılarını kontrol etmek için yeterlidir. Kanser ağrılarının tedavisinde şöyle bir yol izlemek doğru olur: 

İLAÇLI ÇÖZÜM: Hafifle orta derecedeki  ağrılar için: Non-opioidler, normalde reçetesiz de alınabilen ilaçlar olup bunlar, asetaminofen, aspirin ve ibuprofen gibi steroid olmayan, anti-enflamatuar ilaçlardır. (NSAID) Orta ve ağır derecedeki ağrılar için: Genelde zayıf  opioidler (yeşil reçeteyle satılan) veya morfin ve türevleri (kırmızı reçeteyle satılan) ilaçlardır. Nöropatik ağrının (yanma, karıncalanma) eşlik ettiği ağrı durumlarında kullanılır. Antiepileptik  gabapentin ve benzeri ilaçlardır. Bu ilaçlar sara hastalığı için verilir algısı yanlıştır. Nöropatik ağrı kontrolü için değerli ilaçlardır. Doku ödemine (şişme) bağlı ağrılarda: Kortizon türü ilaçlar tedaviye eklenir.

Prof. Dr. Nurettin Lüleci Diğer Yazıları